MUSTAFA ÖZBEK,KİMDİR? SERVETİ NEREDEN GELİR?

DB Tercüman

25 Şubat 2005


Türkiye'nin en zengin sendikası Türk Metal'in, 19 yıldır değişmeyen başkanı Mustafa Özbek'in sendikasıyla boy ölçüşecek serveti çıktı.

İKİNCİ BAŞKANLIKTAN ZİRVEYE

Bilinen mal varlığının büyük bölümü, gayrimenkul ve arazilerlerden oluşan Mustafa Özbek, profesyonel sendikacılık hayatına 1971 yılında atıldı. O yıl, işçi olarak çalıştığı işyerinden üyesi olduğu Türk Metal-İş Sendikası'nın Kırıkkale Şubesi'nin ikinci başkanlığına seçildi. Basamaklardan hızla yükseldi. Sadece 4 yıl sonra, Kasım 1975'te, halen sürdürdüğü sendikanın genel başkanlığına getirildi.

METALE DEĞİL BETONA YATIRDI

Türk Metal Sendikası, Özbek'in başkanlığı döneminde, sendikal faaliyetlerinden çok gayrimenkule yaptığı yatırımlarıyla gündeme geldi. Sendikanın bu konuda yatırım üssü Kıbrıs ve Ankara oldu. Mal varlığının dökümü, Özbek'in de aynı dönemde benzer yatırımlar yaptığını gösterdi. Özbek, 19 yılda 9 villa, 3 apartman, 6 daire, 3 kooperatifte hisse, 2 gaz dolum tesisi ve dönümlerce arazinin sahibi oldu.

* * *

Türk Metal İş Sendikası'nın "değişmez" genel başkanı Mustafa Özbek ,bir çok holding patronundan daha şatafatlı yaşantısı ile dikkat çekiyor . Mustafa Özbek 276 bin işçi üyesinden toplanan aidatlarla meydana gelen dev bir sendika bütçesini kontrol ediyor.Otelleri,televizyon kanalı gibi yatırımları da olan Türk Metal İş, Mustafa Özbek'e ayrıca bir siyasi güç te kazandırmış bulunuyor. Fakir bir işçi olarak sendikacılığa başlayan Özbek'in kendisine,eşine ve çocuklarına ait önemli şahsi serveti de bulunuyor

1940 yılında Kırıkkale'de doğan Özbek, iş hayatına 1957 yılında yine bu ildeki Makine Kimya Endüstrisi Kurumu'na ait Cer Atölyesi'ne Lokomotif ve dizel Tamircisi olarak başlamış. oaha sonra MKEK Mühimmat Fabrikası'nda İmalat tornacısı olarak işbaşı yapmış. Çalıştığı yıllarda, sırasıyla İşyeri temsilciliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği ile sendikal hayata atılmış. Mustafa Özbek, 1971 yılında o zamanki adıyla Kırıkkale Metal-İş Sendikası'nın İkinci Başkanlığı'na seçilerek, profesyonel anlamda sendikacılığa adım atmış. 1972 yılında Kırıkkale Metal-İş Sendikası Başkanlığı'na seçilen Özbek. Türkiye Metal İş Federasyonu'nun Türk Metal Sendikası olarak yeni ismiyle sendikal literatüre geçmesinden sonra, 8-9 Kasım 1975 tarihinde yapılan İkinci Genel Kurulu'nda Genel Başkanolmuş,bir daha da bu mevkiinden onu kimse ekarte edememiş. Mustafa Özbek, evli ve 6 çocuk sahibi...

Türk Metal Sendikası Türk -İş'e bağlı en zengin sendikalardar biri. Sendikanın eğitim tesisleri, otelleri, kampları herkese parmak ısırtıyor. Sendika'nın Ankara ve Girne'de 2 süper lüks otelinden sonra 2 yeni otel daha yaptırdığını belirtiliyor.

Son olarak Ankara Çubuk'ta 5 yıldızlı bir otel yapan Türk - Metal Sendikası'nın Başkanı Mustafa Özbek de aslında Ankara'nın sayılı zenginleri arasında. Eski bir metal işçisi olan Özbek'in hem kendisinin üzerine hem de çocuklarının üzerine çok sayıda emlak sahibi olduğu biliniyor.

Yıllardan beri yürüttüğü genel başkanlık görevinin yanı sıra ticaretle de meşgul olacak vakti bulduğu anlaşılan Mustafa Özbek hatırı sayılır bir şahsi servet edinmiş. Buna göre sahip oldukları şöyle sıralanıyor.

Kırıkkale-Samsun yolunda HABAŞ Gaz Dolum Tesisleri.

Ankara Çankaya'da 2 apartman.

Kuşadası'nda villa.

Ankara Çubuk yolunda 12 dönümlük arazi üzerinde havuzlu villa.

Ankara Çubuk yolunda Metal Kooperatifi'nde dubleks villa.

Ankara Keçiören'de 2 daire.

Ankara Bahçelievler'de 2 daire.

Ankara Bilkent'te villa.

Ankara ODTÜ Kooperatifi'nde hisse.

Ankara Gazi Üniversitesi Kooperatifi'nde dubleks villa.

Bursa'da daire.

Kırıkkale'de 5 katlı, 10 daireli apartman. (Burada, Orman İşletme Müdürlüğü kiracı olarak oturuyor.)

İzmir'de kooperatif hissesi.

Kıbrıs-Girne Çatalköy'de 15 dönüm arazi üzerinde 2 villa.

Kırıkkale'de 40 dönüm arazi.

Ankara OSTİM'de tüp gaz dolum tesisi.

Kendine ait bir jeep, eşi ve çocuklarına ait 4 otomobil.

Ankara Beysukent'te 4 katlı villa.

Ankara Beysukent'te villa.

Ankara Çayyolu'nda kooperatif hissesi.

Kıbrıs-Girne Karaoğlu Mahallesi'nde daire.

Çubuk'ta havuzlu çiftlik: Mustafa Özbek Ankara'daki villasının yanısıra Çubuk'ta da bir çiftlik sahibi. Esenboğa Havaalanı yolu üzerindeki çiftlik evinin hemen arkasında büyük bir havuz var. Bahçe düzenlemesi de yine işin uzmanlarına yaptırılmış. Ancak Mustafa Bey çiftlik evine pek sık gitmiyor. Çünkü Özbek'in bunun yerine evine 5 kilometre uzaklıktaki 5 yıldızlı otelini tercih ettiği söyleniyor...

Beysukentte 4 katlı villa: Mustafa Özbek Beysukent'te de 4 katlı bir villanın sahibi. Oldukça lüks yapılan Planlama Sitesi'ndeki bu villa her türlü lüks için düşünülmüş. Özbek'in bu devasa villası milyarlarca lira değerinde...

Siyasette olduğu gibi sendikal alanda da "Tahtı bırakmama geleneği" nin sürdüğü anlaşılıyor.Siyasette ,son seçimlerde bir "tasviye" söz konusu ise de,sendikal alanda "değişmez başkanlar" hala varlıklarını sürdürüyorlar.

Bu başkanların kontrol ettikleri bütçe hemen hemen dünya klasmanına yakın şirket bütçelerine ulaşmış bulunuyor. İşçileri asgari ücretle geçim sıkıntısı içerisinde yaşama savaşı veren Türkiye'nin sendikalarını yönetenlerin lüks hayatları ,yaptıkları işle çelişiyor.Ama bu durum nedense dillendirilemiyor.Yoksul bir çalışan durumunda iken,bir yolunu bulup sendikal faaliyete başlayabilen,bir oe sendikada yönetici olabilenlerin süratle zenginleştikleri görülüyor.Bir çok sendikanın genel merkez binalarının oko parkları lüks oto galerilerini andırıyor.Bu pahalı araçlar sendika yöneticileri karafından makam otosu olarak kullanılıyor.

Bu değişim ve gelişim, bu yaşantı "mercek altına "alınmıyor

Türkiye'de bulunan sivil toplum örgütleri arasında demokratik işleyişleri açısından ilk kuruldukları dönemlerde örnek gösterilen sendikalar şimdi bu açıdan da oldukça zıt bir görüntü sunuyorlar. Sendikaların, hükümetlerin korkulu rüyası oldukları dönemler oldukça geride kalmış gözüküyor. Daha çok bir meslek örgütü olma görünümü ağır basıyor. Sendikal kurullarda görev alanlar ise işçilerin haklarını temsil etmek üzere belli bir süre için seçerek gönderdikleri kişi olmaktan çıkarak kongreden kongreye seçim kazanan meslek adamına dönüşmüş bulunuyor. Sendikacılığın bir meslek haline getirilmesinde, bu işe adım atanların yüzde 80'inin bir daha geldiği işyerine geri dönmeyişi önemli bir etken. Başka faktörler de olmakla birlikte bu duruma, ağırlıklı olarak sendika koşulları ve avantajlarının işçilik koşullarına göre çok daha cazip olması, güç ve makam hırsı, sendikalara bakış ile bunları önleyecek bir sınıf bilinci ve örgütlüğünün olmayışının yol açtığı sendikal çevrelerde de kabul ediliyor. Ayrıca 2821 Sayılı Sendikalar Yasası'nın yol açtığı sınırlamalar ile 1995 yılında sendikacılara sağlanan sınırsız başkanlık olanağını da unutmamak gerekiyor.

Türk Metal Genel Başkanı Mustafa Özbek'in siyasi ve ticari faaliyetleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Orta Asya'nın da önemli yeni bulunuyor.Denktaş'la yakın dost olan, kendisine sık sık kahramanlık plaketleri sunan Mustafa Özbek Ada'da arazi, otel ve tv sahibi oldu. Bu arada "anlaşmaya karşı" Denktaş tavrını destekledi. Mustafa Özbek bir yandan "en zengin sendika başkanı" olarak tanımlanıyor.


