Embed

Selefiler'in Paris Orly havaalanında para aklama çabası.

Tunus'ta Selefiler göz açtırmıyor 

 

Filistin'e destek etkinlikleri Selefi saldırılarıyla engelleniyor: Tunus'ta Selefiler göz açtırmıyor

Selefi grupların Tunus’ta Dünya Kudüs Günü kapsamında düzenlenen etkinliklere yönelik sistematik saldırıları, “Arap Baharı”yla yükselen şeriatçı dalgayı bir kez daha gözler önüne serdi. Saldırganların Filistin direnişinin simge isimlerinden biri olan Samir Kuntar'ı hedef alması ise dikkat çekti.

Tunus’un Bizerte kentinde düzenlenen Dünya Kudüs Günü ve Filistin direnişine destek etkinlikleri şeriatçı Selefi grupların saldırılarına sahne oluyor. 16 Ağustos Perşembe günü, bu yıl ikincisi düzenlenen El-Aksa festivalinin kapanış törenine kılıç ve sopalarla saldıran Selefi grubun 5 kişinin yaralanmasına yol açtığı bildirildi.

Irak’ın Nehreyn Haber Ajansı etkinliklere saldıran Selefilerin göz yaşartıcı gaz kullanılarak dağıtıldığını bildirdi. Ancak Tunus İnsan Hakları Örgütü yetkilisi, aktivist Beşir Ben Şerife, saldırı sırasında polisin olay mahallinde bulunmasına karşın olaya bir saat boyunca müdahale etmediğini belirtti. Filistin ve Lübnan’dan önemli isimlerin katılmasının beklendiği etkinlik olay nedeniyle iptal edilirken, 5 yaralı hastaneye kaldırıldı.
 
Filistinli direniş kahramanını öldürmek istediler
 Etkinliklere, İsrail cezaevinde en uzun süre kalan esir olarak tanınan ve 2008 yılında bir tutuklu takasıyla Hizbullah tarafından kurtarılmadan önce 30 yıla yakın süre hapis yatmış bulunan Lübnanlı Semir Kuntar da katılmıştı. Bizerte’deki olayın tanıkları, Selefi saldırganların, Kuntar’ın varlığından rahatsız olduklarını söylediler. Ben Şerife, olaylardan kısa bir süre önce Kuntar’ın etkinliğin düzenlendiği salondan çıkarıldığını ve saldırıdan etkilenmediğini kaydetti.

Direniş’e destek etkinliğini düzenleyen tertip komitesi üyelerinden Selahaddin Masri, Semir Kuntar’ın Tunus medyasına verdiği demeçte Suudi Arabistan’ı ABD ile işbirliği yaparak direnişin en önemli kalesi olan Suriye yönetimini devirmeye çalışmakla suçladığını hatırlatarak, Selefilerin bu saldırıyı Semir Kuntar’ı öldürmek için gerçekleştirdiğini açıkladı.
 
El-Ekber gazetesinin haberinde, saldırganların, Kuntar’ın Şii olmasını bahane ederek dinleyici kitlesini kılıç ve sopalarla tehdit ettiği aktarıldı. Oysa Kuntar’ın Şii değil, Dürzi kökenli olduğu biliniyor.
 
Üç etkinlik iptal edildi
 Tunisia Live sitesinde yer alan bir haber, Tunus’taki üç etkinliğin daha Selefilerin saldırıları nedeniyle iptal edildiğini aktardı.
 
14 Ağustos günü Tunuslu sanatçı Lütfi Abdelli’nin Menzel Burgiba kasabasında bulunan Bayrem Ettounsi Kültür Merkezi’ndeki gösterisi sırasında ortaya çıkan bir grup Selefi, Abdelli’ni “%100 Helal” adlı komedi gösterisini iptal ettirmeye çalıştı. Olay sonrası basına verdiği demeçte Selefilerin gündüzden hazırlandıklarını, ikindi namazlarını burada kıldıklarını ve eylemlerini teravih namazına kadar uzattıklarını, ayrıca etkinliği izlemeye gelen kitleyi engellemeye ve terörize etmeye çalıştığını söyleyen Abdelli, “Polis memurları da vardı, ama müdahale etmek için bir hükümet yetkilisinden emir bekliyorlardı. En kaygı verici olan, hükümetin sessizliği… İnsanlar kendilerini ifade etmek için barışçıl bir şekilde sokağa çıktıklarında hükümet onlara dayak atmak, hakaret etmek ve onları aşağılamak için güvenlik güçlerini gönderiyor, ama Selefiler olay çıkardıklarında istediklerini serbestçe yapabiliyorlar” şeklinde konuştu.
 
Tunuslu sanatçı, kasabanın imamının, gösteriye karşı yaptığı ve İslam’a saldırdığı gerekçesiyle insanları gösteriyi engellemeye çağırdığı konuşmasının sonucu olduğunu söyledi. Olaylar Bizerte valisinin gösteriyi resmi olarak iptal etmesine yol açtı.

Sosyal medya üzerinden konser provokasyonu
 15 Ağustos günü ise Selefiler, udi Lütfi Buşnek’in Kairuan ilindeki konserini bastılar. Business News, konsere karşı bir sosyal medya kampanyasının örgütlendiğini ve Buşnek’e Sufi İranlı icracıların eşlik etmesi nedeniyle bölge halkının etkinliği boykot etmeye çağrıldığını aktardı. Tunus Sanatçılar Birliği Genel Sekreteri Hamadi Vaibi, Mosaique FM’e verdiği demeçte Selefilerin İranlı sanatçılara erişimi engellediklerini ve onlara otellerine geri dönmelerini söylediklerini açıkladı. Vaibi, valinin Selefilerin taleplerine teslim olduğunu ve etkinliği iptal ettiğini söyledi. Bunun sonucu olarak konseri izlemeye gelen insanların büyük bir çoğunluğu evlerine döndüler.
 
Sanatçı Lütfi Abdelli ise “30 medya kuruluşu olaydan bahsetti, ama hükümet olan bitene gözlerini kapamayı sürdürüyor” suçlamasında bulundu.
 
Filistin yürüyüşüne de saldırdılar
 Köktenci Selefiler 18 Ağustos Cumartesi akşamı da Gabes şehrinde barışçıl bir Filistin yanlısı yürüyüşe saldırdılar. Yüzlerce gösterici Filistin’in devlet olarak tanınması talebiyle yürürken “Şii oldukları” gerekçesiyle 30 kişilik bir Selefi grubunun taş ve sopalı saldırısına uğradı. Görgü tanıkları saldırganların Filistin bayrakları yaktıkları ve “la ilahe illallah” sloganları attıklarını belirttiler. Tanıklar ayrıca, Selefilerin saldırısının gösterinin yapıldığı 1 saat boyunca sürdüğünü ve ortalıkta güvenlik güçlerinin bulunmadığını, saldırıda çok sayıda kişinin yaralandığını aktardılar.
 
Göstericilerin “Allah’tan başka tanrı yoktur ve Şii’ler Allah’ın düşmanlarıdır” dedikleri, bazılarının ise Şiilerin öldürülmesi çağrısında bulunduğu bildirildi.

Gericilik her yerde sanata saldırıyor
 Tunus’ta Zeynel Abidin Bin Ali’nin devrilmesinin ardından “ılımlı İslamcı” Ennahda Partisi'nin başını çektiği koalisyonun iktidara gelmesiyle birlikte aşırı dinci Sünni hareketlerin yükselişi, ülkedeki sanatçı ve aktivistler açısından ciddi bir endişe kaynağı haline gelmiş durumda. Ülkede çok sayıda sanatsal, kültürel etkinlik ve festival “İslam dışı” olduğu gerekçesiyle engelleniyor.

 

***

Selefiler'in Paris Orly havaalanında para aklama çabası.  

 

Tunus başbakanı güvenlik danışmanı Belkacem Ferchichi Suudi Arabistan dönüşü yanındaki iki kişi ile birlikte Paris Orly havaalanında para aklamak suçundan gümrük görevlilerince yakalandılar.

Tunus’da İslamcı parti yöneticilerinden de olan Belkacem Ferchichi Katar, Suudi Arabistan ziyaretlerinden sonra ufak bir iş için Paris’e uğramayı düşündü.

Kendisinin ve beraberindekilerin ellerindeki para yüklü bavullar Seleflilerin ve Paranın nasıl da her zaman birbiriyle uyumlu olduğunun kanıtı

Gümrükçüler tarafından para aklama sucundan Tunuslu başbakan danışmanı ve yanındaki iki kişi tutuklandı.

Ellerindeki çantalarda çok miktarda para banknotları bulunan bu kişiler Katar, Suudi Arabistan yolculuklarından dönerken, Paris’e uğramak istemişler. Bu açığa çıkan para dolu çantalar Tunus’da şu an hâkim olan Seleflilerin Katar ve Suudi Arabistan para ilişkilerini ispatladı.


Çeviri; S. B. Morel

***


Allain Jules
L'information déjantée, au Kärcher, et la liberté d'expression dans sa quintessence: "Mieux vaut mourir debout que de vivre à genoux" Dolores Ibárruri Gómez

Scoop : Un conseiller du Premier-ministre tunisien arrêté à l’aéroport d’Orly


Hamadi Jebali

http://allainjules.com/2012/08/20/scoop-un-conseiller-du-premier-ministre-tunisien-arrete-a-laeroport-dorly/
 

 

****

 

Lübnan'ın kuzeyinde 'Sünni Askeri Konseyi' Selefiler ve El Kaide birlikte  

 

Suriye kuşatılıyor: Lübnan'ın kuzeyinde 'Sünni Askeri Konseyi'


Lübnan'in Trablusşam başlayan etnik gerilim sürerken, ülkenin kuzeyinde Sünnilerin kendi "askeri konseyini" kuracakları iddia ediliyor. Selefilerin egemenlik kurmaya çalıştığı bölgede kurulacak bu konsey, Suriye'nin güney sınırlarından da sıkıştırılması anlamına geliyor.

Lübnan'ın Trablusşam kentinde, Alevilrin yaşadığı Cebel Muhsin ile Sünnilerin yaşadığı Bab el-Tebbaneh'i ayıran Baal el-Daraviş'te boncuk tabancası ile oyun oynayan çocukların kavgası nedeniyle çıktığı iddia edilen etnik çatışma devam ediyor.

Ancal Lübnan'dan yayın yapan el-Ekber gazetesi ilginç bir iddia ortaya attı. El-Ekber, çatışmaların başlamasından birkaç gün önce, el-Takva camii imamının Cuma namazı hutbesinde, Sünnilerin kendi askeri konseylerini kurması gerektiğini vazettiğini söyledi. Ancak cami imamı Şeyh Salim el-Rafei ile görüştüğü söylenen bazı İslami figürler, imamın vaazının bağlamından kopartıldığını belirterek, el-Rafei'nin Lübnan'da birlikte yaşamak zorunda olduklarını, ancak bunu başarmadıkları takdirde her grubun kendini diğerlerinden izole edebileceğini ve kendilerinin saldırıya uğraması durumunda varlıklarını savunmak için askeri bir konsey kurabileceklerini söylediğini iddia ettiler.

'Lübnan'daki Suriye taraftarlarına karşı'
 El-Rafei'nin düştüğü şerhlere ve açıklamalardaki belirsizliğe rağmen, bazı İslamcı öznelerin bir askeri konsey için hazırlık yaptıkları ve halkın da buna hazır olduğunu iddia ettikleri belirtiliyor.

Konu hakkında görüşlerini açıklayan vaiz Ömer el-Bekri, kurulacak konseyin bir siyasi parti olmayacağını, Lübnan'daki Suriye rejimi taraftarlarının meydan okumasına karşı düzenleneceğini söyledi. Ancak Bekri, Rafei'nin sözlerinin Mikdad aşiretinin açıklamalarına ve Suriye rejiminin kendi sorunlarını Lübnan'a ithal etme girişimlerine bir tepki olarak görülmesi gerektiğini de ekledi .
 
Selefiler ve El Kaide birlikte
 Geçtiğimiz günlerde dikkat çeken bir başka gelişme de, Selefilerle Fetih el-İslam isimli El Kaide bağlantılı bir örgütün, 8 Mart Hareketine yakın İslamcılarla ve siyasi gruplarla görüşmesi. 8 Mart Hareketi, içine Hizbullah'ın da bulunduğu koalisyon.

Ancak Selefi delegasyonu ile konuşan bir muhatabın, Selefilerin kendilerini örtülü bir biçimde tehdit ettiğini ve "Ya Suriye rejimi ve onun Lübnan'daki müttefiklerinden yanasınız, ya da bizim tarafımızdasınız" dediklerini aktardı. Delegasyonla sert tartışmaları yaptıklarını söyleyen ismi açıklanmayan yetkili, Selefilere, "Lübnan'da İslamcı güçlerin, örneğin Selefilerin liderliğinde yürürlüğe konan mezhep ve siyaset ayrımına teşvik, istemeyerek de olsa Lübnan üzerindeki ABD-İsrail planlarına hizmet etmektir" dediğini söyledi.

Ordu neden müdahale etmekte geç kaldı?
 Trablusşam'da yaşanan çatışmalar hakkında sorulan sorulardan bir tanesi de, ordunun olaylara müdahale etmek için neden beklediği. Ordu, çatışmalar başladıktan sonra yaklaşık 24 saat hiç müdahale etmedi ve bu müdahalesizlik ortamında 4 kişi öldü, 40'ın üzrinde kişi yaralandı.

Trablusşam'da ağırlıklı olarak Sünnilerin yaşadığı biliniyor. Sünnilerle Aleviler arasında yaşanan bir çatışma durumunda, sayısal üstünlük açıkça Sünnilerden tarafta. Dahası, bölgedeki Selefilerin silahlı oldukları ve halkı da silahlandırmaya çalıştıkları biliniyor.

Ancak Alevilerin ağırlıklı olduğu Arap Demokratik Partisi (ADP) Genel Sekreteri Rıfat Eid'in bürosu, ordu tarafından gelen çelişkili açıklamalara rağmen bir askeri birlik tarafından kuşatıldı. Bazı kaynaklar, Eid'i "korumak" için bu hamlenin geldiğini iddia ederken, birçokları bu kuşatmanın "önleyici" bir hareket olduğunu düşünüyor. Geçtiğimiz günlerde el-Bakar kontrol noktasına yapılan saldırının, Cebel Muhsin'de oturan bir Eid destekçisinin dahil olduğu bir grup tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği iddia ediliyor.

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !