KAREN FOGG:2. CUMHURIYETCILER - KAREN FOGG VE KRIPTOLARI / ARAST

2. CUMHURIYETCILER - KAREN FOGG VE KRIPTOLARI / ARASTIRMA YAZISI
Naci Kaptan 
 
Sizlere once , disa bagimli bir takimin oyuncularini sunduktan sonra bu ikinci Cumhuriyetci oyuncularin,hangi oyunlar icinde yer aldigina iliskin ,haber belgeler sunacagim.
Asagidaki yazilari okudukca , AB 'nin gecmis surecinin perde arkasini
ve bugun de ayni tutumlarini devam ettiren SOROS yazarlarini daha iyi gorebileceksiniz .
***
Mehmet Y. YILMAZ ,Hurriyet gazetesinde 26.09.2007 tarihinde Cengiz Candar'in bir yazisina gondermeyle , yaptigi haberde asagidaki 2.Cumhuriyetcileri siraladi ,oncelikle bu isimleri bir gorelim ;
 
CENGİZ Çandar, Referans Gazetesi'ndeki köşesinde 2. Cumhuriyetçilerin "ilk 11"ini yayımladı.
 
İşte 2. Cumhuriyet takımının tam kadrosu ;Kadro şu oyunculardan oluşuyor:
 
Cengiz Çandar, Mehmet Barlas, Hasan Cemal, Murat Belge, Etyen Mahçupyan, Orhan Pamuk, Mehmet Altan, Eser Karakaş, Şahin Alpay, Mehmet Ali Birand ve Ali Bayramoğlu.
Takımın ilk 11'ini zorlayacak yedekleri şu isimlerden oluşabilir:
Kürşat Bumin (Yeni Şafak), Ahmet İnsel (Radikal), Hadi Uluengin (Hürriyet),
Cüneyt Ülsever (Hürriyet), Ahmet Altan (Hürriyet Pazar), Asaf Savaş Akat (Vatan).
 
PAF takımında da yetenekli oyuncular var: Emre Aköz (Sabah), Ergun Babahan (Sabah), Serdar Turgut (Akşam), İsmet Berkan (Radikal).
 
İlk 11'de oynayacak kapasitede olmalarına rağmen kadro listelerine cinsel ayrımcılık nedeniyle giremeyen Milliyet'ten Yasemin Çongar ve Radikal'den Nuray Mert'in de haklarının yendiğine inanıyorum.
*** 
Haberin ana metni yukarida oldugu gibi .
Yukaridaki 2.Cumhuriyet kavraminin ulkemize armagan ettigi , SOROS , BIELDERBERG - AB ve ABD tarafindan beslenerek buyutulmus , Laik Cumhuriyetin kazanimlarina ve Kemalizm'e karsit olan oyuncularin isim listesidir. 
 
Bu muhteremler Ya Bildelberg toplantilarinda boy gosterirler.
Yazilarinda kuresel efendilerine , AB ve ABD'ye destek vererek ,Kemalizm ve Ataturk'un izlerini , birikimlerini yipratmaya calisirlar.
Soros'un ise guvenilir partnerleridirler.Rand Cooperation ile de aralari iyidir.
 
Sizlerle dun ;
AB YOLUNDAKI HENDEKTEN DEVE ATLAR MI ? 2 / KAREN FOGG VE MANDACI GAZETECILER ! "
baslikli yazimi paylasmis ve Turkiye'de AB temsilcisi olarak gorev yapmis olan Karen Fogg 'un elektronik yazismalarinin bir hacker tarafindan ele gecirilerek , Dogu Perincek tarafindan kamuoyuna duyuruldugunu anlatmistim.
 
İşçi Partisi genel başkanı Doğu Perinçek ,7 Şubat 2002 günü düzenlediği
basın toplantısında yaptigi aciklamada Madam Fogg'un e-postalarını ele geçirdiklerini açıkladı.
Peşpeşe düzenlediği toplantılarda ortaya çıkan tablo şuydu: 

 
Madam Fogg ele geçirilen yedi bin küsur e-postanın muhteviyatından anlaşıldığına göre temsilcilik görevinin hudutlarını çok aşmış Türkiye'de fiilen bir beşinci kol hareketi örgütlemeye girişmiş, bu bağlamda gazeteciler akademisyenler sivil toplum örgütleri ve kimi bürokratlarla bir 'şebeke' teşkil etmiş. Büyük bütçelerle oluşturulan gruplar Brüksel'e bağlanmışlar.
 

 karen fogg
 
ELE GECIRILMIS OLAN KRIPTOLAR VE ISBIRLIKCILER
Once bu konuda gazeteci Emin Colasanin 25.02.2002 tarihli Hürriyet gazetesindeki yazisini birlikte okuyalim ;
Fogg ve bizim gazeteciler! Bu ne muhabbet!
AYDINLIK Dergisi`nin bu haftaki sayısında, bizim bazı gazetecilerle Bayan Fogg arasındaki yazışmalar açıklandı. Aman Allah! Muhteşem!
Nasıl bir sevgi, nasıl bir muhabbet! Olmaz böyle şey!
 
``Sevgili Cengiz , bizim dergiye bir yazı yaz, makbuzunu da gönder...``
Karşılığında para ödenecek. Şimdi size birkaç örnek vereyim, bazı gazetecilerle AB Temsilcisi Bayan Fogg arasında kurulmuş inanılmaz ilişkileri somut bir biçimde görün. 
* * Mehmet Ali Birand , Bayan Fogg `a yazıyor:
 
``Bizim şov`u 14`ünde yapalım Ve ML 15`inde Ankara `da. Eğer sen konuşmak istemezsen, o kabul ederse, ML ile ayarlayabilirim. ..``
 
 
Kim bu ML ? Bayan Fogg `dan Mehmet Ali Birand `a:
``Seni anlamıyorum şekerim. Landubru gelmiyor.
Sen her ikimizin de Türkiye `nin egosunu okşamak için bizim şeyimizi daha salı gününden yapmamızı istiyorsun...
 
 
`` Mehmet Ali Birand `dan Bayan Karen Fogg `a: ``Sevgili Karen Verheugen `in şubatta kentte olacağını öğrendim. Evimde yüksek düzeyde, ya da en üst düzeyde gazetecilerle özel toplantıyı yeniden öneriyorum. Ne diyorsun? Sevgiler.
 
`` Bayan Fogg `dan Mehmet Ali Birand `a:
``Sana ve (karısı) Cemre `ye mutlu yıllar. GV şubatta burada olacak. Kuşkusuz,
planlandığı gibi medyadaki ağır toplarla Kıbrıs konusunda sizinle kalmasını
isterim.
 
`` Dinci gazete yazarı Cengiz Çandar `dan Bayan Fogg `a: ``Senin bir önerini nasıl geri çevirebilirim?.. Sizin (derginizin) sayfalarınızdan geçmiş olanların oluşturduğu kuyrukta en sonda oluşum şaşırtıcı...
 
 
`` Bayan Fogg `dan Cengiz Çandar `a:
``Sevgili Cengiz , bizim aylık haber bültenimizi biliyorsun.
Birinci sayfada katışıksız Türk görüşünün dışında bir şeyler yazan, her ay başka bir Türk köşe yazarının makalesi var. Nitekim Şahin Alpay , Lale S., Cüneyt C., Emine Y ., Ferai T., Mehmet Ali B ., Samy C., Semih İ., Zeynep G ., Mithat M., Mim Kemal bu yoldan geçtiler. Şimdi senin sıran . Nisanda bizim konuk köşe yazarımız olur musun? Ödeme mümkün. Bize makbuz gönder.``
 
* * * Mesajlar ve karşılıklı yazışmalar bitmiyor. Karen Fogg , bu kez Sami Kohen , Ferai Tınç , Emine U., Şahin Alpay , Mehmet Altan , Cengiz Çandar , Mehmet Ali Birand ve Cüneyt Ülsever `e ortak mesaj atıyor:
 
``Herkese merhaba. Verheugen iptal ettiği için üzgünüm. Basın temasları için zamanı olmayacak. Ben İstanbul `da olacağım. İsterseniz pazar günü gayri resmi bir akşam yemeği için bir yerde buluşmaktan memnun olacağım. 7 30`da Kumkapı `da Kör Agop `a ne dersiniz?..
 
 
`` Bayan Fogg bu kez Metin Münir `e yazıyor:
``ÇOK GİZLİ . Sana çok gizli olarak PP ile bir şey göndereceğim.
Seninle, ya da işaret edeceğin (önereceğin) biriyle konuşmak istiyorum. Yeni
ihale yasası ve Kıbrıs hakkında.
 
`` Şahin Alpay `dan Karen Fogg `a: ``Sevgili Karen , Yakında İstanbul `a geliyor musun? Bahçeşehir `deki (üniversitede) dekanım Eser Karakaş (çok saygı duyulan bir liberaldir, geçen yıl yaptığımız ziyarette kendisiyle kısaca görüşmüştünüz) bir akşam veya öğle yemeğinde seni ağırlamayı çok istiyor, seninle konuşmaya fena halde ihtiyacı olduğunu söylüyor...`
 
` Bayan Fogg , gazeteci Şahin Alpay `a biraz ``şifreli`` yazıyor: ``Mini paket, İstanbul `daki ``uyuyan güzelleri`` harekete geçmek için kışkırtabilecek kadar korkunç mu? Yoksa ayaklanma korkusu H. Özkan `ın bazı uslu AK, DSP ve ANAP `lılarla tezgahladığı bir parça kontrollu protestoyla TBMM `de 312. maddenin iyileştirilmesiyle devrimi başlatacak kadar büyük mü...
 
`` * * * Çok ilginç yazışmalar, çok ilginç! Birbirlerine ``sweetheart `` (şekerim) diyecek kadar yakınlaşmış bir ekip!
 
Bir yanda Türkiye `ye geldiği günden beri kapitülasyon komiseri gibi davranan, ülkemize karşı her türlü aşağılama ve saygısızlık sergileyen Avrupa Birliği temsilcisi Bayan Karen Fogg . Öte yanda ise basınımızın bazı anlı şanlı (!) isimleri.
 
Fogg `un deyimiyle (kerameti kendinden menkul) ``ağır topları``...
Şifreli mesajlar, çağrılar, çok gizli bilgi ve belge alışverişleri,
``yaz yazını, gönder makbuzunu, ödeme yapalım`` muhabbeti.
Bunlar gazeteci!
Türkiye üzerinde oynanmak istenen saygısız Avrupa Birliği oyununu ya henüz
görmediler, ya da iki beleş dış gezi daveti, bir akşam Kör Agop meyhanesinde
bedava kafa çekmek uğruna ülkelerini satışa getirmekten sıkılmıyorlar.
Hangisi doğru?
Kararı siz verin!
 
Konuyu biraz daha derinlestirmek yukaridaki 2.Cumhuriyet'cileri daha iyi anlayabilmek icin bu yazismalari elde eden Hacker'in soylediklerini bilmek
faydali olacaktir ;
 
 
"Mesela bir Volkan Vural olayı vardı. Bu, basına tam yansımayan bir husustu..
Neden böyle kaldı, bilemiyorum... Belki Aydınlık yayımlamıştır bunla ilgili
bir şeyler.. Ama birkaç sayısını alabilmiştim sadece.. Neyse, olay şu.
Ulusal Program denen vaat listesi hazırlanırken Vural ile Fogg sıkı diyalog
halindeler.
 
Malum, Vural AB’ye uyum işlerine bakan tepe bürokratımızdı o
zaman. Fogg, kimi siyasi vaatlerin programda açık bir biçimde yer
bulmamasından şikayet ediyor Vural’a. Vural’ın verdiği yanıt dehşete
düşürdü beni:
 
Merak etmeyin, diyordu, ben onları satır aralarına yerleştirdim..
Bizim siyasetçiler (hükümeti kastediyor tabii ki) böyle belgeleri dikkatli
okumazlar, bunları görmeyip imzayı atacaklardır!
 
Bir diğeri ise 2002 ilerleme raporu meselesiydi. Volkan Vural, rapor ilan edilmeden evvel almak ve basına sunulmadan önce biraz makyajlamak istiyordu. Karen Fogg’u memnun eden bir talep tabii."
 
Daha arkasi da var;
 
"Bir başka örnek daha verebilirim... AB elemanları DPT’yle görüşmeler
yürütüyorlar. Proje bazında fon verecekler. Malum, DPT o dönemde MHP’ye
bağlı. Elçiliğin iç yazışmasında şunlar söyleniyordu: Destek verdiğimiz
projelerin Güneydoğuda ve Van gibi doğu Anadolu şehirlerinde yoğunlaşması
MHP’yi kuşkulandırıyor, orta Anadolu’da birkaç projeyi destekler görünmek
lehimize olur! "
 
 
AB ile yurutulen gorusmelerde sorumlu , ust duzey bir burokratin da neler yaptigini ibretle goruyoruz !
Daha devam edelim mi saygin okurlar ;
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın, AB Komisyonu Türkiye Temsilcisi Karen Fogg`un ;
DİSK, KESK ve Hak-İş`e nasıl para aktarabileceğine dair yazışmaların olduğunu iddia ettiği e-mailleri basına açıkladı.
 
Yalçın , sendikaların Fogg `la işbirliği yaparak, yasalara aykırı yollarla AB `den para aldığını iddia etti. E-mailleri ``Bir teslimiyet ve utanç belgesi olarak`` değerlendiren Yalçın , e-maillerin AB `nin sendikaları ele geçirebilmek için 50`şer bin Euro vermek istediğini ve bu paraları verebilmek için denenen yolları ortaya çıkardığını ileri sürdü.
 
E-maillerin Karen Fogg `un, DİSK , KESK , ve Hak-İş`le gizli ilişkilerini ortaya çıkardığını iddia eden Yalçın , elektronik postaların ortaya çıkardığını şöyle yorumladı:
 
 
DİSK , KESK , Hak-İş yöneticileri, AB `den yasadışı yolla para aldılar.
AB Temsilciliği ve üç sendika konfederasyonunun yöneticileri işi kitabına uydurmak üzere ortak çalışma yaptılar.
 
Karen Fogg ve söz konusu sendika yöneticileri, AB `nin para vermek için uyguladığı projeye karşı çıkan Türk-İş`i tecrit etmek üzere ortak bir plan uyguladılar.
 
DİSK , KESK , Hak-İş başkanları Karen Fogg `un yönlendirmesiyle ETUC `a (Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ) ve AB Temsilciliği `ne Türk -İş`i ihbar eden mektuplar yazdılar.
2002-02-17 22:00:00 Hürriyet
 
Uzun oldu ama daha bitmedi ;
 
Büyükelçi Kuneralp`e vatan haini suçlaması
İP Lideri Perinçek, İsveç Büyükelçisi Selim Kuneralp`in AB Temsilcisi Karen Fogg`a gönderdiği e-postayı açıkladı. Perinçek, gizlilik tavsiyesinde bulunup, Fogg`dan mesajlarını büyükelçiliğe geçmemesini isteyen Kuneralp`in `vatan hainliği` yaptığını söyledi.
 
AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg `un bazı gazeteci-yazarlarla yazıştığı elektronik postaları açıklayarak olay yaratan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek , dün de Türkiye `nin İsveç Büyükelçisi Selim Kuneralp `in Fogg `a yazdığı elektronik posta mesajını açıkladı.
Perinçek `in açıkladığı e-posta da Kuneralp , gizlilik tavsiyesinde bulunarak Fogg `dan mesajlarını büyükelçiliğin adresine geçmemesini istiyor.
Kuneralp `in bu mesajı şöyle:
 
``Sevgili Karen , dünkü mesajımda yanlışlıkla büyükelçiliğin e-posta adresini kullanmışım. Hala geçerli olan eski adresime yazmaya devam etmen gerek.
Yoksa senin mesajlarını burada herkes okuyabilir ``
DEVLETTEN GİZLİYOR Perinçek , Türkiye Cumhuriyeti `nin bir büyükelçisinin yabancı bir misyon şefiyle devletten gizli haberleşmesinin skandal olduğunu söyledi. Bunun `vatan hainliği` olduğunu savunan Perinçek , Kuneralp hakkında savcılığa şikayette bulunacağını bildirdi. Perinçek , şöyle dedi:
 
``Büyükelçi mesajları devletine bağlı bir görevli okur da, aramızdaki ilişkinin boyutu ortaya çıkar diye gizlilik istiyor.
 
Kimin Dışişleri Bakanlığı bu? Türkiye `nin mi, yoksa Amerika ya da Avrupa `ya bağlı bir büro mu? Kimin büyükelçisi bunlar?
Türkiye Büyükelçisi ciddiyetine uymayan, uluslararası ahlaka ve Türkiye `nin dış politika geleneğine aykırı laubali ilişkiler kurulmuş.
 
Karen Fogg , Türkiye aleyhine casuslak yapıp, yıkıcı faaliyetlerde bulunuyor.
Bizim büyükelçiler ve Dışişleri Bakanlığı da bu casusluk faaliyetine yardımcı oluyor.``
 
Fogg `un e-mailleriyle ilgili suçları DGM ile Ankara ve İstanbul Savcılarına verdiğini söyleyen Perinçek , bugüne kadar soruşturma açmadıkları için savcılara da sitem etti.
2002-03-24 22:00:00 Hürriyet
Bu yazimi asagidaki haberle kapatacagim ;
Bravo Karen Fogg
Karen Fogg incilerinden yeni bir demet sunmuş.
Özetle şunları söylemiş:
"Kıbrıslı Türkler Türkiye`yi istemiyor. Koloni olarak yaşamak istemiyor.
Bunun için de mücadele etmek durumundadırlar. Bağımsızlıkları için,
Türkiye`den kurtulmak için gerekirse yollara dökülmelidirler. Yollarda
oturup Türkiye`den bağımsızlıklarını istemelidirler. Bunu elde edinceye
kadar da yollardan kalkmamalılar. "
Ancak bu Bu sözlerin bir büyükelçi tarafından söylenmesinin ne kadar doğru veya ne kadar yanlış olduğunu bir yana bırakarak, söylenenlerin analizini yapacak olursak, Türkiye `de taşeronlar eliyle yürütülen psikolojik savaşın hedefinin ne olduğunu gayet iyi anlarız.
 
Ve bu hedef Kıbrıs `ın Türkiye `den koparılmasıdır. AB , Lüksemburg zirvesinden Helsinki zirvesine Kıbrıs `ı Türkiye `den koparmak için gelmiş ve Türkiye `yi tam üye apmayacağını çok iyi bildiği halde bize aday ülke statüsü vermiştir.
 
Bunun böyle olduğunu zamanında anlamayanlardan iyi niyetle AB üyeliği peşinde koşanlar için Karen Fogg `un bu açıklamaları oldukça aydınlatıcı.
 
AB borazanlığını mevcut psikolojik harekatı bile bile yapanlar için ortada garip bir durum yok. Bu açıklamalar beklenen veya bilinen bir gerçeğin biraz gayri diplomatik bir lisanla ifadesi oluyor. Karen Fogg `un Türkiye `den kovulup atılmasını isteyenler yanlış bir beklenti içerisinde.
 
Çünkü Karen Fogg `un mantığına göre muhtemelen kendisi Türkiye `de onu istenmeyen adam ilan edecek kurumların üzerinde. Daha açık bir ifadeyle, Karen Fogg Dışişleri Bakanı`mız ve bakanlığımızın da üzerinde.
Onlara yön vermek için burada bulunan bir koloni valisi .
 
Dolayısıyla gayet fütursuzca bir şekilde bu lafları hem de ortalık yerlerde söylemekte hiçbir sakınca görmüyor kendisi ve AB açısından. Çünkü mevcut hükümet ve mevcut Dışişleri üst yönetiminin her halükarda kendi halkına AB konusunda yalan söylediğini; bugünden yarına AB üyeliğinin mümkün olduğunu anlattıklarını ve dolayısıyla kendi siyasi geleceklerini gerçekte var olmayan AB üyeliği perspektifine bağladıklarını çok iyi biliyor.
 
Ayrıca hükümetin yolsuzluklarla suçlanan kanadının bu AB işini uydurduğunu, geriye adım atmasının hiç mi hiç mümkün olmadığını da görüyor.
Çıkışı olmayan bu hükümet ve partilerin AB `nin önünde diz çöküp yalvarma siyasetini sürdüreceklerinden emin. Bu yüzden koloni valisi gibi davranmakta bir beis görmüyor Madam Fogg . Kendisiyle ve hayatla barışık olmadığı her halinden belli olan Madam Fogg , içindeki bu tür sorunlarını da Türkiye `ye kusmak suretiyle tatmin oluyor. İyi niyetli bir dünya insan da Dışişleri `nden bu kadını kovmasını bekliyor.
 
 
Oysa Madam Fogg emredici bir tavır ve üslupla incilerine devam ediyor. Aslında Madam Fogg `a teşekkür etmemiz için epeyce sebep var.
Bize hükümet ve Dışişleri tarafından AB konusunda söylenenlerin gerçeklerden ne kadar uzak olduğunu göstermeye yardımcı oluyor Madam `ın açıklamaları ve fütursuzluğu. Madam Fogg bu açıdan ciddi bir ihtiyaca cevap veriyor. AB `nin gerçek niyet ve politikalarını bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
 Bütün bunları bu hükümet ve olmayan AB perspektifine bütün geleceğini bağlamış olan siyasiler pek tabii ki görmezden gelecekler.
 
Ayrıca AB `nin Türkiye `de taşeronluğunu yapmakta olan çevreler de bunları ya görmezden gelecekler ya da temel itibarıyla doğru ifadeler olarak bulduklarını öyleyecekler. Ancak ortalama düzeyde meselelere vakıf olan herkes Türkiye `ye nasıl bir oyun oynanmakta olduğunu görüyor. İşte Karen Fogg sömürge valisi tavırları ve zehir zemberek açıklamalarıyla bu gerçeğin anlaşılmasına çalışmış oluyor.
 
Türkiye `nin geleceğine hizmet ediyor. Teşekkürler Madam .
Bütün iticiliğinize ve Türkiye düşmanlığınıza rağmen bazı hayırlı gelişmelere yardımcı oluyorsunuz.
 
10.05.2002 Yazarımızın E-Postası : h.unal @zaman.com.tr
2002-05-09 21:00:00 Zaman
 
NACI KAPTAN - 29.09.2007

*******************

Yorum Yaz