7/11/2009 - Eski Devlet bakanı Rifat Serdaroğlu;ŞEYHÜLİSLAMDAN DANIŞMAN;NURC
ŞEYHÜLİSLAMDAN DANIŞMAN;NURCU HOCADAN VERGİ DAİRESİ MÜDÜRÜ. “Anayasa Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, DEMOKRATİK, LÂİK ve SOSYAL bir HUKUK DEVLETİDİR.” Anayasa Devletin tüm kurumlarını, tüm yöneticilerini ve hepimizi bağlar. Anayasa emirlerine uymayanlar suç işlemiş olurlar ve sonucuna katlanırlar. Şimdi size AKP iktidarında göreve getirilen iki bürokratla ilgili bilgi vereceğim. Biri Ankara’da, diğeri yılın 12 ayı turist ağırlayan Bergama’da görev yapıyor. Şeyhülislam Danışman; Devlet Bakanı Faruk Çelik, danışmanlığına ALİ YÜKSEL isimli birini getirdi. Avrupa Milli Görüş Teşkilatında uzun seneler Genel Sekreterlik ve Genel Başkanlık yaptı. Avrupa’daki 27 İslami Kuruluşun üye olduğu, Almanya İslam Konseyi tarafından “Şeyhülislam” ilan edildi ve yıllarca bu görevi yaptı. Yıllarca İslami Holdinglere camilerde para topladı. Bu para toplamalar yüzünden, Halife Metin Kaplan’ın adamlarıyla, yaralamaya varan kavgalar yaptı. İki eşli(biri resmi nikâhlı, diğeri imam nikâhlı) şeyhülislam danışman, Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşlarımızın problemleri ile ilgilenecek! Nurcu Hocadan Vergi Dairesi Müdürü; Şahsın adı; Zülfikar Altın Görevi; Bergama Vergi Dairesi Müdürü Müdür, Mustafa Yazıcı Caddesi, Okkaoğlu Apartmanı Çatı katını kiralıyor. Evdeki ara duvarlar yıkılıyor, salon tam bir tarikat dershanesine çevriliyor. Müdür mesai saatlerinde esnaf ziyaretleri yapıyor ve esnafları Perşembe günü akşamı kendisinin vereceği derse çağırıyor. Tesadüf, öncelikli ziyaretler hep vergi dairesine borcu olanlara yapılıyor. Perşembe günü akşamı, Vergi Dairesi Müdürü kafasına sarığını takıyor, gelenlere Nur Risaleleri dağıtılıyor ve müdür saatlerce ders veriyor. Her geçen hafta kalabalık artınca, diğer cemaatler müdür hocayı şikâyet ediyorlar, müdür hocanın tayini çıkıyor. Fakat kendi tarikatı Bakanlık nezninde kuvvetli olsa gerek, bir hafta sonra görevine iade ediliyor ve derslere, pervasızca kaldığı yerden devam ediyor. Vatandaşlara, “neden gidiyorsun” diye sorduğunuzda alacağınız cevap hep aynı. Vergi Dairesine borcum var, nasıl gitmem! İşyerinizin vergi incelemesine alınması için belli kriterler var. İşyerinizde, Türk Bayrağı, Atatürk’ün resmi varsa, hele hele bir de “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısı varsa, doğru incelemeye. Devlet Bakanı Faruk Çelik, Maliye Bakanı Mr. Mehmet Şimşek sizlere soruyorum, Anayasa’nın 2. maddesi sizi bağlamaz mı? Sizin Lâik Devlet anlayışınız bu mu? Yoksa siz kendinizi Türkiye Cumhuriyeti’nin Bakanları değil de, Osmanlı Sadrazamı mı sanıyorsunuz? Sizler, Sayın Cumhuriyet Savcıları; Sizin Cumhuriyetin Savcıları olarak, Lâik’liği koruma gibi bir göreviniz yok mu? Bergama gibi bir ilçe’de bu olayları duymaz mısınız? Mutlaka birinin şikâyetçi olması mı gerek? İlçenin Vergi Dairesi Müdürü yüzlerce insanı dershanesine toplayacak, Anayasa’nın Lâiklik ilkesini paspas yapacak, sizler duymayacaksınız. Bunu duymazsanız neyi işiteceksiniz? Ülke’nin Başkent’inde, kendine “Şeyhülislam” denen bir meczup Devletin en üst bürokratı yapılıyor, kimsenin sesini çıkardığı, “ Bakan Bey ne yapıyorsun” dediği yok! Pes artık! Bu iki olay, Ankara ve Bergama’da oluyorsa, yurdun diğer köşelerinde neler oluyor varın siz hesap edin. Sağlık ve başarı dileklerimle, 04.Kasım.2009 Rifat Serdaroğlu Eski Sağlık ve Devlet Bakanı rifatserdaroglu@superonline.com Tel: 0532xxxxxx ------------
|
|
Yorum
yaz!
|
2009-11-24 11:35:33 - İSNAT VE İFTİRALARA TEKZİP |
| Yazan: baltin35 |
İSNAT VE İFTİRALARA TEKZİP
Öncelikle, Olmayan bir şeyi, olmuş gibi yazmak ve söylemeye İFTİRA, Bunu yapanlara da MÜFTERİ denir.
1- Benim 1 adet kiralık evim vardır.Hastane Cd. M.Gülen Apartmanındadır. Belirtilen adresteki meskenin kime ait olduğu kira kontratosu ile belgelidir.
2- Vergi Dairesine borçlu mükellefleri evime değil, Vergi dairesine davet ediyorum bu benim yasal görevimdir.Amme alacağını ödemeyenlerden tahsil etmek ve devletimin kamu açığını kapatmak, devletimizi milletimizi modern tefecilerden kurtarmak asli görevimdir.
Eğer borçlu mükellefleri bahsettiğiniz gibi bir yere toplamam gerekecek olsa İzmir Atatürk Stadyumuna toplamam gerekir çünkü ancak sığarlar…
3- Evet Risale-i Nurları okuyorum.Çünkü Bu eserler 44 Dünya diline çevrilmiş ve Dünya okuyor.Ayrıca Risale-i Nur derki “Zaman tarikat zamanı değil Hakikat zamanıdır.” Okuyanına verdiği ders ise; önce tahkiki bir imana ulaşmak ve Bu Mübarek vatanımızı ve necip milletimizi anarşilikten muhafaza etmek için çalışmaktır.
Çağdaş ve Modern asrın insanının anlayışına uygun olan bu Kur’an Tefsirini okumak Suç değildir. Şöyle ki; İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Başsavcılığının 23.09.1999 tarih ve 1999/1960 Hazırlık, ve 1999/385 Karar No’lu Kararıyla “Dini sohbetlerde bulunmak üzere bir araya gelmenin ve yasaklama kararı bulunmayan, Bediüzzaman Said Nursi tarafından yazılan Risale-i Nur’ları okumanın, bulundurmanın SUÇ TEŞKİL ETMEDİĞİ” açıkça belirlenerek karar altına alınmıştır.
4- 2006 yılı Temmuz ayında Bergama’dan tayinimin çıktığı doğrudur. Ancak 1 hafta sonra herhangi bir tarikat şeyhinin talimatıyla değiiiil, 15 Ay sonra Türkiye Cumhuriyeti İdare Mahkemesinin 20.06.2007 tarihli kararıyla Ekim 2007 de görevime tekrar döndürüldüm. Mahkeme Kararının Gerekçesi Aynen şöyle. “ Kurum personelinin %91 nin çalıştığı müdürden çok memnun olduğu, Kayıt dışı vergi kaçakçılığının önlenmesinde ciddi mücadelelerde bulunduğu ve Kazanç vergilerinde bazı esnafların sektörlerinde 16 kat’a varan artışlar sağlayarak ciddi vergi kayıplarını önleyen şahsın görevinde başarısızlığı yada olumsuzluğu bulunmadığından görev yerinin değiştirilmesinde Kamu yararı ve Hukuka uyarlık BULUNMAMAKTADIR” denilmektedir.
Acaba şimdi sizlerden sormak isterim, Vatanına, milletine bağlı,Yüce Devletimin sembolu olan Ay Yıldızlı Al Bayrağıma Sevdalı bir kamu görevlisi olarak görevimi ifa ederken. Mücadele ettiğim Vergi hırsızlarının ağzıyla, hiçbir araştırma gereği duymadan hakkımda isnat ve iftiralarda bulunmak , Kişi hak ve Özgürlüklerine, Basın ilkelerine ve en önemlisi de insanlık değer yargılarına uygunmudur.
Hakkımda bu isnat ve iftiralarda bulunanlar hakkında her türlü Yasal Haklarımı Yüce Türk Mahkemelerinde kullanacağımı ve Adaletin Yüce mahkemelerimizde tecelli edeceğine inancım sonsuzdur.
|
| Bağlantı
|
|
Hakkımda
ÖNEMLİ OLAN; HAYATTA EN ÇOK ŞEYE SAHİP
OLMAK DEĞİL, EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYMAKTIR."
Eflatun,
HUKUK
a) Kimse, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerin den dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Anayasa, mad. 24/3/
b) Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Anayasa, mad. 25/
c) Herkes düşünce ve kanaatlerini; söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.Anayasa mad. 26
Arkadaşlarım
• okayyildiz • ercan şen • seden s. • yagmurvetoprak • laleninbahcesi • sennurozturk • mustafabaygin • saraykoy • tulaybilgin • ifsa • yildizlarvegece • ozgan ca • paratoner • karsittez • hazanseli • cumhuriyethalkpartisi • barometre • fcinar55 • prewar • onurlu1turk • kerkukunsesi • candanof • aliuluc • skurt • pistols
----
-------
---
|