DİN:GEMİLERDE TALİM, CAMİLERDE PROTOKOL VAR-Hüseyin MÜMTAZ - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu

Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta...

7/9/2006 - DİN:GEMİLERDE TALİM, CAMİLERDE PROTOKOL VAR-Hüseyin MÜMTAZ

Kategori: ARSIVpaylasmak

GEMİLERDE TALİM, CAMİLERDE PROTOKOL VAR

Hüseyin MÜMTAZ

Yahut hem gemilerde, hem camilerde talim var..

"Nasıl olur" demeyin, "Camiler kışlamız"dı ya!

Lübnan teskeresinin meclisten geç(iril)mesiyle beraber sosyal hayatımızda da
kaçınlmaz olarak bir takım değişiklikler yapılmaya başlandı..

Hemen ertesi gün Diyanet İşleri Başkanı bir açıklama yaparak "Artık şehit
cenazelerinde protokol düzenine geçeceğiz" dedi.

Yani kıymetli okuyucu; artık Kocatepe Cami'ine şehit cenazesi gelecek.. Cenaze,
meselâ öğle namazından sonra kalkacak.. Cemaat önce camiye girip vakit namazı için
saf tutacak..

Tutamayacak..

Ön sıra protokola ayrılacak...

Arkasına beş sıra polisler..

Beş sıra boş bırakılıp nihayet cemaat duracak.

Camide rütbe olur mu yahu?

Sonra dışarı çıkılacak.. Şehit'in hemen önündeki sıra yine "protokola" ayrılacak..
Gene onların arkasına beş sıra polis, koruma görevlileri...

Boşluk ve onun arkasına da cemaat..

Diyanet İşleri Başkanı diyor ki; "Namazdan sonra şehit yakınları için ayrı bir yer
ayrılacak, taziyeleri orada kabul edecekler"...

Cenazenin başından, en önünden şehitin ailesini, arkadaşlarını, yakınlarını...

Milleti nasıl, ne cesaretle, hangi cüretle ayırıp da kendi "gösteri namazlarınızı"
kılacaksınız?

"Gerçekleri sakladıkları" Lübnan teskeresinden sonra milletten korkuyorlar..

Gelecek cenazelerde hesap sorulacağından, yakalarına yapışılacağından korkuyorlar..

Çünkü millet açık oylamada kimin "cenazeye evet" dediğini gördü, çetelesini tuttu..

Yapışacağı yakayı biliyor...

Sayın Başbakan, geçtiğimiz hafta Hakkari'nin Çukurca ilçesinde şehit olan Asteğmen
Zeki Burak Okay'ın annesi Neriman Okay'ı neden aramadığı konusuna açıklık getirirken
Okay'ın, oğlunun cenaze törenindeki sert tepkisini ve komutanın yakasına sarılmasını
hatırlatarak "Şimdi telefonda aynı durumla ben de karşılaşırsam, bunu mu
dinleyeceğim ben" dedi. (CNNTurk)

Korku dağları bekliyor..

Diyanet İşleri Başkanı'na talimat veriliyor, o da derhal camilerdeki makam ve
memuriyet sırasına göre uygulanacak protokolu belirliyor..

BM Genel Sekreteri Anan teskere sonuçlarını görmek-etkilemek için bulunduğu
Ankara'da Erdoğan ile görüşüyor.. Görüşmeden sonra ortak basın toplantısı
yapıyorlar..

Erdoğan yabancı bir basın mensubunun "Türk halkı tezkereye neden bu kadar karşı
çıktı?" sorusu üzerine (Bu soruyu zinhar bir yerli basın mensubu soramazdı) diyor
ki;

"Şu anda, bizim de tabii belki BM'nin 1701 sayılı kararının çıkışının gecikmesinden
kaynaklanabilir. Bizim bu süreci, bu kararla ilgili olarak, hükümet olarak
bilgilendirmede eksikliklerimiz olabilir".

İtirafa bakın, itirafa..

Eksikler var sayın başbakan, milletten, el kaldıran vekillerinizden bile saklanan o
kadar çok şey var ki...

"Suçüstü", gene Erdoğan ile Anan'ın müşterek basın toplantısında yapılıyor.. "Cürm-ü
meşhut"..

BM Genel Sekreteri Anan gözlerimizin içine baka baka ve açıkça diyor ki;

"Lübnan'a Avrupa'dan 7 bin asker gidecek, Türkiye ile birlikte bu sayı 8 bin ya da
daha fazla olacak"..

Teskerede böyle bir sayı, rakam var mı var mı ey millet?

Ne var; "Gidecek askerin sayısı hükümetçe belirlenecek" var..

Peki hükümetin teskerede açık bıraktığı, vekillerin bilmeden el kaldırdığı bu sayıyı
Anan nereden biliyor, nasıl biliyor?

Anan, milletten önce nasıl biliyor Lübnan'a kaç askerin gideceğini?

Milletten başka neler saklanıyor?

Kıbrıs görüşmelerinde de öyle olmamış mıydı? Ankara'da Kıbrıs Zirvesi ve MGK'da
alınan kararlardan farklı bir tablo ile karşılaşıldığını Denktaş Newyork'a gidince
farkettiğini söylememiş miydi?

Meğer Erdoğan ve Anan Davos'ta anlaşmışlardı..

Anan Planının içeriği de milletten gizlenmişti..

Peki AB İlerleme Raporlarının, Çerçeve Belge'nin neyi içerdiğini bu memlekette kaç
kişi biliyor?

Kim ne derse desin ben Ankara'nın, şu veya bu vesileyle verilen "gece
resepsiyonlarını" çok seviyorum..

Anan'ın "1000 asker" diye açıklama yaptığı basın toplantısının sonrasında Ankara'da
Pakistan Büyükelçiliğinde Pakistan Silahlı Kuvvetler Günü dolayııs ile bir
resepsiyon düzenlendi..

Orgeneral Büyükanıt ta bu resepsiyona katıldı.

Büyükanıt, Lübnan'a gönderilecek asker sayısına ilişkin gazetecilerin soruları
üzerine, ''Daha henüz Türkiye Cumhuriyeti devletinin yapacağı insanı yardımın çapı,
yeri, kaç bölgede çalışacağı belli değil. Bu bölge belli olduktan sonra yeterli
kuvvet tahsis edilecek. O belli olmadan sayı söylemek mümkün değil'' diye konuştu.

Halbuki bir kaç saat önce biz Anan'dan kaç kişi olacağını duymuştuk..

Ya Genelkurmay Başkanı sayıyı bilmiyordu, ya da söylenmemişti..

Genelkurmay Başkanının bilmediği sayıyı Anan biliyordu..

Büyükanıt başka şeyler de söyledi o gece..

1.İnsani yardımın yapılacağı bölge sayısına göre asker sayısının da değişeceğini
ifade eden Orgeneral Büyükanıt, ''O sayı belli olduğunda Silahlı Kuvvetler daima
olasılıklar üzerinde planlama yapar. Ama durum ortaya çıktığında çok süratli olarak
yapılacak yardımların ne kadar kuvvetle sağlanacağını net olarak belirler. Şu anda
açık söylüyorum sayı olarak bana da sorsanız ben de bilemem'' dedi.

2.Büyükanıt, sayının ne zaman kesinleşeceğiyle ilgili soruyu yanıtlarken, bölgeye
gidecek Karayolları ve DSİ görevlilerini kendilerinin organize etmediklerini
söyledi. Lübnan'a konuyla ilgili heyetlerin gidip gitmeyeceği sorusuna Büyükanıt,
''Gider, gelir. Şimdiye kadar da gidip geldi. Gidip, bakacaksınız, edeceksiniz. Ama
karar verildikten sonra o karara bağlı olarak hazırlıklarımızı biz ne zaman
tamamlarsak o zaman gider'' karşılığını verdi.

3.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın,Türk askerinin Lübnan'da silahsızlandırma
faaliyetlerine katılmayacağı yönündeki sözlerinin anımsatılması üzerine ise
Orgeneral Büyükanıt, ''Var mı tezkerede bu sorumluluk? Yok. Kimse bunu bizden
isteyemez, tezkerede yok. Biz, Meclisin verdiği çerçevenin dışında hiçbir görevi
yapmayacağız. O zaman kimsenin istemesi de söz konusu değil böyle bir şey de olmaz''
diye konuştu

Yâni Büyükanıt, "Sayıyı bilmiyorum" diyor, "Yapılacak yardımlara göre kuvvet
sağlanır" diyor.

Yâni "Sadece yardımı koruyacağız" diyor, "Yardımın çapı bizim dışımızda
kararlaştırılıyor, ondan haberimiz yok" diyor, "Bu karar verilince ona göre
hazırlıklarımızı tamamlarız ve ne zaman tamamlarsak o zaman gideriz" diyor.

En önemli açıklamayı ise 3'üncü maddede yapıyor Büyükanıt.. Sıkı durun..

Erdoğan'ın, silahsızlandırma faaliyetlerine katılınmayacağını söylediği
hatırlatılınca; ''Var mı tezkerede bu sorumluluk? Yok. Kimse bunu bizden isteyemez,
tezkerede yok. Biz, Meclisin verdiği çerçevenin dışında hiçbir görevi yapmayacağız.
O zaman kimsenin istemesi de söz konusu değil böyle bir şey de olmaz'' diyor..

İlk bakışta Başbakanı doğrular gibi zannediliyor ama işin aslı öyle değil..

Farkındaysanız, BM kararına değil, teskereye atıfta bulunuyor..

Ve diyor ki; BM kararı ne olursa olsun, Meclisten çıkan teskeredeki görevle
sınırlıyız.. Deniz kuvveti ve yardımları koruyacak yeterli kara askeri..

Büyükanıt'ın bu sözlerinden sonra artık ben; aklında varsa bile hükümetin ucu açık
sayıda kuvvet gönderme niyetine, ileride oldu bitti ile bu kuvvete muharebe görevi
verebileceğine pek ihtimal vermiyorum..

"Asker" olduğum için Genelkurmay Başkanı'na inanıyorum..

İnanmak istiyorum..

Büyükanıt en önemli şeyi arkaya saklıyor o gece ; "'Evladını kaybediyor. Onların her
türlü tepkisinin bizim başımızın üzerinde yeri var. Ateş düştüğü yeri yakar. Onun
için ne söylenirse söylensin o şehit analarının ellerini öperim, o şehit babalarının
yanaklarından öperim. Hiçbir asker şehit vermek istemez. Biz onların acılarını en
iyi anlayan kimseleriz. Çünkü, onlara komutanlık yapıyoruz. Onun için onlar ne
derlerse desinler ben onlara saygı duyuyorum."

Görüyor musuz, Başbakan, "Telefon edip lâf mı duyayım" diyor, Şehit babasını
mahkemeye veriyor, Genelkurmay Başkanı "Şehit analarının ellerinden öperim, Onların
her türlü tepkisinin başımızın üstünde yeri var" diyor..

Bu arada Tatlısu TESUD'çularından hâlâ "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" lâfı
ile ilgili açıklama, protesto beklediğimi ifade etmek istiyorum..

Yoksa "eski zamandaki" gibi hâlâ "yukarıdan" emir mi bekliyorlar?

Ne o hatlar mı kesik?

O zaman durumdan vazife çıkarsanıza be kardeşim... 7 Eylül 2006

"57'iNCİ ALAY ÇANAKKALE'DE, TRABLUSGARP'TA, FİLİSTİN'DE, SAKARYA'DA

57'inci ALAY KARABAĞ'DA, KARASU'DA, KERKÜK'TE, KIBRIS'TA

57'İNCİ ALAY HERYERDE

HEPİMİZ 57'İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ"

Washington Haber

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ÖNEMLİ OLAN; HAYATTA EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK DEĞİL, EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYMAKTIR." Eflatun, HUKUK a) Kimse, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerin den dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Anayasa, mad. 24/3/ b) Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Anayasa, mad. 25/ c) Herkes düşünce ve kanaatlerini; söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.Anayasa mad. 26

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
bilgebalta
TOGEÇ

Arkadaşlarım

okay YILDIZ
ercan şen
necaticavdar
seden s.
yagmurvetoprak
laleninbahcesi
sennurozturk
aktifus
mustafabaygin
saraykoy
tulaybilgin
cihateri
İnsiyaki Milli
Sezgin KOŞAR
yildizlarvegece
paratoner
karsittez
hazanseli
cumhuriyethalkpartisi
barometre
sanatyeri
erenyemi
fcinar55
erginbay
prewar
dogpol
onurlu1turk
kerkukunsesi
candanof
aliuluc
skurt
pistols
livanca
leventgeckalanlar
leventburda
Blogcu Yardım
alevidostlar
sue
Angel Dream
hukuksal
alisevgi
Kitap Özeti
93busra
dilsizmutercim
benyaziyorum
cem38
ALİ ÖZTÜRK
sakirmgk
loji
hocaileessek
snecateren
yuceltanay53
benyaziyorumsiyaset
zeynep03
vakanuvis
rizelli
romanozeti
gencsblog
benyaziyorumflashheader
aheng
Pelin Zeybek
tatilvakti
E. Demirel
tuncaytemiz
turkeyphotogallery
aylin toygun
hilalliler
MATEMATİK ÖĞRETMENİ RAGIP ŞAHİN
kristinaodonnelly
karya35
ECECE BİR YAKLAŞIM
busraustaomer
kurucafe
barbibarbieoyunlari
futuristar
drsaglik
zalim ...
----
click here
------- Guestbook ---
Google Gruplar
ATATURKCU DUSUNME SISTEMI grubuna kayıt ol
E-posta:
B u grubu ziyaret et