5/7/2009 - Avşar,Tayyip beye neden korkak KEDİ dedi.
Avşar,Tayyip beye neden korkak KEDİ dedi.
F.Gülen,S.Nursi,vs... Kürtçülük.... Tüm bunlar aynı kaynaktan beslenmektedirler. Önemli olan hangi zamanda kimin neyi savunması gereğidir. Çünkü,bunlar toplum mühendisliği denen ve içinde Zihin Kontrol yöntemlerinin uygulama alanı bulduğu yapılanmalardan başka hiç bir şey değildir. başka ifade ile kim ne zaman hangi argümanları nerede ve nasıl kullanacağıdır. Soru budur. Uygulama da bunun açılımıdır. Bakınız... Hülya Avşar örneği karşımızda durmaktadır. Hatta bundan evvel de söylemek gerekirse,mafya oluşumu dahil olmak üzere,toplunun dikkatini çekmek için özel besleme olan bu oluşumlar güncelliğin ne şekilde belireceği ve bu oluşumların ne sıklıkta ve nasıl kullanılacağı ile ilişkilidir. Avşar örneğine dönecek olur isek,Tayyip beye demiş ki "korkak kedi." Velev ki öyle olsun. O halde tayyip bey kedi ise kendisi ne oluyor? Aslında bir önceki bahiste geçen mafya oluşumu da bu destekçiliğin bir versiyorunudur. Milleti aldatmanın,dikkatleri başka yönlere çekmenin birer senaro üretiminden başka bir hali değildir. Bir süre daha millet Avşar'ın ne demek istediğini anlamak ile uğraşacaktır. Uğraşmıyor olacak ise de bazı medya önderliğinde bu konu perçinlenecektir. Çünkü bunlar(Musa'nın çocukları)özel eğitimleri gereği özgür Kürdistan ve vaad edilmiş toprakların mücadelesini yaparlarken,kadınlarını her şekilde kullanmaktan /kullandırmaktan çekinmedikleri gibi,özellikle kadınlarını da bu iş için biçilmiş kaftan misali her daim kullanıma hazır tutmaktadırlar. İşte bu nedenledir ki Avşar,Tayyip beyin kurtarıcılığını üstelnmek zorunda kalmış,bunun için de özellikle yetiştirilmiştir. Hatırlayacak olu iseniz,Sibel can adındaki sanatçı ...ünvanlı dansözden dönme şarkıcı,bir zamanlar Ergin kardeşler çetesi ile birlikte anılmış idi. Peki ndeden? Bütün bu oluşumlar neden yapılıyor? Bunun yanıtından evvel birkaç açıklama daha yapalım. TGRT'nin sahibi Enver Ören,Sibel Can'a jeep hediye etti mi?(Kendisi tahminimizce müslümandır,ya da öyle olduğu anlamında iştigal etmektedir.)
Bir söyleşisinde Emine Erdoğan ne diyordu hatırlayalım. "Ağabeyim bana örtünmem gerektiğini söylediği zaman intihar etmeyi bile düşünmüştüm. Nasıl olur da örtünürdüm! Çevremde bir tane örneği yoktu.Köy gibi bir yerde olsam neyse... Orada dikkati çekmezdim. Ama burada (İstanbul’da) olamazdı. Bu karışık duygular içindeyken,bir vesileyle Şule Yüksel Şenler’le tanıştım. Bu tanışma beni çok etkiledi. Böylelikle bir Müslüman hanımın hem modern,hem kültürlü,hem de örtülü olabileceğini gördüm.“
Şule Yüksel Şenler’in Ağabeyi Özer Şenler,Said-i Nursi’nin yakın çevresi içine girmişti. Ailesinin modern yaşamına;annesi ve kız kardeşlerinin örtünmemesine ve hele hele evde bile olsa kız kardeşlerinin erkek musiki hocalarından ders almasına çok kızıyordu. Bir gün evi terk etti. Artık ağabeyi Özer’in yeni bir hayatı vardı. Dizinin dibinden ayrılmadığı Said-i Nursi,Özer'adını da değiştirip ‚Üzeyir'koymuştu! Ağabey Özer Şenler'i,Said-i Nursi ile tanıştıran kişi ise,Milliyetçiler Derneği‘nden arkadaşı Nevzat Yalçıntaş'tı.
Yalçıntaş'ın kim olduğuna ayrıca açıklık getirmeme gerek var mı?Prof.bir zat. Neyin,kimin Profu ise?
Peki bu başörtücü kesime zorla söylettirilenler nedir? "Türbanı özgür irademle taktım!",türbancı kesimin en kafa karıştırıcı ideolojisi olduğunu anlamak için Arif olmaya gerek var mı?
İrade demek için öncelikle birey olup omadığını bilmeleri,gerçek anlamda özgür olmaları gerekmez mi?
Peki tüm bunların nedenleri nedir? Siyonizm,kendi kadınlarını niçin kullanır/kullandırır? Hiç düşündüler mi? --------- Bakınız bir yazıdan alıntı yapayım. Bizim tarihimizde bunun en çarpıcı örneği İttihat ve Terakki üçlüsünden Cemal Paşa’dır.
Suriye’de ordu komutanlığı sırasında kendisine musallat edilen,olan ve kabul gören bir Yahudi Kadın var: Sara.
Bu kadın Cemal Paşa ile olduğu sıralarda bütün önemli bilgi ve belgeleri Akdeniz’de bulunan İngiliz donanmasına ulaştırıyor.
Kanal Savaşı’nın kaybedilmesinde,İngilizler ve Yahudiler lehine bitmesinde de Yahudi kadın Sara’nın rolü büyük.
Suriye’de,Arapların ileri gelenlerini,âlim ve şairlerinin idam edilmelerinde de önemli bir rolü var.Bu durum fark edilince, bir içki fabrikasında kıstırıldığında intihar ediyor Sara.
Siyonizm’in önemli temsilcilerinden ve bugünlerde itibarı bir hayli yüksek olan Şimon Peres’de Hürriyet gazetesinde Defne Barak ile yaptığı söyleşide,dikkatimizi çeken bir bölüm. Bu yazı birden bir şafak attırdı.
Nasıl mı? Birlikte okuyalım.
“Fransa First Lady’si Carla Bruni ve İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Paris ziyareti sırasında tanıştılar. Peres,tabiî önceden Carla’nın Paris’in aydın çevrelerine mensup eski Yahudi erkek arkadaşlarını tanıyordu.Carla o gece, mor bir tuvalet giydi,kıyafetinin altında iç çamaşırı olmadığını saklamadı. Kameralara gülümserken,Peres’e “Ben cheese (peynir) demem seks derim dedi.”
 [18 Haziran, 2008 Çarşamba] Haberin devamı var. Fakat bizi burada ilgilendiren önemli bir cümle var."Peres,tabiî önceden Carla'nın Paris'in aydın çevrelerine mensup eski Yahudi erkek arkadaşlarını tanıyordu."demekte. ---------- Beğenseniz de beğenmeseniz de "Sabetayizm ve Grup Seks" isimli kitapla ilgili röportaj veren Yalçın Küçük,Türkiye'deki Sabetayistleri açıklıyor.
Yazarın iddiaları sanat dünyasında da büyük yankı bulacak. Çünkü Küçük'e göre,Hülya Avşar Sabetay Sevi'nin propagandisti.
Küçük bu iddiasını şöyle açıklıyor; "Ben Hülya Avşar'ın İbrani ve Sabetayist olabileceğini hiç aklıma getirmezdim. Bir gün, "Kaya usturuplu zina yapıyor" dedi. Bu tipik Sabetay'ın emridir; "Zina yapın ama usturuplu yapın." Sabetay Sevi'nin emirlerinde "free love" yoktur. Ama bu vardır;"Yapın,hissettirmeyin."
Peki neden böyle davranmışlardır? Küçük,bunu da şöyle açıklıyor.
GÜNAH ARTINCA MESİH GELECEK Yalçın Küçük'ün kitabındaki asıl ortalığı karıştırıcak iddialar ise Sabetayistlerin yatak odalarıyla ilgili. Küçük'e göre,grup seks Sabetayizmin emri. Bunun nedenini de şöyle açıklıyor Küçük; "Sevi'nin emridir.Yoksulluk arttığı zaman devrim olacak.Günah artınca Mesih gelecek,kurtuluş olacak. Günah işleyerek kurtulma Sabetayizm'in temel dinsel kurallarından birisidir."
Yalçın Küçük'e göre, Sabetayistler bu nedenle grup sekse yöneliyorlar.Buna delil olarak da 21 Mart'ı 22 Mart'a bağlayan gece kutlanan "Kuzu Festivali"ni gösteriyor. Yalçın Küçük'e göre,bu özel günde "İki çift;Doğu dinlerinde olduğu gibi baharda süslenir,yemek yerler.Sonra da eşler değişilir."
Yalçın Küçük'ün Sabetayistlerle ilgili daha bir çok iddiası ve tespitleri de var.İşte bunlardan bazıları;
-Sabetayist isimleri biseksüel isimlerden seçiliyor. -Sabetayistler de aşk evliliği olmuyor. -Türkiye'deki Sabetayistler'in hepsi zengin ve ünlü, -Sabetayistlerin üçte biri Türkiye'ye sadık, diğerleri İsrail'in güvenliğini Türkiye'ninkinden daha çok önemsiyor. -İbrani asıllı olmayan Türkiye'de Dışişleri bakanı olamıyor.(Kaynak;Tempo) *********** Tüm bu yapılanlar ne yazıktır ki Türk insanının akıl oyunlarında ne denli saf(temiz anlamında)olduğunun kanıtıdır. İşte bu nedenledir ki,bir yandan bölücü Kürtçü akımları kullanırken içinde mutlaka din unsurunu da katmak zorundadırlar.
Bizim için önemli olam şey ise,din unsurlu güdülenmeden bir an evvel kurtulmaktır. Aksi halde bir taraftan din masalları ile uyutulurken,diğer taraftan da (diğer yarımızı/doğulu kardeşlerimizi)etnik bölücülük ile kışkırtmakta bizler de buna kardeşlik masalları,özgürlük,insan hakları aldatmacası ile göz yummakta sonu ne olacak diye bakmaktayız.
Son söz; Tayyip beyin KORKAK KEDİ olarak nitelendirilmesinin altında size göre Musa'nın çocuklarının cesaret kavgası mı var?Yoksa toplumu uyutma psikolojisi mi?(Şimdilerdeki adı TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ)
ÇÖZÜM: Bir an evvel İSTİKLAL MAHKEMELERİ kurulmalı,gereken sonuç mutlak suretle alınmalıdır. Bunun başkaca izahı yoktur. TÜRK DEMEK TÜRKÇE DEMEKTİR.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE. Ahmet Dursun
|