Embed

Sırlar Evreni/ABD Ulusal Güvenlik Dairesi’nin Dinleme ve İstihba

Sırlar Evreni/ABD Ulusal Güvenlik Dairesi’nin Dinleme ve İstihbarat Ağı!

 

Kitabın adı: Sırlar Evreni/ABD Ulusal Güvenlik Dairesi’nin Dinleme ve İstihbarat Ağı!



ABD Ulusal Güvenlik Dairesi'nin Dinleme ve İstihbarat Ağı bilgisini News Times E-Dergi üzerinden oku...

http://www.pandora.com.tr/urun/sirlar-evreni-abd-ulusal-guvenlik-dairesinin-dinleme-ve-istihbarat-agi/176486
Yazarı: James Bamford
Çeviri: Suat Kemal Angı
2001, 2002
Ocak 2009
Dost Kitabevi
716 sayfa
9 TL
(...)
NSA: Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı’nın dünya çapındaki faaliyetlerini konu alan bu çalışma, bugüne dek içyüzü meydana çıkarılamamış birçok etkinlik, operasyon, uluslararası anlaşma ve işbirliğinin üzerindeki sır perdesini de kaldırıyor.
Bu alandaki uzman araştırmacılardan biri olarak kabul edilen Bamford, hayli kapsamlı bir araştırmanın sonucu olan ve ABD’de büyük yankılar uyandıran kitabında tarihin akışını belirleyen olayların esas temellerini ve faillerini açıklıkla gözler önüne seriyor.
Soğuk Savaş döneminden post-endüstriyel dünyaya uzanan bir yelpazede birçok uluslararası ve bölgesel ihtilaf için alternatif bir okuma sunan çarpıcı bir araştırma.
http://www.milliyet.com.tr/abd-turkiye-yi-gozetliyor/dunya/haberdetay/15.05.2010/1238261/default.htm
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ulusal_G%C3%BCvenlik_Te%C5%9Fkilat%C4%B1
(...)
Sayfa 15:
Savunma Departmanı, “DoD” için çalıştıklarını söylüyorlar ama işleri hakkında kesinlikle konuşmuyorlar.
(...)
Sayfa 19: TICOM üyeleri, "Ultra Gizli şeyleri", yani Birleşik Devletler ve İngiltere’nin Almanya’ya ait en üst düzey kodları kırmış olduğunu bilen birkaç kişi arasında yer alıyordu.
(...)
Sayfa 25:
Alman kriptologları bu cihaza Kılıçbalığı’nın bir ön modeli diyordu.
Amerikalılar ve İngilizler ise kısaca “Balık” diyordu.
(...)
Sayfa 26:
NSA’nın Avrupa’daki en gizli ve en önemli dinleme karakollarından biri olacak olan Augsburg şehrine vardığında...
(...)
Sayfa 53:
Süveyş Kanalı’na el konulması, “Soğuk Savaş” denen “acımasız poker oyunu”nda son hamle oldu.
(...)
Sayfa 54:
NSA’nın uzun vadeli İngiliz ortağı GCHQ, İngiltere ve Kıbrıs’taki dinleme karakolları sayesinde, batı Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun birçok bölgesini izleyebilecekti.
(...)
Sayfa 84:
Bu tam bir (Küba) “Wag the Dog” savaşı olacaktı.
(Salla –gitsin- köpeği ya da kim takar köpeği. Köpek, ‘Başkan’ı, kuyruksa ‘Başkan’ın Adamları’nı temsil eder, iletişim PR danışmanları...)
(...)
Sayfa 89:
Pentagon’daki masanın üzerinde kristal bir top, çekmecesinde de favori şiiri vardır.
Planlamacılar eğlenceli insanlardır.
Ne kılıç ne de tabanca taşırlar, omuzları düşük kambur yürürler.
Çünkü; onların testisleri kristaldir!
(...)
Sayfa 97:
“İster Fransız isterse Amerikalı olsun, silahlı kuvvetler mensupları mesleklerinden kaynaklanan bazı ortak niteliklere sahiptir ve dünyanın her yerinde tetik üzerinde bekleyen birçok asker parmağı vardır” diyordu rapor.
(...)
Sayfa 153:
Havana’da Mexico City’deki Küba elçiliğine çekilen bir mesajda, “Kennedy suikasti, Birleşik Devletler’deki gerici güçlerin mükemmel bir şekilde planladığı, dünya barışına karşı yapılmış bir provakasyondur” deniyordu.
(...)
Sayfa 331:
Gizli bir NSA analizinde, “Müttefik haberleşmeler karşısında Vietnamlı Komünistlerin giderek çok açık hatta korkutucu üstünlüğü ortaya çıkmaktaydı” diye yazar.
(...)
Sayfa 351:
Gövdesindeki bıçak benzeri anten sayısı arttıkça, bir zamanların zarif U-2’si giderek bir ‘oklukirpi’ye daha çok benzemeye başlıyordu.
(...)
Sayfa 429:
Kanadalılar sinyal istihbaratının yeni çocukları olsalar da, İngilizler sinyal olgusu ortaya çıkmadan yüzlerce yıl önce Sigint’i keşfetmişti.
Ta Elizabeth zamanında, İngiltere’de en azından birkaç kişi hükümdarlığın herkesin mektubunu gizlice okuduğunu biliyordu.
Yeşil tepeciklerin ve sazdan yapılma küçük evlerin Avon boyunca uzandığı Stratford’ta William Shakespeare, Henry V’te bu uygulamadan söz ediyordu:
“Herkesin niyeti gider Kral’ın kulağına
Hayal bile edemeyecekleri bir yolla!”
(...)
Sayfa 443:
Hiç kuşkusuz, NSA’ya verilen anahtar kelime listenin başlarında, Çin Ulusal Hassan Makineler İthalat ve İhracat Anonim Şirketi Başkanı Jin Xuekuan’ın adı yer almaktadır.
(...)
Sayfa 445:
İran, yıllarca Çin’den C-802 satın almayı sürdürdü, fakat Tahran’daki görevlilerin füze satışlarının geleceği konusundaki endişesi giderek artıyordu.
Çin’in Amerika’yla yakınlaşmaya başladığını hissettiklerinden, bu ülkenin, daha önce Pakistan’a yaptığı gibi, İran’a yaptığı silah satışını da yavaşlatması veya durdurması olasıydı.
(...)
Sayfa 446:
1997 Temmuz’unda NSA, Beyaz Saray’a bazı kötü haberler ulaştırdı.
Teşkilatın elektronik süpürgeleri, Tahran’dan Hong Kong’a yapılan bir telefon konuşmasını dinlemişlerdi ve görüşmeden İran’ın bir Fransız Microturbo motoru elde edip nasıl yapıldığını anlayıncaya kadar parça parça sökmeyi deneyeceği anlaşılıyordu.
(...)
Sayfa 461:
‘Krallığa Ait Sırların İfşası ve Devlet Sırları Yasası’nın ihlali olacaktır.
(...)
Sayfa 461:
Asıl mesele çok daha önemlidir: Echelon’un bir insan hakkı olan bireysel mahremiyeti ortadan kaldırıp kaldırmadığıdır.
NSA’nın bilgisayar sisteminin neredeyse sonsuz belleğinde 5 trilyon sayfalık metni (241 km yüksekliğinde bir kağıt yığınını) dosyalayabilen bir sistem depolanır.
(...)
Sayfa 429:
“Sistem”de bir yıldan fazla saklanamayan Birleşik Devletler vatandaşlarına ait bilgilerin tersine, yabancı ülke vatandaşlarına ait bilgiler sonsuza dek saklanabilir.
Hint mürekkebi kadar kalıcı olan işaret, sonsuza dek ilgili kişinin üzerinde kalır.
(...)
Sayfa 497:
“Teknoloji artık çift taraflı bir kılıç haline geldi” diyordu Hayden.
(...)
Sayfa 500:
“Sinyalleri sadece dijitalleştirmek, belirli oranda bir koruma sağlar” diyordu eski bir NSA görevlisi.
“Fakat ona gerçekten zorlu bir şifreleme sistemiyle vurursanız, ki bu dijital şifrelemedir, o zaman bu çabanın da boş olduğunu anlarsınız.”
(...)
Sayfa 511:
Eski CIA direktörlerinden Robert Gates, Körfez Savaşı’nın gizli servis için bir tür Waterloo olduğunu söylüyordu.
(Waterloo Savaşı: Kesin yenilgiyi, acı tecrübeyi simgeler.)
(...)
Sayfa 518:
Geniş anlamda, değişen felsefe göstermektedir ki, "Amerikan casus dünyası tam bir daire çizerek, sırlara ulaşmanın en iyi yolunun onları saklandığı yerden çalmak olduğu noktasına geri dönmüştür.
Bugün artık dünyadaki tüm bilgiler tek bir sabit sürücüye sığabilmektedir."
(...)
Sayfa 521:
Kripto Şehri’nin yıllık elektrik tüketimi – 1065 km uzunluğundaki teller üzerinden 409.005.840 kilowatt saat –Maryland’ın başkenti Annapolis’inkine eşittir.
Altı dönümden fazla yer tutan bilgisayarları, yılda 169.920.000 metreküp soğuk hava pompalayan 25 tonluk havalandırma cihazları ve yarım milyondan fazla ampulüyle şehir, günde 54 milyon watt elektrik harcar.
Bu tüketim, tüm eyaletteki ikinci en büyük elektrik kullanıcısı olan gizli şehre, ayda yaklaşık 2 milyon dolarlık şok bir elektrik faturasına mal olur.
1992 yılında, Kripto şehir *3,5 trilyon BTU’luk (İngiliz ısı birimi) petrol, elektrik ve gaz tüketmiştir.
(*33 milyon galonluk akaryakıta eşit.)
(...)
Sayfa 522:
Eldeki bu devasa enerjiye rağmen, Kripto Şehir hala elektrik kesintilerinin sıkıntısını çeker ve bir NSA rapor(lar)ına göre, bu durum zaman zaman “kritik bilgi kaybı”na yol açar!
(...)
Sayfa 524:
“Kripto Şehir”in başka bir yerinde NSA’nin Büyük Körfez Bandosu çalarken, Parkway Korosu da Cats’i ya da Phantom of the Opera’yı, hatta Mozart’ın Requiem’ini seslendiriyor olabilir.
(...)
Sayfa 528:
Görünmez şehrin kalbinde NSA’nın devasa “Karargah”ı (Operasyonlar Binası) bulunur.
Kapladığı altmış sekiz dönümlük zemin alanının içine, dört tane Birleşik Devletler Capitol Binası kolaylıkla sığabilir.
(...)
Sayfa 528:
Dev “Karargah” (Operasyonlar Binası), her yöne uzanan ve birbirine bağlanan 278.700 metrekarelik bir labirenttir.
Binaya ilk giriş, gizli şehrin içindeki...
(...)
Sayfa 541:
A Grubu’nun şifre kırıcıları Sovyetler Birliği üzerine yoğunlaşırken, B Grubu Komünist Asya’nın...
(...)
Sayfa 541:
Küresel Sorunlar ve Silah Sistemleri Ofisi (W Grubu) kuruldu.
Jeopolitik ve Askeri Üretim Ofisi (M Grubu) adı altında oluşturulan diğer organizasyon ise...
(...)
Sayfa 543:
NSA ile DIA’nın ortak projesi lan DEFSMAC (“deaf – smack” – Sağır tokat – diye telaffuz edilir) istihbarat topluluğu içinde bile çok az bilinir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/11_Eyl%C3%BCl_sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1
(...)
Sayfa 547:
“Kırmızı Mühür”, “Tecrit Alanı” anlamına gelir.
Bir NSA belgesinde yazana göre, “aşırı hassas” (örneğin, bölümlere ayrılmış) gizli malzeme ve faaliyetlerin bulunduğu ofis” (vurgu aslındaki gibidir.)
Kullanılmadığı sürece tüm gizli belgeler, güvenli bir yerde kilit altında tutulmak zorundadır.
“Mavi Mühürlü” yerlerdeki hassas belgelerin gizlilik derecesi o kadar yüksektir ki, bunlar “üzerleri siyah bir örtüyle tamamen örtülmek” koşuluyla masanın üzerinde bırakılabilir.
(...)
Sayfa 550:
“SIGINT Operasyonları ve İstihbarat Bilgisi”ne mi ihtiyacınız var?
Güvenli telefondan 9.555.1212’yi çevirin, NSA’nın “ERİŞİM” menüsüne bağlanın ve sonra “1” tuşuna basın!
(...)
Sayfa 562:
“Almanlar, ‘Gizli Dinleme’ sanatının eski efendileridir.”
(...)
Sayfa 562:
CIA eski Direktörü Robert Gates:
“Devasa miktarlarda veri toplama yeteneğimiz var ama asla bunların tümünü analiz etme kabiliyetine sahip değiliz.
Sadece depoluyoruz.
Elektronik istihbarat toplama sistemlerimizin, analizcilerimizin işleyebildiğinden ve siyasetçilerimizin kullanabileceğinden çok daha fazla ham veri ürettiği ortada!”
(...)
Sayfa 563:
NSA Basım Tesisi’nde üretilen kripto – grafik malzemeler arasında, nükleer savaşa onay vermek için kullanılan“vurulan kodları” (Go Codes: Askeri terminolojideki vurun kodu, B – 52 mürettebatına gönderilen ve onlara yerleri önceden saptanmış nükleer silahları vurma emri veren şifreli mesajlara denir), bir kere kullanıldıktan sonra imha edilmek üzere tasarlanmış kare şeklinde küçük kağıtlar – ki rakam ve harf dizileriyle karmakarışık edilmiş halde olurlar – ve delikli, şifre anahtar bantları vardır.
Kasete benzer mühürlü kutularda paketlenmiş şifre şeritler çekip çıkarılır, koparılır ve kripto – grafik makinelere takılır.
Bu anahtar bant, güvenliği sağlamak için her gün değiştirilir.
(...)
Sayfa 571:
NSA bir şirket olarak düşünülseydi, harcadığı dolarlar, kapladığı yer ve çalıştırdığı personel sayısı bakımından‘Fortune 500’ şirketinin ilk yüzde 10’unun içinde olurdu.
(...)
Sayfa 603:
Bu yeni “sistem”, aşırı parazitli ortamdan gelen kelimeleri seçmekte inan kulağından çok daha iyidir.
Hedef kelimeleri, konferans, toplantı ve kokteyl partileri gibi gürültülü ortamlarda arkadan gelen bir yığın düzensiz sesin arasından bile seçebilir.
“Sistem, aynı kelimeyi söyleyen farklı konuşmacıları insanüstü bir duyarlılıkla saptayabilir” diyordu üniversite yetkilileri...
(...)
Sayfa 605:
“Soğuk Savaş”, savaşılmayan, can verilmeyen çarpışmalarla nitelendirilir.
“Bu dönemde, matematikçiler ve kriptologlar savaştı!”
(...)
Sayfa 626:
NSA’nın bütçe sorunlarını eski bir pilot deyişiyle özetliyordu: “Burun yere doğru yöneldi ve evler giderek büyüyor.”
(...)
Sayfa 634:
“Kırılmaz şifre diye bir şey yoktur!”
(...)
Sayfa 634:
“Şimşek Projesi” için araştırmalar haziran 1957’de başladı.
Tarihin hükümet destekli bu en büyük bilgisayar araştırma projesinin yüklenicileri arasında Sprey Rand, RCA, IBM, Philco, General Electric, MIT, Kansas Üniversitesi bulunmaktaydı. (...)
Sayfa 636:
II. Dünya Savaşı’nda, Birleşik Devletler Donanması’nın “bombe” diye bilinen şifre kırma makineleri saniyede 1300 karakteri test edebiliyordu.
Diğer bir deyişle, “Alman kilidi”ni açacak doğru anahtarı bulabilmek için saniyede 1300 farklı anahtar deniyordu.
NSA, doğru olanı bulabilmek için saniyede 3 milyon veri anahtar deneyebiliyordu, gerçekten şimşek hızıyla.
Hasat, bir izleme listesindeki...
(...)
Sayfa 644:
Suyun da “ultra” saf olması gerekir.
Çünkü; sudaki partiküller transistora zarar verebilir.
(...)
Sayfa 653:
NSA’nın bilgi depolama kapasitesi...
Sistem tamamlandığında 5 trilyon sayfalık metni – 242 kilometre yüksekliğinde bir kağıt yığınını – depolama kapasitesine sahipti.
(...)
Sayfa 658:
NSA’nın saniyede bir katrilyon matematiksel işlem hızına ulaşmak için geliştirdiği fikirlerden biri de işlemcileri bellek çiplerinin ortasına yerleştirmekti.
(...)
Sayfa 666:
Ladin’in telefon numarası (0087736825055331) aynı zamanda Mısır ve Kenya’daki teröristlerin özel telefon defterlerini ve günlük planlarını da ortaya çıkarttı.
(...)
Sayfa 698:
On milyarlarca haberleşme mesajı NSA tarafından her saat emilmeye devam edilirken, çok az sayıda analizci olması nedeniyle sistem tıkandı.
“Birleşik Devletler İstihbaratı belki de dünyadaki en geniş bilgi işlem ortamıdır” diye hatırlıyordu eski NSA Direktörü William O. Studeman.
“Şunu göz önünde bulundurun: tek başına bir istihbarat toplama sistemi, yarım saatte milyonlarca girdi üretebilir.”
Meclis Seçim İstihbarat Komisyonu eski personel direktörü ve eski CIA görevlisi John Millis’e göre asıl sorun bu devasa miktarın kendisiydi.
“Topladığımız istihbaratı işlemden geçirmenin, analiz etmenin ve diğer birimlere yaymanın yanına yaklaşamıyoruz”diyordu.
“Tam olarak dengesiz bir durumdayız!”
(...)

Sözün özü:
“Sırlar Evreni” bağlamında durum analiz:

1- Bu kitaptan da anlaşılıyor ki, ABD “kabuk devlet”!
Dünyanın istihbaratını topluyor!
Derin Avrupa’nın “sır yük”ünü taşıyor!
Daha doğru ifade ile ABD’yi herkes hamal olarak kullanıyor!

2- NSA’nın “şifre”si kırılalı uzun zaman olmuş ve 11 Eylül, NSA’nin tam içinden, göbeğinden yapılmış, organize edilmiş (Avrupa’da iç savaş ve/ve Neo Roma’da iç savaş)!

3- Büyük çaplı dinlemelerin aynı zamanda “algı körlüğü” yarattığı da ortada!
İşine yaramayan istihbarat ve/veya başkasının işine yarayan istihbaratın ağırlığını taşımak zorunda kalmak ABD’de“metal yorgunluğu” yaratmış!

4- Suriye üzerinden “İran operasyonu” öncesinde bu kitap üzerinden AKP’ye verilen mesaj çok açık:
“Sistem’de bir yıldan fazla saklanamayan Birleşik Devletler vatandaşlarına ait bilgilerin tersine, yabancı ülke vatandaşlarına ait bilgiler sonsuza dek saklanabilir.
Hint mürekkebi kadar kalıcı olan işaret, sonsuza dek ilgili kişinin üzerinde kalır.”

5- Kitapta, verilen sözlerin tutulması halinde ise “kritik bilgi”lerin nasıl yok edildiğine dair ipuçları da var:
“Eldeki bu devasa enerjiye rağmen, Kripto Şehir hala elektrik kesintilerinin sıkıntısını çeker ve bir NSA rapor(lar)ına göre, bu durum zaman zaman ‘kritik bilgi kaybı’na yol açar!”

6- Almanlar, ‘Gizli Dinleme’ sanatının her daim eski efendileridir!
Abdullah Gül’ün ise başı ‘Krallığa Ait Sırların İfşası ve Devlet Sırları Yasası’nın ihlali yüzünden büyük belada!
“Herkesin niyeti gider Kral’ın kulağına/Hayal bile edemeyecekleri bir yolla!”

7- 2012 Şita: Go codes ve/veya “M”/“W” Savaşı?!

Cesuryorum

 

********

 

Genelkurmay Başkanlarının Derin İzleri.

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !