31/5/2009 - BİZZAT:Abdullah Gül,kendisini PKK Cumhur-u resisi mi sanıyor?
Abdullah Gül,kendisini PKK Cumhur-u resisi mi sanıyor?
Kırgızistan ve Tacikistan'a yaptığı resmi ziyaretlerin ardından yurda dönen Gül,gazetecilerin Kürt sorununun çözümüne ilişkin bir sorusuna,"Terör ve şiddet olursa hiçbir şey olmaz. Terörün olduğu yerde demokrasi zor yükselir. Yaşanan terör ve şiddet olaylarını herkes kınamalı" karşılığını verdi.
Meclis’te temsil edilen partilerin liderleriyle Kürt sorununa ilişkin görüşmeler yaptığını hatırlatan Gül, önümüzdeki günlerde Meclis dışındaki siyasi partilerin liderleriyle de görüşebileceğini söyledi.
Haber bu şekilde verilmiş.
Gelelim irdelemeye. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk 6 askerin şehit olduğu mayınlı saldırı ile ilgili bir açıklamada ne demişti?
Bakalım ne demişti: ''İnsan yaşamını sona erdirmeye yönelik şiddet eylemlerini tasvip etmedik, tasvip etmeyeceğiz. Haftalardır yaptığımız çağrılarda askeri operasyonların durmasının önemine işaret ediyorduk, ancak ne yazık ki bu çağrılarımız ve iyi niyetli çabalarımız bugüne kadar hiçbir sonuç vermedi.
Bu saatten sonra her kim ki demokratik bir çözümden yana ise ve her kim ki silahsız bir çözüm arzuluyorsa mutlaka ama mutlaka elini tetikten çekmelidir. Siyasetin önünü açabilmenin olmazsa olmaz koşulu ölümlerin durmasıdır. Bu başarılamadığı zaman, ölümleri durduramadığımız müddetçe hiçbir sorunumuzun çözüm yoluna giremeyeceği gerçeğini bir kez daha tekrarlıyor, bu ortak acıların biz siyasetçilere daha fazla sorumluluk yüklediğinin önemle altını çiziyoruz''
Burada bir benzeşme sezinliyormusunuz? Birisi Türkiye Cumhuriyetinin Cumhur-u Reisi,diğeri DTP'nin cumhur-u reisi.
Hadi gel de çık işin içinden. Kim hangi anlamda doğru söyledi? Ya da kim hangi anlamda ağız birliği yaptı?
Hatta anlayamayanlar için biraz daha irdeleyelim. Başbakan Erdoğan ile DTP'liler arasındaki gerilim tırmandığı sıralarda PKK'lı ların söyledikleri bir slogan vardı. Hatırlamyanlar var ise okusunlar.
PKK'lı lar(bazıları DTP'li ler diyor), ’Katil Erdoğan’, ’Canımızı sıkma, bizi dağa çıkarma’ sloganları atmışlardı.
Siirt'te güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada öldürülen ’Hebun’ kod adlı Müslüm Solmaz (31) ile ’Cudi- Cesur GAP’ kod adlı Mehmet Kurttekin’in (24) cenazelerinin bugüne kadar yakınlarına teslim edilmemesi üzerine, yaklaşık 300 kişilik DTP’li grup Şanlıurfa’da izinsiz gösteri yapıyorlardı.
DTP Şanlıurfa İl Başkanı Mustafa Demir, "Soydaşlarımızın cenazeleri teslim edilmedi, gıyabi şehit cenazeleri düzenleyeceğiz" diyebiliyor ve daha sonra terörist Solmaz’ın ailesine taziye giden DTP’liler, ’Katil Erdoğan’, ’Canımızı sıkma, bizi dağa çıkarma’ sloganları atıyordu.
Bu arada Emekçi Halk Partisi Eskişehir İl Sekreteri Halil Altunpolat adlı şahıs ne diyordu? "Kürt halkı ezici bir çoğunlukla DTP'yi ve onunla ittifak halindeki demokrasi güçlerini Kürt sorununda çözücü irade olarak gördüğünü seçim sonuçlarıyla beyan etmiştir. AK Parti Kürt illerine tarihin çöplüğüne gömülmüştür."
Yoksa Altunpolat doğru söylüyordu da AKP seçmeni mi aynlış anlıyor du?
Hadi bu bir tesadüf olsun: Öyle ise,DTP Çanakkale İl Başkanlığı ve Yurtsever Demokratik Gençlik’in (YDG) düzenlediği ‘Gençlikle Dayanışma Şöleni’ne katılan DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ne diyor du?
“PKK bu savaşın nedeni değil sonucudur. Eğer siz bu nedenleri ortadan kaldırırsanız bu halkın haklarını verirseniz o zaman PKK de kendiliğinden sosyal yaşama katılır” dedi mi demedi mi?
Merak ediyorum şimdi. Acaba sayın Gül'ün söylemlerinin kaynağında bu tehditlerin ne kadar rolü olmuştur? Öyle ya Kürt meselesinde çok iyi şeyler olacak derken bizim anlamadığımız bir yerlerden tehdit mi alıyordu?
Bunca Mehmetçik boşuna mı can veriyor?
DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal,DTP'li Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk ve Siirt Milletvekili Osman Özçelik ile birlikte Mecliste basın toplantısı düzenleyerek cezaevi sorunlarının çözümü için ''genel af'' çıkarılması gerektiğini söyleme cüretini acaba kimden,nereden almaktadırlar söylermisiniz? Yoksa güdümüne sokulmaya çalıştığımız(!)dostlarımızın tavsiyesi(!)mi dir?
Soruyorum sayın Gül,siz kimin,hangi ülkenin cumhurbaşkanısınız?
Öyle ya,koskoca Türkiye Cumhuriyetinin başı(sembolik olsa dahi) nasıl oluyor da PKK'lı lar ile aynı söylemi kullanabiliyor?
Yoksa Tayyip bey ile aranızdaki örtülü sürtüşmenin sebebi kimin daha vatansever olduğu kavgası mı,yoksa Türkiye'yi tarafı olduğunuz hangi işgalcinin teslim alacağı kavgası mı?
Unutmayınız ki Mustafa Kemal tarafından yaveri Cevat Abbas Bey'e 21-22 Haziran 1919 gecesi yazdırılan temel esaslar bu milletin hala temel eseri olarak varlığını en ulvi şekilde korumaktadır.
Bu ulviyet milletin azim ve kararlılığında hala saklıdır.
Bir kez daha hatırlayalım istiyorum. Madde 3:Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır Madde 4:Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir. Madde6:Bunun için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir.
Merak buyurmayınız. Millet yine azim ve kararlılık içerisindedir.
9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, 20. Kolordu Kumandanı Ali Fuat Paşa ile birlikte eski Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Bey tarafından imzalanan Amasya Tamimi’nin bütün dünyaya duyurulduğu şekliyle en kısa zamanda yine dünyaya bu milletin bir duyurusu olacağından hiç kuşkum yoktur.
Bu kez de hukuk çerçevesinde yapılacağına inandığım duyuru da,tüm dünya sömürgelerinin suratlarında bir tokat olarak patlayacağından hiç kuşkum yoktur.
Mustafa Kemal,padişah tarafından kendisine verilen 9. Ordu Müfettişliği yetkilerinin aşmış,kendi sorumluluğunda olmayan batı bölgelerine de bir tamim yayınlamış ise şimdi de Türk milletinin mümtaz evlatları aynı kararlılık içindedir.
İnanıyorum ki yakında tüm dünya,Türk milletinin azim ve kararlılığına yeniden şahit olacaktır. Yeter ki bizi yönetme iddiasındakiler engel teşkil etmesin,ağızlarından çıkan her sözcüğün Türk milletince ne anlam ifade ettiğinin bilindiğini ve sıkı takipçisi olduğunu bilsinler. Saygı ile... 30 mayıs 2009 Ahmet Dursun --------- Kürtçü teröre karşı Mustafa Kemal çözümü. DTP bildiriyor: PKK'nın istekleri kabul edilirse kimse ölmeyecek! Geçtiğimiz hafta PKK, Şemdinli'deki Aktütün Karakolu'na ağır silahlarla saldırdı. Çıkan çatışmada 17 askerimiz şehit oldu ve 20 asker de yaralandı. Türkiye'nin dört bir yanı şehit cenazeleriyle sarsılırken, birkaç gün önce de Diyarbakır'daki Ali Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksekokulu'ndan çıkan servis PKK'nın saldırısına uğradı ve 4'ü polis biri şoför 5 kişi daha şehit düştü. http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3365.0. ************ Türkiye'nin Galile'si Mustafa Kemal 1642 yılında ölen Galile (özgün yazılışı ile Galileo Galilei), sadece bir kişinin adı değil, bilim, onur, ıstırap ve direnç ilkelerinin de sembolik ifadesidir.
Dünyanın döndüğünü keşfettiği için başına gelenleri biliyoruz. Onu zamanın üstüne çıkaran sözü de biliyoruz: "Ben dönmüyor desem de dünya dönüyor." Devamı için yazının üzerini tıklayın. Türkiye'nin Galile'si Mustafa Kemal ************ Siyasetçilere namus dersi Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi ihalesinin İsrail’de kalacak olmasının kuvvetle muhtemel olması tartışmaları alevlendirdi. Başbakan,Erdoğan, olaya küresel sermayenin Türkiye’ye girişi olarak bakıyor. Ama ne gariptir bu küresel sermaye denilen garabet, ne hikmetse fabrika kurmak, üretim yapmak, işsizleri çalıştırmak gibi bir somut sonuç getirmek için girmiyor bu ülkeye. Ya ne için giriyor? Toprak satın almak, gayrimenkulleri ele geçirmek, maden yataklarını talan etmek, sınır bölgelerine sahip çıkmak için giriyor. Böyle bir yabancı sermaye girişinin dünyada örneği yok. http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?haberno=9004495&tarih=2009-05-28
|