FETHULLAH:NURLULAR,NURSUZLAR...

Nurcularin yazdiklari yazilardan bir kac sinif olduklari anlasilir:

1-) Demoktarik Gericiler; Fettullah Gülen ve fikirlerini demokrasinin birparçası saymanın liberal bir yaşam için şart olduğunu vurguluyorlar. Demokrasiiçin iyi de olsa kötü de olsa Fettullah gibilerinin var olması ve dokunulmaz
ilân edilmesi isteniyor. Hâlbuki bu saçma bir görüş. Vural Savaş, MilitanDemokrasi kitabında bunu gayet iyi izah etmiş. Hoş görüsüzlere karşı hoş görülüolunmaz. Ülkeyi yıkıp, bölmek isteyenlere karşı imkan değil ceza vermek gerekir.
Eğer aksi olursa devlet kendi kendinin yıkılması için imkan yaratmış olur.

2-) Sözde Atatürkçüler; Eğer Atatürk yaşasaydı biz ve bizim yaptıklarımızdanutanırmış fikri, sözde Atatürçülerin ağzına pek güzel sakız olmuş. Önüne gelenAtatürkçü olduğunu söyleyip, bizim yaptıklarımızın yanlış olduğunu söylüyor.
Halbuki işin aslı bu değil. Alakası bile yok. Çünkü zaten M.K.Atatürk bugericilere karşı savaşı başlatan, Said-i Kürdileri tutuklatan kişidir. Atatürkbunu yapmışsa çocuklarınında bunu yapmasından doğal bir şey yoktur.

3-) İlim Adamı Fettullah; Fettullah Gülen büyük bir ilim adamı olup çıkmış. HeleBediüzzaman çok daha ulu, çok daha bilge bir insanmış. Hep -mış, hep -mış. Bunurculara göre Fettullah kardeşimizin pîrî Said-î Kürdi zaman üzerinde bir
dehaymış. Yahu ben anlamıyorum, devir 20 yüzyıl ve dünyada inanılmaz gelişmelerolmuş; relötivite tartışılmış, fizyon ve füzyon enerjisi bulunmuş ve insanlıkteknoloji yollarında delicesine bir hızla ilerlemiş. Oysa Bediüzzaman Risale-î
Nur adında Kur'an taklidi uyduruk bir kitap yazmış. Hangi hakla bu adam zamanüstü deha dediklerini anlamıyorum. Ama vardır onların bir gerekçesi. Yoksa hiçEinstein'ı es geçip, Said'e derlermi en zeki adam diye.

4-) Dünya Nurcu Olmuş; Said-î Kürdi'nin ilmi üzerine geçen günlerde ülkemizdebir toplantı yapıldı.Bunu izliyorsunuzdur. Güya bütün dünya ilgi ile izlemişve toplantıya hayran kalmış. Halbuki yok öyle bir şey. Said Kürdi'nin asılamacı gericiliğin yayılmasıydı. Bu toplantı da bu emel doğrultusundatertiplenmiş ve iki yan amaç üzerine oturtulmuş. İlki Türkiye'nin anti-nurkesimini ve ülke tepkisini test etmek, ikincisi içeriden ve dışarıdan nurdesteği sağlamak. Bunları görmüyorlar veya görmek istemiyorlar. Toplantıyadışarıdan katılanların hepsi fişlenmiş insanlar. Bunların toptan amacı Türkiyepastasını bölüşmek.

FETHULLAH GULEN VE KURDUGU IRTICA ORGUTU

Said-i kurdinin hemsehrisi ve en sadik muridi Fethullah Gulen CumhuriyetTurkiye'sinin en tehlikeli ve sinsi dusmanidir. Kendi ifadesiyle tam bir seriatmilitani olarak yetisen Fethullah eger dur denilmezse Ataturk'un ilericicumhuriyetinin dibine dinamit koymak uzeredir.

CIHAD:
Nihai atak icin kendine bagli kisilere gayet kurnazca verdikleri taktiklerlecikisin zamanlamasinin iyi yapilmasini, olumu goze almayi, hesaplasmaya hazirolunmasini, misyona kitlenmenin onemini, soz degil aksiyon ve hamlegerektigini, savas halini, surekli aksiyonu, karar gununu ve serefli bir olumunyeglenmesini islemektedir.

I'layi Kelimetullah ve Cihad adli kitabinda cihadin tarifinin "islamla birlikteAllah yolunda kavga verme"oldugunu, herkese farz oldugunu, hangi halde yapildigini, islami bir gorevoldugunu, kiyamete kadar devam edecegini, peygamber meslegi oldugunu, bircemaatin kendini buna adamasi gerektigini, cihattan geri durmanin gunaholdugunu, en buyuk islami mueyyide oldugunu, cihat olmayinca huzurun daolmayacagini, tek ve asil vazife ayrica tek care oldugunu, sehit ya da gaziolunmasinin gerektigini, yeryuzu hakimiyetinin cihatla gerceklesecegini, islamibir borc ve en yuksek ideal oldugunu sayfalarca islemektedir. Bunun boyle olduguna "Yakînimiz vardir" diyerek muritlerine gaybi bilen evliya havasiyla
konusmaktadir. Ama asil bu konuda gercek arzusunu ise su cumleyle aciga vurur.

"Kursude de bazen oyle olur. Mesela hz. Hamza vurdu derken, sanki kilici benkullaniyorum gibi olur." (Fasildan Fasila-1, sf. 78)"Biz herkese karsi rabbimizi anlatmakla mukellefiz ve dunyaya karsi hem manevihem de maddi cihadda muvaffak olmak zorundayiz."(I'lâyi Kelimetuhllah veyaCihad, sf. 34)"Cihad, bir mumûn'in ugruna canini feda edebilecegi en tatli bir mefkure ve enyuksek bir idealdir. Zira mumin, kendi teri icinde bogulma veya kendi kaniyla
abdest alma gibi bir payeyi ancak cihadla elde edebilir." (a.g.e., sf. 45)"Zira cihaddan geri durmak ciddi bir gunahtir, cihad bir hayir kapisidir, okapidan giren iki hayirdan birine mutlaka kavusacaktir. Evet ya sehit olupebedi hayat, ya da gazi olup hem dunya hem de ukba nimetlerine ulasacaktir."(a.g.e., sf. 57-58)

"Canini Allah yolunda feda ederek sehit dusen kimselerin bizim anladigimizmanada olmedikleri bir gercektir." (a.g.e., sf. 59)"Bir insanin kendisi bizzat ve fiilen mucahedeye katilamiyor,fakat mucahadedebulunana omuz veriyor, kurdugu muesseseleriyle mucahitleri kucakliyor ve onlarikoruyup kolluyorsa, o da fiilen mucahedede bulunmus gibidir." (a.g.e., sf. 68)"Demekki acizlik, fakirlik ve kadin olma gibi mazaretler …(dolayi) cihadsevabindan mahrum kalmayacaklari gibi, mukafatindan da mahrumbirakilmayacaklardir…" (sf. 69) Bu sozleriyle o, tam bir halk ordusukurmaktadir. Parasi olanlara okul ac demis acmislar, ev kirala demiskiralamislardir. Gulen kadin, ihtiyar, cocuk herkesi maddi manevi her turluhizmete sokmustur.

Bu kitabinin 70'inci sayfasinda konu basligi "Cihada Her An Hazir Olmaliyiz"seklindedir. Bu sozuyle kitaplarinin cesitli bolumlerinde defalarca tekrarettigi "Metafizik Gerilim"i gerceklestirmektedir."Eger bir dirilis bekleniyorsa, o da metafizik gerilimi olan kimselerin omuzundaolacaktir." (Asrin Getirdigi Tereddutler, sf.142)Boylece yetistirdigi ve
kendisine bagli kadrolari adim adim nihai hedefi icin hazirlamaktadir.

Cihad adli kitabinin 72'nci sayfasinda insanlarin her turlu guc ve maddiimkanini dava icin nasil hizmete hazir hale getirmelerinin gerektigi,etkileyici sekilde anlatildiktan sonra da "Bu bir hazirliktir ve bu hazirligin,gelecegin teminati bakimindan tasidigi ehemmiyet ise her turlu izahtanvarestedir"diye sozunu tamamlamaktadir. Yapmasi gereken seyi de soyleformullestirmektedir:

"Rasul-i Ekrem'den kalma bir vasiyet vardir. Bu emanet, dunya ve ukba saadetininteminati olan islami hayatin hayata hakim olmasidir. Bu mukaddes emaneti afâk-i âlemde temsil vazifesi,bugun bir borc olarak bize dusmektedir." (sf. 90)

Hedefini kendi dusuncesiyle mesrulastirmak ve taraftarlarina manevi baskiuygulamak icin de, "Fitne kalmayip, yeryuzunde yalniz Allahin dini hakimoluncaya kadar onlarla savasin - Bakara 2/193 ayeti"ni soylemektedir.

"Islami onur ve gururu tasiyan her fert ve millet, mutlaka kendini cihadvazifesiyle vazifeli gormelidir." (a.g.e., sf. 49)

Cihat konusunda muslumanligin cikis yillarina ait hikayeleri sayfalarca anlatir.
Peygamberin etrafindaki insanlar cihat etmekte ve olumu arzulamaktadirlar. Helebir yasli kadinin kucuk torununu boyundan buyuk bir kilicla peygambere hediyeedilisi anlatilir. Boyundan buyuk kilicla bu cocuk inanilmaz ahramanliklar
gosterir.
Cihad adli bu kitabin altinci bolumu olan 20 sayfalik "Cihad Asiklarindan" adlikismi tamamen bu hikayelere ayrilarak okuyucuya verilmek istenen onlarin dacihada cikip, taa olumu bulana kadar devam etmelerini saglayacak ruh halini
yaratmaktadir.Bu kitapta ayrica sahabelerden cihada gidemeyenlerin uzuntuleri bin bir sekildeanlatilarak, gunahla helak olma korkulari vurgulanir. 112-117 sayfalarinarasinda peygamber devrine ait cesitli hikayeler anlatilir, bugunku duruma
atiflar yapilarak, cihattan geri duranin vay haline denmektedir."Evet boyundurugun yere kondugu su donemde, din-i mubin-i islami i'lâ etmek icinkosup cihad etmiyor veya edemiyorsak; savleti altinda ezildigimiz bir donemde,
hakki batilin satvetinden kurtarmak icin uykularimiz kacmiyor ve ciddi birizdirap duymuyorsak, kinanacak birisi varsa o da biziz." (Asrin GetirdigiTereddutler-4, sf. 97)diyerek herkesi cihada tesvik etmektedir. Cihadintarifini de "…islamla birlikte Allah yolunda kavga vermenin adidir. Bugun cihaddenince akla gelen budur" (Asrin Getirdigi Tereddutler-3, sf.186) seklindeyapmaktadir.

Bu kitabin en sonunda kendine bagli bir okuyucuyu getirdigi ruh hali, insanincihad vasitasiyla mutlaka sahadeti (olumu) arzular hale gelmesidir.

TEBLIG:
Irsad Ekseni adli kitabinda isledigi konu "Emr-i bi'l-maruf"(iyilikle emretmek)"nehy-i anil munker"(kotuluklerden uzak durmak) "TEBLIG"dir. Kitaptamuslumanlarin kendi ibadetlerini yapmalarinin yeterli olmayacagini, emr-ibi'l-maruf ve nehy-ianil munker yapilmadikca butun halkin Allah tarafindancezalandirilacagi anlatiliyor. Emredenin kurtulacagi, dini korumanin ilk sartoldugu, muslumanin eliyle olmazsa diliyle degistirmesi o da olmazsa kalbiyle bugz etmesi gerektigi anlatiliyor. Teblig icin fertlere nasilyaklasilacagi, muhatabin taninmasi gerektigi, duruma gore nasil bir tavirtakinilacagi, adam secmenin nasil oldugu anlatilarak bunlar hadisler veayetlerle destekleniyor. En sonunda da teblig adaminin ozellikleri siralaniyor.

"Din, emr-i bi'l-maruf, neyh-i ani'l-munker'dir." (Irsad Ekseni, sf. 53)diyerekdini teblig olarak sunmakta ve devam etmektedir;

"Bu onemli vazife (teblig vazifesi) yapilmadigi zaman, toplumun maruz kalacagimuhtemel musibetleri, efendimiz soyle dile getirmisti:`Ne olacak halimiz? O gunkadinlarin baskaldirdigi, sere serpe, acilip sacilarak sokaga dokuldugu,kotuluklerin her tarafta yayildigi ve hakki ifadenin terk edildigi gun.' (sf.9) `Butunkotulukleri iyi ve iyilikleri kotu gordugumuz gun haliniz nice olacak birbilseniz', (sf. 10) buyurdular. Biz bu hadisin bu bolumunden, gunumuzdeki umumiduruma isaret etmesi yonuyle bir kesit alalim. Evet, hadis-i serif, bir gun hersey tersine donup degerlerin alt ust olacagina, iyiler kotu, kotuler iyigorulecegine, zinanin tervic edilecegine, teror-anarsi revac bulacagina, imanve kuranin asagilanacagina, Allaha inananlarin hor ve hakir gorulecegine,bircok kotuluk bizzat devletler tarafindan kanunlarla korunmaya alinacagina,
dine ait hakikatlerin gericilik addedilecegine isaret etmektedir… Cagin insanibunu on misliyle yasadi ve zannediyorum daha bir sure de yasayacak." (a.g.e.,sf. 10)

Sozu edilen bu kitaba Ahmet Kurucan 1997 yilinda Onsoz yazdigina, ve kitaptakikonular ses bantlarindaki konusmalarin tasnif edilmesinden sonra siniflanipyazildigina gore yukaridaki vaazin tarihini en azindan 1 ya da 2 yil daha
geriye goturmek mumkundur. Buna gore Fethullahin ifadesiyle bu zillet vehakaretlerin bir sure dahayasanmasi gerekir sozunden bu yana en az 4 ya da 5 yil gecmis demektir. Buhesaba gore artik yolun sonuna gelinmis kabul edilebilir.

Simdi ifade edilen soz ve tavirlarin halk arasinda nasil bir boluculuk yarattigihatta buyuk oranda da bunda muvaffak olundugu bir gercektir.

" `Hadis': Sizden kim bir munker gorurse onu eliyle degistirsin. Gucu yetmezsediliyle degistirsin. Buna da gucu yetmezse kalbiyle ona bugz etsin. Imanin enzayifi da budur.(Bugz etmek) Munker islamin cirkin gordugu herseydir. (sf. 32)

Fethullah Gulen;"Bir mumine dusen sey de …o munkeri eliyle degistirmesi eliyledegistirmeye gucu yetmiyorsa, ister sozlu ister yazili diliyle, buna da imkaniyoksa munkere kalbiyle bugz etmesidir. Ki, imanin en zayifi da bu son
davranistir." (sf. 33)Simdi dusunmek gerekir. Hizbullah orgutu kendilerince munker gorduklerine buhadisin geregini yaptilar. Yani elleriyle degistirdiler. Oyle bir degistirdilerki insanlar dunyalarini da degistirmek mecburiyetinde kaldilar. Dusunmek gerekirki Hizbullah'in kamplari olmadi. Hizbullahcilar onlarca yillardan beri hermahallede birkaci bulunan evlerde yuzlerce kitap okuyarak, her turlu taktik vestratejiyi Fethullah'in orgutunde oldugu gibiogrenmediler.

Yuzbinlerce her konuda yetismis militani bulunan Fethullah'in o gun geldigindeverecegi emirle yerlerinden firlayacak muritleri en buyuk iman sahibininkendileri oldugunu gostermek icin munker kabul ettiklerini elleriyledegistirmek istemelerinde bir anda milyonlarca ulke evladi katledilecektir.
1960'li yillarda bu zihniyet
Endonezya'da bir gecede bir milyonun uzerinde insan bogazlamistir.Devam ediyor Fethullah;"Evet zaman olur insan bu vazifeyi, kendi hanimina vecocuklarina karsi eliyle ve diliyle yapar. Orada hem el, hem de dil konusur.
Fakat bazen elin konusamayacagi yerlerde bu vazifenin dil ile yapilmasi icapeder. Yakin akrabaya karsi ekseriyetle uygulanacak metod budur. Bunu dayapamiyorsa onlarla arasindaki kalbi irtibati yeniden gozden gecirir…Bunun en
asgari seviyedeki alameti munkere kalben bugz etmektir. Ve … bu kalbi infial desureklilik istemektedir." (sf. 34)

Henuz cihat acilip cikis yapilmadigina gore ev icinde dayak ve hakaret normalhale gelmis demektir. Akrabalara karsi da dusmanlik hisleriyle kalbi bugz sozkonusu olduguna gore toplumda boluculuk hadsafhaya gelmis demektir. Ayrica bu davranis Ataturk'un kurdugu ilericidemokratik cumhuriyetin temellerine coktan dinamitlerini koymus, demokrasi
aleyhine fakat seriat lehine buyuk kaleler ve mevziler zaptetmistir.

"Ancak toplumda "emr-i bil-maruf, nehy-i ani'l munker" vazifesi yapilmiyor vebunun icin muesseseler kurulup, bu
vazife sistemli bir sekilde ifâ edilmiyorsa Allah o cemiyetin altini ustunegetirir ve o cemiyet, o millet asla payidar olamaz." (sf.68-69)diyerek de bugorevin devlet tarafindan dikkate alinmasini saglamak istemektedir. Bu baglamda
diyanet isleri kurumunu kastederek de;"Aslinda dini hizmetleri belli birteskilatin emrine verme,baskalarinin bir oyunu olsa gerek. Boyle bir yaklasimin islamin cihad ve tebliganlayisiyla hicbir alakasi yoktur. Evet islam dini sadece camiye hapsedilecekbir din degildir." (sf. 87)

"Bu millet simdi artik lafa degil, yasantiya bakiyor." (sf.>109)Yetistirdigikadrolara sonuc basligi altinda sunlari telkin etmektedir (sf. 206):

1. "Teblig ve irsad vazifelerin en mukaddesidir.
2. Teblig normal zamanlarda farz-i kifaye olsa bile gunumuzde ihmale ugrayanmeselelerden oldugu icin farzlar ustu farz konumuna gelmistir. Onun ihmalikatiyen caiz degildir.
3. Vazifeyi ihmal ederek olen bir kimsenin nifak icinde olmus olmasindan endiseedilmelidir.
4. Icinde bu kutsi vazife yapilmayan toplulugu Allahin helak etmesi muhtemeldir.
5. Bu kutsi vazife fert, millet ve devletler planinda da alinmalidir.
6. Bize teblig adamlari lazimdir. Bu dini ayakta tutacak, onu cihanin dort biryanina goturecek olanlar da ancak
onlardir.
7. Teblig adami tebliginde cok israrli olmalidir.
8. Teblig adami havari karakterinde olmalidir."

TAKTIK – STRATEJI – TAKIYYE:
Butun bu gorevler icin taraftarlarina salik verdigi taktik, strateji, takiyyeusulleri ve saklanmalarin nasil olacagini cesitli kitaplarinda anlatiyor.Kendisinin ortuk konustugunu soyle belirtiyor; "Topraga tohum atmak vazifemiz,ona gunesin isi ve isigini gonderme, ona nesvu nema verme ise Cenab-i Hakk'inisidir. Ben meseleyi istiare yoluyla anlatiyorum. Siz tohum, toprak ve gunesiictimai platformda degerlendirin." Zamana gore strateji gerekir, soylenecek hersey soylenmez, aksiyonda zamanlama onemlidir, saklanmali, titiz olmalidir,degisensartlara gore tavir belirlemelidir, taktik muhammedin tedbiridir, dengegozetilmezse ne olur, mumin bugday tarlasi gibidir, fizibilite yapilmalidir,insan kazanil-malidir, istikamete dikkat edilmelidir, temkinli olmalidir,sirran tenevveret uygulanmalidir, ayni dusuncede olmayanlara birden bire karsi
cikilmamalidir, zaman ayarlamasiyapilmalidir, yeniden dirilis esnasinda nelerden faydalanmalidir, gizliliksarttir, ihtiyati terk etmemelidir, saklanmali, gorunmemelidir diyesiralanabilen ogutleri ve emirleri bulunmaktadir. "Dengeli bir hizmet eri,soyleyecegi seyleri hemen soylemez. O bilir ki soylenmesi gereken her seyisimdi soylerse, kendisine
hayat hakki tanimayanlar cikabilir." (Fasildan Fasila-1, sf. 119) "Iste bumanada telattuf, yapilan hareket kime karsi yapiliyorsa, tavrimiz onlartarafindan hic hissedilmeden ve sezdirilmeden yapilmasidir ki, bunu gidip,hedefi vurma ve yara almadan da donme, gibi bir ifadeyle arz etmemizmumkundur."(Asrin Getirdigi Tereddutler-4, sf. 207) - Tam bir gerilla gibi."Bugun devrin getirdigi sartlar ve hizmetin stratejisi acisindan, bir yanaginavurana obur yanagini cevir, karsilik verme, sokaga dokulme diyorsak, …illerdeinsallah Muhammedi zemin tam oturacak ve renk butun renklere hakim olacaktir."(Fasildan Fasila-1, sf. 222)

Evet, Allah Rasulu etrafinda her zaman iste boyle serdengectiler oldu, fakat o,hayatinin hicbir aninda, ama hicbir tedbirde kusur etmedi. Kuvvet dengesininolmadigi bir yerde ortaya atilmasinin hezimet ve maglubiyetle neticelenecegini
herkesten iyi degerlendirdi ve bu sebeple de stratejisini hep temkin ve tedbirile orgutledi." (Fasildan Fasila-2, sf. 141-142)"Evet denge gozetilmediginde, hezimet ve maglubiyetin kacinilmaz oldugusartlarda kahramanlik gosterisi sadece bir ihanettir." (a.g.e., sf. 142)

"Hadiste mumin ekine benzetiliyor. Bela ve musibetler karsisinda o, firtinaonundeki gibi egilir, yerlere yatar ve firtina dinince tekrar ayaga kalkar.Bizim bu hususiyetimiz seytan cephesini tedirgin eder… gecenlerde onlardan biri
bu durumu hissetmisolacak ki, aynen bu benzetmeyi kullanarak, belli guclerindikkatini cekiyor ve –onlar firtina onunde ekin gibi davraniyorlar, bu durumsizi aldatmasin- diyordu." (a.g.e., sf. 273)

"Turkiye'de islamin idbarinin ikbale donmesi icin, hizmet meydanina atilmis hakerlerinin istikamete cok dikkat etmeleri gerekir… Bu ayni zamanda da hedefevarmanin onemli bir vesilesidir." (Fasildan Fasila-3, sf. 76 "…bir dirilis
hamlesi ve bunu hayatin her kesimine yayma cabasi icinde bulunan bu gruplarsirran tenevveret dusturuyla hareket etmelidirler. Boylece … faaliyetlerinihicbir engelle karsilasmadan … devam ettirirler." (a.g.e., sf. 128)

"Arkadaslarin mutlaka ama mutlaka temkinle hareket etmeleri sarttir." (a.g.e.,sf. 100)

"Sizin gibi dusunmeyip farkli dunya gorusune sahip(lerin) karsisina aceleylecikilmamali… Yoksa bizim gibi dusunmuyorlar diye bir bir uzaklastirilan veyauzaklasan bu gayr-i memnunlar, dev dev kitleler meydana getirerek karsinizacikip sizi yerle bir edebilirler." (Olcu veya Yoldaki Isiklar-3, sf. 40)"Bediuzzaman gibi bir insan, dunyanin neresinde olursa olsun, insan yetistirdigitaktirde, o dunya ile oynayacak duruma gelir. Tabii ki bu gibi meselelerde zaman
ayarlamasi, yapilmak istenen isin capina gore hesap edilmelidir." (AsrinGetirdigi Tereddutler-3,sf. 117)

"O halde kuvvet dengesinin olmadigi durumlarda teknige, taktige basvurulmalidir.
Aksi takdirde karsi gelinemeyecegi muhakkak olan kuvvetle carpismaya kalkmakdavaya en buyuk ihanettir. (Prizma-1, sf. 86)

"Mesveret, islerin dusunce planinda ele alinmasi, fizibilitenin yapilmasidemektir. Bunlar cok onemli seylerdir ve
katiyen toy dimaglarin, tecrubesi ve bilgi birikimi olmayan insanlarin yapacagisey degildir. Oyleyse hamle oncesi bu islerin planlanmasi..." (FasildanFasila-3, sf. 121)

Nasil bir takiyye uyguladigi ise Irsad Ekseni adli kitabinin 34'uncu sayfasindaanlattigi su hikaye ve ekledigi kendi sozuyle cok demonstratiftir. "(Bediresirleri hakkinda gorus beyan edilirken Hz. Omer'in soyledikleri bunun encarpici ifadesidir.O: "Ya resullallah, herkese akrabasini teslim et ve herkeskendi eliyle akrabasinin isini bitirsin. Hz. Hamza'ya kardesini ver, onu ooldursun. Ali,kardesi Akil'in hakkindan gelsin. Bana da benim yakinlarimi ver,
onlari da ben oldureyim…" demistir. Gerci istisarede bu gorusler kabuledilmeyecektir ama, bir muminin munkere karsi tavrini ifade etmesi acisindanuyulmasa da uzerinde durulmaga deger bir uslûptur.)"

Gayesinin islam devleti oldugunu cok acik ortaya koyan Gulen, diger cemaatlarlauzlasmanin sart oldugunu, diger cemaat mensubu ve onderlerine kendine baglikisilerin nasil davranmalari gerektigini "Olcu ve yoldaki isiklar-2" adlikitabinin 3 ve32'nci sayfalarin arasinda "Birlesme noktalari" bolumunde uzunuzun anlatiyor. Dusmana karsi fasli musterekelerde nasilbirlesilecegini,ihtilaflarin koruklenmemesi gerektigini,karsilasilabilecek tehlikeleri sayarak uyarilarini siraliyor. Bu kitaptaFethullah Gulen gayesine varana kadar diger cemaatlarla nasil ve hangiboyutlarda iliski kurulmasi gerektigini bakiniz nasil anlatiyor. Tabii bugruplara butun gruplar dahil. Toplu mezarlari bulunan Hizbullah ve benzerleri
de. Olcu veya Yoldaki Isiklar-2 "Birlesme NoktalariAsil mesele ise, butun bu olup bitenlerden sonra, yeni olusu, kadim ve sarsilmazprensiplere tevfikan mukemmel hazirlamaktir.· Iste bizler bugun, boyle bir olmaveya olmama durumuyla karsi karsiya bulunuyoruz. Ya butun bu buhranlardan sonrabir iz'anla kurulmasini tasarladigimiz dunyayi kuracak ve huzura verecegiz, veya… cekilen binlerce izdirap ve bos kilacak bir anlayis ve davranisla maazallahgeri geriye gidecegiz. (sf. 3)
Dogrusu ittifak ve iftirak (dagilma, perisan olma) mevzuu, gunumuzdeehemmiyetini koruyan en aktuel bir mevzuudur. O her devirde ehemmiyetini korusabile, merkezi taazzurun (sekillendirme) gerekli oldugu, hem cok gerekli oldugu
bir donemde, ciddiyeti giderek artan ve butun ictimai meselelerin onune gecenbir mevzu halinegelmistir. …Cok rahatlikla soyleyebiliriz ki, dirilisimiz icin bundan daha buyuktehlike tasavvur etmek mumkun degildir. (sf.4)
Zira, anlasma ve uzlasma, her seyden evvel bir akil ve mantik isidir. Akla vemantiga dayali bir vahdet isidir ki,
dayanir ve uzun omurlu olur. Buna karsilik gunumuzde daha cok hissi vahdet vekardeslik vardir. Bu ise zayif, yetersiz ve kisa omurludur. Belli bir grupkarsisindaki toplanmalar, dusmanlik duygulariyla bir araya gelmeler; saldirmis
ve saldirilmis olma ruh haleti icindeki derlenmeler, hissi birlesmelerin gelipgecici dalgalarindanibarettir. Bugunku keyfi ve kemmî buudlarimiz icinde boyle bir vahdet kat'iyyenyetersizdir ve hele mukaddes prensiplerimiz acisindan asla tecviz, tasvîb vemuhakkak suretle takdîr goremez. (sayfa 5-6)
Oyle ise, ic ve dis ayrici faktorleri hesaba katarak, fasl'-mustereklerimizinmuzakereye getirilmesine ve birligimizin aklîlik ve mantikîlikle yeniden elealinmasina siddetle ihtiyac vardir. …hic olmazsa, Anglo-Sakson ve Galler ittifaki biciminde bir ittihada ihtiyac, hem cok siddetle ihtiyac vardir.Dusmanlarimizi mesgul etme, dusundurme ve goz actirmama gibi kiyâset ve dirâyetisteyen hususlari beceremezsek bile, hic degilse onlarinoyunlarina gelmeme ve elimizle kendi tukenisimizi hazirlamama anlayisinigostermeliyiz. Aslinda buna mecburuz da. (sayfa 6-7)… temelde olmayan farkli dusuncelerin normal kabul edilmesi ve en azindan biryabanciya karsi takinilan suni nezaket kadar, (onlara da davranilmasi)elzemdir, zaruridir, mukaddes birlik ve duzenimize bir temennâ ve selâmdir.(sayfa 8)· …aramizda bolucu faktorler vardir…"

1. Cesitli cemaatlar cesitli vazifeleri ayri bir yol tutarak yurutmektedirler…
2. …her grup kendi rehberini muceddid kabul etmektedir."
3. … harika bir zata ihtiyac vardir … o gerekli islahati bir hamledeyapabilmelidir.
4. … icimizdeki ihtilaflarin da distan koruklenmesini de hesaba katmakmecburiyetindeyiz. (sayfa 9-10)

Turkiye ve islam dunyasinda … bir araya gelen her cemaat icin, bazi tehlikelervardir.· (Bircok sebepler) pek cok grubun meydana gelmesine sebep olmustur. Bugruplar arasinda yer yer ciddi ihtilaflar,…endise verici kavgalar olmustur.
(sf. 19)Ehli sunnetin cevaz verdigi sinirlar icinde, her yolculuk azizbilinmeli ve her hizmet alkislan malidir. (sayfa 21)· Kisacasi … onlarla,kiymetli bir hazineyi tasima mecburiyetinde oldugunu bir lahza hatirindancikarmaz. Boyle olunca da, ayni istikamette hareket eden herkesi, kendineyardimci kabul eder, her muvaffakiyetine ta'zim durur. (sayfa 22-23)

Oyle ise, siyasi, gayri siyasi, butun gruplar icin "Vahy-i munzel"in âlem-sumuldavetine icabetten baska, ne care ne de ma'kul bir mesned kalmadigi cagrisiylainsanimiza sesleniyoruz "Hepiniz toptan Allahin ipine simsikisarilin, ve sakin parcalanip ayrilmayin." (sayfa 27>· … mukaddes gaye veideallere karsi ihtiram hissinin sarsilmasi, keza buyuk dava ve ona baglimubeccel mefhumlarin yerini bir kisim kucuk hesap ve cikarlarin almasi, aradakirâbitayi daha kuvvetli hale getirmemizi zaruri kilmaktadir. O da, butun faslimustereklerimizi ortaya dokerek, onlarla ayirici faktorlerin muvazenesini yapmaseklinde olacaktir. Iman esaslari birligi, amel veibadet birligi… (sayfa 28)Butun rehber ve rehnumâlara lider ve basbuglara vicdan-i umumiyi tâmire ma'tufbir hususu, bir kere dahahatirlatmak istiyoruz. (sayfa 30)Dusmanlarimizin entrikalarina karsi uyanik olun, onlarin oyunlarina gelmeyin veonlari idare etmesini bilin. Kendiaranizda birbirinizden adam ayartma ve aktarmayi dusunmeyin… Bilakis ugradiginizkimselerin … mursidlerine karsi hurmetkar olunuz. (sayfa 31) …muminlere karsidaima … diffuzyona hazir durumda bulunuz." (sayfa 32)

IRTIBAT, ORGANIZASYON

"Cemaatlar arasinda … irtibat sarttir ve zaruridir. Bu yapilmadigi taktirdecemaatlesmeler bolunmeyi, ufalanmayi eriyip gitmeyi netice verir. Bu ise islamadina buyuk bir zarardir…caresi butunlesmek, birlik beraberligi korumaktir…
Ancak bu hususta bazi prensiplerin hatirlanmasinda yarar var. Evvela hicbircemaat bir digerinin aleyhine bulunmayacak. Ikincisi cemaat fertleri, digercemaat buyuklerine karsi saygili davranmali… ucuncusu butun bu cemaatlar
birbirlerinin dertleriyle dertenmeli. Cemaatlari sevin,sevemiyorsaniz kendinizi sevmeye zorlayin." (Fasildan Fasila-1,sf. 170-172)

"…islami cemaatlardan herhangi birine dahil her fert manevi bir sirketin uyesidemektir." (a.g.e., sf. 174)
Goruldugu gibi her taktigi, stratejiyi, imkani, takiyyeyi, riyayi ve yalanikullanarak hedefine mutlak ulasmak istemektedir.

SAIDI KURDININ MURIDI:
Gulen, said-i kurdi (veya nursi)'nin, onlarin adlandirmasiyla bediuzzamaninmuridi olduguna suphe birakmayacak sekilde sozler soyluyor, aciklamalaryapiyor. Kurdugu orgutunun de aslinda onun ogretisi dogrultusunda kuruldugunu
da acikliyor. Onu overken asrin ilekesi, cagin buyugu, kâmil mursid, ruhlarinhekimi gibi terimler kullaniyor. Said-i kurdinin memleketi Bitlis, Hizan,Nurs'uislamin hameleleri (yuklenmisleri) icin siginak diye adlandiriyor. "Iste
Bitlis'e bakarken boyle bakmak lazim. Bir Bediuzzamanin, gunumuzde dahiulasilmasi zor yerlerde zuhuru … katiyen tesaduf degildir. Hizan ve Nurs, yazaylarinda bile zor varilan yerlerdir ki, bu nesil kacabildigince kacmis ve
saklanabildigince saklanmis ve orada bir potensiyel guc meydanagetirmistir." (Kucuk Dunyam, sf. 13)Hemen hemen her kitabinda bir ya da birkac kez bagli oldugu nurculugun kurucususaid-i kurdi'nin su sozune yer vermektedir. "Beni nefsini kurtarmayi dusunenhodgâm bir adam mi zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanini kurtarma yolunda,dunyami da feda ettim, ahiretimi de. Seksen kusur senelik hayatimda dunya zevki namina bir sey bilmiyorum. Butun omrum harp meydanlarinda, esaretzindanlarinda, yahut memleket hapishanelerinde gecti. Cekmedigim cefa,gormedigim eza kalmadi. Divan-i harplerde bir cani gibi muamele>gordum, bir serseri gibi memleket memleket surgune yollandim. Memleket
zindanlarinda aylarca ihtilattan men'edildim. Defalarca zehirlendim. Turluturlu hakaretlere maruz kaldim. Zaman oldu ki, hayattan bin defa daha ziyadeolumu tercih ettim. Eger dinim beni intihardan men'etmeseydi said belki bu gun
toprak altinda curumus olacakti. Butun hayatim zahmet ve mesakkatle, felaket vemusibetle gecti. Cemiyetin imani, saadet ve selameti yolunda nefsimi de, dunyamida feda ettim. Helal olsun … cunku bu sayede Risale-i Nur, hic olmazsa birkacyuzbin, yahut birkac milyon, belki daha ziyade kisinin imanini kurtarmayayetti…"
Gulen'in dedeleri de said-i kurdi'ye yakin yerlerden Erzurum'a goc etmisler.Gulen'in butun derdi manevi olarak bagli oldugu adamin intikamini almak, gizledigi sakli amaci ise bir Kurtdevleti kurmaktir. Nitekim dis iliskileri, son derece guclu siyasal, gizliorgutsel ve istihbarat teskilati ile baglantilari oldugu intibainiuyandirmaktadir.
 "Haddimi asarak ben de ayni seyi soyluyorum. Bes on insanla cihani fethetmemizmumkundur. Kaldi ki o buyuk zatin (Bediuzzaman) actigi cigirin mahiyeti bugunortadadir. Ve simdiye kadar olanlar da,ileride olabilecekleri ihtar mahiyetindedir. (Fasildan Fasila-2, sf. 198)

"…ulkenin her kosesinde en utandirici tehcirlerin yasandigi … o kapkaragunlerde, Bediuzzaman hâzik bir hekim edasiyla …kendi kendimize esaretlerimizihatirlatti… teke, zaviye, mektep ve medresenin butun varidatini basimizdan
asagi doktu. (a.g.e., sf. 202-203) diyerek onun bir tarikatci oldugunu ifadeediyor.
"Evet, Bediuzzaman …her tarafta islami ve milli degerlerin enkaz enkaz ustuneyikilip gittigi ifritten bir donemin, …rahatsizliklara receteler sunan birhekimi olmustur. O, upuzun ve karanlik yillarin…" (a.g.e., sf. 203) deyip devam
ediyor. "…Koskoca bir milletin mahv ve izmihlâline goz yumup lâkayd kalmak buaslan yurekli insanin tabiatina zitti."(a.g.e., sf.207)"Eger Bediuzzaman, soluk soluga ulkenin dort bir yanina mesajlarini sunduguzaman, onu anlayacak birkac yuz aydin, dusuncelerinde ona destek olabilseydi…"(a.g.e., sf. 207) "Bediuzzaman hazretleri, `benim hakiki talebelerimden birtanesi bir yere girmisse, ben o yeri o talebem sayesinde kendi hesabimafethedilmis bilirim' diyor. Buna gore, bir okula gelip giden arkadasimiz varda, o okulda hala baska dusuncede olaninsanlarin mevcudiyetine rastlaniyorsa, o insan talebeligini bir kere dahagozden gecirmelidir." (Prizma-2, sf. 18) "Risale-i nurlarda oldugu gibi,
onlarin golgesi sayilan Kalbin Zumrut Telelerinde'de (F.Gulen'nin kitabi) hedefgostermenin yani basinda, o hedeflere ulasmak icin temel esaslar verilmeyecalisilmistir." (Prizma-2, sf. 3) "Risaleleri eger hakkiyla anlasaydik, medrese
ve tekyelerden bekleneni verirdi" (Fasildan Fasila-1, sf. 206)diyerek risaleleri ovmekte, kendi kurmus oldugu isik evlerinde de ve dahaonceleri kurdugu kamplarda daha bircok baska dersle birlikte bu risaleleritedris ettirmektedir. Iste bu risalelerin yazari said-i kurdu 1960 yilindaEmirdagi'da 60 bin kisiyle birlikte yesil bayrak acmasinin ardindan gelen
gunlerde bir mucize gostermek kabilinden muritlerine soyle demistir: "BenUrfa'da olecegim. Uc gun muddetle nasim bozulmayacak. Bana bagli olanlar gelipbeni tavaf edecekler. Akabinde ucuncu gunun sonunda defnedilecegim." 27 Mayisihtilâlinden kisa bir sure once olen Said-i kurdi mucizesini yapamamis, sabahakarsi oldugu Urfa'yi
ogleden once les kokusu sarmistir. Edememisler ogleye varmadan onu apar topartopraga vermislerdir. Said-i kurdi (nursiye) bagli olanlara bu durumhatirlatilip, efendilerinin mucizesinin sokmedigi soylendiginde hicbir cevap
verememektedirler.

DAVA:
Gulen'in ilk davasi hocasi said-i kurdinin intikamini almak, ama asil gayesi debir seriatci Kurt devleti kurmaktir. Bunun icin "Eger elimde imkan olsaydi, herbirinizin icine, evinizin yolunu unutturacak sekilde izdirap ekerdim…Yapar ve
her birinizi dava dusuncesiyle deli etmeye calisirdim." (Fasildan Fasila-2,sf.141)
davada munferit hareket edilmemesini, dayanismanin sart oldugunu, "islam davasibugun bizden cok daha fazla fedakarliklar beklemektedir" (Fasildan Fasila-3,sf. 5) diyerek "artik Ramiz hocanin oglu degilim. Kaderim, sizin kaderinizle,davanin kaderiyle butunlesmis. Bu safhadan sonra benim munferit kararlar vermemve o kararlara gore davranmam acik ya da kapali hizmete ihanet sayilir.Verecegim yanlis kararlarin riskibutun bir cemaata râcî olur…" (a.g.e., sf. 69) demekte, orgutunun elebasi olaraksorumluluklarinin altinicizmektedir. "Biz bugun muslumanlar olarak cok agir bir mesuliyetin altindabulunuyoruz. Bir donemde sabahe gibi seckinlerle temsil edilen bu dava, bugun,
ciliz iktidarimiza ragmen, ilahi bir ihsan olarak omuzlarimiza yuklenmisdurumda." (Fasildan Fasila-2, sf.63) Goruluyor ki, kendini islam devletiniyeniden kurmak misyonuile gorevli kabul ediyor."…dava insanlarinin munferit hareket etmeleri son derece sakincalidir… davayazimnî ve kapali bir ihanettir."
(Fasildan Fasila-3, sf. 69) "Ben yillardan beri bu davaya sahip cikacakinsanlarin genclerden tesekkul etmesi icin rabbime dua dua yalvardim."(a.g.e.,sf. 96)"O halde gelin, Allah askina; su islam ve kur'an davasinda, hem de her seviyedeelemana cok ciddi ihtiyac duyuldugu bir donemde, ayni cizgiyi paylastigimizinsanlarin kusurlarini arastirmayalim." (a.g.e., sf. 20)Yeter ki davayi hedefimize ulastiracak sekilde yurutelim diye bas bas bagiriyor.

Butun teskilatina da "Basyucelerin Amentusu" adini verdigi bir de and ictirmektedir. Soyle ki; "Mukaddes dava ve mefkuremizi, nefsanî ve cismanîherarzunun ustunde tutmak, onu butun beseri istek ve istihalara tercih etmek, gercegi bulup bildikten sonra umum sevdiklerimizi ve gonulbagladiklarimizi feda edecek kadar kararli olmak, yuce mefkure adina entahammul fersa hadiseleri gogusleyerek, gelecek nesillerin saadetine gidenyollari acmak, maddi manevi butun hazlardan siyrilarak yasamayi baskalarininmutlulugu icinde ele alarak hizmette onde, ucrette arka saflarda bulunma
felsefesiyle makam mansip mucadelesinden kelepir sevdasindan uzak kalmak bumeslegin icmali esaslaridir." (a.g.e., sf. 106)Boylece dava ugruna bir nevi tariki dunya olmus bir serdengecti insan grubuyetistirmekte ve soyle demektedir;
"Hz. Bediuzzamanin hizmet anlayisina gore eger bir beldede onun bir talebesivarsa, orasi, islam dusuncesi hesabina fethedilmis demektir… Bu ise sahabelerinilkleri gibi, davayi hayatiningayesi bilmekle gerceklesecek bir husustur."
(a.g.e., sf. 227)

GELIR KAYNAKLARI:

Islam davasinin gelir kaynaklarini cesitli yollardan olusturmaktadir. "Islamaciddi bir dava suuru ile uyanan insanlar kirkta bir zekat ile hicbir seyyapamayacaklarini bilmeli ve ona gore davranmalidirlar. Islam davasi bugunbizden cok daha fazla fedakarliklar beklemektedir. Nitekim bu dusunceye uyanmisnice kudsidava erleri vardir ki, hizmeti o olcude goturmektedirler. Bugun birer umitkaynagidir bu insanlar. Evlerinin, arabalarinin, fabrika-larinin anahtarini,
tapularini getirip hizmete takdim etmekte ve istediginiz yere kullanindemektedirler." (Fasildan Fasila-3, sf. 57)

Bir baska yerde ise bu finans kaynaklari icin; "…halka cesitli vesilelerlemuracaat ettik. Onlar da destekverdiler." (a.g.e., sf. 75) Kendine bagli olanlari; "Mumin mutlaka bir yolunubulmali ve mutlaka zenginolmalidir." (Prizma-2, sf. 33) diyerek muritlerini zengin olmaya neredeysemecbur etmektedir. Bugun icin cesitli kuruluslar yoluyla kontrol ettigi sermayede katrilyonlara gelmis olmalidir.Orgutlenmesinin onemli bir yanini vakiflasma teskil etmektedir. "Vakifdusuncesi: Acilmis yuzlerce imani-hatip, kuran kursu, camiler ve bumuesseseleri besleyecek varidat kaynaklari bu dusuncenin tecessum etmissekilleridir. Bunlarin yanisira…okullar, yurtlar, pansiyonlar vardir."(Fasildan Fasila-3, sf. 202-203)

PROPAGANDA:
Butun bu kurmus oldugu genis organizasyonla cesitli propaganda vasitalarinikullanarak cok genis bir yelpazeyi
hedeflemekte ve adim adim yurumektedir. "…biz tv, radyo, gazete ve dergilerdenolusan basin yayinyoluyla dinimize hizmet etmeyi bir yol, bir metod olarak benimsemisiz" (FasildanFasila-3, sf. 95)
diyerek, dinleme mevkiinde olan herkese islami anlatmanin farz oldugunutekrarlamaktadir. Telkinlerin cocuk yasta daha iyi sonuc verecegini, gencleriancak genclerin daha iyi etkileyecegini, muhatabin iyi taninmasi gerektigini,yeni gelene nasil davranilmasi gerektigi ogretilmektedir. Kendisine baglievlerde teyp ve videokasetleri dagitilmakta bununla beyinler yikanmaktadir. Bir video kasetindesoyledigi "daha once kolay aglayamiyordum simdi ise alistim, istedigim an
kolayca aglayabiliyorum" diyerek kendi sahtekarligini en buyuk propaganda araciolarak kullanmaktadir.
"1995 yilini yasadigimiz su gunlerde artik Allaha binlerce hamd-u sena olsun,hocamizin sohbetleri gerek teyp, gerekse video kasetine kaydedilmekte ve hemenherkese bu sohbetlerin intikali saglanmaktadir. (Fasildan Fasila-1, OnsozXXV.
Ahmet Kurucan, s.6. 1995) "…bir ay gibi kisa bir zaman dilimi icinde FasildanFasila'nin aranir bir kitap olmasi ve 22.000 adet satmasi"(Fasildan Fasila-2Onsoz, Ahmet Kurucan)adi edilen bu olay, nasil bir iletisim aginin kuruldugunu gostermektedir.Insan kazanma: Arkadaslarin maddi acidan desteklenmelerinin bu problemlerionleyecegi… Boyle acayip bir zamanda… namazkilan, oruc tutan… arkadaslara degiliki burs, canlar bile verilse azdir. Arkadaslarin yakin takibe alinmasi sarttir.Ayrilma emarelerinin goruldugu anda uzerine gidilmesi…" (a.g.e., sf. 113)Saflarinda inanc olarak sallanan genclere ise su metot uygulanmaktadir; "Bununicin de ulfete dusenlere, afaki ve enfusî saglam bir tefekkur; olum ve ahireteait levhalarin dusundurulmesi, cesitli hizmet muesseselerinin gezdirilipgosterilmesi; dini ve ictimai bir kisim vazifelere zorlanmasi… Ayricaboylelerine mâzinin altinsayfalari sik sik mutalaa ettirilerek sanli gecmislerimizin nazara verilmesi;kendilerini yenilemelerine zemin hazirlanmalidir."(Asrin Getirdigi Tereddutler,sf. 208) "Supheye dusen birisi icinsu hususlar uzerinde durulmasinda faydavardir. Boyle birisi, bir marifet ehline gitmeli ve goturulmelidir. Boyle bir
mudahalesayesinde tedaviyi kolaylastirma ve supheyi giderme onemlidir. Ayrica supheyedusen kimse, dusunce ufku aydin… kimselerle sik sik gorusturulmeli…dir. Yurticinde ve yurt disinda, dusuncemizin yurekten temsilcileriyle… gorusturulmesicok defa bin nasihatten daha tesirli olabilir." (a.g.e., sf. 153-154)

HEDEF:
Hizmetin askeri disiplin, plan program, fedakarlik, sabir, firsatlari kullanma,sorumluluk istedigini belirtir. Hizmetin sahsa gore olmasi gerektigini soyler."Nefer; Din-i mubin-i islama hizmet eden herkes neferdir.Dolayisiyla bu hizmette askeri disiplin cok onemlidir." (Fasildan Fasila-1, sf.125)Herkese kabiliyetine gore is verilmelidir ve her ferde mutlaka bir vazifeverilmelidir.
"Bu mesuliyetin yerine getirilmesinde hayatimiz bile soz konusu olmayabilir.Esasen bu mukavelenin onemli bir buudunu da olumu goze almak teskiletmektedir." (a.g.e., sf. 114) diyerek bunu bakara suresinin 40'inci ayeti ilede destekler.

Hedefinin bir safhasinin ne oldugunu bakiniz nasil aciklamaktadir; "Komunizmaninher sahada bitisi ve tukenisi sistem arayisini daha da hizlandirdi. …simdi egertopyekûn insanliga ait bir boslugu biz, inandigimiz din ile dolduramaz ve bunu
kisa zamanda gerceklestiremezsek… Bu sebeple de daha hizli bir tempo ilecalismamiz gerekmektedir….ve az dahi olsa durmak hatadir."(a.g.e.,sf. 168)Turkistan'daki kendi cemaatindaki kisilerin Turkiye'deki agabey adini verdikleri
kisilere gonderdikleri ve TurkCumhuriyetleri'ndeki asil niyet ve amaclarini gosteren mektuplarindan birindesoyle soyleniyor; "Muhterem Agabeyler, biz de butun kardeslerimizle birlikteHazreti Ustadimizin bu duasiyla mubarek gunlerinizi ve ramazaninizi tebrik vetesid eder… Buradaki Meylam Firdevsi ruyasinda Turkiye'ye gitmis, bir
buyuk dershanede nurani yuzlu bir zat Ozbekistan'dan geldigini ogrenince"Kardesim! Risale-i Nur Ozbekistan'da bir gunes gibi dogdu, Hz. Ustadin her birtalebesi bir gunes gibidir. Kiymetini biliniz demis…Hakikaten bu nur gunesinin tesiri yalniz Ozbekistan'da degil, Kirgizistan,Kazakistan ve Turkmenistan'da da gorulur. Mulk bir dershane ihtiyacimizi dahaevvel size arz etmistik. Sizden gelen 4000 dolar buradaki istiraklerle 11.000dolara tamamlandi. Uc kiralik dershaneden baska iki de hanimlar dershanesi var…Ayrica her iki cemaatin ev dersleri bir hayli cogaldi." (Yeni Hayat Dergisi,1999 Haziran, "Fethullah Gulen'in OrtaAsya'daki Okullarinin Gercek Yuzu", sf. 25-28)Cag ve Nesil-1 kitabinin 25'inci sayfadaki; "Sen! Kalk! Tarihinin boynunavurulan bu korkunc kemende birkilic indir; … Ve milletin kalbinde bir odem gibi tumseklesen irin yuvalaribirer birer dagilmaya basladi! Ya, ozunden dogan gercek aktifiteyi ve son
karari duysa ve gorselerdi. Biz butun bir millet olarak dolu dolu gozlerle bumutlu karari hecelemekte ve karar gununu gozlemekteyiz."

Hedefini ise;
"Buhari ve Muslim'de zikredilen bir hadisi serife dayanarak diyoruz ki;muslumanlar er gec bir gun mutlaka hakim olacaklar." (Asrin GetirdigiTereddutler-2, sf. 58) seklinde belirtmektedir."Evet, tirmanma seridindeyiz; yukumuz cok agir ve zirvelerde bizi gormeyetahammulu olmayan bir suru hasmimiz var." (Inancin Golgesinde-2, sf. 234)

"Plan ve programlar once tasavvurla baslar. Sonra akil surecine girer ve birerbirer dusunce ve fikir olurlar. Sonra bu dusuncenin hayata gecirilmesi icinvasat ve ortamin musait hale gelmesi sarttir. Demek oluyor ki, meselenin bir
dusunce ve fikir olarak hazirlanmasi, bir de dusunce ve fikirlerin hayatagecirilmesi yonleri var. Biz bunlarin butunune plan ve program diyoruz. Herciddi aksiyon ve hamle, hep boyle bir plan ve programin urunu oldugu surece
yararli ve kalici olmustur." (Fasildan Fasila-2, sf. 119)"Birisi irsadda muvaffak oldugu halde, cephede hic iradesi yoktur. Irsaddakibasarisina bakip da cephede vazifelendirirseniz, buyuk bir fiyasko ilekarsilasirsiniz. Binanaleyh bu hizmetin basarisi icin insanlar iyi taninmali vesonra istihdam edilmelidirler." (a.g.e., sf. 140)Planini programini taa 9-10 yasindan baslayarak yapmis birisi var ortada. Birkurmay subay gibi kendine bagli kisileri tek tek cephede mi, baska yerde mi
vazifelendirecegine kadar ince ince hesabini yapan birisi!Bakiniz orgut elemanlarina hangi talimatlari veriyor? "Hizmette onde olanarkadaslar her an kendi durumlarinigozden gecirmekle beraber, hizmet icindeki her sahsi, mutlaka kabiliyetlerinegore vazifelendirmeyi de ihmal etmemelidirler. Vazife bizim hayatimizdir… Buitibarla her bir ferde, once bu isi planlayanlar tarafindan mutlaka birervazife tevdi edilmelidir." (Fasildan Fasila-2, sf. 149)Nasil bir vazifesi olmali ki su asagidaki fikri one surebilsin; "Bazen,hizmetimiz adina yuklendigimiz islerden dolayi oylesine bunaliyoruz ki
noktalansin su hayat, olumun kollarinda diyesiniz geliyor. Fakat birdenemanetin, o'nun oldugu inanci ile irkiliyor ve bu dusunceyi buyuk birsaygisizlik olarak goruyoruz." (a.g.e., sf. 150)Kadrolarina hedefe varma ile ilgili soyledigi su sozler ne ince bir taktikeseridir; "Gunumuzde, kaderin cilvesi olarak gozde ve gonulde bir hayli hizmeteri var. Bunlar kabiliyet ve liyakatlarini asan onemli sorumluluklar altindabulunuyorlar… bazen hizmetteki konumu itibariyle olmazsa olmaz bir yerdebulunan arkadas, eger degisik mulâhazalarla bir kenara cekilse, oylezannediyorum ki, bu davranisiyla sevap degil ihtimal gunah bile kazanabilir.Cunku daha yapilmasi gereken dunya kadar is var. Alttan gelen kadro ise henuz
bu isleri yapacak, hem daha iyi yapabilecek kapasitede degil… Bu itibarla bizimbutun dusunce ve davranislarimizda hizmet gemisinin yurumesi hedeflenmeli… (herne sebep) bu hedeflere ulasmayi geciktirirse, bundan …vazgecmelidir." (a.g.e.,sf. 345)

Bakin bu hedefi Fasildan fasila-3 kitabina Onsoz yazan Ahmet Kurucan nasil tarifediyor: "Yeniden islama donusun yasandigi zaman diliminde Turkiye'de bu gelisimve degisimin onculerinden olan M. Fethullah GulenHocaefendi ve onun yol gosterdigi cizgide hareket eden gonulluler toplulugu…""Istidatli, metodolojiye acik, sistemli calisabilen, mesaisini iyi tanzim eden,musahedelerini iyi degerlendirebilen, aklini iyi kullanabilen, haber-imutevatirden cok iyi istifade eden insan sayisinin artmasi olcusunde HEDEFE ULASMA kolaylasir."(a.g.e., sf. 194)

Ne yapacaksin bu kadar cok bu vasifta insani? Gayenin duzeni degistirmek oldugudaha nasil anlatilsin ki
"Gelecek nesil icin: Ikinci dunya savasinda Hitler, … nasil arkadan gelenleruzerlerinden gecebilsin diye tanklarin bazisini batakliklara yigmissa, aynisekilde bir nesil de, arkadan gelen nesillerin kurtulmasi adina kendini feda
etmelidir. Turkiye'de su anda yasanan surec budur." (Fasildan Fasila-1, sf.110) Hani bu adam barisciydi? Bu adam ve orgutunun Turkiye Cumhuriyeti devletive Ataturk ile simdilik gizli bir savas icindeoldugu hicbir supheye yer vermeyecek kadar aciktir. Yukaridaki ifade ise bununbir zaman acik savas halinde tezahur edebilecegini belirtiyor. Soyle ki;Bu
mesuliyetin yerine getirilmesinde hayatiniz bile soz konusu olmayabilir. Esasen bu mukavelenin onemli bir buudunu da olumu gozealmak teskil etmektedir. Iste konuyla alakali kur'an ayeti: `Allah muminlerinmallarini ve canlarini cennet kendilerinin olmak uzere satin almistir. Cunkuonlar Allah yolunda savasirlar, oldururler, oldurulurler.' Bu tevratta, incilde
ve kur'anda Allah uzerine bir hak bir vaaddir. Ahdini Allahtan daha cok yerinegetiren kim olabilir? O halde, o'nunla yaptiginiz bualis-veristen dolayi sevinin. Gercekten bu buyuk bir kazanctir." (FasildanFasila-1, sf. 124)

"Girin bu sorumluluk altina ve asirlardan beri yasanan bir hayatin vebalindenkurtarin neslimizi… kurtarin caginizi…caginizin insanlarini." (FasildanFasila-3, sf. 98) "Evet Avrupa islama gebedir ve yakinda hamlini vaz'edecektir. Islam dunyasinda ise dogum tamamlanmakuzeredir." (Sonsuz Nur-1,Insanligin Iftihar Tablosu, sf. 234)"Medine doneminde ise, iktisat ve ictimaiyata, hukuk ve muharebelere aitmeselelerin gundeme geldigini ve bir site devletin kurulma calismalarininbasladigini goruyoruz. Butun peygamberler icin degismeyen bu kanun, baskahicbir devirde de degismeyecektir." (Inancin Golgesinde-2, sf. 207) Demek kikanun islami bir devlet kurmaktir. Mesele bu kadar sarih. "Su anda …Anadolutopraklarinda hizla oze donusun yasandigiyeni bir dirilis doneminde sayiliriz. Bu dirilis toplumun butun unitelerindebirlikte yuruyor." (Fasildan Fasila-3, sf. 181)diyerek bakiniz nasil bunu tarifediyor.
"Zaman lehimize calisiyor: Hic supheniz olmasin zaman muslumanlarin lehineislemektedir. Simdilik net olarak keyfi ya da kemmi bir buudumuz yoksa da,nasil anne karninda ceninin dogmasina olagan ustu sartlar disinda- kesingozuyle bakiliyorsa, oyle bizim durumumuz da su anda artik doguma yaklasmis bircenin gibi kabuledilebilir. Evet bir millet, bugun olmasa da yarin, mutlaka sorumsuz insanlarinelinden dunyanin idaresini almak zorundadir."(Fasildan Fasila-1, sf. 112)
KURDUGU ORDU:

Butun bu hedeflere Islami ordu, Fecir ordusu, Isik ordusu veya mucahitler dedigiinsanlarla ulasacagini hesap etmektedir. "Efendimiz Mekke'de peygamberligiyleilk zuhur ettigi donemde bile etrafinda bogazlanmaya hazir mucahitler
vardi."(Fasildan Fasila-2, sf. 142-142)Bu orduyu bir baska yerde; "Evet, Sezai Beyin ifadesiyle fecr ordusu artik gun
yuzune cikmistir. Bu kutsidavaya omuz verecek genc ve dinamik kadro isbasindadir." (Fasildan Fasila-3, sf. 97) diye tarif etmistir."Hasili, bu gencler toplulugunun bir futûvvet ordusunun yapacagi daha cok seylervar." (a.g.e., sf. 98) diyerek hedefe mutlak varilacagini belirtmektedir."Muminde gerilim, din ve dine ait seyleri, dini duygu ve dusunceyi asikâne arzuetmesi, izdirap cekmesi hatta bu hususta huzursuz olmasi, dinin hayata hakimolmasini, basta kendi milleti olmak uzere, insanligi dini duygu ve dusunceyeuyarmayi en buyuk emel, hatta hayatin gayesi bilmesidir. Ayrica kufre kufrana,ahlaksizliga ve delalete karsi nefret duyup, nefret gostermelidir kicanliligini koruyabilsin. Aksine az gevseklik gosterdigi takdirde din adina birsey yapamaz." (Asrin GetirdigiTereddutler-2, sf. 139)"Oyleyse gelecegi kucaklamayi planlayanlar, oturup o'nu bekleyecegine,kendilerini ona asker olarak yetistirme gayreti icine girmelidirler. Tâ ki
geldiginde hazir olan askerinin basina gecebilsin." (Prizma-1, sf. 25)"Dosta itminan, mutehayyire ikna, dusman ve mufterilere ilzam (susturma) veiskât (yoketme) mesaji…"(Sonsuz Nur-1,>Insanligin Iftihar Tablosu, sf. 1)

Bir kisim insanlara buldugu tanim kobradir. "Kobralara Merhamet: Bu itibarla,muslumanlara taarruz eden
kimseleri affetme kobralara merhamet olsa da, insanligazulumdur." (FasildanFasila-1, sf. 93)Bu donemi ise soyle tarif eder: "Bu donem diger donemlerde oldugundan fazlamagrem ile magnem'in at basi oldugu bir donem." (Fasildan Fasila-3, sf.82)Magremin anlami "diyet odenmesi gereken" demektir. Magnem>ise "dusmandan ele gecirilen mal" demektir. Boyle Osmanlicaterimler kullanarakbu dili anlayan kurmaylarina vaazlarinda mesajlar vermektedir. Diyet odenip,
ganimet elde edildigine gore Fethullah Gulen ve ekibi buyuk bir savas icindebulunuyor demektir.

KADRO:
Ordu ya da kadro elemanlarini 40 yil once yetistirmege basladigini soyluyor."1960 senesi yaz doneminde kamp yaptik. Hepimiz 70 kadardik, ikinci ve ucuncukamplar daha kala-balikti. Hatta ucuncu sene her anuc yuz kadar talebe bulunuyordu." (Kucuk Dunyam, sf. 105) "Talebenin akli, ruhu,kalbi terbiye edilsen diye kamplar kuruluyordu." (a.g.e., sf. 116) Devam ediyor;"Kamplarda okunan kitaplar, Arapca tedrisat, orayi adeta bir medreseyeceviriyordu …kamplarda askeriyenin disiplini, tekkenin edebi ve medresenin ilmibutunlesiyor ve hayalimizdeki …dunyaya ilk adim atilmis oluyordu." (a.g.e. sf.122)
Kamplarda yapilan ama burada soylenmeyen seyler de vardi. Askeri egitim ve yakindogus, uzak dogu sporlari. Butun bunlar bir arada dusunuldugunde ortaya cikantablo Cumhuriyet icin buyuk bir tehdittir. Ve iste o kamplardan bu gunlere,sayilari binli rakamlarla ifade edilen kadrolara, her mahallede bir ya dabirkac isik evine kadar gelindi. O zamanin kamplarinda hedefi soyle belirtiyor:"Disiplinli ama ruhaniyetli insanlar yetistirmek tek gaye ve hedefimizdi… Geceyuruyusleri, gunduzleri kosular, yat-kalklar hep bu hedefe yonelikti." (a.g.e.,sf. 124)"Arkadaslarimiz Turkiye'nin her yerinden istedikleri talebelerigonderiyorlardi." (a.g.e., sf. 122)Gulen bu kadrolari soyle tarif etmektedir; "Yeryuzunde her zaman, islami hizmetiomuzlayacak bir hasbiler kadrosu olmalidir, …bu fedailer, insanliga hakiki bir
tebligcinin nasil olmasi gerektigi dersini de vermelidir. Istehayallerimi susledigim KADRO ve iste BUYUK DAVA'nin buyuk hamleleri… Bu milletsimdi artik lafa degil, yasantiya bakiyor." (Irsad Ekseni, sf. 109).Bu kadrolarin davranislarini ise soyle belirtiyor; "Son gunlerde yuzlercearkadas sahadet icin bu fakirden duaistedi." (Fasildan Fasila-1, sf. 70-71)
Bunlarin ise ruh hallerini soyle tarif ediyor; "Bir asri askin zamandan bericesitli zulum, magduriyet vehaksizliklar altinda surekli inleyen bu kusak, oylesine bilenmistir ki, cokyakin gelecekte o, polatlasan ruhuyla, kendine bu mezelletleri reva gorenlerinkarsisina dikilecek ve mutlaka onlarla hesaplasacaktir." (Fasildan Fasila-2,sf. 15)Kendisinin kadrosuna guvenini ayrica soyle ifade ediyor; "5-10 insanla cihanifethetmemiz mumkundur." (a.g.e., sf. 198)"Fakir (yani kendisi) her zaman gecmise siginip onun hulyalari ile yasayip vegelecegi de onun uzerine karinca kararinca bir dantela gibi ormeyi gaye-i hayaledinmis biri olarak bir neslin yetismesi icin cok basarili olmasam da hepcirpinip durdum. Yillar ve yillar hep genc nesiller arasinda, selef-i salihinolcusunde gelecegikucaklayarak, insanlar arasinda durdum." (Fasildan Fasila-3, sf.30)"Ben butun dengelere baskaldirarak baskalarinin arkalarindan kostugu seyleriayaginin ucuyla bir kenara itecek insanligin iftihar tablosunun beyani icindedininden, diyanetinden dolayi kendilerine deli denecek 5-10 insan istiyorum… Neolur Allahim! Senin hazinelerin genistir. Isteyene istedigini ver; bana da buolcude 5-10insan. N'olur Allahim! (a.g.e., sf. 127)Neden istiyordu bu 5-10 tam militan insani? Bu 5-10 insani orgutunun temeliyapacak. Bunlari coktan bulmus olmali ki, kurdugu orgut kendi ifadeleriyle;"…evet sizler henuz hizmet itibariyle 18 yasinda sayilirsiniz
(1978'den itibaren). Buna karsilik, hizmet dusunce ve sistematigimizi kabullenipsahip cikanlarin adedi ve bu dusuncenin ulasmis oldugu cografya itibariylehadiseye bakacak olursaniz, bir acidan Osmanlidan cok cok ileride oldugunuz
rahatlikla soylenebilir." (a.g.e., sf.106-107)Bu sozleri soyledigi zaman 1994 yili olduguna gore, bir de o zamandan bu yanaeklenenleri dusunursek eger, faaliyetlerinin tehlike boyutlarini da hangiolcude asmis oldugu kolaylikla anlasilabilir.

"Zira din adina en buyuk aksiyon sahibi sahsiyetleri yetistirmek senin bugayretine baglidir." (Irsad Ekseni, sf. 42) "Bizler gelecegin mimar vekurucularini, meseleleri cikis noktalarina, sebeplere gore degil, gayelere goremutalaa edecek yuksek himmetli bir kadro olarak dusunuyoruz." (sf. 30)"Insanligin gelecekte alacagi cebri-keyfiyet, hele icinde bulundugumuz dunyaitibariyle bizi o turlu dikkat ve teyakkuza zorluyor ki, su anda aceledenverecegimiz herhangi bir kararin, ileride telâfisi imkansiz hatalara sebebiyetverme ihtimali vardir." (Cag ve Nesil-1, sf. 30) "Ben su yirminci asirda, din-i
mubin-i islama sahip cikan delikanlilari sahabinin velayetine mazhar goruyorum."(Asrin Getirdigi Tereddutler-1, sf. 183)

"Evet artik yatarken sakaklari zonklayanlar cogalmistir. Bugun insanligin veimansizlarin izdirabini ruhunda yasayan binlerce genc vardir. … buyuk davaninaltina girmeye azmetmis, onlara (sahabilere) denk isler yapma gayreti icinde
yepyeni bir nesil terutaze umidden mesajlarla hizmetteki yerlerini almayacalismaktadirlar." (Asrin Getirdigi Tereddutler-3, sf. 73)"Hemen her alanda buyumemizin, sebepler planinda garantisi olan faali"Cemaatlar arasinda … irtibat sarttir ve zaruridir. Bu yapilmadigi taktirdecemaatlesmeler bolunmeyi,falanmayi eriyip gitmeyi netice verir. Bu ise islam
adina buyuk bir zarardir…caresi butunlesmek, birlik beraberligi korumaktir…Ancak bu hususta bazi prensiplerin hatirlanmasinda yarar var. Evvela hicbircemaat bir digerinin aleyhine bulunmayacak. Ikincisi cemaat fertleri, diger
cemaat buyuklerine karsi saygili davranmali… ucuncusu butun bu cemaatlarbirbirlerinin dertleriyle dertenmeli. Cemaatlari sevin, sevemiyorsaniz kendinizi sevmeye zorlayin." (Fasildan Fasila-1,sf. 170-172)

"…islami cemaatlardan herhangi birine dahil her fert manevi bir sirketin uyesidemektir." (a.g.e., sf. 174)

Goruldugu gibi her taktigi, stratejiyi, imkani, takiyyeyi, riyayi ve yalanikullanarak hedefine mutlak ulasmak istemektedir.

ALINTI...

****

Fetullah'ın fetvası uygulandı      AYDINLIK:

HZ. MUHAMMED'İ KELİME-İ ŞAHADET'TEN ÇIKARDILAR
İşte Milli Görüş'ün takvimi
İlhan Bilgü: Kelime-i Şahadet bölünebilir, ama bir daha asla bölmeyiz.
Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar: Hz. Muhammed'i karalayan karikatürler gibi
Adem Kaya: Dinlerarası diyalogu savunmak Almanya'da bizi rahatlatabilir.
Doç. Dr. Şahin Filiz: Diyalog"un temeli İsa Mesih Hristiyanlığı
******

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !