Embed

Müslüman'ın Gâvur dediği yerde yaşamak bir onurdur.

Türkiye Ayakta! 

 

Terör yine can almaya devam ediyor, en son bu sabah saatlerinde İzmir’in Foça ilçesinde hain ve hunharca yapılan terör eylemi sonunda yetkililerin İzmir halkına yaptığı acil kan anonsu büyük ilgi gördü.

İzmir’in Foça ilçesinde askeri aracın geçişi sırasında düzenlenen bombalı saldırıda yaralanan askerlerin tedavisi sürerken, İzmirliler yaralı askerlere kan vermek için hastanelere koştu. 

 

http://www.turkiyeninsitesi.com/turkiye-ayakta.html

 

 

*********

 

Müslüman'ın Gâvur dediği yerde yaşamak bir onurdur.  

 

Dikkat edin AKP'nin Gâvur dediği yerde demiyorum, Müslüman’ın diyorum.

Farkı açmama gerek var mı?

Bu gün e- postama gelen bir tartışmada üyelerden birinin yolladığı yazıya sert bir eleştiri olmuş.

Eleştiriyi vermeyeceğim, yazıyı da çünkü isimleri versem eminim internetteki birçok yazısından tanıyacağınız bir isim olduğundan üzüleceksiniz.

Fakat savunmaya geçen şahıs garabet bir savunma yapmış ve şöyle demiş.


(DİKKAT ET !... Oruç tutmayan değil, halkın içinde oruç mütecavizi olan, kastedilmektedir.) Demiş.

Bu satırdan sanırım tartışmanın ne yönde olduğunu tahmin edeceksiniz.


Ben de yorumumu bazı eski yazılarımdan alıntılarla kendisine ilettim.

Oruç tutmayan halkın içinde yemekten-içmekten (alkol değil elbet) neden sakınsın?

Oruç kim için tutulur, halk için mi tutulmaktadır?
Yiyen-içenlere karşı oruç tutanlarda gizli bir kıskançlık mı yatmaktadır?

Ben tanrı için yaptıklarımdan ötürü kimseye hesap vermem, elbet yapmadıklarımdan ötürü de.

Demokrasi nasıl bir şeydir ki tahammül söz konusu olabiliyor?
Yoksa İslam’da hoş görü yerine asıl tahammül mü vardır demek isteniyor?

Bildiğiniz gibi tahammül, (belli bir yere kadar-sınırlı) sabır anlamına gelir.

Oysaki İslam’da hoş görü olduğunu iddia edenler neden tahammül göstermek yerine anlayış göstermek istemez ya da anlayışa, hoş görüye davet etmezler de “Oruç tutmayan değil, halkın içinde oruç mütecavizi olan” şeklinde bir savunmaya geçerler?

Bir Hıristiyan, Musevi, Putperest vs… halkın içinde yeme, içme özgürlüğünden hangi anlayışa, hangi hoş görüye göre mahrum bırakılır ve bunu özellikle de bir dine hele hele de İslam dinine yamamayı kim ister?

Başka ülkelerde ulu orta, halkın içinde oruç tutanlara kim şiddet uygulamıştır?

Halkın içinde din tacizkârı olanlar, halkı oruç tutmayan-tutan diye ayırmaya dili varmadığı için, insanlıktan nasiplendiği görüntüsü vermeye çabalayan, demokrasi savunuculuğu yaptıklarını zannederek “oruç mütecavizi” kelimesinin arkasına saklananları halk iyi bellemeli ve anlamalıdır.


Tanrı adına tanrıcılık oynamanın kimseye faydası olmamıştır, olmayacaktır da.

Kendisini ret edene bile rızık veren bir tanrıya inanacaksınız ama onun rızası için ibadet ederken sizin dışınızda kalanlara da “oruç veya ibadet mütecavizcisi” diyeceksiniz?


"Din kullanılıyor, din tuzaklar için zorlanıyor" dediğimde bir yorumcu şöyle sormuş.

- Zorlayan insansa dinin suçu ne?

(- Zorlayan insansa dinin suçu ne?) diye soran arkadaşa bazı iletiler yolladım, hem yinelemiş olalım hem anımsamış olalım diye tekrar ilgili birkaç derlemeyi vereceğim.


%99,9’u Müslüman yutturmacası ile oy toplanan bir ülkedeki Müslümanların hali, ahvali ilanen sunulur.

 




“Açlıktan ölen din adamı yoktur, açlıktan ölen sanatçı vardır!”

Ne kadar doğru bir söylem.

Açlıktan ölen din adamı tabi olmaz, sanatçı sanatını kullanır, kullandığı herkes tarafından görülür, anlaşılır düzeydedir. Ya din adamı ne kullanır?

Din (zan-sanı) kullanır.

Kimse onu görmez çünkü adı üzerinde zan, sanı, varsayımdır. O öyle sandığı için öyledir. Başkaları göremediği anlayamadığı, algılayamadığı için de sürekli anlatma çabası içine girer ve her seferinde ranttan sebeplenir.
%99,9’u dindar (sanan-zanneden) demek, %99,9 aptaldır demektir.

Çünkü din (zan-sanı) gerçek yaratıcıya hakarettir, küfürdür, yaratıcı ile ilgisi olmayan her şeyin ortak adı dindir.

Boşuna mı diyorum, Ya aklını kullanacaksın ya dinini (Zan-sanı), hem akıllı hem dindar olunmaz diye?

Üstteki izlencenin 1:13 dakikasında vatandaş diyor ki, “Hz. Peygamber bizim şefaat beklediğimiz bir insandır”.

Üstelik son derece ciddi bir üslupla, inandığı belli bir tavırla yani içtenlikle söylüyor.

Vatandaşı elbet yadırgamıyorum, adam en az 60 yaşlarında olduğuna göre din tüccarları adama en az 60 yıldır aynı masalı anlatmış ve aynı ranttan midesini doldurmuştur.

Peki, inandığını iddia ettikleri Kur’an-ı Kerim "hangi ayetinde, hangi satırında Hz. Peygamber size şefaat edecek" demiş?

İsterseniz onu da biz söyleyelim.

Bir Deist (dinsiz) olarak bunu din adamlarına, dindarım diyenlerin suratına çarpmaktan onur duyarım ama sade vatandaşa diyecek hiçbir sözüm yok.

Onlara diyeceğim tek şey anladıkları dilden okumalarıdır.

Onu da ben demiyorum, inandıkları Kur’an diyor.

Daha sonra bunu da vereceğim.

Öncelikle gerçek din adamlarından dinleyelim.

 



Sayın Bayraktar Bayraklı, şefaatin kimlerden dilenmesi gerektiğini açıklıyor.

HUCURAT SURESİ: 16 De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysaki Allah, gökte ne var, yerde ne var hepsini bilir. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir."

Ben de ilave olarak konu hakkındaki tüm ayetleri vereyim istedim.

Daha evvel de kendilerine veli, şef, şıh, şeyh edinenlere Kur'an ne diyor demiş tamamını vermiştik.

İlgisini çekenler bakabilir.

Hem izleyin, hem okuyun.

Sayın Bayraktar Bayraklı, şefaatin kimlerden dilenmesi gerektiğini açıklıyor.

HUCURAT SURESİ: 16 De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysaki Allah, gökte ne var, yerde ne var hepsini bilir. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir."

Ben de ilave olarak konu hakkındaki tüm ayetleri vereyim istedim.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=11710.0


Bir üstte vereceğim dediğim Kur’an-ı Kerim’de neden Türkçe okumanız gereğini açıklayan ayetler şunlardır.

BAKARA SURESİ: 78 İçlerinde ümmî olanlar da vardır ki Kitap'ı bilmezler, sadece anlamını bilmeden okuyuşlar/hurafeler/hayal ve kuruntular bilirler. Onlar yalnız sanıya saplanırlar.

Ayetlerin tamamı için…
http://ahmetdursun374.blogcu.com/kur-an-i-kerim-anlamini-bilerek-okuyun-diyor/8965629


CHP’nin de desteği ile Ezan’ın ve Kur’an-ı Kerim’in yeniden Arapçasından okuma sevdasını başlatan Menderes ve sürekli onların devamı olduğunu iddia edenlerin nasıl bir rant peşinde olduklarını, neden dinden (zanlardan-sanılardan) beslendiklerini sanırım hala anlamayan varsa artık kurtuluş imkansız olmuş demektir.

İlanen tüm dinli-dinsiz herkese sunulur.

NEDİR BU EZANI TÜRKÇE OKUMAMA İNADI?
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1462.0

Kolay gelsin...

A. Dursun
 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !