ANITKABİR:REZALET,SUDAN CUMHURBAŞKANI EL BEŞİR REZALETİ

Şeriatçı liderin Anıtkabir ayıbı 
Darfur'daki kitlesel katliamdan sorumlu tutulan Sudan Cumhurbaşkanı El Beşir, Gül'ün davetiyle Türkiye'de.

İnsan hakları örgütleri tepkili. Cumhurbaşkanı Sezer, Sudan'ın ziyaret taleplerini daha önce reddetmişti. 
İnsan hakları örgütlerinin yaklaşık 200 bin kişiden fazla insanın ölümünden sorumlu tuttuğu Sudan Cumhurbaşkanı Ömer Hasan El Beşir, Abdullah Gül'ün konuğu olarak bugün Türkiye'ye geldi. Önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, El Beşir'i kabul etmemişti.

ANITKABİR'DE KAPİŞONLU İMZA

Yapılan rezalete yanındaki sırıtanlar(El Beşir) normalde,buna Atatürk'ün ordusu,Aziz milletimin ordusu,şerefli anlı şanlıTürk Ordusu nasıl izin veriyor?
Yok mu yanıtını verecek Atatürkçü?
Atatürk bukadar çabuk mu unutulacaktı?İRAN'a giden bir hanım başı açık sınırdan dahi içeri giremiyor iken bu rezilliğe nasıl olur da onay verilebilir ki?
İran vs..ler ülke de burası Muz cumhuriyeti mi?Atatürk nezamandan beri,Laik sistem ne zamandan beri bitmiştir bunun yanıtını verecek yetkili,sorumlu yokmudur?Ahmet Dursun

Sudan Cumhurbaşkanı Ömer Hasan El Beşir, bugün Ankara'ya geldi. El Beşir için, Çankaya Köşkü'nde resmi karşılama töreni düzenlendi. Ardından heyet Anıtkabir'i ziyaret etti. Sudan Cumhurbaşkanlığı'ndan bir yetkili, başında kapişonuyla Anıtkabir defterine yazarken, El Beşir de yanında bekledi.

Sudan lideri, Darfur'daki katliamların sorumlusu Cancavid militanlarını el altından desteklediği iddiasıyla, Batı tarafından eleştiriliyor. Sudan Cumhurbaşkanı, Türkiye'de 2 gün kalacak ve seyahatinin ilk ayağı Ankara olacak. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ağırlanacak olan Sudan heyeti ile yapılacak görüşmelerde, Türkiye-Sudan ilişkileri, Darfur sorunu ile uluslararası ve bölgesel konular ele alınacak.

Sudan Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı Köksal Toptan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile de görüşecek. El Beşir ve beraberindeki heyet, 22 Ocak Salı günü İstanbul'a geçecek, Türk ve Sudanlı işadamlarının yapacağı toplantıya katılacak. Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türkiye-Sudan ilişkilerinin son yıllarda ivme kazandığı, ticaret hacminin 200 milyon dolara ulaştığı bildirildi. Sudan'da 80'in üzerinde Türk firmasının faaliyet gösterdiği, Darfur'da Türkiye tarafından gerçekleştirilebilecek projelerin ön araştırmasının Türk işbirliği ve kalkınma idaresi (TİKA) tarafından yapıldığı da açıklamada yer aldı.
'DÜNYA ZİYARETİ ŞAŞKANLIKLA İZLİYOR'

İnsan Hakları İzleme Örgütü ise Türkiye'den, Ankara'yı ziyaret edecek olan Sudan Devlet Başkanı Ömer Hasan El Beşir'e, Darfur bölgesindeki insan hakları ihlallerine son vermesi için baskı yapmasını istedi. Merkezi New York'taki örgütün Afrika müdürü Georgette Gagnon, yaptığı açıklamada, kitlelerin insan haklarını ihlal etmekten sorumlu tutulan bir liderin Türkiye'ye davet edilmesinden şaşkınlık duyulduğunu belirtti. Gagnon, Türk yetkililerin, Beşir'i Darfur'daki zulümlere son vermeye çağırarak, insan hakları ilkeleri konusunda verdiği taahhütleri teyit etmesi gerektiğini kaydetti. Beşir'in hükümeti, Sudan'ın batısındaki sorunlu bölge Darfur'da 5 yıldır devam eden saldırı ve şiddet olaylarından sorumlu tutuluyor. Darfur'da yaklaşık 200 bin kişinin öldüğü, 2.5 milyon kişinin ise evlerini terkettiği bildiriliyor.

SEZER KABUL ETMEMİŞTİ

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Sudan tarafından gelen aynı yöndeki talepleri ertelemeyi tercih etmişti. Abdullah Gül, Dışişleri Bakanlığı döneminde, bakanlığının uluslararası kamuoyunun hassasiyetine ilişkin uyarılarını dikkate alarak Sudan’a resmi ziyaret yapmaktan kaçınmıştı.
------------- 
First Lady, Köşk’teki davette 
Asker davete katılmadı 
Hayrünnisa Gül, ilk kez yabancı bir heyet onuruna verilen akşam yemeğinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e eşlik etti. Masalara içki konulmayan yemekte kadeh de kaldırılmadı
 

Türkİye’nİn first ladysi Hayrünnisa Gül, dün akşam ilk kez yabancı bir ülke heyeti onuruna verilen akşam yemeğinde eşi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e eşlik etti. Sudan Cumhurbaşkanı onuruna verilen akşam yemeğine, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden katılım olmaması dikkat çekti. Yemekte, yabancı devlet adamları onuruna verilen ve Cumhurbaşkanı Gül’ün uyguladığı protokolde yeralan “kadeh kaldırma” seromonisi uygulanmadı.
Türbanlı eşler karşıladı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dün akşam Çankaya Köşkü’nde Sudan Cumhurbaşkanı ve beraberindeki heyet onuruna bir akşam yemeği verdi. Davette konukları Hayrünnisa Gül ve Sudan Cumhurbaşkanı’nın iki eşinden biri olan türbanlı Widad Babiker kapıda karşıladı.

Başbakan kadınların elini sıkmadı

Devletin zirvesinin de hazır bulunduğu yemeğe, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile kabine üyeleri ve AKP milletvekilleri ile yabancı misyon katıldı. Yemeğe Emine Erdoğan katılmazken, Başbakan Erdoğan ile bazı AKP milletvekillerinin, kapıda kendilerini karşılayan türbanlı first ladylerin ellerini sıkmamaları dikkat çekti.

 Asker davete katılmadı


Yabancı devlet adamları onuruna verilen akşam yemeklerinde ülke ile askeri ilişkilerin seyrine göre TSK, Genelkurmay Başkanı düzeyinde temsil ediliyor. TSK, Genelkurmay Başkanı’nın katılmadığı yemeklerde ise Garnizon Komutanı düzeyinde temsil ediliyor. Ancak dün TSK’dan hiç bir katılım olmaması dikkat çekti.Vatan

-----------

Aile Fotoğrafında Çalık'ın Yeri...
Dün gazetelerde çoğu kişinin dikkatini çekmeyen bir haber yayımlandı. Bu haberde Çalık Grubu'nun, Bursagaz'dan sonra enerjide büyüme stratejisi doğrultusunda, HSV Kayseri Doğalgaz Şirketi'nin de yüzde 90 hissesini satın almak için anlaşma imzaladığı bildiriliyordu.

Biliyorsunuz, doğalgaz dağıtımı tıpkı elektrikte olduğu gibi parçalara ayrılarak AKP'nin yakını firmalara dağıtılıyor. Kayseri'de şu anda 84 bin aktif abone var.

Ama, 1 milyon nüfuslu kentin abone potansiyeli 280 bin olarak tahmin edilmekte.

Çalık Grubu'nun imzaladığı anlaşma Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından da onaylanmış bulunuyor.

Çalık aslında AKP'nin iktidara geldiği andan başlayarak büyüttüğü şirketlerden biri.. Ahmet Çalık , Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın "aile fotoğrafı" içinde yer alan bir kişi.

Çalık Grubu, son zamanlarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 26 yaşındaki damadı Berat Albayrak 'ı grubun genel müdürlüğüne getirmesiyle bir kez daha kamuoyunun dikkatini çekmişti. Albayraklar ailesinin değerli oğulları, Berat ve Serhat Albayrak, bir süredir Çalık'ta çalışıyorlar. AKP İstanbul İl Teşkilatı'nın kurucularından olan Serhat Albayrak'ın nikâh şahitliğini ise Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Bülent Arınç ve Ahmet Çalık birlikte yapmışlardı.

----------

Bu ilişkileri bilmeyenler, 26 yaşında bir delikanlının enerjide hızla büyüyen bir şirketin başına getirilmesindeki hikmeti anlamakta güçlük çektiler. Oysa, Tuncay Mollaveisoğlu'nun Kanal Türk'teki Yolsuzluk ve Yoksulluk Programı'nı izleyenler için ne damat beyin genel müdürlüğe atanmasında şaşılacak bir yön vardı, ne de Samsun - Ceyhan boru hattının ihalesiz olarak Çalık Grubu'na verilmesinde...

Oysa, Rusya'nın da destek verdiği (bu desteğin neden önemli olduğunu aşağıda belirteceğiz) Trakya - Ege hattı alternatifi de gündemdeydi ve Genelkurmay da bu projeye destek vermişti.

Ne var ki, AKP iktidarı bu alternatifi elinin tersiyle bir yana iterek Bakanlar Kurulu kararıyla Samsun - Ceyhan hattını seçti ve ihalesiz olarak 1.5 milyar dolara Çalık Grubu'na verdi. Çalık Grubu, Indian Oil ile birlikte Ceyhan'da rafineri kurmak için de, Bakanlar Kurulu iznini belkiyor. Hatta Samsun - Ceyhan hattı gerçekleşmiş olsaydı, bunun İsrail'e kadar uzatılması projesi de gündemdeydi. Enerji Bakanı Hilmi Güler İsrail'i ziyaretinde, Ceyhan'dan İsrail'e uzanacak hattın inşasının da Çalık'a verilmesi talebinde bulunmuştu.

Tayyip Erdoğan'ın Sudan'ı ziyareti sırasında da, Indian Oil'e verilmiş olan iş de oradan alınarak Çalık'a verilmişti.

Erdoğan'ın aile fotoğrafında yer alan Çalık önlenemez bir yükseliş içinde görünüyordu.

 

Bu yükseliş tablosu içinde, Samsun - Ceyhan boru hattı, suya düşmek üzeredir.

Çünkü Karadeniz'den herhangi bir güzergâh ile herhangi bir yere taşınacak olan petrolün tekeli Rusların elindedir.Yani Rusya evet demez ise yapılacak hattan akıtılacak petrol bulunamayacaktır. Trakya - Ege alternatifine karşı çıkmayan Putin ise Samsun - Ceyhan hattına karşıdır.

AKP'nin Çalık projesinde ısrar etmesi üzerine, Putin de, Türkiye'yi by-pass ederek Romanya, Bulgaristan üzerinden Karadeniz - Ege hattı anlaşmasını imzalamış bulunmaktadır.

Taşıyacak petrol ve finansman bulamadığı için projeyi başlatma süresi üç ay önce dolan Çalık, hattı gerçekleştiremediğini Enerji Bakanlığı'na bildirmiş, ama bu süre içinde rafa kaldırılan Trakya hattı yerine Rusya Türkiye'yi saf dışı bırakan yeni projenin anlaşmasını imzalamış bulunmaktadır.

Türkiye'nin enerji politikasının yokluğundan hep yakınılır. Türkiye bir ara enerji boru hatlarının geçiş bölgesi olma politikasını benimsemiş gibi görünüyordu.

Onun da ne denli ciddi ve kararlı bir politika olduğu, Çalık'ın Samsun - Ceyhan projesi somutunda bir kez daha gün yüzüne çıkmış bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Sezer 'in bir daha görüşülmesi için geri gönderdiği Petrol Yasası'nda yer alan hükümler, Türkiye'de Türk halkına 9.2 cent'e satılan elektriğin Kuzey Irak'taki Kürt devletine 4.2 - 6 cent'ten satılmasını sağlayan ÖTV sıfırlamaları, Erdoğan hükümetinin nasıl bir enerji politikası olduğunu açıkça gözler önüne seriyor.

Aile fotoğrafına feda olsun ulusal enerji politikamız!
Ali Sirmen/cumhuriyet

-----------

Burhan Kuzu, Türbanlı Yargıca da Sıra Gelecek Dedi mi?  
Orhan BİRGİT  
MHP , türban konusunda gerçekten AKP' nin samimiyetsiz davrandığını belgelemek amacıyla mı düğmeye bastı? Ülkücü medya Bahçeli 'nin açıklamalarının, Erdoğan ve AKP'nin türban oyununu bozduğunu ileri sürüyor ve hükümetin bu konuda ne kadar samimi olduğunun bu hafta vereceği kararla ortaya çıkacağını söylüyor.
 
Bakanlar Kurulu'nun dünkü toplantısı, benim bugün okuyacağınız Düzyazı 'yı yazdığım sıralarda devam ediyordu. Bu yüzden MHP'nin sorunun, anayasanın 10. maddesinde yapılacak küçük bir değişiklik ile çözülebileceğini içeren önerisini, AKP'lilerin, bu önerinin 42 . maddenin yeniden düzenlenmesi ile ele alınıp alınmaması konusundaki karşıt önerileriyle bir araya getirip getirmeyeceklerini öğrenmek mümkün olmadı.
 
Ama başta Başbakan olmak üzere bakanların da, AKP'nin öteki yöneticilerinin de kafalarının karışık olduğu, Erdoğan'ın İspanya konuşmasını yaptığı sırada, niyet dışında en küçük bir hazırlığın el altında olmadığı anlaşıldı.
 
Sorunu, sadece yükseköğrenim yapmak isteyen; ama türbanlı oldukları için bu olanağı bulamadığını söyleyen kızlarla ilgili olarak görmenin mümkün olmadığı, giderek daha da açığa çıkıyor. Çıktıkça da, başta Başbakan, AKP yetkililerinde sinirler geriliyor .  
Cumhuriyetin başsavcısı..  
TBMM Başkanı Köksal Toptan , dün kısa ama anlamlı bir uyarı tümcesini - türban konusunun günlük siyasetin çok fazla odağına oturduğunu- belki de partili arkadaşlarından bu gerginliği gidermelerini istemek amacıyla söyledi.
 
Karmaşayı yaratan açıklamaların hıncı, bu konuda uyarıcı görüşler yapan Cumhuriyet Başsavcısı' nın ardından Danıştay ve Yargıtay'a ; daha doğrusu yargı erkine yöneltilen düzeysiz eleştiriler ile alınmak isteniyor. Başbakan kuvvetler ayrılığı ilkesinden söz ederek, her kurumu, kendilerine verilmiş görevleri yapmaya çağırıyor.  
Siyaset Meydanı'nda söylenenler..  
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın görev, sorumluluk ve yetkilerinin, aslında tam anlamı ile Cumhuriyetin Başsavcılığı olduğu herkesten önce özellikle Başbakan'a iyice anlatılmalıdır. Başsavcının önemli görevlerinden birisi de siyasal partilerin ve politikacıların, anayasanın değiştirilemeyecek ilkeleri üzerinde bir tür kaos eylemi yapmalarını önlemektir.
 
Türban konusunda, gerçek amacın yükseköğrenim çağındaki örtülü kızlara bu olanağı tanımakla sınırlı olmadığını cuma akşamı Show TV' de yapılan " Siyaset Meydanı " programına katılan iki AKP'li yetkilinin konuşmaları da kanıtlamıştır.
 
AKP'nin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Böhrüler ile Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu arasında geçen konuşma, cumartesi günkü Hürriyet gazetesinde Yalçın Bayer'in köşesinde çok kısa bir özet olarak yayımlandı. Bayan Böhrüler ile gazeteci Nuray Mert , Ali Kırca 'nın yönettiği programda, türbanlı olarak hukuk öğrenimini bitirmiş bir kadının yargıçlık yapmasını savunmuşlar... Bu doğrultudaki önerilerini Burhan Kuzu, " Acele etmeyin ona da sıra gelecek " diye yanıtlamış.
 
İktidar partisinin yetkili organında görevli iki üyesi, türbanlı yargıcı, millet adına adalet dağıtacak kürsüye çıkartmak için sıranın geleceğini bir televizyon programında kendi yandaşlarına müjdeleyerek ülke gündemine oturtmakla, demokratik haklarını kullanacaklar. Bu gidişin laik cumhuriyeti zedeleyeceğini söyleyecek olan Cumhuriyet Başsavcısı'na ise Başbakan, kuvvetler ayrılığı ilkelerine uymasını sert söylemlerle tavsiye edecek.
 
Erdoğan, kundakçıya çıkabilecek yangının bütün bir yapıyı saracağı uyarısını yapanlara, " Bekle. Önce ateş bacayı sarsın. Hortumun için hâlâ su bulabilirsen; sen de söndürmeye gelirsin" demek mi istiyor?
 
Gerçeği kimse gizlemesin. AKP ve Başbakan da gizlemesin. Bahçeli ve MHP de, olaya kendi yaklaşımlarını salt kangrenleşmekte olan bir konuyu ikide bir gündeme getiren Erdoğan'ın oy avcılığını su yüzüne çıkartmak isteği olarak yorumlamasınlar..
 
İktidar partisi, hak ettiğinden daha fazla büyük bir çoğunlukla oturduğu parlamento sıralarında, anayasada yapılmasını istediği değişiklikleri bir bütün halinde ve bir an önce bir yasa teklifi paketi haline dönüştürecek ise, kollarını sıvasın ve "a" dan "z" ye istediklerini kâğıda döksün..  
Saçın ak mı, yoksa kara mı olduğu berber koltuğundaki adamın peşkirine düşsün...  Cumhuriyet

----------

Atatürk Cumhuriyetinin Savcıları Var!  
Oktay AKBAL  
"Milli Görüş" çülerin kapatılmayan son partisi de aynı yolun yolcusu olacak mı?  
Say say bitmez; Selamet'ler, Refah'lar, Milli Nizam'lar, Fazilet'ler!  
Gül 'ler, Tayyip 'ler daha niceleri, bugünkü Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genç yaşlı üyeleri, bu kapatılmış patilerin militanı, il, ilçe başkanı, yöneticisi, milletvekili, bakanı değil miydiler? Hepsi cumhuriyet başsavcılığının tokadını yemedi mi?  
Bir soru sormak geliyor içimden: Sizler yaşadıklarınızdan ders almayı bilmez misiniz?  
Her yola çıkışta aynı çıkmaza saplanmak akıl işi midir?  
Cumhuriyet başsavcılarının yıllardır yineledikleri nedir: "... kimi partilerin genel başkanları ile kimi partililerin davranışları ve çeşitli yer ve toplantılarda yaptıkları konuşmalarla, mevzuata ve yargı kararlarına aykırı olduğu halde, resmi daire ve okullarda türban veya başörtüsü takılmasını desteklemelerinin, anayasanın 68. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen laik Cumhuriyet ilkesine aykırılık olduğu sonucuna varılmıştır..."  
-------- 
Sen istediğin kadar 'Ben çok oy aldım, her şeyi yaparım' deyip dur! Cumhuriyetin savcıları görevlerini yapacaktır. Atatürk Cumhuriyetinin yasaları, anayasası halkımızın büyük çoğunluğu ülkeyi çağın gerisine sürüklemeye kalkışanların yolunu her zaman kesecektir. Değişik adlar altında siyaset yapmaya kalkışarak işi Cumhuriyet yıkıcılığına getirenler, dün de bugün de hem kendilerini hem de partilerini her zaman çıkmazlara sokmuşlardır.
 
"AKP çoktan kapatılmalıydı" diyenler yine haklı mı çıktı? 'Demokrasi bizim için bir amaç değil araçtır' diye milleti sürgit aldatacaklarını sananlar iyice bilmelidirler ki kimseyi boş sözlerle uyutmak olanağı yoktur. Bir yıl, beş yıl geçse de altüst etmek, tanınmaz kılığa sokmak istedikleri Atatürk Türkiyesi'nin koruyucuları, savunucuları er geç onlara 'dur' diyecektir.
 
Bir zamanlar bir Başbakan da üç kez seçim zaferi kazanmasından güç alarak TBMM'de milletvekillerine ne demişti: "Siz isterseniz hilefeti bile geri getirebilirsiniz". Sonra o Başbakanı nerde gördük, partisini ve destekleyenleri de hangi hapishanelerde...
 
Atatürk Cumhuriyetinin orasına burasına dokunmak el yakar! Sen milletini açlık sınırında yaşattığını unut; kömür, makarna ile, patates çuvalları dağıtarak oylarını kazanmaya çalış, binbir, güçlükle yaratılmış halkın değerlerini ona buna peşkeş çek, tüm kıyıları yabancılara pazarla, seni alkışlayanları türlü yollardan zengin et; beş yılda yirmi dokuz, dolar milyarderi yarat, sonra da ben neymişim şarkısıyla kendinden geç!..
 
Yakın geçmişin derslerine aldırış etmeyen siyasetçiler kendilerini er geç, kendi kazdıkları çukurda bulacaklardır.Cumhuriyet

---------------

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !