ATATÜRK:ATA'NIN AĞZINDAN UYDURULANLAR - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu

Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta...

14/1/2007 - ATATÜRK:ATA'NIN AĞZINDAN UYDURULANLAR

ATA'NIN AĞZINDAN UYDURULANLAR
Amerika Tak Diye Buyurur Bizim Cocuklar Sak Diye Ataturk'e Gizli Vasiyet Uydurur

1946’da Turkiye Amerikan gudumune girmis, Amerika’nin buyruguyla Sovyetler’e dusman bir cizgiye oturtulacak; gelgelelim Ataturk’un temellerini attigi Turk-Sovyet Dostlugu toplumda kok salmis; Ataturk’u seven halk, aydinlar ve askerler, Ataturk’un Sovyet dostlugunu yureklerinde, beyinlerinde surdurmekte. Ne yapmali da Ataturk’u –Amerika’nin buyurdugu gibi- Sovyet dusmani olarak gostermeli? Cemal Kutay ise el atiyor. Cikardigi derginin kapagina “Turk aleminin en buyuk dusmani komunistliktir! Her gorundugu yerde ezilmelidir! K. Ataturk” yazisini basiyor. Bu bir elyazisi. Cemal Kutay’in ‘Ataturk’un kendi elyazisi,’ diyerek yayimladigi bu yazi, buyuk bir hizla kislalara, okullara, emniyet mudurluklerinin girisine asiliyor. Iste, Amerika’nin istedigi ‘Sovyet Dusmani Ataturk’ uydurulmustur. O yillarda sol bir yazar olan Cetin Altan, Ataturk’un boyle bir demeci, boyle bir el yazisi bulunma! digini soyleyerek Cemal Kutay’i dava ediyor. Ataturk’un elyazisi denilen yazi bilirkisiye gonderiliyor. Bilirkisi, “bu Ataturk’un elyazisi degildir,” diyor. Bilirkisiye itiraz ediliyor. Konu uluslararasi bilirkisiye goturuluyor. Oradan da “Bu Ataturk’un elyazisi degildir,” belgesi geliyor. Cemal Kutay, bu yazinin dergiyi hazirlayan grafikerin marifetiyle kapaga girdigini, grafikerin Ataturk’un el yazilari icerisinde daginik durumda bulunan sozcukleri kesip yanyana getirerek ve altina Ataturk’un imzasini ekleyerek bu yaziyi olusturdugunu itiraf ediyor. Gelgelelim, askerin, jandarmanin, polisin duvarlarindan uzun yillar indirilmiyor bu yazi. Olayi Rasih Nuri Ileri’nin Komunizm ve Ataturk kitabinda ayrintilariyla okuyabilirsiniz. Amerika’nin buyruklarina uygun bir Ataturk uydurma calismalarinin, yanilmiyorsam ilk ornegi bu.
Sonra, Ismet Bozdag’in bir uydurmasi var. 1998’de yayimlanan “Ataturk’un Avrasya Devleti” adli kitabinda Bozdag, Amerika’nin o yillarda Turkiye’ye gorev olarak verdigi Turk Birligi’ne uygun bir Ataturk uyduruyor. Daha sonra da, bu uydurmasini Ataturk’un Gizli Vasiyeti diyerek pekistirmeye cabaliyor. Ismet Bozdag, 24.03.2002 gunlu Sabah gazetesi’nde, 1980 yilinda Cumhurbaskani vekili Caglayangil’in izniyle Ataturk’un gizli kutuphanesine girdigini, orada Ataturk’un gizli kasasini actirdigini, gizli vasiyetini acip okudugunu, bu gizli vasiyetin 1- Ankara baskent olarak kalacaktir, 2- Ben olunce Fevzi Cakmak Cumhurbaskani olacaktir, biciminde yalnizca iki maddeden olustugunu, Fevzi Cakmak’in Turk Birligi yandasi olmasi nedeniyle, Ataturk’un de Turk Birligi’ni vasiyet etmis sayilacagini soylemistir. Fakat hemen ertesi gun, 25 