Okusaydı Müslüman olabilir miydi? Bölüm I

Değerli dostlar,

 

Size  “Okusaydı Müslüman olabilir miydi” cümlemin üzerine yapılan bir itiraz ve tartışmamızdan bazı bölümler sunacağım.

Yorumumun bir bölümündeki ifadem şöyleydi ve bu ifade üzerine tartışmaya başladık.

 

Bunu halk bilsin istedim, anlattım ama okuyan halk yok ki.

Okumadığı şeylere inanan bir halk var karşımızda.

Okusaydı Müslüman olabilir miydi?

Daha Peygamberinin Türkler için ne dediğini bilmiyor ama iman ediyorlar.

Neden?


Çünkü okumuyor sadece inanıyorlar.

Vahdettin CHP genel başkanı mı oluyor?

Ecevit, Fethullah’ın gazetesi Zaman’a Vahdettin’in hain olmadığına dair açıklamasını sanırım ki herkes hatırlıyor.

Peki, bunu neden hatırlatıyorum?

http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=10715.0

 

---

Sayın Ahmet Bey; ben müslümanım ve okuyorum. Şimdi sizin bu ithamlarınıza maruz kaldığım için acaba sizi okumakla mı yanlış yapıyorum, yoksa müslüman olmakla mı ? Sizin bu söylediklerinizin Akp'nin bölücü politikasından ne farkı var ? "Pireye kızıp, yorgan yakmak; Eşeğinden alamayıp, semerinden çıkarmak" sizce ne kadar doğru bir davranış ? Hem inanç ile siyaset ayrı şeylerdir. Onları aynı çatı altında toplayanların, amacına uygun yorumlarda bulunuyor ve onların ekmeğine yağ sürüyorsunuz. Zaten onlar ikisinin aynı anda anılması için çaba sarf ediyorlar.

K.S

------

Belki yorumlamak haddim, hakkım değil ama burada itham görmüyorum.

Ahmet Beyi nerdeyse çocukluğundan beri tanırım.

Bir şey söylüyorsa mutlaka araştırmış da söylüyordur.

Ahmet Bey, babasının söylediklerini bile araştıran bir yapıda belki septik denecek kadar ileri araştırmacıdır.

Hem inanç ile siyaset ayrı şeylerdir. Sözünüz yanlışı nerede yaptığınızın göstergesidir.


İnanç ve siyaset yalanı İslami rantçıların uydurduğu masaldır.

Özetle buna Ilımlı İslam denir.

Ilımlı-uyumlu olunca da elbet menfaatinize uymayan şeylerde hezeyana düşersiniz.

Sahi siz kimin ekmeğine yağ sürüyorsunuz? Ne kadar araştırmanız var?

Ahmet Beyi in sizi sabırla yanıtladığını görüyorum ancak siz de bir o kadar sabırla hurafelerden kaynaklı inancınızı ispat için uğraştığınızın farkında mısınız?

Yanlış anımsamıyorsam Deist olduğunuzu söylemiştiniz.

Şimdi hangisi gerçek?

Bırakın şu masalcı zihniyeti de ne söylendiğine dikkat ediniz.

S. Filip

----

Slipar; bu yorumlarınız bnim hakkımdaysa başta şüpheye düştüğünüz "had" konusunda sizi aydınlatayım. Evet yorumlamak sizin haddiniz değil. Kaldı ki ben nerede deist olduğumu söyledim ? Beni başkalarıyla karıştırıp yorum yapmayın lütfen. Böyle bir şeyin araştırılması için dünyadaki bütün müslümanları araştırması lazım. Şimdi bırakın da Ahmet Bey kendi cevabını versin. Kimsenin avukatlığına ihtiyacı olduğunu zannetmiyorum. Siz siyaset ile din arasındaki ayrımı yapamıyorsanız, Ahmet Bey'i savunmayı nasıl düşünebiliyorsunuz ?

K.S

-------

Türkiye'de Okuma ve İzleme Oranları
Dergi okuma oranı % 4
Kitap okuma oranı % 4,5
Gazete okuma oranı % 22
Radyo dinleme oranı %25
Televizyon izleme oranı %94
TÜRKİYE'DE YILLARA GÖRE KARŞILAŞTIRMA


1996
2001
Kütüphane Sayısı
1.260
1.412
Kitap Sayısı
10.899.127
12.221.392
Okuyucu Sayısı
22.523.449
11.698.602
Kayıtlı Üye Sayısı
1.004.681
254.007
Ödünç Verilen Kitap Sayısı
4.507.508
2.164.324
Satın Alınan Kitap Sayısı
129.450
13.862 ... İSTATİSTİKLER NET.

Sanırım Ahmet Bey'in ifadesini hakaret değil, sitem olarak algılamak daha doğru... Zira gerçekler ortada...

G.R.H

 

--------

"Okumadığı şeylere inanan bir halk var karşımızda.

Okusaydı Müslüman olabilir miydi?"

Bu ifadeler sistemi ifade etse de etmese de bir şey değiştirmez. Bence siz muhalif olduğunuz insanların yanlışlarını genele mâl etmeyin. Sırf çıkarları için dini siyasete malzeme yapanların yanlışını insanlara; inandıkları dine inanlara hakaret ederek, o dini yerden yere vurarak gösteremezsiniz. Sonra da şimdiki hükümet gibi zihniyetler gelir, sizin ittiğiniz kitlelerin oyunu toplar ve iktidar olur. Ceremesini onlar çekecek diye düşünürseniz; cereme mililetçe çekilir diye hatırlatırım...

K.S

--------

Sevgili Filip Hocam merhaba,
(Yanlış anımsamıyorsam Deist olduğunuzu söylemiştiniz.) Sözünden yorumlarımı takip ettiğini çıkartıyorum.

Bu nedenle de şunu belirteyim ki o öylem başka birine aittir ve şöyledir.
(Ateist duruşunuz benim deist duruşuma pek benzemiyor...) Hafızanızı tazelemek ve konuya İlgi için bakabilirsiniz. (İlgili adres yazıda paylaşılmıştır.)


Bunu düzelttikten sonra da takip ettiğin için teşekkürler, seninle tekrar görüşeceğimizi umuyorum.
Sanırım Türkçeyi çok ilerletmişsin zira imla kurallarına bile bizden fazla riayet ettiğini görüyorum. Tebrik ediyorum.

Sayın K.S;
(...ben Müslüman’ım ve okuyorum. Şimdi sizin bu ithamlarınıza maruz kaldığım için acaba sizi okumakla mı yanlış yapıyorum, yoksa Müslüman olmakla mı? ) Demişsiniz.

Neden üzerinize alındığınızı açıkçası garipsedim.

Sonuç itibarı ile ülke insanımızın makûs talihi budur, yadırganacak bir şey yok.

Bir insana okumuyorsun dediğinde ona hakaret değil, ikaz yapılmış olur ya da ben öyle düşünüyorum.

Üstelik benim yazılarımı okuma zorunluluğu elbet ki yok fakat sözlerimin hedefinde olanlar hiç okumayan, kulaktan dolma yaşayanlardır.

Buna CHP’liyim, Atatürkçüyüm diyenler ve ben bile dâhilim.

Gelişmişlik kriterleri elbet farklı şekillerde detaylandırılır ancak bir göstergesi de okuma oranlarıyla doğrudan bağlantılı değil midir?
Buna örnekleri sizde rahatlıkla bulabilirsiniz.

Sözümden alınmanız (Bunu halk bilsin istedim, anlattım ama okuyan halk yok ki...) şeklindeki ifadelerimse gördüğünüz üzere Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaydı.

Yok, (Okusaydı Müslüman olabilir miydi?) sözümeyse bunu neden üzerinize alınıyorsunuz?

Açık ve net ifadedir, dolambaçlı yollara girmeden doğrudan söylüyorum.

Madem alındınız, kendinizi öne sürdünüz öyleyse sorayım.
Şiilerle Sünnileri ayıran en büyük, en temel özellik vardır.

Başka ifadeyle Şii ve Sünni ayrımına, çatışmalarına sebep olan bir ayrımdır ki bunu okuduğunu iddia eden mutlaka bilir.

Ama kulaktan dolma bilgilerle dindarlaşan (zan, sanı sahibi yapılanlar) bilmesi zordur.

Çünkü araştırmaz, aslını astarını sormaya bile ihtiyaç duymaz.

Öyleyse google amcada falan da bulacağınızı sanmadığım bir soruyu size yöneltiyorum.

Şii ve Sünni İslam anlayışını çatışmaya kadar sürdürebilen bu ayrım nedir?

Eğer bu soruya doğru bir yanıt verirseniz sizden herkesin önünde (-ki sizi itham etmediğim, kendi alınganlığınız olduğu hâlde) özür dileyeceğim.

Buyurun efendim, bu fark nedir?

Sanki bir birimizi sınava çekiyormuş durumuna düştüğüm için de ayrıca özür diliyorum ancak yanlış alınganlığınız beni bu soruyu yöneltmeye ittiğini sanırım ki siz de görüyor ve bana hak veriyorsunuzdur.

 

Sayın G. R. H ilgili oranları yukarıda sunmuş, teşekkürler.

Saygılar…

Ahmet Dursun

------

Ben sizden özür dilemenizi falan beklemiyorum Ahmet Bey. Sadece sizin bu genellemeci kişisel tutumunuzun doğru olmadığını belirtiyorum. Şiilik ile sünniliğin ayrılmasının iki sebebi vardır. Biri Fedek Arazisi, diğerleri de hilafetin Ali'de olması gerektiğini düşünen Ali taraftarları. Böylece imanımızı sınamış oldunuz ?

Sizin anlamak istemediğiniz nokta şudur ; Beni diğer müslümanların ne yaptığı ilgilendirmiyor. Ben onların yaptıklarından mesul değilim. Bütün deistlerin ya da ateistlerin bir olmaması gibi bir durum bu. Bir müslüman bütün ateistleri aynı kefeye koyarak kötülediğini düşünelim. Bu durumda hatalı ve yanlış bir iş yapmış olur. Bunu inanmayan bir insan inananlara yapınca doğru olduğunu düşündüren şey nedir size ?


Ayrıca yorumlarımda alınganlık falan yapmadım. Sadece sizin, bu katı tutumunuz konusunda tekrar düşünmenizi istiyorum...

Saygılar...

K.S

-------

Sayın K. S…,

Öncelikle bu ana kadar gösterdiğiniz anlayışlı yorumlarınıza gerçekten teşekkür borcum var.

Çünkü Müslüman’ım dediği hâlde sizin kadar hoşgörülü yaklaşan, elinden geldiğince açıklamada bulunan bir Müslim görmedim dersem yalan olmaz.

Hattâ kur’an çevirisi yapan birinin alenen hakâret içeren yorumu olduğu gibi sistemde duruyor.

Sonradan kendisi yorumu silmemi istediği hâlde ne yazık ki kişiler konuşmadan evvel iyi düşünmeye mecburdurlar diye düşündüğümden silmedim.
Ama adını burada vermeyeceğim.

Şiilerle Sünniler arasındaki temel ayrım noktası bu değildir.

Bunu bilmek için hoş görünüze sığınarak söylemek isterim ki dinler tarihini iyi araştırmış olmak gerekmektedir.
Sizin söylediğiniz genel sanıya dayalı açıklamalardandır. Yani halk arasındaki muteber açıklamadır ki bu açıklamanızın sebeplerini anlayabiliyorum. Ayrıca bu bilgiye vakıf olmak ya da olmamakla imanın da bir alakası olmadığını siz de biliyorsunuz lakin nedense iman meselesi olarak algılamışsınız onu da anlıyorum.

(Diğer Müslümanların yaptıkları beni ilgilendirmiyor) sözünüz çok ilginç geldi. Asıl sorduğum sorunu yanıtı da işte bu cümlenizin içinde saklıdır ancak bu kısmı geçiyorum.

(Bütün deistlerin ya da ateistlerin bir olmaması…) ifadenize de katılmıyorum.
Çünkü bir olmak sanki değişmeceli (mecazi) anlamda kullanılmış durumda. Oysaki deistler aynı görüşü, A-Teistler aynı görüşü savunduğu halde yaklaşık her dinin mensupları aynı görüşü, düşünceyi, fikri (Mezhep) savunmamaktadırlar.

Zira Deiste Deist denmesini gerektiren unsur dinlere reddiye içermekte, A-Teistler ise Tanrıta reddiye içinde olmaları ortak noktalarıdır. Yani bütün Deistler ya da A-Teistler aynı şeyi söyledikleri için o sıfatla adlandırılırlar.

Oysaki Hıristiyanlıkta Katolik, Protestan, Ortodoks, İslam’da Şii, Sünni, Hambeli, Şafi vs… ayrımı yapılmaktadır yani asıl bir olmayan din mensuplarıdır ki siz deist, a-tesitlerin bir olmadığını iddia etmişsiniz.

Fikirsel bazdan bakınca bir görüşte oldukları açıktır.

 

Kişisel bazdan bakarsak ancak haklı olabilirsiniz ki o da dediğiniz (beni bağlamaz / ilgilendirmiyor) kısmı için geçerlidir.

Ayrıca (Bir Müslüman bütün ateistleri aynı kefeye koyarak kötülediğini düşünelim) Diyorsunuz.
Zaten öyle değil midir?


Bırakın a-teistleri, deistleri farklı dinlerden olanların bile katlinin vacip olduğunu İslam söylemiyor mu, yaşadıklarımızdan, dünyadaki olaylardan hiç habersiz gibi davranmamızı mı bekliyorsunuz?

Diyelim ki söylediğiniz (beni bağlamaz / ilgilendirmiyor) ifadesi bu kısım için geçerli olsun.

Öyleyse sizi ne bağlar?

Bir Müslüman olarak sizi Kur’an-ı kerim bağlar mı, bağlamaz mı?

Hayır, bağlamaz diyorsanız zaten söyleyecek bir sözüm kalmaz.

Evet, bağlar diyorsanız sormak isterim, kişilerin yaptığı yanlış davranışlar değil dikkatlide bakınız inandığınız kitap size öldürmeyi emretmiyor mu, kaç ayetinde öldür emri veriyor?

Neden habersiz gibi davranmakta ısrar ediyorsunuz?

Birkaç yorum yukarıda söylediğim soruyu bu kez doğrudan size yöneltiyorum.

Gerçekten iman ettiğiniz, okuduğunuzu iddia ettiğiniz kitabı okumadınız mı yoksa okuduklarınızdan çıkarttığınız yorum (Mezhep) şimdiye kadar olanlardan farklı mı?
Bu konudaki 4 kitabında içeriklerinden çıkarttığım öldürün emirlerini bloğumda çok eskiden yayınlamıştım ve burada birkaç kez tekrarlamıştım.

Okusaydı Müslüman olabilir miydi? Bölüm II

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !