ASKER:GENELKURMAY BAŞKANI KİME BAĞLIDIR?

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ZABITA MÜDÜRÜ İLE GENELKURMAY BAŞKANI’NI AYIRT EDEMEYENLERİN DEVLET YÖNETME HAKLARI OLAMAZ!
 


GENELKURMAY BAŞKANI ANAYASA’NIN 117. MADDESİNE GÖRE BAŞBAKANA KARŞI SORUMLUDUR VEYA “KONUŞTUKÇA BATMAK”, RTE’NİN DEĞİŞMEZ STRATEJİSİ OLDU.

YA DA RTE HİÇ ANAYASA OKUMUŞ MUDUR?


     Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 117. Maddesi der ki; Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulu’nun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı’nca atanır. Görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı başbakana karşı sorumludur.”

     RTE diyor ki, “Ordu bana bağlıdır.”

     Anayasa açık! Ordu değil, genelkurmay başkanı başbakana karşı sorumludur. Ama başbakana bağlı değildir! 

     Yine RTE diyor ki, “Ordu bana bağlıdır.” Doğru cümle şu; “Genelkurmay Başkanı başbakana karşı sorumludur.” Ama RTE’ye karşı değil! Yani RTE’nin şahsına karşı değil, Başbakanlık Makamı’na karşı sorumludur.


     Çok karışık gibi duruyor ama değil!


1)Anayasa’nın 117. Maddesi der ki, “Başkomutanlık TBMM’nin manevi varlığından ayrılamaz ve cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur. Yani Başkomutan, Cumhurbaşkanı’dır.

Genelkurmay Başkanı Silahlı Kuvvetler’in komutanı olup, savaşta başkomutanlık görevlerini cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir. Genelkurmay Başkanı “1923 ŞARTLARINDAN DAHA KÖTÜYÜZ!” diyerek Türkiye’nin “savaş hali” içinde olduğunu ve Cumhurbaşkanı adına Ordu’ya komutanlık ettiğini ortaya koydu aslında.


2)TSK Başbakan’a değil, Genelkurmay Başkanı’na bağlıdır.


3)Genelkurmay Başkanı Başbakan’a bağlı değil sorumludur. 


4) Savaşta başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanı namına Genelkurmay Başkanı yerine getirir. (Anayasa Madde 117) Fıkrası ile TSK’nın Irak Sınırı’na kaydırdığı yaklaşık 250 bine yakın silahlı kuvveti ve Büyükanıt Paşa’nın “1923 şartlarından daha kötüyüz.” açıklamasını MİT Müsteşarı’nın “Ulus-devlet tehlikede!” diyen basın açıklamasını alt alta koyarsanız, ülkenin ilan edilmemiş bir “savaş hali” yaşadığı görülecektir.


5)Cumhurbaşkanı Sezer’in Harp Akademileri’nde yaptığı konuşmayı da eklerseniz, “savaş hali” şartlarının somutlaşması durumu ortaya çıkar. 
Bu Şartlar Altında
1)Başkomutan savaşta Cumhurbaşkanı namına Genelkurmay Başkanı’dır.
2)Başkomutan Büyükanıt Paşa olduğuna göre RTE (Cumhurbaşkanı namına görev yapar.) Büyükanıt Paşa’ya bağlıdır. (Bağlı değil sorumludur.)
3)TSK Cumhurbaşkanı’na bağlıdır.
4)Genelkurmay Başkanı Başbakan’a karşı “barış zamanında” sadece ve sadece sorumlu ama bağlı değildir.
5)RTE, Anayasa’nın 117. Maddesi’ni okumadığı ve muhtemelen Anayasa’yı hiç görmediği için “bağlı” ile “sorumlu” arasındaki farkı da bilmemektedir.  


     “Sorumlu” Genelkurmay Başkanı Başbakan’ı sadece bilgilendirir. Yani ast-üst ilişkisi oluşmaz. “Bağlı” ise ast-üst ilişkisi içinde hareket eder. 


     Bu durumda Genelkurmay Başkanı ve Ordu RTE’ye bağlı değildir. Ama RTE ve Hükümet “savaş hali” sebebi ile Cumhurbaşkanı namına Başkomutanlık yapan Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’a bağlıdır. 


     RTE’nin “iktidar” olduğunu ispat için Anayasa’yı bile okumadan kuyruğu dik tutma kapsamında devlet terbiyesinin ve disiplinin dışına çıkması yanlıştır.


     RTE Ordu’yu kendisine bağlayarak Anayasal bir suç işlemektedir. Ordu, Cumhurbaşkanı’na bağlıdır. Genelkurmay Başkanı Başbakan’a karşı sorumludur. Yani sadece bilgi verir. 


     Sonuç olarak AKP Hükümeti ve Eş Başbakan RTE her fırsatta TSK’ya yükleneceğine ve “tasmalı kalemler” yine her fırsatta “demokrasi maskesi” takarak orduya ve Büyükanıt Paşa’ya yükleneceklerine ve yabancı gizli servislerin hukuk bilmez hukukçuları hukuk havariliği yapacaklarına oturup Anayasa’yı okusalar, birçok karmaşayı yaşamayacağız.


- Devleti yönetme iddiasındaki bir başbakanın Anayasa’yı bilmemesi ve anlamaması ayıptır.

- Hükümet ve AKP devletin ve Anayasa’nın dilinden anlamamakta ve anlamamak için de direnmektedir.
- Mevcut Anayasal şartlar altında Hükümet milli iradeyi gasp etmiş durumdadır. 

- TBMM’de görevini yapamayarak “fesih” şartlarını hazırlamıştır. 
     Herkesin bu çıplak gerçeği gizlemek için TSK’ya yüklenmesini anlamak mümkün değildir!

     Türkiye’nin mevcut durumunu anlamayanlara bir daha anlatalım; 
1)MİT Müsteşarı ilk olarak, Genelkurmay Başkanı ikinci olarak ve Cumhurbaşkanı en son Türkiye’nin örtülü ve ilan edilmemiş bir “savaş hali” yaşadığını ifade etmişlerdir. 
2)Bu durumda Başkomutan (Cumhurbaşkanı namına) Büyükanıt Paşa’dır.


3)RTE, Büyükanıt Paşa’ya bağlıdır.
4)Hükümet de Büyükanıt Paşa’ya bağlıdır.
5)“Savaş hali” söz konusu olduğu için yönetimin başı başkomutandır, yani RTE değildir.

6)Bu durum devlet erkanı tarafından en açık şekli ile ifade edilmiştir.

7)RTE, AKP ve AKP Hükümeti bu hususu anlamak istememektedir.
Bu yazıdan sonra;
Belki şimdi devlet dilini anlarsınız! Belki şimdi Anayasa’yı okursunuz!

Belki şimdi Anayasa görmeyen hukukçularınız (!) sizi aydınlatır (!) 


Bir kaç uyarı;  
1)Hiçbir Başbakan “Ordu bana bağlıdır.” Gibi bir cümle kurmaz. Önce Anayasa’ya bakar, kimin kime bağlı olduğunu öğrenir.
2)Düne kadar “laiklik” üzerinden siyaset yapıp, şimdi çamura saplanınca “Laiklik üzerinden siyaset yapılmaz!” diyemezsiniz.
3)Siyaset, siyasetin tüm parametreleri üzerinden yapılır.
4)Yavuz hırsızdan daha yavuz ev sahipleri vardır. Hırsızı kulağından tutup karakola teslim eder. 

5) Burası Türkiye. İstanbul Büyükşehir Belediye Zabıtası ile Genelkurmay Başkanı’nı ayırt edemeyenlerin, devlet yönetmeye hakkı olamaz! 
     Saygılar 
     SESAR

*****************

Yorum Yaz