Embed

Matta İncil'e Neyi Ekledi?

Matta İncil'e Neyi Ekledi?

Matta İncil'e Ekleme mi Yaptı? Yoksa Basit Bir Hata mı Yaptı?

Yahuda İskaryot Bir Hain mi? Yoksa Bir Kahraman mı? Yahuda İncili Üzerine Bir Yorum, Milel ve Nihal. 

 

Matta İncil'e Neyi Ekledi?  

 

Matta İncil'e Ekleme mi Yaptı? Yoksa Basit Bir Hata mı Yaptı?

Değerli okuyucularım! Yeni bir yazımızla, yine birlikteyiz. Bugün kü yazımız, İncilin, Matta Kitabının, 2. Bölümünün 23. ayeti hakkında olacaktır. Konumuza giriş yapmadan önce, Hristiyan kaynaklarının, Matta Kitabını nasıl tanıttıkları hakkında ön bilgi vermemiz de fayda olduğunu düşünmekteyim. Bu nedenle, bazı alıntılarla bu kitap hakkında ki bilgileri istifadenize sunuyorum:




Genel Bakış: Matta'nın amacı, İsa'nın yaşamını, öğretisini, ölümünü ve dirilişini anlatmaktır. Özellikle İsa'nın peygamberlerce geleceği bildirilen ve Yahudilerce uzun zamandır beklenen Mesih olduğunu göstermek ister. Bunun için İsa'nın gelişiyle gerçekleşen peygamberlik sözlerinden alıntılara yer verir. İsa'nın kurtuluş Müjdesi'nin bütün uluslar için olduğunu ayrıca vurgular.[1]


Matta Girişi/Genel Bakış: Matta'nın amacı, İsa'nın yaşamını, öğretisini, ölümünü ve dirilişini anlatmaktır. Özellikle İsa'nın peygamberlerce geleceği bildirilen ve Yahudilerce uzun zamandır beklenen Mesih olduğunu göstermek ister. Bunun için İsa'nın gelişiyle gerçekleşen peygamberlik sözlerinden alıntılara yer verir. İsa'nın kurtuluş Müjdesi'nin bütün uluslar için olduğunu ayrıca vurgular.[2]


Yazar Matta anlattığı olayların Eski Antlaşma peygamberlerince açıklıkla belirtildiğini, “Böylece peygamberlik sözü yerine geldi” diyerek vurgular. 123 kez Eski Antlaşma peygamberlerinin sözlerini aktararak bunların nasıl bütünlendiğini okuyucunun dikkatine getirir. Peygamberlik sözleri kitapta rastlanan olayların bir dokusu gibidir. Bu yazıda ‘Göklerin Hükümranlığı’ sözü otuz kez geçer. Ayrıca Matta, İsa’nın yirmi mucizesine değinir. İsa’nın beş uzun konuşması da bu yazıda yer alır.[3]


Genel bakış: Bu kitabın yazarı, Levi diye de bilinen Matta'dır. İsa'nın izleyicisi olmaya çağrıldığında vergi görevlisiydi (Mt. 9:9-13). Kitabı yazmaktaki amacı, İsa'nın yaşamını, ölümünü ve dirilişini anlatmaktır. Özellikle İsa'nın peygamberlerce geleceği bildirilen ve Yahudilerce uzun zamandır beklenen Mesih olduğunu göstermek ister. Bunun için İsa'nın gelişiyle gerçekleşen peygamberlik sözlerinden alıntılara yer verir. İsa'nın kurtuluş müjdesinin tüm uluslar için olduğunu ayrıca vurgular.[4]


Değerli Okuyucularım! Yaptığımız alıntıların bütününe baktığımız da, verilen bilgilerden, yazar Mattanın, Meryem Oğlu İsa Mesih'in (as) yaşamından önce yaşamış olan peygamberlerin, onu haber veren sözlerinden alıntılar yaparak, onun beklenen Mesih olduğunu okuyuculara göstermeye çalıştığından bahsedilmektedir. Biz burada, eğer bu kitap Allah sözüyse, Matta nasıl olurda Allah'ın sözlerine yön vermeye çalışır diye bir soruyu şimdilik sormuyoruz. Bunu, ilerleyen zamanlar da ele alacağız. Bizim bu yazımız da ele alacağımız konu, Matta'nın, Eski Antlaşma metinlerinden ve peygamberlerinden yaptığı alıntılar hakkında olacaktır.


Alıntı yapmak, bunu belirtmek elbette ki önemli bir konudur. Eğer alıntı yapılan metin, yazı içerisinde belirtilmezse, bu, okuyucu tarafından, yazarın kendisine ait bir metinmiş gibi algılanır. Bu nedenle, bir yazar, bir başka kişinin sözlerinden alıntı yapıyorsa, bir başka kitaptan iktibas ta bulunuyorsa, bunu hem yazı içerisinde noktalama işaretleri yoluyla ve ayrıca metnin altına veya kitabın sonuna Dip Not ekleyerek belirtmesi gerekir. Noktalama işaretleri ve alıntı yapmakla ilgili Türk Dil Kurumu bize ne tür bilgiler vermektedir birlikte okuyalım:


Noktalama İşaretleri/Duygu ve düşünceleri daha açık ifade etmek, cümlenin yapısını ve duraklama noktalarını belirlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek üzere noktalama işaretleri kullanılır.


Noktalama işaretlerinden nokta, virgül, noktalı virgül, iki nokta, üç nokta, soru, ünlem, tırnak işaretleri, ayraç ve kesme ait oldukları kelimelere bitişik olarak yazılır ve kesme dışındaki işaretlerden sonra bir harf boşluğu ara verilir.


Tırnak İşareti ( “ ” ) Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tır­nak içine alınır.


İki Nokta ( : ) Edebî eserlerdeki karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişinin adın­dan sonra konur:[5]


Dil bilgisi kurallarına göre, bir metin de, başka birisine ait bir metin nakledilecekse, bu iki şekil de yapılmaktadır. Ya yazının içerisin de tırnak işareti kullanılarak veya kişinin kendi sözlerinden sonra, alıntı sözü iki nokta ile ayırması gerekmektedir. Bu bilgileri, yazı konumuz, Matta kitabında ki bir alıntı ile ilgili olduğu için veriyoruz. Yani Matta, yukarıda söylendiği gibi, birisinden bir alıntı yapmışsa, bunu tırnak içerisinde veya iki nokta üst üste koyarak, kendi sözlerinden ayırmış olmalıdır. Gördüğümüz kadarıyla, Matta bunları yapmış.


Peki, alıntı yapmak demek ne demektir! Türk Dil Kurumu, alıntı ve iktibas kelimesinin anlamını "Başka bir yerden olduğu gibi aktarılarak tırnak içinde verilen söz, tümce ya da parça."[6] olarak vermektedir. Tıpkı şu an, bizim yaptığımız bu alıntıyı değiştirmeden, asli şekliyle ve tırnak içerisinde vermiş olduğumuz gibi.


Bu bilgileri verdikten sonra, asli konumuza dönerek, İncilin, Matta Kitabının ele alacağımız ilgili ayetine geçebiliriz. İlgili ayeti önce aşağıya verelim:


Matta 2: 23 Oraya varınca Nasıra denen kente yerleşti. Bu, peygamberler aracılığıyla bildirilen, "O'na Nasıralı denecektir" sözü yerine gelsin diye oldu.


Şimdi, bu ayete baktığımız da, dil bilgisi kuralları gereği, Matta yaptığı alıntıyı belirtmiştir. Zaten, Mattanın kitabında bu alıntıları yaptığını, yukarıda, Mattayla ilgili bilgi veren Hristiyan kaynaklarından da görmüştük. Matta'da ki bu alıntı, tırnak içerisinde verilerek, sözün başkalarına ait olduğu gösterilmiştir. Yani ilgili ayete baktığımız da, Matta bu sözü bir peygamberden değil, bir çok peygamberden nakletmektedir. Öyle ise "O'na Nasıralı denecektir" sözü, Eski Antlaşmanın bir çok yerinde geçiyor olması gerekmektedir. Ancak, işin tuhaf tarafı, yalnızca Eski Antlaşma değil, Kutsal Kitabın tamamını taradığımız da, bu sözün, Matta hariç hiçbir yerde yazılı olmadığını görmekteyiz. Evet, yanlış okumadınız, peygamberlerin hiç birinden böyle bir sözün çıktığına dair, Eski Antlaşmada bir ifade yoktur. Kaldı ki, Matta'nın beyanına göre, bu ifadenin "O'na Nasıralı denecektir" sözünün, Eski Antlaşmada, birden fazla yerde geçiyor olması gerekmektedir. Peki, bu ne anlama gelmekte dir?


a) Matta bu sözü uydurmuş olabilir.

b) Mattanın alıntı yaptığı sözler, Eski Antlaşmadan silinmiş olmalıdır.


Çok karışık ve karmaşık bir durum söz konusu. İncil yazarı Matta'nın yaptığı diğer hataları da göz önüne alırsak, olmayan bir sözü, varmış gibi nakletmiş olma ihtimali daha yüksek görülmektedir. Matta belki bunu kasten yapmadı, bu kitabı yazdığında yaşının ilerlemiş olabileceğini düşünürsek, hafızası onu yanıltmış olabilir. Bu yazıyı okuyan Hristiyan arkadaşlar, hemen ellerine bir İncil alıp, ilgili ayetin dip notunu kontrol edebilirler. Karşılarına çıkacak şey, ya dip not olmadığı gerçeği veya alakasız bir yerin bilgisi, olacaktır. Ama, bizim yanıldığımızı düşünen Hristiyan arkadaşlar varsa, bu sözün "O'na Nasıralı denecektir" nerelerden alıntı yapıldığını bularak, kaynaklarını bize bildirirlerse, bizde seve seve yazımızı tashih ederiz.


Ama araştırdıklarında, karşılarına böyle bir sözün olmadığı gerçeği çıkacaktır. Bunun yerine, karşılarına ağaç dalı benzetmesiyle ilgili açıklamalar, zorlama teviller gelecektir. İşte bu nedenle, yukarıda, alıntı yapmanın ne demek olduğunu, alıntı yapılan kısımın nasıl belirtilmesi gerektiğine dair, Dil Bilgisi kurallarını yazdım. O yorum ve tevilleri yapan kişiler, alıntı yapmanın ve dil bilgisi kurallarına göre noktalama işaretlerinin anlamlarını bilselerdi, böyle bir işe kalkışmazlardı. Yada, bunun cevabını arayan Hristiyanlar, bu yazım bilgilerini biliyor olsalardı, karşılarında tevil yapmaya çalışanların, aslında kendilerini kandırmakta olduklarını anlarlardı.


Şimdi, ilgili ayetin, başka çeviri ve dillerde yazılımlarından örneklerde verelim ki, oralarda da, bu dil bilgisi kuralları gereği, tırnak işaret ve iki nokta üst üste kullanılarak, bu sözün "O'na Nasıralı denecektir" alıntı olarak gösterilip gösterilmediğini herkes görsün:


Oraya varınca Nasıra denen kente yerleşti. Bu, peygamberler aracılığıyla bildirilen, “O’na Nasıralı denecektir” sözü yerine gelsin diye oldu.[7]


ve gelip Nâsıra denilen şehirde oturdu; ta ki, peygamberler vasıtası ile: "Nâsıralı çağırılacaktır," diye söylenen söz yerine gelsin.[8]


Varıp Nasıra denen kente yerleşti. Öyle ki, peygamberler aracılığıyla, "O'na Nasıralı denecektir" diye bildirilen söz yerine gelsin.[9]


Ve gelip Nasıra denen şehre yerleşti; öyle ki, peygamberaracılığıyla, "O Nasıralı çağrılacaktır" diye söylenen söz yerine gelsin.[10]


And he came and dwelt in a city called Nazareth: that it might be fulfilled which was spoken by the prophets, He shall be called a Nazarene.[11]


Et veniens habitavit in civitate quæ vocatur Nazareth: ut adimpleretur quod dictum est per prophetas: Quoniam Nazaræus vocabitur.[12]


und kam und wohnte in einer Stadt mit Namen Nazareth, damit erfüllt würde, was gesagt ist durch die Propheten: Er soll Nazoräer heißen.[13]


où il s'établit dans une ville appelée Nazareth. Ainsi se réalisa cette parole des prophètes : On l'appellera : le Nazaréen.[14]


Sizlerin de gördüğü gibi, verdiğimiz sekiz örneğin tamamında ve buraya yazmadığımız diğer örneklerde de, Dil Bilgisi Kuralları gereği, o söz, alıntı ifade eden, tırnak ve iki nokta üst üste işaretleriyle, genel metinden ayırılmıştır. Bu durumda bu metnin açıklaması değil, geçtiği yerlerin harfi harfine gösterilmesi gerekmektedir.


Hristiyan arkadaşlar, umarım bu yazıyı okudukların da, Mattanın bu sözünün, yalan beyanının peşini bırakmazlar ve yaptığı diğer hataların peşine düşerler.



Dip Notlar:

[1] http://www.kitabimukaddes.com/kutsal-kitap-tr/yeni-antlasma/matta.html

[2] http://www.bursakilisesi.com/kutsalkitap/?q=mat%201

[3] http://www.incilturk.com/incil/incil/matta.htm

[4] http://kutsal-kitap.net/bible/tr/index.php?mc=2&;sc=1480

     http://www.incil.com/doc/incil_html/frame1.html

[5] http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF38C9FF22CFEEDAF0

[6] http://tdkterim.gov.tr/bts/

[7] Yeni Çeviri, 2009 http://incil.info/YC2009/arama/Matta+2:23#%2Fkitap%2FMatta%2F2

[8] Kitab-ı Mukaddes, Eski Çeviri, bknz. 7 numaralı dip nottaki link

[9] Thomas Cosmades, bknz. 7 numaralı dip nottaki link

[10] Bünyamin Candemir, bknz. 7 numaralı dip nottaki link

[11] Kral James, bknz. 7 numaralı dip nottaki link

[12] Latince/Vulgata, bknz. 7 numaralı dip nottaki link

[13] Martin Luther, http://www.bibleserver.com/index.php?language=18&;s=1#/text/LUT/Matthäus2

[14] FR-Bible Du Semeur, http://www.bibleserver.com/index.php?language=18&;s=1#/text/BDS/Matthieu2

Kaynak

***
Yahuda İskaryot Bir Hain mi? Yoksa Bir Kahraman mı? Yahuda İncili Üzerine Bir Yorum, Milel ve Nihal

Özet:
National Geographic Society tarafından çözümlemesi yaptırılarak bilim dünyasına sunulan ve bu cemiyetin çıkardığı National Geographic Türkiye’nin Mayıs 2006 kapak konusu olan Yahuda İncili, 20. yüzyılın sonlarında Mısır’da bulunan gnostik karakterli bir İncil nüshasıdır.

Bu İncilin ortaya çıkışının ilk bakışta Hıristiyan dünyaya bomba etkisi yaptığı muhakkaktır. Çünkü bu İncil, Hıristiyanlık tarihinde ihanetçi olarak görüldüğünden kendisinden en çok nefret edilen bir şahsın –İsa’nın on ikinci havarisi olan Yahuda İskaryot’un- aslında İsa’nın rolünün gerçekleşmesini sağlayan bir kahraman olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu yazıda bu Yahuda İncili muhtevasıyla birlikte Türk okuyucusuna tanıtılarak değerlendirilmesi yapılmaktadır. Sonuç olarak da eğer Yahuda İskaryot İsa’yı ele vermek suretiyle ona ihanet etmemiş olsaydı çarmıh ve buna bağlı olarak Hıristiyan teolojisinin temel doktrinlerinin en önemlisi olan kefaret doktrini olmamış olacaktı.

İşte bundan dolayı Hıristiyanlar İsa’yı Yahudi yetkililere teslim ettiği için Yahuda’ya lanet etmemeli aksine bunu yaparak onun çarmıhta ölümünü sağladığı için ona minnet duymalıdır. Yahuda İncili de tam olarak bunu yaparak Yahuda İskaryot’un aslında bir kahraman ve İsa’nın en güvenilir havarisi olduğunu ilan etmektedir.

Ektedir.

 

* Yahuda İskaryot Bir Hain mi.pdf

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !