Bizdeki Türban, Musevi dininde delikli kutsal evlilik çarşafıdır

Bizdeki Türban, Musevi dininde delikli kutsal evlilik çarşafıdır.  

 

Barbaros Şansal konuşmasının 7:04 dakikasında, Türkiye’de türban 110'a 110 cm, dünyada İslami formatta başörtü ikiyüzyirmiye yetmiştir.

 



Bütün Arap yarımadasında bu böyledir, başka yerlerde mesela yüz kırka yüz kırktır.

Bir tek Türkiye’de yüz ona yüz ondur.

Yüz ona yüz on zaten Yahudi zifaf çarşafıdır. Tensel haz yasaktır. Üç çocuk yapmak için ortadan delikli kullanılır.

Siyonizmin öğretilerinde var bunlar.

Nedense çok müslüman olan Türkiye Cumhuriyeti’nde tamamen siyonist öğretileriyle yürütülüyor bu tekstil. Diyor.

***

Yahudiler hanımlarıyla onları bir yana yatırarak münasebette bulunurlar.

a) Hz. Cabir şöyle anlatmaktadır:
     "Yahudiler kişinin, hanımıyla onu yüzüstü yatırarak temas etmesi halinde -ki bu çocuğun geldiği yoldan olsa bile- doğacak çocuğun şaşı olacağına inanıyorlardı. Onların bu uydurmasını reddetmek maksadıyla; "Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde gelebilirsiniz" (Bakara: 223) ayeti nazil oldu. O zaman Hz. Peygamber (s.a.v.); "Normal yoldan olduktan sonra, dilediğiniz şekilde hanımınıza yaklaşabilirsiniz" buyurmuştur. (Buhari. Müslim. Nesai.)

     b) İbn Abbas rivayet etmektedir:
     "Ensar daha önce putperest idi. Yahudiler ise kitap ehli olduklanndan kendilerini Ensar'dan (Evs ve Hazrec kabilesinden) daha bilgili görürlerdi. Nitekim bu nedenle Medineliler de birçok işlerinde onlara uyarlardı. Yahudiler hanımlarıyla onları bir yana yatırarak münasebette bulunurlar ve kadının mahrem yeri örtülü olurdu. Nitekim Ensar da bunu onlardan öğrenmişti.

Kureyşliler ise hanımlarını açık-saçık bir şekilde yatırır; sırtüstü, yüzüstü ve mümkün olan her şekilde temas ederlerdi. Muhacirler, Medine'ye geldiklerinde, muhacirlerden bir müslüman, Ensar'dan bir kadınla evlendi ve kendi adetlerine uygun olarak münasebette bulunmak istedi.

Ancak hanımı bu adeti hoş görmeyerek itiraz eti ve ona; "Bizim adetimiz yan üstüdür. Sen de ya böyle yaparsın ya da benden uzaklaşırsın" dedi. Bu mesele, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) kulağına gidecek kadar büyüdü.
İşte bunun üzerine, "Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde gelebilirsiniz" (Bakara: 223) ayeti nazil oldu. (Ebu Davud. Hakim. Beyhaki.)

Tamamı ektedir.

* Yahudiler hanımlarıyla onları bir yana yatırarak münasebette bulunurlar.pdf  

****

Bakire kanı beyaz çarşaf veya mendil üzerine damlatılır.

Düğün akşamı (gerdek gecesi) gelin bir at veya deve üzerinde (günümüzde arabayla) damadın evine getirilir. Bu sırada erkekler havaya ateş ederler ve kadınlar da çeşitli şarkılar söylerler.

Damat tıraş olup saçını sakalını kısaltarak hazırlanır. Gelin geldikten sonra mahalle sakinlerine (köy halkına) düğün yemeği ikram edilir.
Bu sırada damat gelinin bekâretini düşünür. Zira gelinin bakire olması çok önemlidir.

Bakire kanı beyaz çarşaf veya mendil üzerine damlatılır. Ertesi gün gelini görmeye gelen komşulara ve gelinin kendi ailesine gösterilir. Bunu götüren kimseye kız tarafından bahşiş verilir.

Ektedir.

* Bakire kanı beyaz çarşaf veya mendil üzerine damlatılır.pdf 

****
Gerdek çarşaflarını Türban diye kadınların başlarına geçirecek kadar Yahudi dostluğu içinde değiller miymiş?

Yahudi dostu Recep Tayyip Erdoğan derken yalan mı söylemiş oluyorlar?


 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !