PİŞMAN OLAN ALLAH

X

Tevrat. Tekvin . 6/5-8

PİŞMAN OLAN ALLAH

 

“Ve RAB gördü ki, yeryüzünde adamın kötülüğü çoktu ve her gün yüreğinin düşünceleri ve kuruntuları ancak kötü idi. Ve RAB yeryüzünde adamı yaptığına nadim oldu ve yüreğinde acı duydu. Ve RAB dedi: Yarattığım adamı ve hayvanları, sürünenleri ve göklerin kuşlarını toprağın yüzü üzerinden sileceğim;  çünkü onları yaptığıma nadim oldum. Fakat Nuh, Rabbin gözünde inayet buldu. (Tevrat. Tekvin . 6/5-8)

+

Okudum, okuduklarıma inanamadım.

Sanki geçmişi ve geleceği bilen bir Allah değil de bizim köyün kel muhtarı.

Adamı sormazlar mı… Sen nasıl Allahsın? Yarattığın insanın neler yapacağını nasıl olur da bilmezsin. Sonra pişman (nadim) olacağın bir işi nasıl yaparsın. Nasıl olur da Allah olarak yaratığın insanın yapısını bilmezsin?..

Sonra bu ne şiddet ne celal… Hani sen merhameti, şefkati bol olan Allah değil misin? Niçin böylesine öfkelendin? Bütün canlıları hep birden yok etmeye kalktın.

Deyebilirin ki “Bunlar eşcinsellik yaptı?” da ondan dolayı hepsini helak ettim. Peki, şimdi sana sormazlar mı? Avrupa’da, Amerika’da, dünyanın başka yerlerinde eşcinsel evlilikler yapılıyor? Bunları görmüyor musun? Hiç olmazsa onlar resmen evlilik yapmıyorlardı… Nerdesin? Resmen eşcinsel evlilik yapanları niçin seyredersin?

Sonra merhamet ve şefkat timsali olan bir Allah değil misin? Nasıl olur da insanlara kızdığın için hayvanları, uçanı, kaçanı, yerde sürünerek yaşayanı toptan nasıl imha edersin? Bu senin Allahlığına yakışır mı?

Sen değil misin bize aklınızı kullanın, bilge olun, bilgeliğe önem verin deyen.

İşte aklımızı kullanınca senin akıl almaz davranışlarını görüyoruz… İnsanlara kızdın diye hayvanları toptan nasıl öldürürsün. Hayvanları yaptığına da mı pişman (nadim) oldun yoksa? Zavallı hayvanlar senin hoşuna gitmeyecek neler yaptı ki?

Böylesine öfkeye dayanan işler koskoca bir Allah tarafından nasıl yapılır? Benim küçük aklım bile bunları almıyor?  

Bir de bize bunlara inanın deniyor. Kuran da Tevrat’ı, Zebur’u, İncil’i tasdik ediyor, onaylıyor, bunlar da Allah kelamı, bunları söyleyen yazan da Allah’ın Peygamberi olduğu için inanın deniyor…

Bu demokrasi, laiklik düzeninde, bu internet çağında bu akıl almaz davranışlar Allah’tan da sadır olsa nasıl inanalım?

Ortaçağda olsaydık ve ben de bu satırları yazsaydım; muhakkak eğri kılıcı enseme dayarlardı.

Bilinsin ki bütün dinler demokratik, laik bir ortamda, yasalarca korunmadıkça varlığını sürdüremez…

Haksızsam, haksızsın deyin…

Av. Eren Bilgebalta, 1.10.2010

----------------

Sayın Bilgebalta,
 
Sizi nasıl tebrik etsem bilmiyorum.
Yaratılan tanrının içler acısı halini dile getirmişsiniz.
Ancak yaratılan tanrıya inanan büyük çoğunluk düşünmekten aciz olduğu için değil, ali menfaatlerine öyle geldiği için buna inanıyor.
 
Ali menfaatlerini çokça saydık,bunların başında uçkur menfaatleri gliyor.
 
Bu kadar hatayı yapan tanrı olabilir mi?
Peki bu kadar hatayı, düşünen (!) beyinler göremez mi?
 
Örneğin, can almanın ve vermenin kendisine ait olduğunu söyleyen bir tanrı, söylediklerini nerede unutmuştur ki, Öldürün emri verebilmektedir.
 
 
Bir yerde söylediğini, başka bir yerde yalanlayan tanrı olabilir mi?
Kendisiyle çelişene tanrı denebilir mi?
 
Evet denebilir diyenler, akıllı olabilir mi?
 
Bakalım nerelerde ne demiş.
 
Örneğin İNCİL,
Pavlus'tan KORİNTLİLER'E BİRİNCİ MEKTUP:  1.Ko.1: 19 Nitekim şöyle yazılmıştır: "Bilgelerin bilgeliğini yok edeceğim, Akıllıların aklını boşa çıkaracağım." İncilde başka bir yerde tıpkısının aynısı ifade yok.
Gerçekten de işte yaptığı budur.
Bilgelik yok edilmiş, akıllar teslim alınmıştır.
 
 Yok edeceğim sözü:
Zebur'da,Kur'an da tıpkısının aynısı ifade olarak yok.
 
Tevrat'ta yok edeceğim sözü 49 yerde (tekrarlarıyla beraber) geçiyor.
 
Kendi gücünün yetmediği yerdeyse öldürün emri veriyor.
Öldürün emri Zebur'da, Tevratta, İncil'de, Kur'an da kaç kez geçtiğini alttaki adreslerde bulabilir siniz.
 
 
Bu konudaki geniş anlatımımı şu başlıkta bulabilirsiniz
 
Tanrılar sürekli öldürün der mi?

 
O yazımda can almanın, vermenin kime ait olduğunu söylediği metinleri ve kendisiyle düştüğü çelişkileri dillendirmeğe çalışmıştım. 
 
Umarım bir çok soruya açıklama getirmiş olayım.
 
Saygı ile...
 
Ahmet Dursun
 
 
İlgili bazı metinler...
 
***************************
Başka bir yorum:
Not: Haklısınız, insanlık bütün devirler boyunca huzursuz, tanrıdan uzak, zavallı yaşadı, bunun nedeni İlk anne-babamızın (insanları yetiştiren kişiler) Tanrının muhalifi olan Şeytanın kötü yola sevk etmesi sonucu bizlerin de EVRENSEL EGEMENLİK DAVASINA karışmamız.
 
Bu davanın özeti şöyle: Bu dava ile insanın Yehova Tanrıdan bağımsız yaşayıp yaşayamayacağı (Tanrının yönetimindeki kadar mutlu ve sonsuz) dava konusu oldu. Bu davanın süresi 6 bin yıl olarak belirlendi. Tanrı, Şeytana ve onun tarafını tutan insanlara 6 bin yıl istedikleri yönetimi, istedikleri dini, istedikleri ekonomik düzeni kurmalarına izin verdi. Bu tarihten sonra (önümüzdeki birkaç yıllar) Armagedon denilen bir olayla (Tanrının bu 6 bin yıllık izninin bitimi) karşı çıkanları, kötüleri, insanlara baskı yapmaya devam edenleri yok edeceği bir yok etme olayıdır.
 
Bunu melekler yapacaktır, Yehova’nın Şahitleri değil). Bu arada Şeytan ve cinleri bağlanacak (yok edilmeyecek) Bu olaydan sonra dünyada Mesihin Gökteki Krallığı hüküm sürecek ve sağ kalanlar (adiller, doğrular) bin yıl sağ kalacak, teokratik olarak eğitilecek, zihnen, duygusal olarak, fiziksel ve ruhsal açıdan KUSURSUZ hale getirilecek, dolayısıyla yeryüzü de cennet olacak, bu arada eski yaşayan insanlar (toplam 20 milyar kadar) yeniden yaratılıp onlara da fırsat verilecek.
 
Bin yılın sonunda son bir denemeden sonra Şeytan ve cinleri yeniden salıverilecek ve eğitilmiş herkes son bir denemeden geçecek ve sağ kalanlar sonsuza kadar yeryüzü cennetinde yaşama HEDİYESİNE sahip olacaklar. Bütün bunların yapılabilmesinin temelinde ise İSA MESİH EFENDİMİZİN fidyesi, kefareti yatıyor. Bunların tümü bir hediyedir, insanın dindarlığına, ibadetine bağlı değildir.
 
Not2 : Tufanın asıl nedeni 6 bin yıllık Evresel Egemenlik Davasında (insan ve Şeytanın ‘biz bu işi kotarırız’ iddiasında yeryüzünün bozulmasına neden olan şeyin insan değil GÖKTEN GELEN TANRI OĞULLARININ İNSAN KIZLARI İLE CİNSEL İLİŞKİ KURMA ARZULARI. Bir zamanlar iyi melek olan bu oğullar o zaman çok güzel olan insan kızları ile ilişki kurabilmek için MADDELEŞTİLER, materyalize oldular ve ilişki kurdular, ortaya çıkan nesil şiddet dolu, zaten kötüye eğimli olan insanı iyice çığrından çıkaran bir yapı oluşturdular.
 
Dolayısıyla ‘biz kotarırız’ diyen Şeytan ve insanlar tanrıyı suçladılar bu düzeni bozan biz değil SENİN OĞULLARINDIR. Tanrı o zamanki düzene bir RESET atmakla, oyunu yeniden insanların bıraktığı yerden devam ettirmelerine izin verdi. Tanrının sevgili kulu olan Nuh ve oğulları 200 yıl sonra BABİLDE NİMROD isimli ilk şiddet kullanarak (Avcı) devlet kuran NİMROD’a evrimleşti (yozlaştı). İnsanlık artık ‘biz kotarırız bu işi’ iddialarında özgürdü. Arkalarında 2 bin yıl bırakmışlardı önlerinde 4 bin yıl vardı. İstedikleri devleti, yönetimi, dini, siyaseti, ekonomiyi uygulayabilirlerdi. krallıklar, oligarşiler, demokrasiler çıktı, Kapitalizm, sosyalizm çıktı, yobazlıktan, ateizme yol alındı.
 
Ne dersiniz samimi olarak söyleyin hangisi TAMAM İŞTE OLDU KOTARDIK diyebilecek bir yapıdır? Hatalıysam söyleyin! Kurtuluş hangi görüşte? Bence Tanrının Gökteki Mesihi Krallığında! Gerisi günlük olaylar, şikayetler, oyalanmalar. Bin yıllık krallık yakın! İsteyenlere ayrıntılı bilgi verebilirim, kitap yollayabilirim! Acele olarak bilgi almak isteyenler ise şu linkten yararlanabilir!
 
Tevrat. Başlangıç 6/5-8
ÜZÜLEN OLAN ALLAH
 
5 Sonunda Yehova baktı ki, yeryüzünde insanın kötülüğü iyice çoğalmıştı ve yüreği hep kötü düşüncelere eğilimliydi. 6 Dolayısıyla Yehova yeryüzünde insanı yaratmış olduğu için üzüldü ve yüreği acı doldu. 7 Ve Yehova şöyle dedi: “Yarattığım insanları yeryüzünden silip atacağım; insandan evcil hayvana, topraktaki diğer hayvanlardan gökteki kanatlılara dek her şeyi silip atacağım, çünkü onları yarattığıma üzüldüm.” 8 Fakat Nuh Yehova’nın onayını kazanmıştı (Tevrat, Başlangıç 6:5-8)
 
Okudum, okuduklarıma inanamadım. Tanrının insana böylesine mükemmel bir İRADE ÖZGÜRLÜĞÜ vermesi ve insanın bunu alabildiğine SUİSTİMAL ETMESİ karşısında çok şaşırdım.
 
Sanki insan her şeyiyle Tanrıya bağlı değil de bağımsız, yerçekimini aşabilecek, denizde yaşayabilecek, Tanrının verdiği ekmeği, suyu yemeden yaşayabilecek bir varlık da, bu derece nankör olabiliyor, kötüleşebiliyor, hayret ettim.
 
Adama sormazlar mı… Sen neyine güveniyorsun? Ruhunun seni Yaratanın elinde olduğunu, onun sana bereket verebileceğini adam gibi yaşamazsan gerekirse lanetleyebileceğini nasıl olur da bilmezsin? Sonra pişman (nadim) olacağın bir işi nasıl yaparsın? Nasıl olur da Tanrının seni kendisinden bağımsız zeki bir varlık olarak yaratmamış olduğunu bilmezlikten gelirsin?
 
Sonra bu ne şiddet ne celal, Ey Bilge? Hani sen bilge idin, bütün maillere önce sevgi diye başlardın? Niçin böylesine öfkelendin? Önce Sevginin önce Yüce Yaratıcımıza verilmesi gerektiğini bilmiyor musunuz?
 
Deyebilirin ki “Tanrım senin sevgi dolu, merhametli, şefkatli biri olduğunu biliyorum ama bu kadar celallenmene neden olabilecek ne olmuş olabilir, sen boşuna bir laf etmezsin? Lütfen bana açıkla.
 
