Embed

Kılık kıyafet özgürlüğü istiyoruz.

Kılık kıyafet özgürlüğü istiyoruz.

 

İbadethanelerde kılık kıyafet özgürlüğü istiyorum.

Herkesin sarıkla, cüppeyle [1], cübbeyle,  kadınların başörtüsü ile ibadet yapmalarındaki zorunluluk kaldırılsın.



Müze şekline getirilmiş olanlar dâhil olarak kutsal addedilen yerlere girerken, mevlit dinlerken, Kur’an okunurken özellikle de kadınlara getirilen başlarını (tabi saçlarını) kapatma zorunluluğu kaldırılsın, kılık kıyafet serbestliği, çeşitliliği getirilsin.

Çeşitlilikler, farklılıklar bizim birleştirici unsurumuzdur, bunlardan korkulmasın, farklılıklarımız mozaiktir, en değerli varlıklarımızdır.

İbadethanelerde uygulama bulan tek tip imam, hoca, şıh, şeyh profili dinsel eğitim psikolojisiyle, dinini yeni öğrenecek olan çocuklarımız açısından pedagojik anlayışla uyuşmamakta olup camiler, dini eğitim yerlerine giden çocuklarımızın zihinlerinde monolitik bir kültür yaratmaktadır.

Din, inanç, ibadet özgürce yaşanabilinmeli, birilerinin anlayışına göre şekillenmemeli daha ötesi zorlanmamalıdır.

40 derece havada türban, cüppe, cübbe, uzun ve sıkıca vücudu kaplayan, vücudun hava almasını önleyen, sağlıksız, sağlığa, insan hak ve özgürlüklerine aykırı kadın - erkek kıyafetlerini bugün dahi zorunlu kılmak demokrasiyle ve özgürlüklerde bağdaştırılamaz.

Diyanet İşleri Başkanımızın 1.400 sene evvelki ve cahiliye dönemlerinden kalma acayip görünümlü sağlığa uygun olmayan kılık, kıyafetlerin zorunluluk gibi gösterilmesine karşı çıkmasını bekliyor, serbest kıyafetlerle ve rengârenk giysilerle ibadethaneleri çiçek bahçesine çevirmesini istiyoruz.

Özgür ibadethaneler, yobaz değil demokratik inanç sistemi istiyoruz. Hz. Muhammed’in de söylediği gibi en güzel kıyafetlerle, kokularla ibadethanelere gelinmesinin önünün açılmasını istiyoruz.

Başbakanımızdan aldığım ileri demokrasi söylemindeki cesaretle iler giderek dileyenlerin de pijama, atlet, şort gibi kıyafetlerle ibadet hanelere gitmelerinin önü açılmalıdır diyorum.

Cunta dönemlerinden kalma kılık kıyafet uygulamalarında nasıl ki iş yerlerine Pijama ile mayo ile atlet ile şort ile girilmesi yasaklanmış, TSK’ndeki gibi tek tip uygulaması varsa ve buna karşı çıkabiliyorsak ibadet hanelere gitme için de bu tip baskıcı, diktatör, darbeci anlayıştan kurtulup özgürce ibadet edebilmenin önünün açılmasını istiyorum.

Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne, AB Uyum Yasaları’na göre çocukların kendilerini ilgilendiren konularda söz söyleme hakkı olduğunu, bu itibarla da dini eğitim kurumlarında ve ibadethanelerde kıyafet dayatması yapılamayacağı kaldı ki dinsel eğitimin her aşamasında kılık kıyafetle uğraşmak yerine dini eğitimin kalitesi ve verimliliğiyle ilgilenilmesi gerektiği hâlde, ibadethanelerin de bir eğitim yuvası, halkı birleştirici özellikleri itibarı ile hem dini eğitim kurumlarında hem de ibadethanelerde disiplinini tehdit eden unsurları kılık kıyafette aramak, eğitim kurumları ve ibadethanelerimizde kot pantolonu, şortu, kısa kollu ve kısa etekli serbest kıyafeti tehlike olarak görmek, tutuculuktur ve çağdışlılıktır.

Benim kızım kendi istediği için türban takıyor diyerek ilkokula yollayan babanın özgürlüğü kadar, dileyenlerin de kızlarının istediği kıyafetlerle ibadethanelerine, dini eğitim kurumlarına girmelerinin önünün açılmasını istemek çağdaş, demokratik bir hak olarak neden görülmemektedir?

Sizlere ne zararı vardır?

Demokrasinin, çağdaşlığın ölçüsünü kim belirlemektedir, iki dudağı arasında olanlar mı, çoğunluğun istedikleri mi, azınlığın da haklarının savunulması mıdır, nedir demokrasi, hak, özgürlük anlayışınız?



Nitelikli, teoloji bilimine uygun, özgür ve demokratik bir dinsel eğitim ve ibadethane sistemini bu gerici uygulamalarla yakalamamız mümkün değildir. Dini hayatımızı şeyhlerin, şıhların, ermişlerin, dervişlerin ve bilumum ulema bozuntularının yapbozlarından, yıkımlarından kurtaracak ezber bozan reformlara imza atan Diyanet İşleri Başkanımızın yeni ve cesur bir adım atarak, İslami eğitim kurumları ve ibadethane ortaya koyacağı reformlarla tarihe geçmeye çağırıyoruz.

Diyeceksiniz ki; "Sen camiye gidiyor, namaz kılıyor musun?"

O halde ben de soruyorum.
Koca koca adamlar ilkokula gidiyor musunuz, hepiniz teker teker kamuda çalışıyor musunuz ki, mini mini bebelerin adına, koca koca adamların adına talepte bulunabiliyorsunuz?

Örneğin bazı köşe yazarları ellerine kalemlerini aldıklarında hiç paysız, çapsız, fütursuz yazarken düşünüyorlar mı?

TSK’nin kılık kıyafet serbestîsi tanımasını, okullarda Milli Eğitim’in kılık kıyafet yasasını değiştirmesini istiyorlar?

Oraya geldiğinde demokrasi aklınıza geliyor da buraya gelince neden faşizm aklınızdan çıkmıyor?

İbadethaneye öyle – böyle girilir diye bir yasa olmadığı hâlde sadece ve sadece geleneksel olduğu, kimi zamanda sünnet olduğu iddiaları ile kafanıza uygun kılık kıyafet yaratabiliyorsunuz.

Ama TSK’ne, Milli Eğitim’e, Cumhuriyet yasalarına başkaldırı için her çeşit demokrasi söylemini kullanmaktan çekinmediğiniz gibi utanmıyorsunuz bile.

Nasıl ki ibadethanelere girenler oranın kurallarını peşinen kabul etmişlerse, TSK ve Milli Eğitim veya devletin sair kurumlarına girerken de buraların şartlarını peşinen kabul etmişlerdir.

İş ararken, işsizken ne iş olsa yaparım diyenler iş bulduklarında neden kurumlarının kurallarıyla oynamaya başlarlar, bu cesareti nereden, kimlerden almaktadırlar?

Bu cüretkârlığın arkasını örten terim Demokrasi oldukça biz de ibadethanelerdeki demokratik haklarımızı, kılık kıyafet özgürlüklerimizi isteme hakkımızı her daim canlı tutacağız.

Gerekirse de pijama dâhil her tür kılık kıyafetle ibadethaneye, dini eğitim kurumlarına gitme özgürlüğü isteyeceğiz.

Buna şimdiden hazırlıklı olun, çünkü kuralları bir kere delmekle bir şey olmaz felsefesi sizlerin ağababalarınızın ürünüdür.

Unutmayın ki başka ülke vatandaşlığı bol miktarda var ama başka Türkiye yok.

05 Haziran 2012

Ahmet Dursun

------

[1] Cübbeli değil, cüppeli Ahmet
 

Bu yazı PDF olarak görülebilir.


******

Türkçe Ezan, Namaz isteyenlerin ihtiyaçları karşılanmalıdır.


KILIK KIYAFET KANUNU

THY'de Atatürk rozetine yasak.

CHP'nin ilahiyatçı adayı Gülenci değil Nakşibendi!

BAYKAL’LI CHP’NİN ÇARŞAF AÇILIMI

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN TARİHİ

Vahdettin konuştu, "˜Türbanı özgür kılacağız"

Önemli olan müslümanların Hıristiyanlar gibi yaşamaları, yaşatılmaları olmalıdır.

Kılıçdaroğlu,AB'ye üye olmak için samimi çaba harcayan bir partiyiz''

TESLİM OLARAK DEĞİL, TARTIŞARAK AB ÜYELİĞİ.

E5 çarşaflı hayat kadınlarıyla dolu. ERKELER ÇARŞAFTAN DA TAHRİK OLUYOR

İmamlar, ilköğretim okulunda kurulacak "Okul Risk Takip Kurulu"nda

Baykam, Engin oturumundan ve Baykal, Ecevit'in arabı mı

 

Kız çocuklarının diri diri Gömülmesi.

 

 

 

Yurdum İnsanına Soruldu Kabe Nerede

‎%99,9’u Müslüman yutturmacası ile oy toplanan bir ülkedeki Müslümanların hali, ahvali ilanen sunulur.

Yurdum İnsanına Soruldu Kabe Nerede

 

 

Bebek atma ritüeli

http://www.beyazgazete.com/video/anahaber/tvnet-75/2012/05/11/bebek-atma-ritueli-277689.html

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !