Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu

Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta...

7/11/2009 - BİZZAT:27 SENDİKANIN GREVİNİN ALTINDA YATAN GERÇEKLER!

Kategori: bizzat
Yazının aslı için bakınız...
27 SENDİKANIN GREVİNİN ALTINDA YATAN GERÇEKLER!
......
Kıbrıs'ın 1974 yılında bölünüp,iki ayrı devlet şeklinde örgütlenmesinden sonra,sıra Kıbrıs sendikal hareketi içinde rekabete ve bu rekabetin yarattığı parçalanmaya geldi.
Türk-Sen'in, 2000 yılına gelindiğinde politikalarında da önemli değişiklikler yaşanmış, Türk-Sen ile Türk-İş Kıbrıs sorununun çözümü konusunda zıt politikaları savunur hale gelmişlerdir.

Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçıklı,Türk-İş KKTC Temsilciliği'nin açılması ve Ahmet Çaluda'yı tanımayacağını neden açıklamış idi?

Peki Ahmet Çaluda,Mehmet Ali Talat'a neden teşekkür etmişti?
Hepsinden önemlisi de Uluslararası Avrasya Metal İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek Türk-İş KKTC Temsilciliği'nin hayırlara vesile olmasını neden dilemişti?

Özbek hani Talat'a karşı duruş sergiliyor du?

Türk-İş'in Aralık 2007'deki Olağan Genel Kurulu'ndan sonra yeni seçilen Türk-İş yönetiminin Genel Kurul'daki,seçim oyunlarına destek vermeyen Türk-Sen'e karşı hasmane tutum sergilemeye başlamasını neyle ve nasıl açıklayabilirsiniz?

1968'de Kıbrıs işçi ve memurunun kurduğu 9 sendika,Türk-İş'e üye olarak Türk-Sen halini alması belki de en büyük hata idi.

1974 Kıbrıs Barış harekatı'nın akabinde bölünen adada bir de işçilerin güç birliğinin bölünmesi gerekiyordu.(Aman KKTC'ye karşı olduğum izlenimi çıkartılmasın sakın)

2000'li yıllarda ise Türk-Sen ve Türk-İş Kıbrıs politikalarının çözümündeki ayrı düşünceleri nedeni ile siyasi faaliyetlere girince olan oldu.

Rumların sanayileşme düzeyi gelişirken Türklerin örgütlenmesiyle oluşan bu girişim neden Türk-İş tarafından destekleniyor görüntüsü ile bitirildi anlıyormusunuz?


Zamanın Ulusal Birlik Partisi (UBP)Genel Başkanı Dr.Derviş Eroğlu ve Eski Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Raif Denktaş'la birlikte Ergenekon örgütlenmesine girecek kadar savunucusu olan bir Özbek,acaba neden Türk-İş KKTC Temsilciliği'nin açılması esnasında böyle konuşabilmiştir?

Yoksa Talat'ın başkanı olduğu Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) ile zımni bir bağlantısı var da biz mi çözemiyoruz?

Yoksa ben hayal mahsulü konularla mı uğraşmaya başladım?

Dilerim ki ben hayal mahulü şeylerle uğraşmış olayım.

Sadece not olsun diye şu bilgileri de vereyim istedim.

Eroğlu ve Soyer'in aralarında geçen bir ergenekon krizi vardı anımsarsanız.

Eroğlu,"Seçimlere asıl müdahalenin 2005'te AB,ABD ve İngiliz Yüksek Komiserliği tarafından yapıldığını,Ergenekon iddianamesinde adı geçen Metal-Sen Başkanı Mustafa Özbek'in sadece kendisiyle değil, CTP lideri Soyer'le de görüşmeler yaptığını" ifade ediyordu?

Soyer ise şöyle diyordu:
"İddianame ve iddianameyle ilgili olayları görünce şok oldum,Özbek'in evrakları arasında bulunan ve Derviş Eroğlu'na sunulması için hazırlanmış bir rapor var".

Daha sonra Eroğlu ise "Soyer'in içeriğinden ayrıntılar aktardığı raporda adı geçen Mustafa Özbek ile dostane bir ilişkisi bulunduğunu,Özbek'in Cumhurbaşkanı Talat ile de diyalog içinde olduğunu" söylüyordu.

Ne ilginç bir şey değil mi?
Neyse fazla uzatıp kafa ütülemeyim.
Ben ne demek istediğimi gayet açık izah ettiğimi düşünüyorum.

Şimdi sendikal mücadelenin tahminen nerelere varacağını,neden bu şekilde bir kaos yaşandığını anlatabildim mi?

Sendikalar sarardıkça ve siyasallaştıkça bu oyunlar ne Kıbrıs için ne Türkiye için ne de dünyanın hiç bir sistemleri için sonuç üretemez.

Olsa olsa bizlerin tartışmaları büyük bir kesime "Ne diyor bu adamlar? Anlayan bizede anlatsın" şeklinde tezahür eder.

Vaktiniz olur ise 1 MAYIS'TA CIA,GÜLEN PARMAĞI VE AĞALARIN SAVAŞI başlıklı yazımı bu günlerde bir kez daha gözden geçirin derim.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=821.0

Saygı ile...
Ahmet Dursun
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/11/2009 - BİZZAT:Kürdistan zaten kurulacak.Bari hamiliğini biz yapalım

Kategori: bizzat
Hani Mahir Kaynak hatırlatıyordu bir zamanlar.
Kürdistan zaten kurulacak.Bari hamiliğini biz yapalım demiyormuydu?
22 Nisan 2009 tarihli Hurriyet gazetesinin haberi şöyle.

Emine Ayna konuşmuş.
Konuşmasında geçen hafta Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un yaptığı konuşmayı da hatırlatan Ayna, “O konuşma içeriği ve üslubu ile bir askeri yetkilinin konuşması değildi, bir devlet başkanının konuşması idi. O konuşma ile Genelkurmay başkanı devlet başkanlığını ilan etti; buna göz yuman Erdoğan’da artık insiyatifsiz bir başbakan olduğunu ilan etti.”

Sanırım ki Ayna,Türkiye Cumhuriyeti millet vekili olduğunu unutmuş.
Gerçekten unutmuş olabilir mi?

Yok canım şaka yapıyorum şaka.
Hiç unutur mu?
Açıkça söylüyor zaten.
Kürdistan millet vekili olduğunu anlamayanlar varsa diye söyleyim dedim.
Kürdistan acaba bir devlet olacak mı yoksa eyaletimiz mi olacak?
İşte mesele de budur.
Yosa Türk devleti zaten kabul ettiğini açıklamamışmıydı?

Hani Mahir Kaynak hatırlatıyordu bir zamanlar.
Kürdistan zaten kurulacak.Bari hamiliğini biz yapalım demiyormuydu?
Hepsi o..
A.Dursun

KÜRDİSTAN zaten vardı.
KÜRDİSTAN sınırını belirledik,VAN'ı aldık,SİİRT'i aldık....
Kürdistan’la ilk imza
İngiliz'in Kürt aşkı alevlendi
İngiliz'in Kürt aşkı
Wilson Prensipleri ve,Çekiç Güç amacına ulaştı!
Abdullah Gül’ün sözleri sürpriz değildi!
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/11/2009 - BİZZAT:Epilepsili Tayyip aşı olamaz.

Kategori: bizzat

Epilepsili Tayyip aşı olamaz.

İnsanlık aleminin en büyük buluşu olarak değerlendirilen genetik şifrenin çözümü ve kopyalama alanında meydana gelen gelişmelerin, Kur'an-ı Kerim'in verilerine göre değerlendirilmesini bir çok kitapta bulmanız mümkündür.

Bakalım bazı açıklamalara:

"Arı" anlamına gelen "Nahl" Suresi tam 16. suredir.
Arının kromozom sayısı da 16'dır. (Nahl Suresi, 68-69)

"Alak insanın yaratılış safhalarından olan aşılanmış yumurtayı ifade eder.Bu sureye "ikra suresi" de denir.

Şimdi gelelim 1996 yılına;
1996 yılı genetik araştırmalarda çok önemli bir adımın atıldığı tarihtir.Çünkü ilk kopyalamanın gerçekleşmesi bu tarihte olmuştu.
5 temmuzda 1996 tarihinde ise hepimizin ismini duymuş olduğu dolly isimli koyun dünyaya gelmişti.

İşte okudunuz bazı açıklamaları....

Canlıların kopyalanabileceği Kuran'da yazıyor mu?
Ömer Çelakıl denen Çelinmiş akıllı bir zat uydurdukça uydurmuştu.

Neler demişti?
Bakınız,İzleyiniz...
http://www.uzmantv.com/canlilarin-kopyalanabilecegi-kuranda-yaziyor-mu

Yakında GDO'lu ürünlerin de Kur'an da yazdığının ispatına gidecekler.

Hatta  allahın yarattığı sisteme müdahale edeceklerini Kur'an ın söylediğini iddia ediyorlar.
Utanmadan,sıkılmadan....

Ancak o da nerede olduğunu bilmediği bir ayetten bahsediyor.
Peki tüm bunları bilen ayetler, GDO'lu ürünleri bilmiyor olabilir mi?

Aslında Risale-i Nur külliyatı ne diyor onu da bilmekte fayda var.
Lakin Nur külliyatı öylesine nurlarla (Işık) dolu ki her ne hikmet ise henüz o da GDO'ları görememeiş.

Sanıyorum ki bilim, tanrı bilimden ya da tanrıdan bir adım önde gidiyor.

Her neyse....
Moku çıkan işleri fazlaca kurcalamasakta, GDO'lu ürünleri müslüman nüfus yese ne olur?

Bence çok ta iyi olur.
Üç nesil sonra soyları otomatikman tükenir ne de güzel olur değil mi?

Peki Tayyip beyin grip aşısı olmuyorum demesinin arkasında yatan neden ne olabilir?

Prof.Dr.Küçük'ün teşhisi acaba doğrumudur?

Bakınız bir özet alıntılıyorum.
Epilepsi ilaçlarının yan etkileri.
Epilepsi ilaçları da diğer ilaçlar gibi karaciğerde işlenir kana karışır görevlerini yaptıktan sonra idrarla atılırlar. Bu süreç her ilaç için ayrı bir zaman dilimine ihtiyaç gösterdiğiniden epilepsy ilaçlarının kanda devamlı durmalarının sağlanması ancak söz konusu ilaç idrarla atımı sıfır noktasına düşmeden tekrar alınmasını gerektirir. Epilepsi ilaçlarının sürekli alınmasını gerektiren de bu durumdur. Sonuç olarak, devamlı alınmak durumunda olunan epilepsi ilaçları karaciğer ve böbreğe bir yük teşkil etmeye başlarlar.

Epilepsili kişinin başka ilaçlar da almak durumunda kaldığı durumlar da ayrıcalık gösterir.
Şöyle ki , kişinin epilepsisi dışında, örneğin; bir grip vs gibi durumda almak zorunda olduğu ilaçlar, epilepsi ilaçlarının karaciğerden atılma mekanizmaları üzerinden vücuttan atılıyorlarsa hem epilepsy ilacının kandaki düzeyinde değişiklik olacak hem de karaciğere olumsuz bir yük binecektir.
Ancak bu durumların hiç biri kontrol edilemiyecek durumlar değildir.
Epilepsili kişi de yakınları da bu konuda asla endişe duymamalıdırlar. Epilepsi ilaçları çok çeşitli testlerle gerek atılım hızları gerekse etki mekanizmaları ile çok iyi çalışılmış ilaçlardır.

Her yönü ile yan etkileri control edilebilir.
Kaldı ki, karaciğer ve böbrek fonksiyonları da gerektiğinde takip edilerek konuya her açıdan çözüm getirilebilir. Bu nedenlerle, epilepsi hekim takibinde tedavi edilmesi gereken bir durumdur.

Ethyl mercury vücutta birikmez,daha hızlı metabolize olup vücuttan atılır.
http://www.bebekkokusu.com/news/templates/default.aspx?a=937&template=print-article.htm

Şimdi skıkı durun.
Tayyip beyin aşı olmamasındaki asıl gerekçe işte şudur.

Aşılarda yer alan alimünyum, civa gibi ağır metallerin beyin üzerinde olumsuz etkileri vardır.
2002 yılında batılı ülkelerde bu maddelerin aşılardan çıkartılmasına karar verildi.

Ülkemize dışarıdan gönderilen aşıların içeriği halen belirsiz.
Üstelik Sağlık Bakanlığı yaptığı bir açıklamada, ağır metal içeren aşıların zararının olmadığını bildirdi.
Oysaki son 50 yıl içinde otizm, dikkat eksikliği, epilepsi,  immun sistem hastalıkları gibi durumlarda, aşı uygulamasının yaygınlaşmasıyla birlikte önemli artış olduğu gözleniyor.
http://www.genetikbilimi.com/gen/beynindengesi.htm

Peki Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek ne demişti?

Ertek; ''Aşı konusunda özellikle civa içermesiyle ilgili tartışmalar yapıldığı'' nın hatırlatılması üzerine, aşının, içindeki adjuvan ve civayla bir bütün olarak değerlendirildiğini söyledi.

Adjuvanın bir çok aşıda bulunduğunu, daha önce uygulanan aşıların da bu maddeyi içerdiğini belirten Ertek, ''Tiomersel dediğimiz bir maddede ki civa bileşiği içerisinde vardır. Bu da bir çok aşıda koruyucu madde olarak zaten bulunmaktadır. Bu hem FDA'nın, hem Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği miktarlarda bulunabilir. Bu da 5 mikrogramdan 50 mikrograma kadar değişebiliyor. Şu anki aşılarda civa oranı hem FDA'nın, hem de DSÖ'nün önerdiği miktarlarda'' dedi.

Şimdi anladınız mı?
Tayyip bey neden aşı olmayacağını açıkladı.

O halde ben de diyorum ki,Epilepsisi olanlar lütfen bir doktora danışarak bu aşıyı yaptırsın.

Hükümet duyarsız olsa da biz şimdiden söyleyelim istedik.

Bazı kaynaklarda ise şöyle açıklamalar görebilirsiniz.

Kimi domuz gribi aşılarının içerdiği cıva, ‘etil merkür’dür, yani vücutta depolanmaz, bir hafta içinde vücuttan atılır. Eğer aileler, çocuklarını bu cıvadan korumak istiyorsa Boğaz’da tutulan hiçbir balığı yedirmemeli. Çünkü o balıklarda da aynı tür cıva bulunuyor.”

Siz yine de en az başbakanımız kadar tedbirli olun.
Biz onlardan iyi mi bileceğiz?

Saygı ile...
04 Kasım 2009

Ahmet Dursun

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/11/2009 - BİZZAT:MEGALİ İDEA AÇILIMI

Kategori: bizzat
MEGALİ İDEA AÇILIMI

Baştan söyleyim ki doğrusu Megalo İdea değil,Megali İdea dır.
Megalo'da büyük anlamındadır ancak tekildir.
Çoğulu Megali(geneli ifade anlamında)dır.

Yani Megalo İdea derseniz yaklaşık büyük Yunan(lı) anlamı kazanır.
Megali İdea derseniz büyük Yunanistan anlamı kazanır.

Megali İdea  stratejisinin bir parçası olarak Pontusçuluk faaliyetleri  19.yy sonları ile 20.yy. başlarında Yunan aydınları tarafından dile getirilmiş ve haritalar yayımlanmıştır.

Bu konuyu daha evvel de sigara yasağının başlatılmasının 19 Mayıs'a denk getirilmesi üzerine yazmış idim.
Bakınız...
"SİGARA VE 19 MAYIS YASAĞININ GİZLEDİKLERİ/19 MAYIS Sözde Pontus Soykırımı"  başlıklı yazımda bir açıklamada bulunmuş idim.
Neden sigara yasağı 19 mayıs'ta yapıldı demiş idim.
Bu sigara içmyenler için elbet ki bir bayram olmalı idi.
Ancak sadece sigara içmeyenlerin bayramımıydı dersiniz?
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1252.0


Yine 1918 Kasım ayında;
adeta Pontus ulusal istekleri halinde sunulan  Pontus'un muhteşem Eyaletlerini hatırlıyormusunuz?

Öyle ise hafıza tazeliyelim.

Eyalet sınırları şöyle açıklanıyordu.

-Doğuda Batum, güneyde Ermenistan ve batıda Sinop’un batısına kadar uzanan Pontus Eyaleti.
 
Bu Eyalet,
-Ulusların kendi geleceklerini belirleme ilkelerine dayanacak, müttefik kuvvetler ve ABD, eski Trabzon İmparatorluğu'nu yeniden kuracak ve özerk bir cumhuriyet konumuna getirilecektir.

Dünden bugüne Yunanistan'ın PONTUS HEDEFİ için bakınız derim.
http://kutuphane.tbmm.gov.tr:8088/2007/200701837.pdf

4 Şubat 1918'de Giresun eski belediye başkanının oğlu Konstantin Konstantinides, Marsilya'da kongre yapıyor ve mücadelesine taraf olan herkesi davet ediyor, Venizelos'un kendilerinin en büyük destekçisi olduğunu söylüyordu.

Yine aynı Konstantinides 1918 Kasımında Marsilya'da topladığı ikinci kongerelerinde Pontus taleplerini İngiltere Dışişleri Bakanlığı'na iletmekteydi.

Az yukarda belirttiğim Eyalet sınırlarının da içinde olduğu taleplerine ek olarak itilaf devletlerinin Pontuslu Rumları himayesi,Rus sınırından Sinop'un batısına kadar uzanan kıyı bölgesinde eski Trabzon devletinin inşaası ve bir Pontus Cumhuriyeti de olunca  
İngiliz politikalarına aykırlığı nedeniyle bürokrat Arnold Toynbee, bunun bir muhtıra olduğunu söyleyecekti.

Toynbee muhtırada ileri sürülen bilgiler ve sınırlar hayal ürünüdür diyecek ve Pontus Rumları mandater bir devletin idaresinde bulunacak olan Ermeni devletine bağlanacağını ön görecekti.

Olursa da ancak bu şekilde bir oluşumla Pontus Rumlarını tatmin edici bir "milli yurd" sağlanmış olacaktır tezinde ısrarcı olacaktı.

Bu açıklamaların ışığında ise Venizelos, Trabzon vilayetini Ermenilere bırakılacağını açıklamıştır.

Bunun üzerine ise Paris'teki Pontus Milli Merkezi Başkanı Socrate Deconomou Şubat 1919'da Le Temps Gazetesine yazdığı bir yazıda, Venizelos'un Trabzon vilayetini Ermenilere bırakan politikasını protesto etmiştir.

Aynı şekilde İstanbul Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi de 1 Şubat 1919'da Venizelos'a çektiği telgrafta durumu protesto edecektir.

Fakat Pontus meselesinin çete ve silahlı mücadele kısmının tekrar başlatılmasını sağlayan, 22 Haziran'da Lloyd George'un Venizelos'a Türkiye'ye Sevr'i askeri yoldan dayatılması görevini vermesi olmuştur.

Amacı,Karadeniz-Pontus ile Anadolu'nun diğer yörelerindeki Rumluğu, Rum kültürünü, gelecekte jeopolitik statü değiştiğinde Megali İdea'nın devamının olup olmayacağını tartışmak olan bir konferans ne yazık ki 1982 yılında Selanik'te yapılmıştır.

Bu konferans ile birlikte ortaya çıkan "Anavatanları Özgürlüğe Kavuşturma Uluslararası Komitesi" hepimizin yakından bildiği yeni bölünmüşlük haritalarını gündeme getirmiş ve bir çok Avrupa ülkesi ve hatta ABD kurumları tarafından da sıkça gösterime sokulmuştur.

Ortaya çıktığında ise tıpkı AKP'nin yaptığı gibi "bizi yanlış anladınız"denmiştir.

Bu süreçten sonra ise daha üstte de belirttiğim şekilde tıpkı sigara yasağında olduğu gibi her 10 Kasımlarda ve her 19 Mayıslarda Yunanistan'da gösteriler düzenlenmekte ve iğdiş politikalarını gündemlerinde tutmaya çalışmaktadırlar.

Samsun'a çıkışın tarihi olan 19 Mayıs, her yıl Yunanistan'da bu nedenle de Pontus soykırımının başlangıcı olduğu gerekçesi ile yas günü ve soykırım anma günü olarak anılmaktadır.

Bakınız ben taraflı olayım,farz edelim ki Atatürk,Türkiye ve tam bağımsızlık yanlısıyım ve bu nedenle de yanlı düşünüp yazıyorum diyelim.

Peki yazıyı okuyacak olan bir kesimin hiç tasvip etmediği Sevgi Erenerol ne diyor onada bakalım o vakit.

(
Türk-Ortodoks Kilisesi Basın Sorumlusu Sevgi Erenerol, Fener Rum Patriği Bartholomeos`un 10 Kasım`da toplantı yapmasındaki amacının Atatürk`ten ve Türkiye Cumhuriyeti`nden intikam almak olduğunu belirtiyordu.
`Fener Patriği Bartholomeos`un, 10 Kasım`da sözde Kıbrıs Patriği`nin durumunu görüşme bahanesiyle toplantı yapmasının altında, `Ekümeniklik` iddiasını güçlendirmek, Atatürk ve Cumhuriyet`ten intikam alma hırsı yatmaktadır.

10 Kasım`da Rum metropolitanlarını İstanbul`da toplayarak aralarındaki ihtilafa güya hakemlik yapmaya kalkması, gerçekte Lozan`a, Atatürk`e ve Türk Milleti`ne meydan okumaktır.
Kıbrıs Patriği`nin durumunun görüşülmesi bahanesiyle tertiplenen ve 10 Kasım`a denk getirilmek istenen toplantı tamamıyla Atatürk`ten ve kurduğu Cumhuriyeti`nden intikam alınmak istenmesidir.)


Peki 10 Kasım sizlere hala bir şeyler hatırlatmıyor olabilir mi?

Peki o zaman bir soru:
Erdoğan Smitis ile görüşmesinde ilgi çekici bir taraf vardı,Tayyip İngilizce bilmiyor,Smitis'te Türkçe bilmiyor,Peki ama bunlar 45 dakika baş başa nasıl,hangi dilden konuşup anlaşmışlardı?

Hatırladınız mı?

Tayyip'in buna bir açıklama getirdiğini Ergün Poyraz'ın "Musa'nın Çocukları" kitabından anlamış idik.

Anlattığına göre ilk patronu bir Rum imiş.

19 Mayısları,10 Kasımları da üstüne ekleyin bakalım....

Hımmmmm!,anladınız siz onu....

Saygı ile...

03 Kasım 2009
A.Dursun
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/11/2009 - BİZZAT:CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok GDO'yu anlatıyor

Kategori: bizzat

Eski haberden bir alıntı:

CHP Heyeti, Türk Metal-İş Sendikası önünde operasyonları değerlendirdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, beraberinde Genel Sayman Mustafa Özyürek ve Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'la birlikte Türk Metal-Sen'e gelerek açıklama yaptı.

Heyet adına değerlendirmelerde bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz  Ateş, Türk Metal-Sen'de yetkililerle görüşemediklerini, ancak çalışanlara dayanışma duygularını ilettiklerini söyleyen Ateş, ''Türkiye'de tam bir komedi yaşandığını'' ifade etti.


Açıklamanın devamını isteyen her yerde bulabilir.
Benim anlatmak istediğim Mustafa Özbek kısmı zaten yukarda verilmiştir.
Şimdi Özbek'e destek çıkan CHP'li lerden olan Sayın Baytok GDO'lar için savaş veriyor.
Yoksa veriyor mu görünüyor anlamak gerek.

Çelişkim şudur:
M.Özbek hakkındaki yazımı okuduysanız ne denli karşı olduğumu anlamışsınızdır(-ki neci olursa olsun).

Şimdi Özbek'i savundu mu savunmak zorunda mı bırakıldı bunu anlamak gerek.

Eğer ki bilerek ve isteyerek savundu ise sayın Baytok, şimdi neyin peşindedir?
Yok savunduruldu ise şimdi neye karşı duruş sergilettiriliyor diye sormazmıyım?

Yok ikisi de değil ise işte en vahim sonuç budur.
Tıpkı karşısında olduğumuz konu ortaya çıkıyor.

Bilgisizlerce yönetilen bir toplum ve sonucu liderler sultası.

Biz neyin mücadelesini veriyoruz dostlar?
Senin hırsızın iyi,benim hırsızım kötü mü?

Doğru olursan ok gibi,
Yabana atarlar seni.
Eğri olursan yay gibi,
Elde tutarlar seni.


Bakınız aynı Ankara Milletvekili Nesrin Baytok GDO'lu ürünler hakkında neler diyor?

Söylediklerine katılıyorum,doğrudur ancak doğru olsa dahi, "İştir kişinin aynası Lafa bakılmaz" diyorum.
Gürkan Hacır ile Şimdiki Zaman programında neler söylüyor izleyin...

Nesrin Baytok

----------

---------

------------
Cumhuriyetin kazanımlarını geri alacağını,AB dayatmalarını ve AB-D'ye yeter diyeceğini vaad eden bir parti programı bilen var mı?
A.Dursun

Cumhuriyet yaptı, biz sattık
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=7864.0

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/10/2009 - BİZZAT:Ulan ibne,bu memleket o başı kapalıların.

Kategori: bizzat
Kimden: RECEP AYKAN <recep.aykan@yahoo.de>
Tarih: 29 Ekim 2009 16:41
Konu: ulan ibne

ulan ibne, bu memleket o basi kapalilarinm, sen ise yunan dölü müsün nesin?
---------------
Kendisini her ortamda müslüman olarak tanıtan bu zat,basettiğim müslümanlara örnek oluşturması bakımından herkesin okumasını ve bu tür ulema atıklarına kanmamaları için mesajını olduğu gibi paylaşıyorum.
İşte müslümanın ağzındaki bakla.Bunların yaklaşık tamamına yakını böyledir.
Dillerinin dönmediği yerde beyinleri ancak bu kadarına yetiyor.
 
Ahmet Dursun
************
ulan ibne, bu memleket o basi kapalilarinm, sen ise yunan dölü müsün nesin?

Recep kardes nicin böyle saygisizlik yapip  Ahmet Dursun Kardesine hakaret ediyorsun....
Bu ahlakina insanligina yakisiyormu...?
bu yazidan önce o haberi ve resmi gördüm.
orada demek istiyorki bakiniz Türbanli,basörtülü de olsa artik cummiriyet kutlamalarina katiliyorlar.
Yani yazip cizdiklerimiz artik ise yariyor demekistiyor.
Bak kardes sen böyle hircinlik yapacagina,,,,
Acaba ne demek istedi..? Bir daha okuyayim... Tepkini cok ama cok farli yönden verebilirdin.
Bunun bir örnegini sitenin biri icin ben yapmistim aynen gönderiyorum.
Sana gelince Tanirmisin Ahmet Dursun'u
Hakkinda,cevresinden ne biliyorsun..? Onu dinsiz bile olsa böylemi karsilaman lazim.
insan böyle bir seyi önce  okur ögrenir,düsünür gerekeni yapar.
 
Sen Allahin degil Duygulariyin nefsinin esiri olmussun.
 
Bu islam mi..? Bu hangi din.?.Bu ahlakimi...? Annen  Baban sana bäyle ögretmisse,yada cemat, yanlis yapmislar,günah etmisler... seni gerektii gibi egitememisler.

Bizler de bu ülkenin insanlariyiz.Nicin bu davranislara girelim.. Halikimizin müslüman olmasi,kapali olmasi beni hicmi hic rahatsiz etmez.
Islamla kandirilmasi cok agrima ,zoruma gider.
Bu olmadi ,böyle olmaz.  bari özür dilesen kabul edermi Ahmet Dursun bilir.
 Ama sen benimde icinde bulundugum bir din adina bunlari yapmayacaktin.
 
Kayserili  bir yasli sakalli  Dede  Mersinde  kamyondan inmis. yil 1940 yanina Polis yanasmis demis dede kimlik..? dede bakmis polis israrci. Sakalini tutmus polise al sana kimlik demis.
Polis.-ayip degilmi dede ben kimlik istiyorum sen sakal gösteriyorsun deyince,
Dede hiddetlenmis:
Evlat sen kimlik sormaya utanmiyorsunda ben sakalimi göstermeye nicin utanayim.Bu benim kimligim,yasim.
Buralari Mersin i Fransizlar isgal etmisti..Anan dahil namus birakmadilar. Onlarla buralarda ben savastim buralardan kovduk;
sen yasiyorsun. Utanmazligim burdan demis.
 
 sonuc: küfrettiginle ayni degerleri paylasmak zorunda olman.
o bilerek sense maalesef bilmeden.
 
Bilerek ise bunu devam ettirmek herkesin hakki. Ama adabina uygun bir yöntemle.
Hakaret ve küfürle degil.Kaldiki o yazidan senin anladigin cikmaz.
Bilmeyene de ne demeli...? sen düsün...?
 
Cumhuriyet Bayrami hepimize Kutlu olsun......
 
Hakkini ve hukukunu yasayana daha cok cumhuriyet olsun.
 
Ali Görgün,
-----------
Degerli Ahmet Dursun,
Biz sizin de kim oldugunuzu biliyoruz, Recep Aykan yobazinin da.
Dilerim sizin gibi vatanseverlerin sabri tükenmeden bu yobazlari
indiririz. Keyfinizi bozmanıza gerek yok. Yolunuza devam edin.
Bizim taktirlerimiz size yetmiyor mu?
Yobazların taktirini de mi bekliyordunuz?
Kem söz hep sahibine aittir.
Sevgiyle...
M.Azuz
------------
Yobazın hakareti taktirinden evladır.
Saygı ile...
A.Dursun
-----------
Sevgi Ahmet Dursun,
 
Biliyor musunuz ben artık uzun zamandır bu ‘’tiplere/yaratıklara’’ kızmıyorum,
tam tersine kahkahalarla gülüyorum. Çoğu zaman cevap ta vermiyorum,verdiğim zaman da biraz daha dalga geçerek ona çok güldüğümü vurguluyorum.
İnanın kuduruyorlar…
 
Bilmiyorum hatırlıyor musunuz? Bir TV Programında türbanlı bir kız ‘’ben Atatürk’ü eleştirmek istiyorum ama yasak’’ demişti.  Programı yöneten ona ‘’ama Atatürk olmasa idi senin ülken şimdi belki İngiliz işgalinde olacaktı’’ dediğinde ‘’o zaman beklide daha iyi olurdu’’ demişti sırıtarak.
Şimdi, beyinleri böylesine devşirilmiş tiplerden normal bir davranış beklemek mümkün mü?
 
Bırakın sokaktaki bu tipleri, ya ülkemizin yönetimine getirilmiş tipleri ne yapacağız? 
 
Yapmamız gereken tek şey bunları ilk seçimlerde geldikleri yere göndermek ve dokunulmazlıkları kalkar kalkmaz tüm kirli dosyalarını mahkemelere taşımak olmalıdır!   Üzmeyin canınızı o zamanlar da gelecek!
 
Saygı ve sevgilerimle.
Atakan Mert
---------
Sayın Mert,
Degerli Emniyet Mudurlerimizden Mutlu Çelik'in "Ne Ararsin Tanri Ile Aramda" adlı şiiri vardır.
Onun şiirindeki satırlarından bir alıntı sanırım ki hepsine yeter.

Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et:

Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk'e dil uzatma sebepsiz.

Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz


Tamamı ve Rakı Name için bakınız...
http://ahmetdursun374.blogcu.com/raki-name_729106.html
A.Dursun
----------
Bu adam Almanya'da yasiyor ve seriatcilarin en kanlisi.. en adisi.. girebildigi tum gruplarda surekli seriat propagandasi yapar ve agzi cok bozuktur. Beni msn'ine bile ekleme kustahligini gosterip cevabini almisti. Yazdigi kitaplar var. Adi ..... biri bu, hic adam yerine koymayin.
F.T
-----------
Durmakta olan bir araç, 1-2 saniye içinde 100 km hıza erişemez öyle değil mi?
Fizik kanunlarına aykırıdır.
Ortalama 10 saniye gereklidir ki; 100 km hıza erişebilsin.
100 km ile giden bir araç da frene basılır basılmaz o anda duramaz.
25-30 metre kızaklar ve ancak durur.
Doğru mu?
Doğru.

Bilmem anlatabildim mi?
Arifler, ayrıntılı tarife ihtiyaç duymaz.
Kenan Kilimci
-------------
O araç birileri tarafından kumanda ediliyorsa hiç durmaz.
Nereye gideceği,kime çarpacağı da hiç belli olmaz.
Herşeye aklı erenler acaba buna akıl erdiremiyorlar mı?
 
Ancak o araç çizgi film karesinde ki gibi araç ise o cakit o film karesini durdurular,aradan o sahneyi çıkartır ve filme devam ederler.
Bu da ikinci yoludur.
Hangisini seçmek isterdiniz?
A.Dursun
---------
Takmayin Ahmet bey...it urur kervan yurur...
 
Aslinda yaptigi hakaret TCK ya gore ceza grektirir. Isterseniz bu hakkinizi kullanabilirsiniz.
Iste o zaman ezilir kafasi.
Ç.Çalış
-----------
Hukuki zemine taşımalısınız konuyu. Hakaret hakettiğini bulmalı.
S.GÖKÇEOĞLU
---------
Asıl dava açarsam adam yerine konmuş olur,satamadığı müsvetteleri de kitap yerine geçer.
A.Dursun
---------------
Özür diliyorum dostlarım.
Demek ki ülkemizin sahipleri aslında birer mumyaymış !..
 
Ahmet Dursun kardeşimiz gerçeklerin bilinmesi konusundaki uğraşısını sürdürüyor.
Ama bu meczupların işine gelmiyor. Zaten hiç bir pozitif fikir ve bilimsel sonuç onları ilgilendirmez.
Hepsi de islam düşmanlarının kandırmacaları olarak görülür...
Asla düşünülemeyen gerçek şudur:
Tepeden tırnağa cehaletle yoğrulan ve fanatik bir inanca dönüşen akıl dışılıkların  
dayatılması gerçek olmadıklarının en büyük kanıtıdır...
Yanlışlar, sahtekarlıklar ortaya çıktıkça inatçı direniş sürer.
Geçmişte kısır bir çevre içinde geçerli olan  ekstrem yaklaşımlar daha çok benimsenmiş durumdadırlar...
Akıl dışılık arttıkça fanatik düşmanlığın dozu da yükselmektedir...
Bu bir matriks gibidir. Hem gelişmekte hem de yeni direnç noktaları oluşturmaktadır...
Bu durumda bilimin kazanması zordur.
Ne zaman ki onların bütün dayanaklarını yok edersiniz, hepsinin yalan olduğuna gerçekten inandırırsınız, onları o zaman pes ettirir ve kazanısınız...
Dünyada henüz böyle bir başarı yoktur...
En gelişmiş ülkelerde bile en saçma tarikatlar belli bir çevreye sahiptirler...
Önemli olan eğitim sisteminin bu kanalları tıkayacak önlemlere sahip olmasıdır. Böylece sapkınlığa ve meczuplıuğa bir sınır konulabilir...
 
Ama son 50 yılda Türkiye Cumhuriyetleri hükümetlerinin yaptığı genelde meczupluğu beslemektir...
Bu meczuplukla da ne akılla, ne bilimle, ne de inançla savaşamzsınız...
Çünkü bütün dünya ve yaşam ile saplantılı bir durumdadırlar. Onlar için saplantıları dışında  hiç bir gerçek olamaz...
İşte bu yüzden dünyaya, uygarlığa, insanlığa , üretime kin ve nefretten başka hiçbir katkıları yoktur...
Bunlar  insanlık açısından bir zararlı böcek olmaktan ileri gidemezler...
Hepsi budur...
Altan ARISOY
-----------------
Burada zaman zaman ölçünün kaçırıldığı sert ifadeler kullanılıyor. Zaman zaman biz de ağır ifadeler kullanıyoruz ama, bu itoğlu itin kendini bu derece açıkça ifade ettiği laflar burada hiç kullanılmadı. Kızdığımız kişinin aleyhinde böyle lafları içimizden dahi geçirmeyiz.
 
Bu müslüman geçinen dinsiz şeytanların yüzündeki maskeler indikçe, İ. Melih'ten daha  İ (yi)ler oldukları ortaya çıkıyor.
 
Allah belanızı yine de bu asil milletin elinden verecek.
 
Bu millet bugibi dinsiz şeytanları memleketlerine doğru döndürür ve gerekli nokta atışını yapar.
Kemal Sandık
----------
Bu  durum veya tutum, komutanların tavize ne kadar mütemayil olduklarının  delili olsa gerek...
Zira, medem bu mümkündü, neden daha önce yasaklamışlardı...
Madem yasaktı, şimdi ne sebepten dolayı buna müsamaha ediliyor?
muharip
-----------
Memleket turbanlilarinmis. Ay cok sevindim en sonunda gercek belli oldu. Ben de salak gibi kandi memleketim sanip sahip cikiyordum . O turbanlilar evde popoyu 44 bedene buyuturken sokaklarda ABD ye tepki veriyordum. Vay benim aptal kafam meger memleket onlarinmis. Simdi tam super oldu iste....
Yeşim.B.
*************
DEGERLI DURSUN,
 
BU ADAMLAR SOYLEYECEK BIRSEYLERI OLMAYINCA,
DOGAL OLARAK KUFUR ETMEYE BASLIYORLAR.
 
CUNKU SAHIP OLDUKLARI KULTUR VE TERBIYE ANCAK BU KADAR.
 
BANA DA BIRCOK KEZ BU SEKILDE VE HATTA DAHA DA AGIR
SOZLERLE HAKARET ETMEYE CALISTILAR.
 
FAZLA MUHATAP OLMAMANI ONERMEK ISTERIM.
 
LUTFEN MORALINI DE BOZMA.
 
KOLAY GELSIN.
 
SEVGI VE SAYGILARIMLA.
 
Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar
-----------
Merak etmeyiniz sayın hocam,
Umusadığım yok ancak kur'an tevilcilerinin kim olduğunu bu millet anlasın istedim.
Saygı ile..
A.Dursun
------
DİNİN AFYON YÜZÜ
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=7821.0
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/10/2009 - BİZZAT:O FOTOGRAFTAKI KADIN COGUNLUK OLARAK TURBANLI OLMAYINCA

Kategori: bizzat
O FOTOGRAFTAKI KADIN COGUNLUK OLARAK TURBANLI OLMAYINCA

İki üstte TSK,Türbanlı kutlama yapıyor, başlıklı yazıya bir yorum gelmiş.
Yanıtımı da ekleyerek sizlerle paylaşayım.

SEVGILI  AHMET  DURSUN  BEY

O  FOTOGRAFTAKI KADIN COGUNLUK OLARAK TURBANLI  OLMAYINCA BU CUMHURIYET HALKA INMIS  OLAMAZ  OLAMAYACAKTIR!

KOYLU  KADINININ, KASABA KADINININ, VAROSLARIN KADINININ, KAGNININ BASINDAKI KADININ CUMHURIYETI  OLAMAZ,  OLAMAYACAKTIR

SAYGILARIMLA

ZEKI  KENTEL
---------------
Sevgili Kentel ağabey,
Bu Cumhuriyet halka inanmamış olmaz tespitinize bir yerde katılırım.
Zaten kaılmamak için gerçekten de Cumhuriyeti benimsememiş olmak gerek.

Ancak,O  FOTOGRAFTAKI KADIN COGUNLUK OLARAK TURBANLI  OLMAYINCA...

İşte burada birbirimizi /halkımızı aldatmaya hakkımız yok..,

Çünkü,amaç çoğunluğun türbanlı olmasına verilen uğraş mı,yoksa gerçek anlamını benden daha iyi bildiğinize inandığım Cumhuriyetten yana olmak mı?
Bu önemlidir.

Madem ki Cumhuriyet hem çoğulculuk,çoğunluk hem de halkın ortak kararı...
O vakit neden zorlama var?

Geçenlerde değinmiş idim.
Henüz rüştünü ispatlamayı bırakın,adını söyleyemeyen sabilere zorla bir şeyi diretmenin neresi demokrasi,özgürlük,insan hakkıdır.
Ya bunların tarafısınız ya değil.
 
Hem demokrat olacaksınız hem kişi hak ve hürriyetlerini hiçe sayacaksınız.
Herzaman dediğimi yineliyorum.
"Ben inandığım için başımı örtüyorum diyenin elini öperim."
Ancak gerçekten mi söylüyor,takıyye mi,çıkarları mı üstün bunu da varın siz değerlendirin.
 
İnançları tartışmayacağım.
Bunun gereksiz olduğuna inanıyorum.
Ancak siz yaşça benden büyük olmanıza rağmen nasıl oluyor da türban vari bir örtünün halkın iradesi ile bağdaşabildiğini düşünebiliyorsunuz?
Bu meret kaç yıldır müslümanların başında,kaç yıldır hristiyanların?
 
İcat edilmiş bir bez parçası nasıl olur da inançların odağına oturur hiç düşünmüyormusunuz?
Ya da Ilımlılaştırılmaya çalışılan inançların nasıl kullanıma açıldığını hala mı göremiyorsunuz?
 
Sayın Kentel ağabey,
Yapmayın,yeter artık yeter.
 
Bırakın insanları özgür iradelerine bakalım kaç kişi kaç hanım başını bu tarz inandığı için örtecek görelim.
Allah inancın varsa doğruyu söyle lütfen.
Kızların başlarını iradeleri ile örttüğünü söyleyebilir mi siniz?
Ancak önce kendiniz inanın.Zira benim inanmam kolaydır.Önemli de değildir.
 
Eperyalizmin uşaklığını yapanlara bu millet her zaman olduğu gibi neden kanar,inanır?
Çünkü ülkem içerden değil dışardan yönetilmektedir.
Bunda şahsım adına düşüncelerimi söyleyecek olursam ilk kazmayı İsmet İnönü'nün verduğuna inanmaktayım.
Bir çok fikirdaşım buna karşı çıksa dahi,salt birşeyleri savunabilmek adına doğruları ört bas edemeyiz.
Ha!..
İnönü hainmidir,Özal hainmidir tartışması yapmıyorum.Onlar ayrı bir konu.
Ancak gerçek anlaşılacak ise,gerçekleri söyleyecek isek bu böyledir.
Bilinçli bilinçsizce yapılmış olsa da bu böyledir.
zaman onu gerektirmiş olsa dahi bu böyledir.
Örneğin,2.dünya savaşına girseydik daha iyi olurmuydu?
Örneğin,2.dünya savaşına giren ülkelere bakacak olursanız mağlupları dahi kazançlı çıkmış görünmektedir.
Bu nedenle İnönü haksızdır diyenler olsa da,tam aksini savunanlar olsa da bu böyledir.
 
Benim için hainliğin tek ölçütü vardır.
Atatürk'e dil uzatabilecek herkes benim için haindir.
 
Atatürk'ün millet tanımı,cumhuriyet'in Türk milletinin karakterine en uygun yönetimdir demesi boşunamıdır?
Sizin ulema tarafından ağzı salyalar içinde birkaç çapulcu tarafından yönetilecek olmanız,yanlış anlamıyorsam buna taraf olmanızın komünizmle ne örnek olarak polit büronun yönetimi altında olmakla ne farkı vardır?
 
Ha yeşil komünist,ha kızıl komünist ne farkı vardır sayın Kentel ne farkı?
 
Salt rengi yeşil diye gözünüze alıcı mı gelmektedir?
O halde kızıl rengi sevenlwri neden eleştirelim ki?
Mesele renk ise.
 
Renklerle zevkler tartışılamaz.
 
Tartışmaya çalıştığım şey Cumhuriyetten vaz geçilip geçilmediği dir.
 
Yukarıda Cumhura(halk) karşı olmadığınızı anlatmaya çalışırken cumhurun tarafında olmayı türbanlının tarafında olmak ile karıştırmanızı gerçekten hayret ile karşılıyorum.
 
Yani siz literatüre yeni bir kavram eklemeye mi çalışıyorsunuz?
 
Ör:Türbanlı Cumhur,Türbansız Cumhur.
 
İşte sizin yapmak istediğiniz tam da budur.
 
Ya Cumur(halk)iyet tarfaındasınızdır ya da değil.
 
Karar verin siz hangi cumhurdan(-haliyle Cumhuriyetten) yanasınız gibi bir soru ile karşı karşıya kalmamak üzere...
Zaten 2.Cumhuriyetiniz de yıkıldı.3.Cumhuriyetiniz yıkılınca da empercumhuriyet ile tanışacaksınız.
Saygı ile...
Ahmet Dursun
*********
Ulan bibne,bu memleket o türbanlıların
http://ahmetdursun374.blogcu.com/bizzat-ulan-ibne-bu-memleket-o-basi-kapalilarin_53812121.html
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/10/2009 - BİZZAT:TSK,Türbanlı kutlama yapıyor.

Kategori: bizzat
TSK,Türbanlı kutlama yapıyor.

Acaba TSK'nın kutlama mesajındaki bu görüntü psikolojik savaşın TSK tarafından destekli yapıldığını mı anlatıyor?

Resimdeki 3 türbanlının görüntüsüne dikkat ediniz.
Resmin üzerine tıklayıp görüntüyü düzeltin ve şimdilik bayrakların arkasına TSK tarafından saklanan türbanları görünüz.

Yakında da en önde göreceğimizden hiç şüpheniz olmasın.
Bu da TSK'nın Türban açılımı olsa gerek.
Demek ki İrtica artık TSK'nın birinci önceliği olmaktan çıkmıştır.

Diyeceksiniz ki ne var bunda?
Onlar bu vatanın evlatları değil mi?

Evet onlar bu vatanın evlatları peki ya siz,biz?

Bu vatanın evlatları değilmiyiz?
Kurucu zihniyetin yıkılmasını daha nasıl ifade edebilirsiniz?
Bunları daha evvel de yazmış idim.
3.Cumhuriyet dahi yıkıldı.Bırakın ikincisini.
Bu da ne yazık ki TSK'nın aleni psikolojik savaşta kaybettiğinin açık belgesidir.

Yeni Türkiye adını ne olarak değiştirecek?
Acaba Turgut Özal'ın düşündüğü gibi ülkenin adı ANADOLU(Anatolia)olacak mı dersiniz?
Başbakanın son gezisinde Cezayir bayrağına benzer bir Türk bayrağı dikkatinizi çekti mi?
Belki bayrağımız da değişti ama hala uyuyoruz.
İyi geceler Türkiye.
A.Dursun


http://www.tsk.tr/10_ARSIV/10_4_Diger_Haberler/2009/29ekim_cumhuriyet_bayrami/1b.jpg 
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/10/2009 - BİZZAT:Darbe; askeri suçmu,sivil suçmu?Albay Çiçek sivil mahkemede yargılanabilir mi?

Kategori: bizzat
Darbe; askeri suçmu,sivil suçmu?Albay Çiçek sivil mahkemede yargılanabilir mi?

Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan kanun.
Yasa koyucu, yürürlükte var olan bir yasa ile çelişen başka bir yasa çıkartabilir mi?
Çıkartırsa ne olur?

Konuyu Anayasa’nın Askeri Yargı başlıklı 145.maddesi ile açalım.

Madde 145:
Askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin; askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri
mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.

İşte askeri kısmını ilgilendiren düzenlemelerin yaklaşık tamamı da bu madde üzerinden düzenlenmiştir.
Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmelerde ki sorunun kaynağı da buradan kaynaklıdır.

Şimdi 145/2'yi biraz kurcalayalım.
Askeri mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askeri suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen askeri mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara da bakmakla görevlidirler.

Şimdi de Türkiye'nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne bakalım.

Sözleşme madde 6/f.1
Her şahıs gerek medeni hak ve vecibeleri ile ilgili nizalar, gerek cezai sahada
kendisine serdedilen bir isnadın esası hakkında karar verecek olan kanuni, müstakil
ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içerisinde hakkaniyete uygun ve aleni olarak dinlenmesini istemek hakkına haizdir.

Bu ne anlama gelmektedir?
Sivil ve asker olanların askerlik dışındaki, asker ve sivillere karşı işledikleri suçlardan ötürü bağımsız bir mahkeme tarafından yargılanması anlamına gelir.
Bağımsız mahkeme ile kasıt askeri olmayan,doğal olan(_ki hukukta buna tabi hakim ilkesi denir) mahkemelerce yargılanması anlamına gelir.
 
Bir zamanlar Anayasa Hukukçusu Prof.Dr.Ergun Özbudun ne diyordu?
Anayasa'nın 145.maddesinine vurgu ile, askeri suçların askeri mahkemede yargılanmasını düzenlediğini belirterek, "Darbe yapmak askeri suç değildir" diyordu.

Hatta "CHP darbecilerin yargılanmasında samimi ise geçici 15. madeninin kaldırılması yanında 145. maddenin değiştirilmesini gündeme getirsin" diyordu.
Neyse Özbudun kısmını geçiyorum.

Ancak yeni düzenleme ile getirilen yasanın eskisi ile çelişkisinin ortadan kaldırılması için 145/2'nin kaldırılması gerektiği de açıktır.

Bunların dışında bir konu daha varki o da gayet önem arz etmektedir.

353 sayılı Askeri Mahkemelerin Kuruluşu hakkındaki yasanın özellikle de 2 ve 3. maddeleri.

Bana göre bu tamamen hukuka aykırı bir durum arz etmektedir.
Yani hukuk eğitimi almamış,hakim sınıfından olmayanların da mahkeme üyeliklerine getirilmeleri ile ilgili olan bölümler.

Gerçi çok mu önemli?
Öncelikle Anayasa mahkemesine hukukçu olmayanların getirilmesi önlensin de diyebilirsiniz.
Tabii ki bu da çok çok önemli.
Baksanıza hukuktan anlamayan bir adam,çıkıyor Anayasa mahkemesi başkanı oluveriyor.

Yukardaki ne derece yanlış ve karşı isem bu da o derece yanlış ve karşıyım.

Son olarak tam bağımsız yargı için olmaz ise olmaz kuralımı da söyleyim.
Adalet Bakanı ve müsteşarının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan çıkartılması ve Adalet müfettişlerinin HSYK emrine verilmesi şarttır.
Aksi halde adalet siyasallaşmaktan hiç bir iktidar tarafından kurtarılamayacaktır.

Her neyse,buraya kadar yaptığım açıklamalardan hiç bir şey anlamadım diyen var ise İstanbul Barosu'nun bir basın açıklaması var idi.
Onu okumasını tavsiye ederim.
"5918 SAYILI YASA ANAYASAYA AYKIRIDIR" diye bağırmasının altındaki gerekçeleri de detaylandıran açıklaması için bakınız derim.
http://www.istanbulbarosu.org.tr/Print.asp?ID=4339


Özetle  "...savaş ve sıkıyönetim hali dahil askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır" hükmünün, "... savaş ve sıkıyönetim halinde askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır" olarak değiştirilmesi ile zaten askerlerin sivil mahkemelerce yargılanmasının önü açılarak durum netleştirilmiştir.

Daha neyi tartışacak bu ülke?

Şunu da söyleyim;çelişki arayanlar boşa kendisini yormasın.
Her ne kadar çıkar yol arasalar dahi  hukukun temel ilkelerine göre, sonra çıkarılan kanun, önceki kanunla çelişkili bir hüküm taşıyorsa, önceki kanunun zımnen yürürlükten kalkmış sayılır.

Böylece tartışmalar burada biter.

Ve Albay Dursun Çiçek paşa paşa yargılanır.
CHP'nin kendisini boş yere paralamasına da gerek yoktur,AKP'nin elinden hamaset edebiyatını almaya çalışarak göz boyamasına da.

Eğer ki CHP hukukun üstünlüğüne inanıyordu ise soruyorum?
Hala TBMM'de ne işleri var?
Baykal yarın bir gün olmaz ya kazara iktidar olurlarsa acaba Tayyip beyden farklı bir tutum mu izleyeceğini sanıyoruz?

Yukarda bahsettiğim yasayı Gül onaylayınca yaptığı konuşmada ne diyordu Baykal?
"Bunu da AB yolunda Türkiye yalanının arkasına saklanarak yapacaksın. Madem AB diyorsun gel Türkiye'yi gerçek Avrupalı yapalım"

Hatta bir zamanlar da aklımda kaldığı kadarı ile şöyle dememişmiydi?
AB'ye karşı olanların bu partide işi olamaz.

Demek ki bozacı/şıracı kardeşleri oynuyorlar da haberimiz yok.

Neyse hukukun üstünlüğüne inanıyor isen yasalara saygılı olacaksın ki saygı bekleyesin.
Yoksa senin yasan,hukukun;benim yasam,hukukum anlayışı ile bir yere varamaz,yüce milletin en güvendiği kurumu yıpratmaya olsa olsa katkıda bulunursun.

Yalana,talana karşı isek salt bir parti ya da bir tarafın mensubu olduğumuz için olmamalı.
Aksi halde birileri de gelir sizi karşısına alır gücünüz yetmeyince sığınacak hukuk dahi bulamazsınız.

Atatürk'ten sonra oynanan oyunun adı budur.
Sen çok yedin acıkda bağa vir....
Saygı ile...
30 Ekim 2009
Ahmet Dursun

Not:İlgisini çekenler için yararlanabilecekleri kaynaklar.
 

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
http://www.anayasa.gov.tr/eskisite/kararlar/IPTALITIRAZ/K1999/K1999-26.htm
-----------
Bölgeli Devlet’de Egemenlik/Yetki Paylaşımı
http://www.e-akademi.org/makaleler/ncavusoglu-1.htm
*****************
Iğsız Paşa'yı açığa al zirvesi
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=6390.msg13781;topicseen#msg13781
-----------------
Atatürk’ün ölüm yıldönümde Anıtkabir’e milyonlarca insanın toplanması için bir girişim başlatıldı.

http://www.odatv.com/Siyaset/ikinci_cumhuriyetciler_bu_eyleme_cok_kizacak-18213.html
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/10/2009 - BİZZAT:Türbandan Muhammed,Pastadan Mustafa çıktı.

Kategori: bizzat
Türbandan Muhammed,Pastadan Mustafa çıktı.

Bir zamanlar türban modası vardı,sağda solda,cami önlerinde,sokaklarda türbana özgürlük çığırtkanları hatırlarsınız.
Şimdilerde özgürleştikleri için artık ortalıkta bağırmıyorlar adeta buharlaştılar.

Böylece türbandan Ilımlı İslam çıkartmayı başarmışlardı.
Ne yazık ki o Ilımlı İslamın içinden de Muhammed'i çıkartmayı  başardılar.

Hani Kelime-i Tevhid için "La ilahe illallah" yeterlidir diyerek Muhammed'e gerek yoktur diyenlerden bahsdiyorum.
Acaba hatırladınız mı?

Bir zamanların "hasta adamı" ölmeyince,yerine kurulan Cumhuriyetin kurucusunu pasta adam haline getirerek kaldıkları yerden paylaşıma devam ettiklerini ve bu paylaşımı adeta resmileştirdiklerini ilan etmiş olmuyorlar mı?

"Hasta adamı öldüremedik ancak pasta adamı paylaşıyorz" denmiş olmuyor mu?

Milletin gözünün içine soka soka "Haydi pastadan size düşen payı alın,buyurun" der gibi aleni ilan değilmidir bu?

Hasta adamı paylaşamayanlar,pasta adamı paylaşıyorlar.
Ayıptır ayıp,size bunca imkan veren adamı ve kurduğu Cumhuriyeti pasta haline getirerek paylaşmayı akıl ettiniz ancak o pastadan en büyük payı kim aldı,kime sundunuz acaba?

Merak ediyorum;
Türbandan Muhammed'i,Pastadan Mustafa'yı çıkartanlar,sihirbazın şapkasından yeni Kur'an-ı Kerim'i ne zaman çıkartacaklar?

Acaba "The Furkan" bunun için uygunmu dur?
Eğer uygun ise The Furkan'ı uydurduğunuz Kutlu Doğum haftasında sihirbaz şapkasından çıkartmayı düşünürmüsünüz?
Bence çok uygun olur.
Vakit o vakittir,sakın geç kalmayın bakarsınız bir daha bu fırsatı bulamayabilir siniz.


Şapkadan çıkartacağınız "The Furkan"'ı sabırsızlıkla bekliyoruz.
31 Ekim 2009

Ahmet Dursun
***********
Oha ve ÇÜŞŞŞ.TRT Arıları Sarhoş ve Ahlaksız ilan etti.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/oha-ve-cusss-trt-arilari-sarhos-ve-ahlaksiz-ilan-etti_53811191.html
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ÖNEMLİ OLAN; HAYATTA EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK DEĞİL, EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYMAKTIR." Eflatun, HUKUK a) Kimse, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerin den dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Anayasa, mad. 24/3/ b) Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Anayasa, mad. 25/ c) Herkes düşünce ve kanaatlerini; söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.Anayasa mad. 26 d) Şiddet çağrısı içermedikçe sözlü ve yazılı ifadedeler cezalandırılamaz. Bu düşünceler şok edici bile olsa... (Yargıtay Genel Kurul Kararı.)

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
bilgebalta
TOGEÇ

Arkadaşlarım

mustafabaygin
onurlu1turk
ifsa
93busra
dogpol
skurt
alisevgi
mertadam
sedencik
sennurozturk
ozgan
barometre
yildizlarvegece
tulaybilgin
laleninbahcesi
ercansen
karsittez
okayyildiz
leventgeckalanlar
paratoner
hazanseli
fcinar55
cumhuriyethalkpartisi
saraykoy
emeklilik
candanof
prewar
aliuluc
kerkukunsesi
yagmurvetoprak
pistols
erenyemi
leventburda
alevidostlar
NecatiCavdar
erginbay
sanatyeri
sue
vakanuvis
angeldream
HocaileEssek
aliozaltun
CEM38
livanca
benyaziyorum
snecateren
Sakirmgk
benyaziyorumsiyaset
turkeyphotogallery
insiyakimilli
dilsizmutercim
rizelli
ZEYNEP03
benyaziyorumflashheader
loji
aktifus
hukuksal
gencsblog
fozcan
kerrar
tuncaytemiz
oguzoguzhan
aylintoygun
erdem43
KristinaODonnelly
hilalliler
torlakon
cihateri
aheng
karlitorosdaglari
Karya35
pelinzeybek
tatilvakti
turkkadinlari
hyyilmaz
barbibarbieoyunlari
busraustaomer
kurucafe
romanozeti
yuceltanay53
futuristar
  • arkadaslar
  • ARSIVpaylasmak
  • ATATURK HAKKINDA
  • bilim
  • bizzat
  • BULENTESINOGLU
  • dostluklar
  • FETHULLAH GULEN
  • genel
  • KANUNLAR
  • KURANDAN
  • neciphablemitoglu
  • SAGLIK
  • siirler
  • toplumsal
  • YAZISMALARARSIVI
  • ----
    click here
    ------- Guestbook ---
    Google Gruplar
    ATATURKCU DUSUNME SISTEMI grubuna kayıt ol
    E-posta:
    B u grubu ziyaret et