Embed

Tarsus Varsakları...

Tarsus Varsakları... 

 

TÜRK TARİHİNDE YÖRÜKLER

YÖRÜK SOY KÜTÜĞÜ



http://www.abdullahkan.com/yoruk/


FARSAK TÜRKMENLERİ

Farsaklar ( Varsaklar )

Çukurova'nın Fethinde Varsakların Rolü

Tarihî kaynaklarda Varsakların isimlerinden bahsolunması umumiyetle Karaman ve Ramazanlılar münasebetiyle olmuştur. Memlûklerin Çukurova'yı fethi ise Varsak tarihine ait bilgileri daha belirgin hale getirmiştir. Ermenilerin gerek Çukurova'daki Müslümanlara saldırarak katletmeleri ve gerekse Suriye'den Kayseri'ye gidip-gelen ticaret kervanlarını yağma etmeleri üzerine harekete geçen Memlûkler yaptıkları akınlarla (1297 1322 1334 akınları) bir taraftan Ermeni Krallığı'nı zayıflatırken diğer taraftan Üç-Ok Türkmenleri'nin Yüregir koluna mensup Ramazanlılar ve onlara bağlı Varsakların Çukurova'yı yurt tutmalarına ve ağırlıklarını hissettirmelerine yardımcı olmuşlardır.

Varsaklar ve Ramazanlılar 14. yüzyılın ikinci yarısında Memlûklerin Halep naipliğine tabi olarak hareket etmekteydiler . Bu esnada Toros silsilesinde Bolkar Dağı'na kadar ilerleyen başka bir Türkmen beyliği de (Karamanlılar) yine yanlarında başka bir Varsak grubu olduğu halde batı ve kuzey-batı tarafından Ermenileri sıkıştırmaya başlamışlardı. Karamanlılar Ermenek Mut ve Silifke'yi ele geçirdikten sonra Bolkar Dağı'na kadar ilerleyerek buradaki Varsaklarla önceleri hasmane münasebetlere girişmişler ise de daha sonraları kendi taraflarına çekmeye muvaffak olmuşlardır. Bu dönemde Varsakların başında Yahşi Bey bulunuyordu .

Ermeni Krallığı Memlûkler Karaman Ramazan ve Varsak fetihleriyle tedricen eridikçe Çukurova Türkmenlerle dolmaya başlamıştı. Türkmen baskısının artmasıyla nihayet 1360 yılında Tarsus ve Adana şehirleri Memlûk Ramazan ve Varsak kuvvetleri tarafından Anadolu'ya göç eden Türkmenler umumiyetle konar-göçer bir hayat tarzına ve step kavmi oldukları için daha ziyade kendilerinin yaşadıkları şartlara elverişli topraklarda yerleşmeye gayret etmişlerdir. 13.yüzyılın başından itibaren Türkmenlerin bir kısmı Likya ve Kilikya (Toros) Dağları'ni aşarak Akdeniz sahillerine inmişler ve kır kesiminde nüfûs ekseriyetini sağladıktan sonra şehirleri feth etmeye başlamışlardır. Anadolu'ya gelen bu Türkmen zümreleri ya yerleştikleri bölgenin adına izafeten (Rumlu Şamlu Maraşlu Arapkirlü v.s.) veya etrafına toplanmış oldukları aile veya boy beyinin ismine izafeten (Varsak Inallu Karamanlu Elbeylü Bahadırlu Kusunlu Elvanlu Akkoyunlu Karakoyunlu Germiyanlu Ramazanlu Osmanlu Menteşelü v.s.) yeni boylar yahut Türkmen grupları vücuda getirmişlerdir (M.H.Yınanç Türkiye Tarihi s.172-174). Varsaklarda bu teşekkül içerisinde Bayındır Salur Dodurga v.s. Oğuz boylarına bağlı zümrelerin bir araya gelmesiyle oluşmuştur.


Bu şehirlerin ve Çukurova kır kesiminin ele geçirilmesinde Memlûk emrindeki Varsakların ve diğer Türkmen birliklerinin rolü çok büyüktür. Fetihten sonra bir kaç Varsak ailesi Tarsus şehrine yerleşti. Memlükler Tarsus'ta bir niyabe (uç valiliği) tesis ederek  bu niyabe sayesinde Çukurova'da yaşayan Türkmenleri kontrol altında tutmak istemişlerdir. Bu Türkmenler arasında Bayındır Salur Dodurga İğdir Kargın Peçenek Yüregir Kınık Yıva ve Beğdilli boylarına mensup aşiretler bulunmaktadır. Bu aşiretlerden bir çoğu Varsak federasyonuna bağlıdır. Bu tarihlerde Bolkar Dağı'nda yaşayan Varsakların başında İsa Bey bulunmaktaydı.

Türkiye Selçuklu Devleti'nin inhitatı üzerine bu devletin başkenti Konya'yı ele geçirerek mirasına sahip çıkan ve diğer Anadolu Türkmen beylikleri arasında kuvvetli bir hale gelen Karamanlılar Varsaklar üzerinde nüfuzlarını artırmışlardır. Karamanlılar yayılma ve genişleme yolunda fütühat siyasetlerinin önüne çıkan Osmanlı Ramazan ve Memlük engellerine karşı diğer Türkmen birlikleri ile birlikte Varsaklardan da azami derecede istifade etme siyasetini güttüler. Nitekim Varsaklar 1378 ve 1397 tarihlerinde Karamanlılar ile Osmanlılar arasında yapılan savaşlarda Karaman ordusunda yer aldıkları gibi Karamanlı Mehmed Bey'in 1400'lü yılların başında Tarsus'u Ramazanlılardan almasında da etkin rol oynadılar. Ancak Ramazanlı Ahmed Bey'in Mart 1415'de Tarsus ve civarını tekrar ele geçirmesi üzerine bir çok Varsak aşireti Ramazan hakimiyetine girdi . Bir müddet sonra Karamanlı II.Mehmed Bey Tarsus ve havalisini ele geçirince Varsak aşiretleri bir kez daha Karaman idaresine geçti.

Karamanlı İbrahim Bey devrinde bir kısım Varsak aşireti Memlük tarafına geçmiştir. Nitekim 12 Aralık 1427'de Varsak beylerinden Emir Hamza bin Kara İsa 40 kişilik nökeri ile Mısır'a giderek Sultan Barsbay'a itaatlerini ve bağlılıklarını bildirdi. Bedreddin Aynî Varsak beylerinin bu ziyaretten önce Mısır diyarına hiç gelmemiş olduklarını belirtir.


Osmanlı-Karaman Mücadelelerinde Varsakların Rolü

Osmanlı sınırları 15. asrın ikinci yarısında sınırlarını Torosların kuzey yamaçlarına kadar ilerlemiş ve Varsaklarla münasebet kurmuşlardı. Osmanlı-Karaman mücadelesi Osmanlıları Varsak yurduna kadar getirmişti. Bu mücadelede Varsaklar büyük çoğunlukla Karamanlıların yanında yer aldılar. Bu sebeple İbn Kemal Varsakları eleştirmek için "Varsak-ı pür-nifak ve bed-fiâl" (Yaptığı işler kötü ve nifak dolu Varsak) cümlesini kullanır. Yenilgiler esnasında Karaman-Varsak kuvvetlerinin sığınma yeri Memlük sınırları içerisindeki Tarsus dağlık kesimi (Bolkar Dağları) idi. Bunları takip eden Osmanlı kuvvetleri Varsak yurduna kadar gelmekteydi.

Osmanlı-Karaman mücadelesi ilk olarak 1387'de savaşa dönüştü. Bu ilk savaşta Sultan I.Murad ile Karaman beyi Alaeddin Ali Bey Konya önlerinde karşılaştı. Karaman ordusunda Varsak Turgud ve Bayburt Türkmenleriyle Teberrrük Samagar Barımbay Çagazan Saga ve Tosboğa gibi Kara Tatar kuvvetleri bulunmaktaydı. Alaeddin Ali Bey Varsak birliklerini ordusunun sağ koluna yerleştirmişti. Bu savaşta Karamanlıların Türkmen ve Kara Tatar kuvvetleri Osmanlıların talimli ve tecrübeli muntazam kuvvetleri karşısında mağlup olarak geri çekildiler. Osmanlı-Karaman orduları 1397'de Akçay Ovası'nda tekrar karşılaştılar. Karaman ordusunu yine Varsak Turgud Bayburt ve Kara Tatar aşiret birlikleri oluşturuyordu. Yapılan savaşta Yıldırım Bayezid komutasındaki Osmanlı kuvvetleri Alaeddin Ali Bey komutasındaki Karaman ordusunu bozguna uğrattı. Bu savaşta da mağlup olan Varsaklar yüksek dağlardaki yurtlarına çekilerek Osmanlı saldırılarından kurtulmaya çalıştılar.

Karamanlıların iktidarı ve hakimiyeti ele geçirme gayretleri Pir Ahmed ve Kasım Beyler zamanında da devam etti. Bu meyanda Pir Ahmed Niğde'de yaşayan Türkmen cemaatlerinin (darü'l-Pehlevâniyye) Kasım Bey ise Varsak Kusun Gögez Bayburd Turgud ve Kara Tatar aşiretlerinin desteğini alarak Osmanlılarla yeniden mücedeleye giriştiler. Bu dönemde Osmanlı tahtında Fatih Sultan Mehmed bulunmaktaydı. Fatih "hıristiyanlığı takviye ederek müslümanlığı zaafa götüren" Karaman-oğulları meselesini tamamen halletmek ve Anadolu'da Türk birliğini gerçekleştirmek düşüncesindeydi. Bunun için de Karaman hanedanını ortadan kaldırmak ve onlara destek veren ve yardım eden Varsak ve Turgudları itaat altına alarak Osmanlı idaresine sokmak istiyordu. Fatih bu siyasetini gerçekleştirmek üzere 1466'da Mahmud Paşa'yı 1469'da Rum Mehmed Paşa'yı ve 1470'de ıshak Paşa'yı Varsak ve Turgudlar üzerine gönderdi.

Buna karşılık Pir Ahmed ve Kasım Beyler Fatih'in ordularına Varsaklarla birlikte karşı koymaya çalıştılar. Onların en çok güvendikleri bu sırada Varsak aşiret beylerinden biri olan Adalı-oğlu Paşa Bey idi. Adalı-oğulları Konya'ya bağlı Ereğli kazasında yaşıyorlardı.

Mahmud Paşa'nın 1466 seferinde Osmanlı kuvvetlerinin üzerine geldiğini haber alan Türkmenler Bolkar Dağı'na ve Tarsus taraflarına kaçarak Memlük sınırını geçtiler. Bu seferde Karaman ve Türkmen meselesi halledilemediği gibi Osmanlılar aleyhine bir takım hareketler de başlamıştı. Meselenin halli için Fatih 1469'da bu kez Rum Mehmed Paşa'yı gönderdi. Paşa Karaman-ili'nde pek çok kişiye zulüm ettiği gibi cami türbe ve medreseleri soymuş ağır vergilerle halkı ezmiş ve daha sonra da aynı maksatla Varsaklar üzerine hareket etmiştir. Ancak bu sırada Varsak aşiretlerinin başında bulunan Ulaş-oğlu Hasan (Uyuz) Bey Osmanlı kuvvetlerini pusuya düşürerek mağlup etti. Paşa ise Karaman-ili'nden gasbettiği bütün mal ve parayı Varsaklara bırakarak kaçmış ve güçlükle hayatını kurtarmıştır. Bu seferden bir yıl sonra Karamanlı Kasım Bey Bozkırlu Turgud Çini Kusun Burnazoğlu Bozdoğan Gündüz Kuştemür Adalıoğlu ve Gögez gibi bir çoğu Varsak boylarından oluşan Türkmenleri yanına toplayarak tekrar Osmanlılarla mücadeleye girişmiştir. Bunu üzerine Fatih Karaman-Türkmen seferine İshak Paşa'yı gönderdi. Kasım Bey ve Varsaklar İshak Paşa'nın saldırılarına karşılık yüksek dağ eteklerindeki Varsak-ili'nde tutunmaya çalıştılar. Hatta Adalıoğlu Paşa Bey komutasındaki Varsak birlikleri bir ara Niğde'de bulunan İshak Paşa'nın ordugâhına dahi saldırmıştır. Ancak Paşa Bey Ankara hakimi Davud Paşa'nın üzerine yürümesiyle Bolkar Dağı'na sığınmıştır. Paşa Bey bir müddet sonra Turgud-oğlu Ömer Bey'in vefatı üzerine Karaman ordusu kumandanlığına getirilmiştir. Ancak Niğde muhafızı Davud Paşa'nın bir baskını neticesinde ele geçirilerek İstanbul'a gönderilmiş ve burada öldürülmüştür. Varsak aşiretleri 1471'de İshak Paşa'nın şiddetli bir hücumuna daha uğramışlardır. Fakat Bolkar Dağı'na sığınarak bu saldırıdan da kurtulmuşlardır.

Varsaklar Fatih'in vefatından sonra Sultan II.Bayezid ile şehzade Cem arasında başlayan iktidarı ele geçirme mücadelesinde Karamanlı Kasım Bey ile birlikte Cem'in yanında yer aldılar. Osmanlıların bu buhranlı döneminden istifade etmek isteyen Turgut Özer Kusun Kara İsalu ve Varsak birlikleri Kasım Bey'in idaresinde Konya'ya yürümüş; Karaman valisi şehzade Abdullah ve beylerbeyi Hadım Ali Paşa'yı Mut yakınında Pervane Sahrası'nda mağlup etmişlerdir. Cem 1482'de Mısır'dan Anadolu'ya döndüğünde onu Adana'da Varsak ve diğer Türkmenler karşılayarak Tarsus'a kadar refakat.ettiler. Cem'e destek olmak için Kasım Bey ile birlikte Konya'ya sonuç vermeyen bir taaruzda dahi bulunmuşlardır.

Kaynak : Dr Ali Sinan Bilgili

http://abs.kafkas.edu.tr/arama/goster/523

 

********

 

* Çukurova'nın Fethinde Farsakların (Varsak) Rolü.pdf  

* Azerbaycan Türkmenleri Tarihi.pdf 

* Osmanlı ve Safevi hâkimiyetlerinde Tiflis.pdf 

* Sultanın Özel Statüye Sahip Tebaası, Konar-Göçerler.pdf  

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !