BİZZAT:27 SENDİKANIN GREVİNİN ALTINDA YATAN GERÇEKLER! - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu

Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta...

7/11/2009 - BİZZAT:27 SENDİKANIN GREVİNİN ALTINDA YATAN GERÇEKLER!

Kategori: bizzat
Yazının aslı için bakınız...
27 SENDİKANIN GREVİNİN ALTINDA YATAN GERÇEKLER!
......
Kıbrıs'ın 1974 yılında bölünüp,iki ayrı devlet şeklinde örgütlenmesinden sonra,sıra Kıbrıs sendikal hareketi içinde rekabete ve bu rekabetin yarattığı parçalanmaya geldi.
Türk-Sen'in, 2000 yılına gelindiğinde politikalarında da önemli değişiklikler yaşanmış, Türk-Sen ile Türk-İş Kıbrıs sorununun çözümü konusunda zıt politikaları savunur hale gelmişlerdir.

Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçıklı,Türk-İş KKTC Temsilciliği'nin açılması ve Ahmet Çaluda'yı tanımayacağını neden açıklamış idi?

Peki Ahmet Çaluda,Mehmet Ali Talat'a neden teşekkür etmişti?
Hepsinden önemlisi de Uluslararası Avrasya Metal İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek Türk-İş KKTC Temsilciliği'nin hayırlara vesile olmasını neden dilemişti?

Özbek hani Talat'a karşı duruş sergiliyor du?

Türk-İş'in Aralık 2007'deki Olağan Genel Kurulu'ndan sonra yeni seçilen Türk-İş yönetiminin Genel Kurul'daki,seçim oyunlarına destek vermeyen Türk-Sen'e karşı hasmane tutum sergilemeye başlamasını neyle ve nasıl açıklayabilirsiniz?

1968'de Kıbrıs işçi ve memurunun kurduğu 9 sendika,Türk-İş'e üye olarak Türk-Sen halini alması belki de en büyük hata idi.

1974 Kıbrıs Barış harekatı'nın akabinde bölünen adada bir de işçilerin güç birliğinin bölünmesi gerekiyordu.(Aman KKTC'ye karşı olduğum izlenimi çıkartılmasın sakın)

2000'li yıllarda ise Türk-Sen ve Türk-İş Kıbrıs politikalarının çözümündeki ayrı düşünceleri nedeni ile siyasi faaliyetlere girince olan oldu.

Rumların sanayileşme düzeyi gelişirken Türklerin örgütlenmesiyle oluşan bu girişim neden Türk-İş tarafından destekleniyor görüntüsü ile bitirildi anlıyormusunuz?


Zamanın Ulusal Birlik Partisi (UBP)Genel Başkanı Dr.Derviş Eroğlu ve Eski Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Raif Denktaş'la birlikte Ergenekon örgütlenmesine girecek kadar savunucusu olan bir Özbek,acaba neden Türk-İş KKTC Temsilciliği'nin açılması esnasında böyle konuşabilmiştir?

Yoksa Talat'ın başkanı olduğu Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) ile zımni bir bağlantısı var da biz mi çözemiyoruz?

Yoksa ben hayal mahsulü konularla mı uğraşmaya başladım?

Dilerim ki ben hayal mahulü şeylerle uğraşmış olayım.

Sadece not olsun diye şu bilgileri de vereyim istedim.

Eroğlu ve Soyer'in aralarında geçen bir ergenekon krizi vardı anımsarsanız.

Eroğlu,"Seçimlere asıl müdahalenin 2005'te AB,ABD ve İngiliz Yüksek Komiserliği tarafından yapıldığını,Ergenekon iddianamesinde adı geçen Metal-Sen Başkanı Mustafa Özbek'in sadece kendisiyle değil, CTP lideri Soyer'le de görüşmeler yaptığını" ifade ediyordu?

Soyer ise şöyle diyordu:
"İddianame ve iddianameyle ilgili olayları görünce şok oldum,Özbek'in evrakları arasında bulunan ve Derviş Eroğlu'na sunulması için hazırlanmış bir rapor var".

Daha sonra Eroğlu ise "Soyer'in içeriğinden ayrıntılar aktardığı raporda adı geçen Mustafa Özbek ile dostane bir ilişkisi bulunduğunu,Özbek'in Cumhurbaşkanı Talat ile de diyalog içinde olduğunu" söylüyordu.

Ne ilginç bir şey değil mi?
Neyse fazla uzatıp kafa ütülemeyim.
Ben ne demek istediğimi gayet açık izah ettiğimi düşünüyorum.

Şimdi sendikal mücadelenin tahminen nerelere varacağını,neden bu şekilde bir kaos yaşandığını anlatabildim mi?

Sendikalar sarardıkça ve siyasallaştıkça bu oyunlar ne Kıbrıs için ne Türkiye için ne de dünyanın hiç bir sistemleri için sonuç üretemez.

Olsa olsa bizlerin tartışmaları büyük bir kesime "Ne diyor bu adamlar? Anlayan bizede anlatsın" şeklinde tezahür eder.

Vaktiniz olur ise 1 MAYIS'TA CIA,GÜLEN PARMAĞI VE AĞALARIN SAVAŞI başlıklı yazımı bu günlerde bir kez daha gözden geçirin derim.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=821.0

Saygı ile...
Ahmet Dursun

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ÖNEMLİ OLAN; HAYATTA EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK DEĞİL, EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYMAKTIR." Eflatun, HUKUK a) Kimse, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerin den dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Anayasa, mad. 24/3/ b) Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Anayasa, mad. 25/ c) Herkes düşünce ve kanaatlerini; söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.Anayasa mad. 26

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
bilgebalta
TOGEÇ

Arkadaşlarım

okay YILDIZ
ercan şen
necaticavdar
seden s.
yagmurvetoprak
laleninbahcesi
sennurozturk
aktifus
mustafabaygin
saraykoy
tulaybilgin
cihateri
İnsiyaki Milli
Sezgin KOŞAR
yildizlarvegece
paratoner
karsittez
hazanseli
cumhuriyethalkpartisi
barometre
sanatyeri
erenyemi
fcinar55
erginbay
prewar
dogpol
onurlu1turk
kerkukunsesi
candanof
aliuluc
skurt
pistols
livanca
leventgeckalanlar
leventburda
Blogcu Yardım
alevidostlar
sue
angeldream
hukuksal
alisevgi
Kitap Özeti
93busra
dilsizmutercim
benyaziyorum
cem38
ALİ ÖZTÜRK
sakirmgk
loji
hocaileessek
snecateren
yuceltanay53
benyaziyorumsiyaset
zeynep03
vakanuvis
rizelli
romanozeti
gencsblog
benyaziyorumflashheader
aheng
Pelin Zeybek
tatilvakti
E. Demirel
tuncaytemiz
turkeyphotogallery
aylin toygun
hilalliler
MATEMATİK ÖĞRETMENİ RAGIP ŞAHİN
kristinaodonnelly
karya35
ECECE BİR YAKLAŞIM
busraustaomer
kurucafe
barbibarbieoyunlari
futuristar
drsaglik
zalim ...
----
click here
------- Guestbook ---
Google Gruplar
ATATURKCU DUSUNME SISTEMI grubuna kayıt ol
E-posta:
B u grubu ziyaret et