MASON:MASON’UN ACI GÖZYAŞLARI VE İTİRAFLARI

BİR MASON’UN ACI GÖZYAŞLARI VE İTİRAFLARI
Değerli Okurlar,
Aşağıda okuyacağınız yazı, hayali veya uydurma değildir. Atıp tutturmaya da  alışılmamaktadır. İftira veya senaryo hiç değildir. İnanılması çok ama çok zor
olduğunu biliyorum. Sevdikleriniz, tanıdıklarınız,arkadaşlarınız veya aile bireylerinden birisi aşağıdaki açıklamaya uyduğundan dolayı : “Hayır, bu kadarı da fazla artık, olmaz böyle bir kabul töreni,olamaz, olmamalı” gibi düşünce, sıkıntı ve üzüntülerinize katılmamak elde değildir.
Ancak, gerçekler öyle değil ki! Hepimizin bildiği gibi güneş balçıkla sıvanmaz. Zaten, yapılanlara, yapılmış ve yapılacak olanlara bakıp dikkatli bir gözle incelediğinizde, evet şimdi bu anlatılanların doğru olduğunu kabul ediyorum dediğinizi duyar gibiyim.
Bahsi geçen gruba ait kişileri incelediğinizde,göreceksiniz ki, niçin gizli kalmakta ısrar ederler,neden karanlık işler çevirip hiçbir zaman kamu önünde çalışma YAP-A-MAZLAR, neden milli kavram ve milli şuurdan yoksundurlar, anlayacaksınız.
Sözü daha fazla uzatmadan habere geçip beyinleri aydınlatalım:
Bu bilginin kaynağı, ölüm yatağında, yaptıklarından utanıp İNSAN olduğunu hatırlamak isteyen, atalarının yanına uçmaya hazırlanan bir Mason Biraderinin itiraflarıdır :

Mason Localarının bilinen 33 balkonu olduğu zannedilmekle beraber, gerçekte 36 balkon vardır.
Süleyman Demirel buna bir örnektir. Geçmişte, şu anda ve gelecekte de birçok Başbakan, Dışişleri, İçişleri Bakanları ve Cumhurbaşkanları mason localarının 20 ci balkon törenlerinden geçmek mecburiyetindedir. Bu arada, bazı bilinen sanatçılar ve diğer bürokrasiyi temsil edenler (masonlar) de bu kurallara uymak durumundadırlar.

Ne olmaktadır bu 20 inci balkonda? 19 dan 20 inci balkona geçme “şerefini” alan masonlara birer davetiye gönderilmekte ve özetle kendisinin “yolunun” açılacağı
bir üst seviyeye çıkma şansı olan 20 inci balkona, şu adres ve şu saatte gelmesi istenmektedir.
Büyük bir heyecanla mason birader, denilen saat ve yerde bulunur. Kapı tek taraflı açılmaktadır. Kendisi içeri alırlar ve hemen tüm elbiselerini çıkarmasını isterler. Çünkü 20 inci balkon çok önemli bir üst düzey atlama merkezidir. Herkes anadan doğma olup, tam bir saflıkla törene katılmak mecburiyeti vardır. Odaya alırlar, içeride 4 aslan yavrusu vardır. Bu aslan parçaları, çok nazik bir tavırla : ….birader, şurada rahatınıza uygun hazırlanmış bir yatak var, ister siz yatın ister biz yatıralım, derler. O ortamda bu aslan
yavruları ile yumruklaşmak gibi bir konuma girdiğinizde daha da kötü sonuçları kabul etmiş olacağınızı da hatırlatmakta yarar var.
Bu 4 kişi, neden 4 kişi de daha fazla veya eksik değil? İzah edelim. Bildiğiniz gibi, 4 tane yön vardır. Kuzey, Güney, Batı ve Doğu. Ayrıca 4 adet element vardır. Hava, Su, Toprak ve Ateş. İşte bu 4 “baba”yiğit, hem 4 yönü hem de 4 elementi temsil etmektedirler.

Bu birader yatakta yatarken, acele etmeden sırasıyla, kılıçlar kına girer-çıkar. Unutmayalım ki, günün tabiriyle, her taraf kamera ve ses kayıt cihazlarıyla donanmış ve tüm bu “askerlik” yoklamaları tespit altına alınmıştır. Fotoğraf ve diğer kayıt cihazlarının da olduğunu söylemeye gerek duymuyorum.
Birader bu “işlemden” sonra, hafif bir duş alması sağlanır ve sağdan sola aşağı doğru omuzdan asılı olması şartı ile kırmızı-mavi bir kalın şerit takılır.
Zira, Türkiye masonları, İngiliz Masonlarına bağlı olup onların da şeritleri ırmızı-mavidir. Başkanları da Atina doğumlu aslen Yunanlı olan, şimdiki İngiliz Kraliçesinin kocasıdır. Yani, Türk Masonları, ilk 3 basamağı kendi olanakları ile ama ustalıklarını ise
Atina’da bir Mason Locasının Yemin Töreni ile almak zorundadırlar ve bu aşamadan sonra da daima emirler, Yunanistan üzerinden gelir.
Dönelim salona alınan ve “askerlik” yoklaması ile işleri biten “biraderlere”. Ellerindeki şampanyadan birer yudum alarak başlarına gelenleri hazmetmeye çalışırlarken, içeri bir üstat yardımcısı gelir ve ellerindeki zarfları sahiplerine verir. Daha sonra bu sarı zarflar açıldığında, herkes kendini altta ve yüzükoyun bir şekilde yatarken, şu aslan parçalarının
kılıçları ile görüntülenmekte olan fotoğrafları keyifle izlerlerken, esas oğlan sahneye dalar ve der ki : Aziz Biraderlerimiz, gördüğünüz gibi, kılıçlar sadece savaşta kullanılmaz. Bundan sonra sizler bizim “malımız” oldunuz. Bizler neyi ne zamanda yapmanızı
istersek hiç soru sormayı bile aklınıza getirmeden yapacaksınız. Aksi taktirde, bu resim ve filmler birer birer gazetelerde ve Televizyon kanallarında görüntülenecektir. Şaka yapmadığımızı bize ispat etmeye zorlamayacağınızı “biliyoruz”, der ve salondan
ayrılır.
İtiraf, burada noktalanmıştır. Az sonra da şahıs başka bir-iki itirafta bulunduktan sonra Yüce Tanrısını görmek için bu dünyadan ayrılıp gider-ve bir daha da onu gören olmaz.

Şimdi anladınız mı birisinin meşhur sözünü? : “Kendim için bir şey istiyorsam namerttim” demenin ne anlama geldiğini?
Şimdi anladınız mı, Mason Locaları neden hiç kimseleri DAVET edemezler? Neden GİZLİ ve DERİNDEN giderler?
Nedenler o kadar çok ki, hangisini sayalım…….
Türkiye gibi az okuyan ve cahil kalmakta ısrar eden ülkelerde, hemen her kuruma sızan ve kanserli hücre gibi yerleşen MASON LOCALARI ve onların milliyetsiz üyeleri, verdikleri söz ve ettikleri yemin icabı, görevleri ve üstlendikleri misyon sadece ve sadece
dünya siyonizminin gerçekleşmesidir.
Zengin insanların (milletler değil, dikkat!) sürekli daha zenginleşip, orta halli ya da fakir insan ve milletlerin sürekli daha fazla fakirleştiğini?  Zengin milletler değil, çünkü güvenilir kaynaklara göre bizde en son 1.5 milyar TL olarak belirlenen yoksulluk sınırı ABD'de 3500 dolar. Yani ABD'nin %80'i bizde belirlenen standartlara göre yoksul. Bunu hiç duymadınız değil mi? Yıllık milli geliri karşılaştırıp vatandaşımıza kendini kötü hissettiren medya bundan hiç bahsetmez. Size de garip gelmiyor mu bunlar ve benzer örnekler?
Günlük uğraşlarımız (iş, okul, vb.) ve medyanın gözümüze soka soka anlattığı şeyleri izleyip dinlemekle geçen boş vakitlerimiz yüzünden bu kadar geniş kapsamlı düşünmeye pek fırsat bulamıyoruz değil mi?
YEMİNLER
Burada önemli ayrıntıyı tekrarlamak istiyorum; Bunların gelecek vaat ettiğine inanarak gruba bir şekilde çektikleri, kendini belirli alanlarda kanıtlamış (ekonomi, politika, bazen de bilim) taze beyinler gruba girerken hepimiz gibi aldatılmış durumda ve belki de gerçekten iyi bir niyetle katılıyorlar. Ama her adımda edilen ölümcül yeminler; 
(Eğer Masonluğa ihanet edersem; 1.Kademe: Boğazım ve dilim kesilsin,  2.Kademe: Göğsüm yarılıp kalbim ve ciğerlerim sol omzum üzerine konsun,
3.Kademe: Bağırsaklarım çıkarılıp atılsın, vs.)  veya kariyer/çıkar yüzünden hırslarına yenik düşmeleri, veyahut ta zorla öğretilen saçmalıkların (söz sahibi olmak için kademe atlamak, kademe atlamak için de birçok yeni şey öğrenmek mecburiyetindeler)
büyüsüne kapılmaları nedeniyle, bildiklerini dışarıdakilere asla anlatamıyorlar.
Bunu yapabilecek kadar cesur olanlar ise, yine bu grubun emirleriyle ya toplum içinde küçük düşürülüyor ya da tamamen ortadan kaldırılıyorlar.
Hiçbir şekilde abartmıyorum. Olay bu kadar ciddi.Kaynak dokümanlarda örnekleri görüyoruz.
Biliyorum ki; kanıtlanmış sebepler kaçınılmaz sonuçlardoğurur.
Gönlünüz şen, Biraderleriniz (!) Bol Olsun

Yazarı : Tarhan Taykut                                 tarhanvetaykut?yahoo.com                      alevcedim?yahoo.com

Not:Bu yazının sonrasında mutlaka bakınız:33DERECELİ MASON'UN İTİRAFI, "Atatürk''ü silahla ortadan

http://www.blogcu.com/ahmetdursun374/365796/

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !