Embed

BİL Kİ İSLAMİYET, EŞİTTİR MUHRUMİYET

BİL Kİ İSLAMİYET, EŞİTTİR MUHRUMİYET 

 




Kadın, doğum yaptı diyelim?

Doğanın; erkek mi, kız mı olduğunu nasıl  bilelim?..

 

İlkin neresine bakılır bebeğin?..

Herkes bilir neresi olduğu ilk bakılacak yerin…

 

Kadını yedi kat çarşafla kapatsan kadın olduğu bilinir.

Haydi kapattın diyelim kadının sesi nasıl gizlenir?..

 

Sportif yarışmalar yapılmaz Burka, çarşaf, şalvarla,

Nasıl yapılacak bunlarla uzun atlama, yüksek atlama, sırıkla atlama…

İyisi mi, gelin sizler sokmayın kadınları kızları sportif yarışmalara…

 

Fotoğrafın yanında İslamcıların görüşleri var…

Bu görüşleri yansıtıyor fotoğrafın altındaki yazılar.

 

Ya sporun kurallarına uyacaksın,

Ya da her şeyde olduğu gibi, sporda da, dışarıda kalacaksın.

 

Bil ki İslamiyet:

Eşittir Mahrumiyet!...






Giyinik olsa imiş iyiyiymiş. Müslüman ülke böyle mi temsil edilir?.. ( Meryem Bektaş)

+

Bu haliyle Türk’se ben Türklükten istifa ediyorum. (Muammer Gündüz)

+

Kahpenin teki o bayrağa yakışmaz. Biz Müslüman’ız… (Ramazan Yüzak)

+

Neden bu derece soyunurlar anlamış değilim; başka türlü spor yapamazlar mı?..  (Murat Bozkuş)

+

Bayrağımız bilmem kimin memleketinde bilmem ne olimpiyatlarında, yarışmalarında dalgalansın diye diye soydunuz.Türk kızlarında ne ar kaldı ne edep… Sevineceğinize oturun ağlayın. Biz bu hallere düşecek millet değil idik! (Sümeyye Çelik)

+

Müslüman Türk kadınını ne güzel temsil etmiş kendisi. Kıyafeti de Müslüman Türk kadınına ne güzel yakışmış değil mi? Helal olsun!. Tebrikler hepinize. (Ali Bozgeyik)

+

Kardeşim bize Müslüman askerin paylaşımını yap; bize dinsizleşmiş Kemalist askerlerin paylaşımını yapma. Bu neya kardeşim? Bu çağdaşlıkta biz çağdaş deli kardeşim, yobazım, gericiyim ne derseniz deyin. (Ahmet Korkmaz)

+

Böyle bir şeyde şampiyon olup gururlanacağınıza imanda şampiyon olun ve gururlanın… (Fatima Akbulut)

(Bir okuyucum göndermiş; kendisine teşekür…)
 

Av. Hayri Balta

 

********

 

Köpeğe de tecavüz

İstanbul Kadıköy'deki tecavüzü bir vatandaş kamerasına kaydetti. Tecavüzcü henüz yakalanmadı.

 
İSTANBUL- Sokak hayvanları türlü eziyet altında. Çoğu kez şiddete maruz kalan hayvanlar ne yazık ki tecavüzün de hedefi haline gelebiliyor. Son örnek İstanbul Kadıköy'den.

Kadıköy Hasanpaşa'da apartmanının arkasındaki boş arazide bir köpekle cinsel ilişki yaşayan kimliği belirsiz kişi apartman sakini tarafından kaydedildi. H.T. isimli kadın boş arazide bir köpeğin iniltilerini duydu. Kısa bir süre etrafı kolaçan eden H.T. bir kişinin köpek ile cinsel ilişkiye girdiğini farketti.

Köpekle cinsel ilişkiye giren kişiyi evde bulunan kamera ile kayıt altına aldı. Polisi aradı. Ancak kimliği belirsiz sapık olay yerinden kaçtı. Polisin aramaları sürüyor

Tecavüze maruz kalan köpek ise veteriner tarafından tedavi altına alındı.

http://www.yurtgazetesi.com.tr

 

***

 

Tecavüzü eleştiren radyocu işinden oldu

Mustafa KÜÇÜK/İSTANBUL7 Ağustos 2012Bir gece kulübünde kimlik kontrolü sırasında gözaltına alınan Rus vatandaşı P.A. adlı kadına Taksim Karakolu’nda bir komiser yardımcısının iki kez tecavüz ettiği haberlerini Medya Fm’deki “Sabah Panayırı” adlı programında eleştirdiği için RTÜK tarafından programı durdurulan ve 1102 TL para cezasına çarptırılan Adem Metan cezayı kendi cebinden ödeyip işinden ayrıldı.
Üç yıldır çalıştığı radyodan ayrılmasındaki en önemli etkenin RTÜK’ün verdiği ceza olduğunu belirten Adem Metan, “Bir polis karakolunda bütün bunlar oluyor ve arkadaşlar görevlerine devam ediyorlar ama maalesef bizim gibi toplumu bilgilendirmek isteyen ve bu amaç uğrunda çaba gösteren insanlar cezalandırılıyor” dedi.   

GÜÇLÜLER KAZANIYOR

RADYOCU NİYE CEZA ALDI

Meltem ÖZGENÇ / ANKARA

HÜRRİYET’e açıklama yapan RTÜK Üyesi Esat Çıplak, “Bu yayında kadının cinsel istismar aracı olarak gösterilmesi, seks objesi olarak gören bir anlayışın kahkahalar atarak anlatılması kabul edilebilir bir şey değildir” dedi. Çıplak şöyle devam etti:

“Sanayide, ticarette, reklamda, medyada ve siyasette vitrin malzemesi olarak kullanılan kadın, sömürülen, istismar edilen bir araç halini alıyor. Kadının, insan olarak değil de cinsel kimliği ifade edildiği bir ortamda maalesef bu tür yaklaşımlarla karşılaşılması bir realitedir.

Reklam ve magazin sektörünün vazgeçilmezi olan kadın figürünün insan onuruna yakışır bir sorumluluk anlayışı içerisinde bakış açımızı değiştirmediğimiz sürece bu tür olaylarla karşılaşmamız her zaman mümkün olacaktır. Haysiyetli bir bakış açımız olursa kadına şiddetin, cinsel istismarın temel kaynağını da daha net görürüz. Unutmayalım ki bu olay sokakta olmuyor, toplumsal sorumluluğu olduğunu ve toplumu üst perdeden yönlendirme iddiasında olan medya sektöründe meydana gelmesi de manidardır.”

 
 

Her zaman millete faydalı olmaya çalıştığını belirten Adem Metan, “Şunu görüyorum, birileri sizden güçlü olduğu zaman bir şekilde bir şeyler olmuyor ve onlar kazanıyor. Adem Metan gider başka Adem Metan’lar gelir ama doğruları söyleyen Adem Metan’lar gelir mi bilmiyorum. Bu olay beni çok üzdü ve yıprattı. RTÜK tarafından programı durdurulmuş bir programcıdan bahsediyoruz şu an. Bakmakla yükümlü olduğum ailem var ve yürüttüğüm birçok sosyal proje var. Böyle bir olayla etiketlenmek istemiyorum” dedi.

ÖDÜLLÜ RADYOCU 

6 yıldır radyo programcılığı yapan Adem Metan’ın hayatı tam bir başarı öyküsü. 1987’de Ordu Korgan’da fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Lisede okurken maddi olarak ailesine destek olmak için okulunu bıraktı. İstanbul’da tekstil atölyeleri ve oto tamirhanelerinde çalıştı. Daha sonra radyoculuğa başladı. Türk Halk Müziği içerikli Medya Fm’de üç yıldır program yapan Adem Metan, dinleyicileri için Türkiye’nin dört bir yanına geziler düzenledi ve “Yılın En Başarılı Proje” ödülünü aldı. Kızılay’la ortaklaşa “Kan ver Can ver” projesi yaptı ve yoğun kan bağışı yapılmasını sağladı. Adem Metan, 91.8’de yayın yapan ‘İstanbul’un Sesi’ radyosuyla anlaştı. 

'BU CEZAYI VEREN MANTIĞI MERAK EDİYORUM'

Medya FM ve Medya TV Genel Yayın Yönetmeni Gazi Karadağ kararın çok haksız olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bu günlerde nereye kime itiraz edeceksiniz. Orada, kadınları küçümseyen bir söylem de yoktu. Tam tersi kadınlara yönelik şiddeti, cinselliği ön plana alarak kadınları küçümseyen bir tavır zaten karakolda yapılmış. Burada espriyle karışık biraz da argo bir kelimeyle polise tepki gösteriyor programcı arkadaşımız ama RTÜK’te bunu değerlendiren mantığı merak ediyorum.   

Espri konusu olması, onları rahatsız etmiş olabilir ama program zaten şov içerikli. Yönetim Ku rulu bugün toplanıp itiraz edecek ama böyle bir söyleme ceza veren RTÜK’ten ne çıkar bilmiyorum. Bizim radyo programın dışında birçok televizyon ve radyoda bu haber farklı şekillerde eleştirildi ama sadece bizim kurumumuza ceza verilmiş. Onu da anlamak mümkün değil. Kadına şiddeti RTÜK böyle değerlendiriyorsa, ulusal kanallardaki birçok dizi ve programı yayından kaldırıp ceza yağdırması gerekir. Programı yapan Adem Metan, bizden iki gün önce ayrıldı. Yine bizim arkadaşımız dostumuz. Bu olay tetikledi, teklifler gelince o da bunları değerlendirdi ve yollarımız dostça ayırdık.” 

RADYODA NE DEDİ
 
RTÜK, Medya FM’de 29 Mayıs 2012 günü yayınlanan ‘’Sabah Panayırı’’ adlı programda “Karakolda iki kere tecavüz diye bir haber var. Hayır birinciyi yaptın, ikinciyi niye yapıyorsun terbiyesiz adam. Komiser karakolda tecavüz etmiş, sonra kadın ses çıkarmayınca ikinci tecavüzde yakalanmış. Demek ki sabaha kadar ses çıkarmasa, adam sabaha kadar devam edecek. Aynı şeyi bende dene gör bakalım ne oluyor ?” diye eleştiren programcı Adem Metan’a “Cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadının istismarı” olarak değerlendirerek Medya FM adlı radyo kanalına 1102 lira para cezası verdi. ‘’Sabah Panayırı’’ adlı programın yayını da, bir gün süreyle durduruldu.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/21170608.asp

 

***

 

'Okuyup, üfleyince cinsel ilişkiye girdik!'

Kocasını dilencilik yapan sevgilisiyle birlikte öldürdüğü iddia edilen kadının ifadesi şoke etti...
 Adana'da kocası 49 yaşındaki İbrahim M.'yi dilencilik yapan sevgilisi 59 yaşındaki Mustafa G. ile birlikte bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen 45 yaşındaki Nevin M. ile sevgilisi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle

Adana'da kocası 49 yaşındaki İbrahim M.'yi dilencilik yapan sevgilisi 59 yaşındaki Mustafa G. ile birlikte bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen 45 yaşındaki Nevin M. ile sevgilisi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Koca katili M., eşini sevgilisinin öldürdüğünü iddia ederken, "M. beni okuyup, üfleyip rahatlatıyordu. Kendisi beni rahatlattığı için cinsel ilişkiye girdim. Öldürülen eşim de M. ile ilişkiye girdi, hatta benden 3'lü ilişki teklif etti" derken sevgilisi ise, "İlk bıçağı o sapladı" dedi.



Evinde, 23 Temmuz'da 7 yerinden bıçaklanarak öldürülen, şoförlük yapan İ. M.'nin katil zanlısı olarak yakalanıp tutuklanan eşi N. ile eşinin sevgilisi M. G. hakkındaki soruşturma tamamlandı.

DAVA AÇILDI

Cumhuriyet Savcısı, katil zanlısı sevgililer ile ilgili ‘Yakın akrabayı öldürme, Tasarlayarak öldürme ve basit yaralama' suçlarından Adana 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açtı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİSLERİ İSTENDİ

İddianamede sanıkların savunmalarına da yer verildi. Eşini öldürmek suçundan hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen koca katili M.'nin poliste verdiği ifade kan dondurucu nitelikte.

‘BENİ OKUYUP, ÜFLÜYORDU'

M. G. ile bir komşusunun aracılığıyla tanıştıklarını ifade eden M., "Mustafa sık sık bize gelip gitmeye başladı. Hocalık yaptığını söyledi. Beni okuyup, üfleyerek rahatlatıyordu. Yalnız kaldığımızda devamlı okuyup, üflediği için kendisinden etkilendim, cinsel ilişkiye girdik" dedi.

‘ÇIPLAK FOTOĞRAFLARIMI ÇEKTİ'

Sık sık Mustafa ile evde birlikte olduklarını ifade eden M., eşinden ayrılıp eve gelen kızı A.'ün bu ilişkiyi öğrenmesinden sonra G.'i terketme kararı aldığını söyledi. Ancak, G.'in kendisini cinsel ilişki sırasında çektiği çıplak fotoğraflarla ve öldürmekle tehdit ettiğini belirten M., " Aileme zarar vermemesi için korktuğumdan bu ilişkiye istemeyerek de olsa devam ettim. Hemen hemen hergün bize geliyordu. 3-4 günde birlikte oluyorduk" dedi.

‘ÜÇÜNCÜ BİR ŞAHIS İSTER MİSİN?'

Eşi İ.'in sapkın fikirleri olduğunu, kendisine porno filmler izlettiğini de belirten M., "Bazen ‘Üçüncü bir şahıs ister misin?' diye sorardı. Kabul etmedim. Erkek erkeğe olan filmleri de izlerdi. Bir seferinde M., eşim ile ilişkiye girdiğini söyledi" diye ifade verdi.

NASIL ÖLDÜRDÜKLERİNİ ANLATTI

Koca katili M., kocasının öldürülmesini de şöyle anlattı:

"M. eşimin emekli olmasından rahatsızlık duyuyordu. Bana, eşimi ortadan kaldırmak istediğini söyledi. Birlikte kaçmayı teklif etti. Kendisine böyle bir şeye gerek olmadığını söyledim. Bana, ‘Eşini öldürelim, emekli ikramiyesi ve maaşını alıp rahat bir hayat yaşarız. Güzel bir hayat bizi bekliyor' dedi. Ben de kafamı sallayarak ‘tamam' dedim. Bir gün sonra eşimi öldürmem için fare zehiri getirdi. Kendisine ‘oruçluk ay olmaz, şimdi yapmayalım, benim vicdanım el vermiyor' dedim. Her geldiğinde ‘zehiri ne yaptın? Öldürdün mü, öldürmedin mi?' diye soruyordu. Ben de öldüremeyeceğimi söyledim. Olay günü de eve geldi. Belindeki bıçağı gösterip kısık sesle ‘öldüreceğim' dedi. Kendisine ‘olmaz' dedim. Ben çaylarını verdikten sonra çocukların bulunduğu odaya geçtim. Ardından bir çığlık sesi geldi. İçeri girdiğimizde M., bıçakla eşimin göğsüne öldürme hırsıyla vuruyordu. Oğlum ‘ne yapıyorsun?' diye bağırıp M.'yı engellemeye çalıştı. Oğlum da yaralandı."

‘İLK BIÇAĞI N. VURDU'

Sevgilisinin kocasını tasarlayarak öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet, öldürdüğü kişinin oğlunu da yaralamaktan 1 yıl 6 ay hapsi istenen katil zanlısı G. ise, cinayeti sevgilisi M. ile birlikte işlediklerini itiraf etti, "N. eşinin emekli olacağını görüşmelerinin zorlaşacağını söyleyerek ‘Bu pisliği ortadan kaldırmalıyız' dedi. Ayrılmasını söyledim. ‘Bu pisliğin emeklisini yiyeceğim' diyerek benden fare zehiri istedi. Ne yapacağını sorduğumda, evde fare olduğunu söyledi. Olay günü İ. ile mutfakta sohbet ediyorduk. N. elindeki bıçağı eşine sapladı. İ. ‘yandım Allah' diye bağırdı. Sonra bıçağı bana verip ‘al sıra sende' dedi. Ben de o anda şoka girip bıçağı alıp sapladım" dedi. Katil zanlısı G., öldürdüğü M. ile cinsel ilişkide bulunduğunu da iddia etti. (Habertürk)

 

***

 

‘Anneni yakarım’ dedi ve...

Tecavüzcü hakkında 37 yıla kadar hapis istendi ama bir türlü yakalama kararı çıkmadı
 19 yaşında genç bir kız E.S.... Adını kodlayarak yazıyoruz. Çünkü o da şiddete uğramış binlerce genç kızdan biri. Korkunç bir tecavüz hikâyesinin kurbanı. E.S., o karanlık günden sonra yaşadığı cehennemi Habertürk’e anlattı: “Ağabeyim onun yanında çalışıyordu. Bir dolandırıcılık olayına karışmış. Ağabeyim duyunca birlikte çalışmak istemediğini söyledi. Bu konuşma olurken annem ve yengemle tesadüfen biz de oradaydık. Önce sakin karşıladı ama, sonra sert tepki gösterdi. O tartışma sırasında bir ara bana yaklaştı, gizlice yarın benimle konuşmaya geleceğini söyledi. Gelmezsem ya da birine bir şey söylersem annemin üzerine benzin döküp yakmakla tehdit etti.”

‘FOTOĞRAFLARIMIZI ÇEKTİ’

“Ertesi gün konuşmak için evin önüne çıktım. Arabaya binmemi istedi, biner binmez de silah doğrulttu. Çok korktum. Bir yere götürdü, adamlarından birinin yanında bıraktı ve gitti. Neler olduğunu sordum, cevap vermedi. Sonra döndü, yine arabaya bindik. Bayrampaşa’da ağabeyinin evine götürdü. Evdekilerin hepsini, Ereğli’deki yazlığına gönderdi. Toplanıp gittiler. Hâlâ ağzımı açtırmıyordu. Korkumdan başımı kaldıramıyordum. Evde yalnız kalınca yaklaştı. Yalvardım ama dinlemedi. Tecavüz etti. Sonra cep telefonuyla yan yana fotoğraflarımızı çekti. Ertesi gün ağabeyi ve ailesi döndü. Ağabeyinin kızı benim sürekli ağladığımı fark edince, neler olduğunu sordu. Hatta, ‘Üzülme ben de daha önce evden kaçtım’ dedi. Anladım ki benim gönüllü olarak kaçtığımı anlatmış. Kaçırıldığımı, tecavüze uğradığımı söyledim. Babasına anlattı ve beni evime geri götürdüler. Hemen polisi aradık. Hastaneye götürüp muayene ettirdiler, rapor aldık.

ŞEHİR ŞEHİR KAÇIYOR

İhbar ettiğimi öğrenince tehditler başladı. Ailemi de beni de öldüreceklerine dair telefonlar geldi. Kaçmak zorunda kaldık, evimizi kapattık, İstanbul’dan taşındık. Başkalarının evlerinde yaşamaya başladık. Farklı şehirlere gidiyoruz çünkü izimizi sürüyorlar. Komşularımıza, akrabalarımıza tehditle yerimizi söyletmeye çalışıyorlar. Adıma sahte Facebook sayfası açıp küfür, hakaret yazıyorlar. İstanbul’daki evimizi satmak istedik, anlaştığımız insanları bile tehdit etmiş, vazgeçirmişler. Parasız kalalım, ortaya çıkalım istiyorlar.”

"HAYATA YENİDEN BAŞLAMAK İSTİYORUM"

Tecavüze uğrayan E.S. bir de ölüm tehditleri alıyor. Ailesiyle aylardır bir şehirden öbürüne kaçan, sürekli yer değiştiren E.S.’ye polis “Tehdit aldığın takdirde ha ber ver ” demiş. İhtiyaç duyduğumda koruma verilecekmiş. “Dışarı çıkmaya korkuyorum. Zorunlu kalıp çıktığımda da arkama baka baka yürüyorum” diyen E.S., Sebahattin Zorlu için bir an önce yakalama kararı çıkarılmasını istiyor. Genç kız, “O saklanıyor, adamları ortada. Tutuklansın, bana yaptıklarının cezasını görsün istiyorum. Ailemle birlikte yeniden hayata başlamak istiyorum” diyor.

YAKALANMA KARARI YOK

Sebahattin Zorlu hakkında yaklaşık 1 yıl süren soruşturma tamamlandı. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “cinsel saldırı, cebir, tehditle hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj” suçlarından dava açıldı. 15 yıldan 37 yıla kadar hapsi isteniyor. Ancak soruşturma sırasında hakkında arama kararı çıkarılmadı. Savcı, bu yönde talepte bulundu. Ancak mahkeme hâlâ yakalama kararı vermedi. Yargılama ise tecavüzden tam 1 sene sonra 18 Ekim’de başlayabilecek.

http://haber.gazetevatan.com

 

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !