Embed

Dünyanın İkizi Bulundu mu?

Dünyanın İkizi Bulundu mu?

 

Selin Süer Ünlü

06.12.2011

Bilim dünyası yıllardır uzayda, “ne çok soğuk, ne de çok sıcak, yani tam yaşanabilir düzeyde bir iklime sahip” gezegen arayışında. İşte Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), güneş sistemimiz dışında ilk kez “böyle bir yerleşilebilir” özelliğe sahip ve dünyaya çok benzer bir gezegen keşfedildiğini açıkladı. Kepler-22b adı verilen gezegenin tıpkı Güneş gibi bir de yıldızının olduğu ve bu yıldıza ideal mesafede bulunduğu belirtildi. Böylece bilim dünyası yeryüzüne benzer gezegenler bulma yolunda bir adım daha atmış oldu.




Washington’daki NASA Genel Merkezi’nde görevli, Kepler programı uzmanlarından Douglas Hudgins,  “Bu keşif, dünyamızın ikizini bulma yolunda çok önemli bir dönüm noktası olacak” dedi. Ancak uzmanlar insanoğlunun “çantalarını toplayıp bu gezegene doğru yola çıkmasının”, en azından şimdilik imkansız olduğunu söylüyor. Zira gezegen 600 ışık yılı uzakta. İnsanoğlunun ürettiği en hızlı uzay aracıyla bile Kepler-22b gezegenine ulaşmak 300 bin yıl sürebilir.

Dünyadan daha büyük olan gezegen, güneşe benzeyen yıldızı etrafındaki dönüşünü 290 günde tamamlıyor. NASA’ya göre şimdi sırada bu gezegende hayat olup olmadığını araştırmak var. Öncelikli hedef, yaşamın olmazsa olmazı, suyu aramak. Daha sonra gezegenin ağırlıklı olarak kayalık bir coğrafyadan mı oluştuğu ve gaz yapılarının yoğunluğu araştırılacak.

 

Uzay çalışmalarında iki yeni keşif de karadeliklere yönelik. Bilim adamları, bugüne kadarki en büyük iki karadeliğin varlığının saptandığını açıkladı. Bu karadeliklerin büyüklüğünün güneş sistemimizin en az 10 katı olduğu kaydediliyor. Öyle ki bu iki karadelikten biri, güneşin 21 milyar katı; diğeri de 9,7 milyar katı büyüklüğünde.

*******
Yeni Keşfedilen Dünya Benzeri Gezegende Yaşam Olabilir.

Kepler Uzay Teleskobu’nun gönderdiği görüntüleri inceleyen bir grup bilimadamı, üzerinde yaşam olabilecek yeni bir gezegen keşfedildiğini açıkladı. Gezegen, Dünya’ya 22 ışık yılı uzakta keşfedildi.

Washington’daki Carnegie Üniversitesi ve Santa Cruz’da bulunan California Üniversitesi’nde görevli uzmanların keşfettiği gezegenin bulunduğu bölgede sıcaklıkların ne çok yüksek ne de çok düşük olduğu; yani gezegenin yaşama imkan verebilecek bir “yaşanabilir bölge”de yer aldığı belirtiliyor.


Uzmanların GJ667Cc adını verdiği gezegen Dünya’dan yaklaşık 4 kat daha yoğun bir kütleye sahip. En yakınındaki yıldızın etrafında bir kez dönüşü ise 28 gün alıyor. Scorpius (Scorpion-Akrep) takımyıldızında yer alan gezegenin Kepler’den alınan fotoğraflarda çok net görünemediğini belirten uzmanlar, ancak yeni nesil teleskoplar sayesinde gezegenin atmosferine bakarak, üzerinde yaşam olup olmadığının anlaşılabileceğini söylüyor.



 




‘Su Varsa Yaşam Olabilir’

Bilimadamları GJ667Cc’nin etrafında döndüğü kızıl yıldızın ışığının oldukça sönük gözlemlendiğini; dolayısıyla gezegenin Dünya’dan daha karanlık olduğunu belirtiyor. Ancak, yıldız büyük oranda kızılötesi ışın yaydığı için, gezegenin bu ışınları Dünya’dan daha yoğun oranda enerji olarak alabildiği de vurgulanıyor.

Uzmanlar, yapılan gözlemlerde gezegenin kayalık bir yüzeyi olduğunu tespit ettiklerini belirtiyor. Gezegenin suyu ve basit ya da gelişmiş yaşamı destekleyebilecek bir atmosferi bulunduğu da bilgiler arasında.

California Üniversitesi’ndeki ekipten Steven Vogt, “Bulduğumuz gezegenin yıldızına uzaklığı çok iyi. Ne üzerindeki olası suyu kaynamayla kaybedeceği kadar yakın, ne de tamamen dondurucu soğuk olacak kadar uzak” diyor.

Kurşunu Eriten Gezegen

Yeni gezegenin keşfinde rol oynayan Kepler Uzay Teleskobu, bugüne dek 2 binin üzerinde gezegenin keşfedilmesini sağladı. Bu keşifler arasında ilgi çekici birkaç gezegen de bulunuyor. Örneğin, kurşunu bile temas halinde eritebilecek kadar sıcak bir gezegen de keşfedilenler arasında.

Kepler’in aldığı görüntüler üzerinde çalışan bilim adamları uzayda daha önce tahmin edilenden çok daha fazla dünya benzeri gezegen keşfedildiğini belirtiyor. Bu keşiflerin Dünya’da yaşamın nasıl oluştuğuna dair ipuçları sağlaması bekleniyor.

******

Mars’ta Su Olduğunu Gösteren En Güçlü Kanıt

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) Mars’ta yaşam izleri aramayı sürdürüyor. Kızıl Gezegen Mars’a yaklaşık 8 yıl önce inen Opportunity (Fırsat) adlı robot uzay aracı yeni bilgiler gönderdi. NASA uzmanları bu bilgiler ışığında, Mars’ın yüzeyinde uzun süre önce su bulunduğunu gösteren şimdiye kadarki en kuvvetli kanıtlara ulaştıklarını açıkladı.




NASA, Opportunity’nin gezegendeki büyük bir kraterin kenarında ince ve parlak bir mineral yatağına rastladığını belirtti. Bu mineralin yüksek ihtimalle kireçtaşı olduğu belirtiliyor. Bu da milyarlarca yıl önce Mars yüzeyinde akan suyun kalıntılarının bu kireçtaşının oluşumuna katkıda bulunmuş olabileceği tezini güçlendiriyor.


Opportunity’nin gözlem ekibinden Cornell Üniversitesi uzmanı Steve Squyres, “Bu, robot uzay aracının bir zamanlar Mars’ta su bulunduğuna dair elde ettiği en önemli kanıt” diyerek keşfin önemini vurguladı.

NASA’nın Robot Araçları Garanti Sürelerini Doldurdu

Opportunity’nin Mars’taki 22 kilometrelik kratere ulaşması 3 yıl sürdü. Araç, kraterin kenarına ulaştığında başparmak kalınlığında ve 51 santimetre uzunluğunda bir mineral yatağına dair görüntüler çekti.

Mars kaşifleri olarak da nitelenen Opportunity ve Spirit daha önce de Mars’ta bir zamanlar su olduğuna dair kanıtlar göndermiş ancak bilim dünyası bunların kesinliğinden emin olamamıştı. NASA’ya göre, bu kez gelen kanıt, tartışmaya yer bırakmayacak kadar ikna edici.


NASA’nın emekliye ayrılan robot aracı Spirit’e ait görüntüleri aşağıdaki videoda bulabilirsiniz.
 




Mars’ta kireçtaşı keşfi, yaşamın temel taşlarından olan suyun, en azından milyarlarca yıl önce Mars yüzeyinde akmış olabileceği yönünde yorumlanıyor. Ancak şu anda Mars’ın tamamen sudan yoksun ve kupkuru bir gezegen olduğu söyleniyor.

Bir golf aracı büyüklüğündeki Opportunity 2004’ten beri Mars’ta. Opportunity’nin gezegende, Spirit (Ruh) adlı bir de ikizi bulunuyor. Garanti ömürlerini çoktan dolduran bu iki robot keşif aracı Mars’a sadece 3 ay görev yapmak üzere gönderilmişti. Ancak NASA, Spirit’i ancak bu yıl “çalışamaz” ilan etti ve emekliye ayırdı. Bilimdamları, Opportunity’nin ise robot kollarından birinde mekanik kireçlenme görüldüğünü, ancak buna rağmen aracın görevini sürdürebilecek durumda olduğunu söylüyor.


amerikaninsesi.com

 

Jüpiter’de meydana gelen bir patlama.

 Paralel Evren, Paralel Tanrı. 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !