YAŞAR NURİ:TÜRKİYE DİNSİZLİĞE GİDİYOR - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu

Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta...

25/9/2007 - YAŞAR NURİ:TÜRKİYE DİNSİZLİĞE GİDİYOR

Kategori: ARSIVpaylasmak

Yaşar Nuri Öztürk: Türkiye dinsizliğe gidiyor
      HYP Genel Başkanı ve eski İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, 22 Temmuz seçiminden sonra AKP döneminde Türkiye'nin adım adım "ılımlı İslam" devletine doğru kaydığı yorumları yapılırken, yine kamuoyunu şaşırtacak bir değerlendirme yaptı. Öztürk, Türkiye'nin "dinsizliğe" doğru gittiğini iddia etti.
      Siyasi gelişmelerle ilgili ANKA'nın sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Öztürk, "Kuran'ın anladığı manada bir dinden söz ediyorsak, Türkiye dinsizliğe doğru gidiyor" dedi. Öztürk, "Türkiye'yi taşıdıkları yer şirktir, din değil. Biz yıllarca buna karşı mücadele verdik. Ama şimdi Türkiye doğrudan doğruya müşrik zihniyete, şirk zihniyetine doğru gidiyor. Yelken açmış gidiyor hem de. Zaten Kuran'dan ve Hz Muhammed'den onay almayacak sahte bir dini, morfin gibi kullanıp Türkiye üzerinde her istediklerini yapıyorlar, hurafe dinini anestezi gibi kullanıyorlar" diye konuştu.
     
     - "TÜRBAN, ST PAUL'ÜN İNCİL'E SOKTUĞU KIYAFETTİR"-

      Prof. Dr. Öztürk, son yıllarda "türban" adı verilen ve değişik tarzda bağlanan örtünün ise Müslümanlıkla ilgisinin olmadığını söyledi.
      Öztürk, bunun St Paul'ün İncil'e soktuğu rahibe kıyafeti olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:
      "Türkiye'de iki büyük operasyon yapılıyor. Kuran dininin birinci vasfı anti emperyalizmdir. Atatürk de tarih önünde bu konuda en başarılı adamdır. Ama onun anti emperyalist yanını kınıyorlar. Türkiye kullanılarak İslam'ın, anti emperyalist ruhunu yok etmek istiyorlar. Her 50 metreye kurulan camilerde bu ruhu katlediyorlar. Bize, 'İslam'ın diğer taraflarını bırakın, size bol cami yapmak, hanımların başını örtmek kafidir' diyorlar. Hanımların başındaki örtü, rahibe kıyafetidir. Saint Paul'un İncil'e soktuğu kıyafettir. O bizim Müslüman insanın örtüsü değildir. 'Cami ve bu örtü size din olarak yeter' deniyor. Müslümanlara din diye başka bir şey bırakmadılar."
     
     -"DARBELER İÇİN DUA EDİLECEK NOKTAYA GELİNEBİLİR"-

      Önümüzdeki döneme ilişkin karamsar bir tablo çizen Öztürk, Türkiye'nin "iyiye ve hayra" gittiğini düşünemediğini söyledi. Öztürk, türban, lokantada mescit, şehirlerarası otobüslerde namaz molası konuları tartışılırken, Türkiye'nin kaydettiği tek gelişmenin borçlarını artırmak olduğunu belirtti.
      Öztürk, şunları söyledi:
      "Türkiye örtülü bir şekilde sömürgeleştiriliyor. Hüzün duyarak söylüyorum ki, Türkiye'nin geleceğine ilişkin hiçbir irade Türkiye'yi yönetenlerin elinde değil. Türkiye büyük bir rüzgarın elinde, birilerinin istediği yöne doğru götürülüyor. Birileri en berbat şekilde yorumlayabilirler ama şunu söyleyebilirim: Benim en çok tedirgin olduğum şey, meselelerin siyasetle çözümlenemeyeceği bir noktaya sürüklenilmesi. Bu nokta ya felaket ya da kanlı kavgadır. Felaket nedir, Türkiye, dışardan istedikleri şekilde paramparça edilir. İkincisi, Türkiye iç kavgaya gider. Darbe olur deniyor, ama bana öyle geliyor ki, Türkiye darbeleri bile Allah tan niyaz edecek duruma gelebilir. Şimdi 'darbe,darbe' laflarıyla cambaza bak oyunu oynanıyor. Türkiye, darbelere bile el açıp dua edilecek bir noktaya sürükleniyor, Türkiye onu bile arayacak. Çok kaygılıyım bu noktada ben."
     
     -"İKİ MİLLETLİ PARLAMENTO"-

      Öztürk, 22 Temmuz'da seçim yapılmadığını belirterek, "Bu, bir tsunami, nevi şahsına münhasır, bir nevi yarı işgal, bütün batılı güçlerin ortaklaşa belirledikleri hedefe 2-3 milyar dolar para harcayarak Türkiye'de halkın iradesinin bir yöne sevkedilmesidir. O sebeple biz bunu bir seçim saymıyoruz. Bunun ne menem bir şey olduğu, yıllar sonra anlaşılacak" dedi.
      Seçim sonra tablo konusunda da kaygıları bulunduğunu ifade eden Öztürk, şöyle konuştu:
      "Türkiye, tarihinde ilk defa adeta iki milletli parlamentoya mecbur ve mahkum bir hale getirildi. Böyle bir manzara var. Şu anda parlamentonun en aktif unsuru, en azından göründüğü kadarıyla, bölücü temayüller taşıyan unsur. Parlamentonun ilk gündem yaptığı konulardan biri, parlamentoya yeni giren bu unsurun, terör başının yaşam şartlarının iyileştirilmesidir. Buna dikkat etmek lazım. Onun arkasından Türk ordusunu bölücülükle itham demeçlerini dinledik. Arkasından 'PKK'ya terör örgütü demeyiz' demecini dinledik. Öbür tarafta henüz anayasayı değiştirme çalışmaları dışında bir şey görmüyoruz."
     
     -"DOKUNULMAZ ZIRHI KİRLENDİ"-

      Öztürk, bu parlamentodan bir "hayır" gelecekse, bunun bir numaralı göstergesinin milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması olacağını söyledi.
      Öztürk, "Eğer parlamento işe dokunulmazlıkları kaldırarak başlarsa, buradan bir hayır çıkacağını düşünebiliriz,aksi takdirde hiçbir hayır çıkmaz. Dokunulmazlık zırhının içi kirlendi, pislendi, bu zırhı kaldırıp atmak lazım" dedi.

"Malezya olur muyuz?" tartışmalarını yorumlayan Yaşar Nuri Öztürk'e göre siyasetteki kirlenmenin sorumlusu aydın geçinenler: "Kimse mahalle baskısından korkmasın, mahalledeki adamdan ülkeye kötülük gelmez, asıl aydın yaftalı karanlıklardan korkun!" Öztürk daha büyük bir tehlikeye de dikkat çekiyor: "Bizde iç kavga başladı mı, değil Malezya'ya, Türkiye Afganistan'a bile rahmet okutur!"

"Bize de nizam vereceklermiş! 'Irak'ı demokratikleştireceğiz' diye bu hale getirenler bize de dönüp diyor ki; size de ılımlı İslam'la nizam vereceğiz! Ve AKP denen, Müslümanlar'ın dini hassasiyetlerini istismar ederek iktidar olan parti de buna eş başkanlık yapıyor. Şimdi ben ne diyeyim başka?"
 
SABAH; 30.09.2007

http://www.hyp.org.tr/haber.asp?hid=3496
 

http://www.milliyet.com.tr/2007/09/25/index.html?ver=0

**********

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ÖNEMLİ OLAN; HAYATTA EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK DEĞİL, EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYMAKTIR." Eflatun, HUKUK a) Kimse, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerin den dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Anayasa, mad. 24/3/ b) Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Anayasa, mad. 25/ c) Herkes düşünce ve kanaatlerini; söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.Anayasa mad. 26

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
bilgebalta
TOGEÇ

Arkadaşlarım

okay YILDIZ
ercan şen
necaticavdar
seden s.
yagmurvetoprak
laleninbahcesi
sennurozturk
aktifus
mustafabaygin
saraykoy
tulaybilgin
cihateri
İnsiyaki Milli
Sezgin KOŞAR
yildizlarvegece
paratoner
karsittez
hazanseli
cumhuriyethalkpartisi
barometre
sanatyeri
erenyemi
fcinar55
erginbay
prewar
dogpol
onurlu1turk
kerkukunsesi
candanof
aliuluc
skurt
pistols
livanca
leventgeckalanlar
leventburda
Blogcu Yardım
alevidostlar
sue
Angel Dream
hukuksal
alisevgi
Kitap Özeti
93busra
dilsizmutercim
benyaziyorum
cem38
ALİ ÖZTÜRK
sakirmgk
loji
hocaileessek
snecateren
yuceltanay53
benyaziyorumsiyaset
zeynep03
vakanuvis
rizelli
romanozeti
gencsblog
benyaziyorumflashheader
aheng
Pelin Zeybek
tatilvakti
E. Demirel
tuncaytemiz
turkeyphotogallery
aylin toygun
hilalliler
MATEMATİK ÖĞRETMENİ RAGIP ŞAHİN
kristinaodonnelly
karya35
ECECE BİR YAKLAŞIM
busraustaomer
kurucafe
barbibarbieoyunlari
futuristar
drsaglik
zalim ...
----
click here
------- Guestbook ---
Google Gruplar
ATATURKCU DUSUNME SISTEMI grubuna kayıt ol
E-posta:
B u grubu ziyaret et