Halka ve Olaylara Tercüman Gazetesi'nden Sırrı Yüksel Cebeci, 28 Şubat 2005 tarihli köşe yazısında Mustafa Özbek milliyetçi olduğu için ona zarar verilmek istendiğini savundu. Mustafa Özbek'in milliyetçi-maneviyatçı olması ile ona saldırılması arasında değil ama "servet yapması" arasında bir bağ kurulabileceğini düşünüyoruz. Ancak okuyucularımızın sendikalardaki faşistler ve onlarla aynı tayfadan köşe yazarlarını daha iyi tanımaları için Sırrı Yüksel Cebeci'nin ilgili köşe yazısını aşağıda yayınlıyoruz:


Sıra Mustafa Özbek'te

Halka ve Olaylara Tercüman

28.02.2005

SIRRI YÜKSEL CEBECİ




"TÜRKİYELİYİM" değil, göğsünü gere gere "Türk'üm" diyen herkesi hedef alıyorlar.
"Ne Mutlu Türk'üm diyene" diyenleri susturma kampanyaları açılıyor.

Ülkesini ve milletini sevenlere yan gözle bakanlar var Türkiye'de.

Ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunmak; bayrağa, dine, milli kültüre, milli değerlere saygı göstermek suç ve günah kabul ediliyor.

Rauf Denktaş'ı Kıbrıs Türk'ünün ulusal kahramanı değil de sanki bir hainmiş gibi görmeye ve göstermeye çalışanların sayısı giderek artıyor!
Çünkü gurursuz ve onursuzlar!
Çünkü bu aziz vatanın her karış toprağı için binlerce şehit kanı ile bedel ödenmiş olması onların umurunda bile değil.
Çünkü yüreklerinde ve gönüllerinde vatan sevgisi, "vatanseverlik" denilen yüce duygudan ve kavramdan nasipleri yok.

Bütün ömrünü Kıbrıs Türkleri'nin özgürlüğüne adamış bir kahramanı destekleyenleri susturmaya, karalanmaya, saf dışı bırakmaya çalışılıyorlar.

Bunlardan biri de, Türk Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek... Şimdi hedefte o var.
Adam, 35 yıldır sendikacılık, 19 yıldır da Türk Metal-İş Sendikası Genel Başkanlığı yapıyor. Eylemleri de, söylemleri ortada... "Milliyetçi Sendikacı" denilince ilk akla gelen isim daima o oluyor. 19 yıldır genel başkanlığını yaptığı Türk Metal-İş'i Türkiye'nin en zengin sendikası haline getiren de o...

O koltuğu gasp etmedi

TÜRK Metal-İş Sendikası'nın Kıbrıs'ta da yatırım yapması, Denktaş'ın dostu Mustafa Özbek'i şirretlerin hedefi haline getiren en önemli sebeplerden birisi...

Diğer önemli bir sebep de, Metal-İş Sendikası'nın göz kamaştıran mal varlığına bazı mirasyedilerin göz dikmesi...

Yoksa, 35 yıldır sendikacılık, 19 yıldır da Türk Metal-İş Sendikası Genel Başkanlığı yapmakta olan Mustafa Özbek'in malvarlığı -müthiş bir zamanlama ile- şu günlerde niye gündeme getirilsin?

Mustafa Özbek, Türk Metal-İş Sendikası Genel Başkanlığı'nı gasp etmedi. Sendika üyelerinin kafalarına silah dayayıp kendini genel başkan seçtirmedi. Milliyetçi metal işçilerinin analarının ak sütü kadar helal oyları ve hür iradeleri ile oturuyor o koltukta...

Milliyetçilerin kalesi

ŞİMDİ bir yerlerden düğmeye basıldı ve Özbek'i karalama kampanyası başlatıldı. Amaç, Sayın Denktaş'ı önemli bir destekten ve Türk metal işçilerini milliyetçi bir liderden mahrum etmek! Ondan sonra da, milliyetçi metal işçilerinin malı olan Türk Metal-İş Sendikası'nın eğitim tesislerini, otellerini ve kamplarını yağmalamak!

Çünkü orası, Türk milliyetçilerinin çok önemli kalelerinden biri. Çünkü oraya yirmi yıldır hiçbir uğursuz Marksist adım atmak bir yana, yaklaşamıyor bile.
O kaleyi zaptetmek için başlatılan salvo atışları izliyoruz şimdi.

Amaç, Mustafa Özbek'i devirmek!

Önce Özbek'i devirecek, sonra kaleyi zaptedecekler.
Fakat yanlış hedef seçtiler. Mustafa Özbek'in arkasında sadece 276 bin milliyetçi metal işçisinin değil, milyonlarca Türk milliyetçisinin de bulunduğunu unuttular.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !