E-Postamda paylaşılan bir yazıyı sunuyorum....
------------------------
1968 yili Subat ayinda, askerlik hizmetimin son haftalarini yasiyordum. Kita subayi olarak 18 ay hizmet etmistim. Bunun ilk alti ayini çesitli elektrik ve insaat islerinde geçirdim, son bir yilini ise fiilen kita subayi olarak. Bir gün nöbetçi subayi sirasi bendeydi, belki de son nöbetimdi. Gece el ayak çekildikten sonra kapim çalindi, nöbetçi asker selam verip: “Tegmenim er filanca sizinle görüsmek istiyor, içeri alayim mi?” diye sordu.
Bölükteki herkesi ismen tanirdim ama, terhis heyecani bölüge yeni gelen erlerin isimlerini ögrenme geregi duymamistim, kim oldugunu çikaramadim. Dosyadan yeni gelen erlerin tablosunu cikarip, erin durumunu inceledim. Memleketini, aile yapisini, meslegini, egitimini, maddi durumunu, yasini gözden geçirdim ve “Gelsin” dedim. Ben yaslarda vardi, ama kayitlara göre 20 yasindaydi. Belli ki nüfus kagidini geç çikarmislar. Son günlerde ortalikta fazla dolasiyordu, demek yalniz oldugum bir zamani kolluyormus. Oldukça heyecanli görünüyordu, söze nasil baslayacagini bilemeyen bir hali vardi.
Hatirimi sorup, saygi sözlerinden sonra derdini anlatti. Henüz bir yillik evliymis. Karisini çok seviyormus, onu yalniz birakip askere gelmek zorunda kalmis. Içimden “tamam izin isteyecek” diye geçirdim, sözünü kesmeden ama bikkin bir ifadeyle dinlemeyi sürdürdüm. Devam etti: Karisini birakacak güvenilir kimsesi yokmus, mecburen ailesinin yanina birakmis. “Iyi iste, ailenin yaninda güvencede olur” dedim. Asker utana sikila:
“Tegmenim, siz sehirlisiniz, bizim oralari bilmezsiniz. Bizim ailede erkek çoktur, karima rahat vermezler, her gece biri alir. Hemserimle haber göndermis, ‘artik dayanamiyorum’ demis. Karimin vaziyeti müsküldür, özüne kiyar diye korkarim.”
“Tegmenim, siz yakinda terhis olup gideceksiniz. Biliyorum ki bekarsiniz. Rica ediyorum, karimi yaniniza aliniz. Çok temizdir, çok çaliskandir, ise hiç nazlanmaz, her isinizi görür, bir dediginizi iki etmez. Bilmedigi olursa ögretirsiniz, hemen ögrenir, çok akillidir, okumasi yazmasi vardir. Helal süt emmistir, yalan dolan bilmez, özü sözü dogrudur, saygida kusur etmez.”
Askerin anlattiklarina intikal etmeye çalisarak kisa bir süre düsündüm ve teklifini geri çevirdim. Ama asker kararli bir sekilde sürdürdü konusmasini:
“Sehirli kadinlara benzemez amma eli yüzü düzgündür, kibar durur kibar salinir. Oturmasini kalkmasini bilir. Sözü sohbeti hostur, kibar konusur. Para pul istemeyiz, bogaz tokluguna raziyiz. Tegmenim, senden dogan çocuklar senin olur, benden doganlar benim. Ne olursunuz Tegmenim, sizden büyük istirhamimdir, hemen olmaz demeyin, bir düsünün. Büyük sevaba girersiniz, çok hayir alirsiniz.”
Okulu bitirir bitirmez, daha diplomami bile almadan askere gitmistim. Evimiz kalabalik oldugu ve en büyük çocuk ben oldugum için herkes bir an önce çekip gideyim diye gözümün içine bakiyordu. Ne evim barkim vardi, ne isim gücüm, ne de param pulum. Hele hele, geçici de olsa, bir çocugun sorumlulugunu üstlenecek yasta ve olgunlukta hiç degildim. Daha kendim çocuk sayilirdim. Bunlari uzun uzun açiklayarak teklifini reddettim.
Lütfen dar görüslülük edip askeri ayiplamayin. Aksine, göstermis oldugu cesaret dolayisiyla onu kutlayin. Çok sevdigi karisini, ailesindeki bir sürü kaba saba ve hoyrat heriften korumak için bulabildigi bir çözümdü yalnizca. Ailesinin erkeklerinin ona nasil davrandigini biliyordu. Onu eli yüzü düzgün, iyi egitim görmüs, efendi birinin yanina emanet etmek istemisti.
Terhis olduktan sonra bir hafta içinde Izmit Petkim’de is buldum. Terhis telasi, yeni bir ise girmenin heyecani ile bu olayi kisa zamanda unutmustum. Geçen yilki bir gazete haberi üzerine anim canlaniverdi ve içimi tarifsiz bir aci bürüdü. Onlara yardim etmeliydim, çünkü gerçekten ihtiyaçlari vardi. Eger simdiki aklim olsaydi, bütün olumsuz kosullarima ragmen hiç kuskusuz kabul ederdim. Kimbilir kimler yardim etti ve kimin tekkesinde teselli buldular.
Çinar Yaylali – Aliaga – Eylül 1981
Not: Rakamlar ne der bilemem ama, sanirim baska ülkelerde oldugu gibi ülkemizde de aile içi cinsel iliskiler azimsanmayacak düzeyde. Veya o zaman öyleydi diyeyim de, kebap yanmasin. Arada bir cesaretli bir kaç kisi çikiyor da haberimiz oluyor.
Paylaşım:Ç. Yaylalı
------------------------
Bu konuda güzel bir yazı var.Bunu da sunmak istiyorum.
|
AİLE İÇİ CİNSEL İSTİSMAR: ENSEST |
|
Prof.Dr. Oğuz POLAT © www.kriminoloji.com 2002
Kelimenin Latince aslı incestus olup sıfat olarak pis, kirlenmiş, temiz olmayan anlamına gelmektedir. Ayrıca tanrılar karşısında da ahlaksız, uygunsuz, iffetsiz, suçlu karşılığında da kullanılmaktadır. İsim olarak ta kirlilik, iffetsizlik, uygunsuzluk demektir.
Devamı..... ******************** |