Mart 2002 Pazartesi gunlu Aksam gazetesinde Cemal Kutay’in “Bozdag'in iddiasina kediler bile inanmaz,” baslikli demeci! yayimlanmis, Kutay bu demecinde; “Bu gorusler tamamen faraziye. Ataturk’un vasiyeti okundu ve kitaplastirildi. Bunun disinda gizli kasasi ve gizli vasiyeti yoktur,” demistir.Amerika’nin buyruklarina uygun bir Ataturk uydurmanin ilginc orneklerinden biri de 2001 yilinda Afganistan’a ABD buyruguyla asker gonderme olayinda karsimiza cikiyor. Amerika Afganistan’a asker gondermemizi buyurur buyurmaz, “Turkistan-N” baslikli internet sitesinde, Koc Universitesi profesorlerinden Timur Kocaoglu, 1 Kasim 2001 gunu, “Ataturk ve Afganistan” basligiyla yayimladigi yazisinda, “kendisine iletilen bir belgeye”(!) dayanarak, Ataturk’un 21 Aralik 1920 tarihli bir talimatla "Turk subaylarindan olusan bir askeri heyeti Afganistan'a gondererek Afgan ordusunu kuvvetlendirme gorevi" verdigini ve "ayni talimatta Mustafa Kemal Pasa'nin Orta Asya'daki Turkler arasinda da kuvvetli bir ordu kurdurmayi planladigi" savini ortaya ativerdi.  Bu yazidan bir hafta sonra, 9.11.2001 gunlu Hurriyet gazetesinde “Afganistan'a gidis Ataturk'un vasiyeti” basligiyla yayimlanan yazida  Basbakan Ecevit, “ABD'nin cagrisina uyarak, 90 subay ve astsubayimizi Afganistan'a gonderiyoruz. 1920'de Kasim ayinda, Turkiye zor donemde ve sIkintilar icindeyken, Ataturk bir emir verdi. 12 degerli subayimizin, Afganistan'a gorevli olarak gitmesini sagladi. Afgan halkinin ozgurlugune ve kalkinmasina katkida bulunmasinin, Ataturk'un bize bir vasiyetidir,” diyordu. Gelgelelim; 25.11.2001 gunlu Radikal’de yayimlanan yazisinda Yilmaz Bingol, Ataturk’un boyle bir vasiyeti olmadigini ortaya koyarak soyle diyordu; “Turkiye'nin Afganistan'a asker gonderip Amerika'nin yaninda savasmasina taraftar olan aydin ve siyasetciler kendi bakis acilarini mesrulastirmak icin Ataturk’un de 1920'li yillarda ayni dogrultuda hareket ettigini, diger bir deyisle, Ataturkcu olmanin Afganistan'da aktif rol oynamayi -daha dogrusu savasmayi gerekti! rdigini iddia etmekteler. Oysa Sevket  Sureyya Aydemir'in Enver Pasa biyografisinden Enver Pasa'nin Ruslar tarafindan olduruldugu 1922 yilina kadar Orta Asya, Afganistan ve Hindistan'daki Turk ve Musluman halklarini Rus ve Ingiliz istilasindan kurtarma amacli faaliyetleri belgeleriyle mercek altina alinmaktadir. Aydemir, Mustafa Kemal'in Afganistan ve civarindaki bu askeri faaliyetleri 'utopik' olarak degerlendirdigini, Enver ve Cemal Pasa'nin Ankara hukumetinden bu amacla istedigi askeri ve ekonomik destegi vermedigini ve kendilerinden bu maksatla gelen mektuplara cevap bile gondermedigini yansitmaktadir. Hatta Mustafa Kemal, o donemdeki Ankara hukumetinin Moskova Buyukelcisi Ali Fuat Pasa'ya gonderdigi 4 Nisan 1920 tarihli mektupta Enver Pasa ve Cemal Pasa'yi kastederek "Bunlar harekâti serseriyane! Bunlar boyle devam ederse sefarethane ile temaslarini kesin," talimatini vermistir (Aydemir 1972, a.g.e. cilt III, s. 562).”
Aytunc Altindal’in 10 Kasim 2004 gunlu Aksam gazetesinde Ataturk’un Gizli Vasiyeti diyerek Hilafeti savunmasi da bu baglamda anlamlidir. Altindal: “Ataturk’un gizli vasiyetini 1958'de ogrenen Adnan Menderes, sonunu hazirlayan o cumleyi; 'Siz isterseniz hilafeti bile geri getirebilirsiniz'i bu nedenle soylemisti. Bizim tezimiz, Mustafa Kemal Ataturk'un tezidir, bu sistemde en yuksek bir fetva makami olacaktir. Boylelikle bir Islam Adaleti tesis edilir. Bir tarafin Vatikan'i var oteki tarafin bir gucu yok. Bu Islam ulkelerinin gucunu arttiran birsey olacak.” 
Amerika yillardir Hilafetin kurulmasini istiyor, -ki ben bunun belgelerini Irtica 1945-1999 kitabimda yayimladim- Altindal da Ataturk’un hilafet istedigine iliskin bir Gizli Vasiyeti bulundugunu soyluyor. Altindal’in hilafetin yeniden kurulmasi gerektigine iliskin gorusleri yeni degildir. 1994’te Cumhuriyet’te yayimlanan Altindal’la ilgili asagidaki iki haber, benim solcu olarak bilinen Altindal’in yazdigi butun kitaplari en ince ayrintisina dek okumama neden olmustur:
Turkiye’de acilen Hilafet Yonetimi’nin egemen olmasini savunan Altindal, Turkiye’nin butun Islam Ulkeleri icin “Hilafet Yonetiminin egemen oldugu bir merkez” haline getirilmesi gerektigini dile getirdi.” (Bkz: Cumhuriyet-10.4.1994)
 “Refah Partisi’nin Avrupa orgutu konumundaki Milli Gorus Teskilatlari’nin 10. kurulus yildonumu ve senlikleri, Belcika’nin Antwerp kentindeki 30 bin kisilik spor salonunda coskulu bir bicimde kutlandi (...) Erbakan ile birlikte Belcika’ya gelen Sevket Kazan ve diger yoneticiler, tek tek son model luks Mercedesler’e alinarak konvoy halinde Antwerp’e getirildiler (..) Eski solcu, gazeteci ve yazar Aytunc Altindal’in salonu dolduran 30 bin kisiye Refah yemini ettirmesi ve oylarini refah’a verecekleri yolunda defalarca soz almasi, ilginc karsilandi. (12 Haziran 1994-Cumhuriyet)
Hilafetci Solcu” diye sunulan Altindal’in goruslerini 1994 yilinda Kitap Gazetesi adli dergide 4 ay boyunca elestirdim. Baktim ki bu gorusleri yaymayi surduruyor, 1994’teki bu yazilarimi “ottomanomani” basligiyla 2003 yilinda basilan Dolmakalem Savaslari adli kitabimda yayimladim. Bu kitabimda 80 sayfa yer tutan Altindal elestirimde gosterdigim gibi, Aytunc Altindal 30 yildir hilafeti savunmaktadir. Altindal’in Dolmakalem Savaslari kitabimda aktardigim hilafetci gorusleri soyle:
“Turkiye’nin gercekleri acisindan bakildiginda, Turkiye laiklik konsepti icinde ele aldiginizda, bir yere varilamayacagini (1975’te) gordum.. (…) 1977 yilinda, bunlari daha iyi soyleyebilmek icin bir yayinevi kurdum. Yayinevinin adini da Havass koydum. Bu kavram herkesi sasirtti: “Nedir bu Havass?” sorulari sorulmaya baslandi. Inanir misiniz, Islami kesim bile bu kelimenin ne manaya geldigini bilmiyordu. Sadece Rufai Tarikati kelimeyi biliyordu. Bu kavrami ozellikle su amac icin kullandim: Turk Dil Kurumu kuruldugunda, Musluman Turk halkinin kafasindan silinmesi gereken ilk kavram olarak bunu (‘Havass’i) secti.- Basari da sagladilar!- Benzer sekilde Turk Tarih Kurumu da bu yonlerde calismistir. Ben de ozel olarak bu kelimeyi sectim. Havass’in bir baska onemli anlami var. Halife secebilmek icin havass’tan olmak gerekiyordu. “Havass”tan olmayanlar Halife secilemezdi. Isin bu tarafi, hic dusunulmemis. Oysa, gelmis gecmis butun halifeler “Havass’ul-Ha! vass”a mensupturlar. En ust Havass’a yani. Gunumuzde (Hilafet, halife secmek, vs. –eb) tekrar gundemdedir. -(Turk Dil Kurumu’nu rahatsiz eden anlami neydi bu kelimenin?)- “Havass” (sozcugu) devam ettigi muddetce Halife fikri de yasayacakti. Hilafet kaldirildigi icin Havass’in da (dilden- ) kaldirilmasi lazimdi. Halifelik anlaminin otesinde, bir de insanin ic duyulari ile ilgili yonu vardi.” (Bkz: “Milli Gazete, 18 Mart 1994, Aytunc Altindal ile soylesi, sf: 9)
 “Osmanli Toplumu’nda bugunun T. C. Devleti’nde olmayan bir dil ozgurlugu-dolayisiyla “dusunce ozgurlugu” ve “yazi ozgurlugu” vardi.” (Bkz-Laiklik-agb-s.62) - “1928’de Kur’an dili olan yazi kaldirildi, gercekte Kilise yazisi olan Latin alfabesi alindi.” (age-s.76) “(Boylece) Kemalist / Devletci Laisizm, Turkiye toplumu De-Islamizasyon’a tabi tutmus ve bunu gerceklestirebilmek icin de toplumu tarihsizlestirmis, dilsizlestirmistir.” (age-s.92) “Bugun, Islamiyet, camiler sayesinde, Avrupa’da yasayan ve birbirlerinin konustuklari anadilleri anlamayan Muslumanlar arasinda, “Kur’an Dili’ni yeniden -tipki Osmanli Doneminde oldugu gibi- ortak dil haline getirmistir. Yeniden ortak dillerine kavusan Muslumanlar, kendilerine Lider Bir Ulke bulabilirlerse, gelecegin Dunya ve Avrupa siyasetinde onemli gorevler oynamaya hazirdirlar.” (19 Subat 1993-Milliyet) “Lider ulke Turkiye olursa; Avrupa Toplulugu’nun hem askeri hem ticari rakibi ola! bilir.” (..) “Umariz (bunlar) Turkiye’yi buyuk devlet yapmak isteyenlere bir uyari olur, atip tutmakla, Vatan-Millet-Sakarya nutuklari savurmakla buyuk devlet olunmaz!” (19 Subat 1993-Milliyet)
 “Turkiye’nin en anti-batici partisi Refah’tir” - “Refah’in iktidara gelecegine inanmasam, bu yazilari yazmazdim.” (Bkz: Aytunc Altindal - Milli Gazete - 18.3.1994)Kemalist Laik Sistem,. bizim degil,. disaridan,. (Hiristiyan) Bati’nin Turkiye’ye empoze etmis oldugu bir sistemdir”-“Uygarlik’tan kasitlari Hiristiyanlik’tir.”-“1923’te (Lozan’da) alinan kararlardan biri de suydu: Turkiye’ye 50 yil (1973’e dek) musaade edelim, bu donem icinde Hiristiyanlasabilirse Hiristiyanlassin, Hiristiyanlasamazsa o zaman islerini bitiririz.” (‘Islam’ -Aylik Mecmua- Nisan 1994 -/- “Cumhuriyetci Kemalist Kadro, (Hiristiyan) Bati’dan empoze edilmis olan Laiklik ilkelerini,.. Turkiye toplumuna dayatti.”-“Kemalist / Devletci Laisizm, Turkiye toplumunu De-Islamizasyon’a tabi tutmus (esdeyisle, Turkiye’de Islamiyet’in kokunu kurutmaya calismistir.”-“(Bu amacla) “1924’te,. Seriat Mahkemeleri ve Hilafet kaldirildi.”-“1926’da Isvicre (Hiristiyan Bati) Medeni Kanunu kabul edildi.”-“1928’de, devletin dini (ISLAM) maddesi Anayasa’dan cikarildi. Ayni yil Kur’an Dili Olan Yazi kaldirildi, ye! rine gercekte Kilise (Hiristiyan) Yazisi olan Latin alfabesi alindi.”-“TC. Devleti’nde sadece vergi sistem degil, secim sistemi de Hiristiyan Bati’dan alinmis’tir,. Benzer sekilde Anayasa, Cumhuriyet, Parlamentarizm, Milliyetcilik gibi olusumlar da Hiristiyan Bati’dan aktarilmis’lardir.”-“Turkiye’de Islami anlam ve degeri olan adlarin cocuklara konulmasi yasak, ama Hiristiyanca adlarin konulmasi –ne hikmetse?- serbesttir.”-“Turkiye’de Islamiyet’in ‘cebren ve hileyle’ - (Hiristiyan) Bati’nn kapitalist-emperyalist mihraklari oyle istiyor diye - baski altinda tutulmasina karsi cikilmalidir.”-“Laik(lik), ozellikle Katolik Hiristiyanlik’in egemen oldugu ulkelerde ve dillerde kullanilmis bir kavramdir”-“Turkiye’de ‘Devlet Laisizmi’nden vazgecilmelidir.” bir an once, ‘Osmanli Sekularizmi’ ne gecilmelidir.( Laiklik, Surec y, 1986- sf.85,86,87,90,91,96,99,100,101) ”
Turkiye’de ‘Kemalist / Devletci Laisizm’in gelecegi yoktur.. Son bes yillik (1980, 12 Eylul darbesinden 1986’ya degin) uygulanan deneye bakildiginda, Turk Silahli Kuvvetlerinin artik bu konuda cigirtkanlik yapan (Kemalist Laik) cevrelerin kullanimina girmeyecegi, GI-RE-ME-YE-CE-GI anlasilmaktadir.” (sf. 91, 93)
“Acilen hilafet muessesesi” (kurmak-) gereklidir. Turkiye bu konuda onculuk etmelidir!” diyerek, cozumu Laiklikte degil, Din Devleti’ne gecmekte gostermistir. (“Islam Mecmuasi”-Nisan 1994-ss.18)
 ““Refah Partisi Mustafa Kemalci” Mustafa Kemal’de sembollesen idealleri, bugun Refah savunuyor. Genelkurmay (Dogan Gures-) da bunun farkinda!”-“(Erbakan’in) ‘Adil Duzen’ (kitabi) politikanin bir icabidir. (Ataturk’un yazdigi-) ‘Nutuk’ dedigimiz eser de hipnotize etmek amaciyla yazilmis bir olay degil midir?”-“Erbakan’in bir sozu var: Ataturk yasasaydi Refahli olurdu, diye (..) E, Genelkurmay (Dogan Gures-) da bunun (Ataturk’un Erbakanci oldugunun,) farkinda olmayacak adamlardan olusmuyor!”-“Bundan sonraki darbe hayirli olur!”( Aktuel Dergisi 26 Mayis 1994)“Refah Partisi’nin iktidara gelecegine inanmasam bu yazilari yazmam!.. Islamiyet’i kimse silemez! Islamiyet er gec basarili olacaktir!” (18 Mart 1994 gunlu Milli Gazete)
Bu gorusleri bilindiginde, Altindal’in Ataturk’un Hilafeti savunan bir Gizli Vasiyeti vardir demesi anlasilabilir.
Bakalim daha kimler Ataturk’un hangi Amerikan buyruklarina uygun gizli vasiyetlerinden sozedecekler gorecegiz.
(01.12.2004 Yeniden Anadolu Ve Rumeli Mudafaa-i Hukuk Dergisi)
***
(Not: Bu yazi yayimlandiktan bir ay sonra, Yalcin Kucuk Ceviz Kabugu’nda ve Bulent Ecevit, Ataturk’un Musul Kerkuk’un alinmasina yonelik vasiyetinin bulundugu yalanini yaymaya baslamislardir.)  

 Cengiz Ozakinci

***********

Soru:MERAK EDERİM BUNLARI İÇİNİZDE KAÇ KİŞİ DUYMUŞTU DA TARİH HAKKINDA AHKAM KESİYOR?.....İSTİSNALAR HARİÇ....
YENİDEN TARİH YAZMAYA ÇALIŞAN 2.CUMHURİYETÇİLER SİZLERE SORUYORUM BU SORUYU.......

Ahmet Dursun

*********

CEMAL KUTAY: HEM NURCU, HEM ATATÜRKÇÜ

Cemal Kutay, 150'likleri savunan kitaplar yazdı. M. Kemal Atatürk'e kim muhalif olmuşsa, onları kitaplaştırdı.
Bedi üz-zaman Saidi-i Nursi kitabında "Üstadın ellerinden öptüğünü" yazdı. Said-i Nursi kitaplarda Mustafa Kemal'i deccal (Dini ortadan kaldıran) olarak ilan etmektedir. Kutay, Said-i Nursi'nin Mustafa Kemal düşmanlığına inanmamaktadı r. "Tarih Ne Zaman İbrettir" adlı kitabında, " Said-i Nursi, Bediüzzamanlık vasfını, değişen binbir kıymet ölçüsü içinde haşmetle sürdürüyor ve nesiller sonra huzur devirlerinin hasret ve ümidi oluyor, olmakta devam ediyor" diye yazmıştır.
Uğur Mumcu, gazete yazısında Kutay'ın satırlarını ele alır. Kutay da, ona yolladığı mektupta "Ben Bediüzzaman Said-i Nursi'nin yeminli Atatürk düşmanı olduğunu bilmiyorum. Böyle ağır bir ittihamı (ithamı) doğrulayacak hadiseye de rastlamadım. Menfiliğini tarihin ve vicdanın tasdikindeki böylesi bir hareketi öğrendiğim an, sizin gibi susmaz, karşısına çıkardım" diye yazar.
Kutay, uydurarak yazdığı bu kitabı önce inkâr etti, sonra kabul etti ve Nurculardan 100 Bin Lira aldığını açıkladı. Doğan Medya aynı kitabı yeniden yayınlayacak, deniliyor.
Cemal Kutay
, Başçavuş Peşova Ethem Bey'in olmayan anılarından "Çerkes Ethem'in Hatıraları" kitabını yaratarak ihaneti kahramanlığa çevirdi.
TV 8'de, federasyoncu, İngilizci liberal, 31 Mart kalkışmasının arkadan dürtücüsü Prens Sabahattin'i göklere çıkardı. "O zaman Adem-i Merkeziyet (şimdilerde özerklik, federatif) fikri kabul edilseydi, doğuda başımıza bugünkü dertler gelmezdi" diye bağırmaktan kendini alamadı.
Oysa, Adem-i Merkeziyet, federasyondan başka bir şey değildi. Prens Sabahattin ise meşrutiyet döneminin İngilizci liberali…
Kutay bunları yaptığı günlerde, birden Atatürk'ü en çok seven adam kimliğiyle ortaya çıktı ve Genel Kurmay salonlarında kendisine ulusal tarihe katkısı nedeniyle onur plaketi verildi.
Gerçekler bazan insanların gücüne gider, can sıkar. Bundan kurtulmanın tek yolu ise her görünene ve her söylenene hemen inanmamak ilkesini canlı tutmaktır.
Cemal Kutay'ın da çalışmış olduğu Hâkimiyeti Milliye'den birçok genç gazeteci gelip geçmiştir. Tıpkı bugünlerdeki gazetelerden gelip geçerek bambaşka kulvarlarda koşan dönekler gibi.
Kutay ise, kulvarını baştan seçmiştir. 1940'lı yıllarda medrese eğitimini savunan da, tarih mecmualarını çıkararak bağnaz Osmanlıcılığı savunan da, Kutay'dı.
Hidayete erip Atatürkçü mü oldu?
Hayır!
O, Saidi Kürdi'den hiç şaşmadı!
Uyanık bir adamdı ve etnik davasını, bazen açıktan, bazen yarı kapalı sürdürdü.
Arkasında bıraktığı rivayeten (söylenceyle) yazılmış, belgesiz yayınlar kafaları daha uzun süre karıştıracaktır. 7.2.2006Savaşmadan Yenilmek, UDY, 2007,s.81
Yazı paylaşımı:B. SAVAŞ                                            burhan?superonline.com
Ekleme tarihi 18/12/2007

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ÖNEMLİ OLAN; HAYATTA EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK DEĞİL, EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYMAKTIR." Eflatun, HUKUK a) Kimse, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerin den dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Anayasa, mad. 24/3/ b) Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Anayasa, mad. 25/ c) Herkes düşünce ve kanaatlerini; söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.Anayasa mad. 26 d) Şiddet çağrısı içermedikçe sözlü ve yazılı ifadedeler cezalandırılamaz. Bu düşünceler şok edici bile olsa... (Yargıtay Genel Kurul Kararı.)

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
bilgebalta
TOGEÇ

Arkadaşlarım

mustafabaygin
onurlu1turk
ifsa
93busra
dogpol
skurt
alisevgi
mertadam
sedencik
sennurozturk
ozgan
barometre
yildizlarvegece
tulaybilgin
laleninbahcesi
ercansen
karsittez
okayyildiz
leventgeckalanlar
paratoner
hazanseli
fcinar55
cumhuriyethalkpartisi
saraykoy
emeklilik
candanof
prewar
aliuluc
kerkukunsesi
yagmurvetoprak
pistols
erenyemi
leventburda
alevidostlar
NecatiCavdar
erginbay
sanatyeri
sue
vakanuvis
angeldream
HocaileEssek
aliozaltun
CEM38
livanca
benyaziyorum
snecateren
Sakirmgk
benyaziyorumsiyaset
turkeyphotogallery
insiyakimilli
dilsizmutercim
rizelli
ZEYNEP03
benyaziyorumflashheader
loji
aktifus
hukuksal
gencsblog
fozcan
kerrar
tuncaytemiz
oguzoguzhan
aylintoygun
erdem43
KristinaODonnelly
hilalliler
torlakon
cihateri
aheng
karlitorosdaglari
Karya35
pelinzeybek
tatilvakti
turkkadinlari
hyyilmaz
barbibarbieoyunlari
busraustaomer
kurucafe
romanozeti
yuceltanay53
futuristar

  • arkadaslar
  • ARSIVpaylasmak
  • ATATURK HAKKINDA
  • bilim
  • bizzat
  • BULENTESINOGLU
  • dostluklar
  • FETHULLAH GULEN
  • genel
  • KANUNLAR
  • KURANDAN
  • neciphablemitoglu
  • SAGLIK
  • siirler
  • toplumsal
  • YAZISMALARARSIVI
  • ----
    click here
    ------- Guestbook ---
    Google Gruplar
    ATATURKCU DUSUNME SISTEMI grubuna kayıt ol
    E-posta:
    B u grubu ziyaret et