Peki, şimdi sana sormazlar mı Ey Bilge? Avrupa’da, Amerika’da, Türkiye’de dünyanın başka yerlerinde binlerce yıldır suçlar işleniyor, senin bir bildiğin vardır bunlara izin vermene. Bunları gördüğün ve izin verdiğin kesin. Neden bu soruyu sormuyorsun Ey Bilge? Neden ekmeğini yediğin Yüce Tanrıyı suçlarsın, suçlayacak hiç başka kimse yok mu? Neden hiç merhametsiz Siyonistlerden, bencil ve akıllı Masonlardan, finans tüccarlarından, silah tüccarlarından hesap sormazsın, adama sorarlar onlara kafa tutmaya korkuyorsun da, şefkati sonsuz Yüce Tanrıya mı kafa tutuyorsun, bu mudur senin adaletin?
 
Ey Bilge merhamet ve şefkat timsali olan bir Allah olduğunu iyi biliyorsun? Nasıl olur da yobazlara kızıp Yüce Yaratıcıyı döversin? Sana yakışır mı? Mesleğin adalet, Allahtan Adalet insanlara bağlı değil, yoksa halimiz haraptı!
 
Ey Bilge sen değil misin aklınızı kullanın, bilge olun, bilgeliğe önem verin deyen. Öyleyse yazdıklarımı iyi düşün.
Hayvanların da ve bitkilerin de toptan yok edilmesine gelince Ey Bilge! Bitkiler su altında kalınca ve sular çekilince onlar yeniden biter biliyorsun, onları kuvvetli yarattım, neticede yeryüzü yine bugün bitki dolu değil mi? Bir milyon çeşit canlı yarattım, hepsi de bugün sağlam. Hayvanlara gelince. Koca geminin hayvanları kurtarmak için yapıldığını, her çeşit hayvandan birer veya temiz ise (insanın devamı için yararlı ise garanti olsun diye yedişer çift) aldırdığımı bilirsin? Velhasıl insan da kurtuldu, hayvan da kurtuldu, bitkiler de etrafımızda.
 
İşte aklımızı kullanınca ve iyi niyetli olunca, niyetimiz çokbilmiş gibi etraflıca düşünmeden bağcıyı dövmek olmadığında bakın ne gibi gerçekler ortaya çıkıyor Ey Bilge! Samimi olun, daima Yaratıcıyı sevin, yaratılanı sevin, Tanrıya ve insana, hayvana saygılı olun. İnsanı, hayvanı aşağılamak maymun bizim akrabamızdır demekle olur, hayvanları kurtarmak için koca gemi yapmakla değil. Tanrı insanı onurlandırırken Şeytanın taraftarları onun onurunu kırıyorlar evrimi anlatarak.
 
Senin akıl almaz davranışlarını görüyorum… Kötü insanlara kızmıyorsun da kötülüğe engel olan Tanrıyı toptan nasıl değersizleştirirsin, böyle akıllıca konuştuğunu zannettiğin düşüncelerinle. Tanrının seni akıllı bir insan olarak yarattığına pişman mı (nadim) oldun yoksa? Sana nefes, ekmek, evlilik, hava, su veren Yüce Tanrı senin hoşuna gitmeyecek ne yaptı ki?
Böylesine öfkeye dayanan laflar koskoca bir Bilge tarafından nasıl söylenir? Benim küçük aklım bile bunları almıyor?
 
Bir de bize Bilgeyim bana inanın diyorsunuz? Bilimden, adaletten, hükümetin verdiği sıkıntılardan bahsediyorsunuz diyorsunuz!
 
Bu bilim, akıl çağında, bu kadar bilginin çoğaldığı bir zamanda bu akıl almaz davranış Hayri Bilgeden sadır olsa nasıl inanalım?
 
Ortaçağda olsaydık ve ben de bu satırları yazsaydım; muhakkak eğri kılıcı enseme dayarlardı.
 
Bütün Tanrıya ve sözüne yönelik kasıtlı olmadığını bilmediğim yanlışların yanında Doğrun da şu: “Bilinsin ki bütün dinler demokratik, laik bir ortamda, yasalarca korunmadıkça varlığını sürdüremez.” Onun da ömrü maksimum 10 yıl. Benden sana açıklama. İncil Vahiy 17. Bölümü oku.
 
Haksızsam, haksızsın deyin…
M.D/ 1.10.2010

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !