YERYÜZÜ TANRILARI

YERYÜZÜ TANRILARI

 

“Yeryüzü Tanrıları”ndan bahsedelim biraz da.. “Yeryüzü Tanrıları” deyince Yunan Mitolojisi’ndeki, ya da Moğolların Yergük Hanı’ndan  söz edecek değilim.  Bunlar bizim gibi nefes alan, iki ayağının üzerinde yürüyen, doğan, ölen  Tanrılar.  Neden bu kocaman sıfatı bunlara yerleştiriyoruz? Aslında kimsenin yerleştirdiği yok ama onlar aşağı yukarı bu sıfatı kendilerine layık görüyorlar…”

     …….”Ben size hırstan, tutkudan söz etmek istiyorum…Hepimiz bir şeyler elde etmek ister, onun için çaba gösteririz.”… ..”Ama ‘Yeryüzü Tanrılarının’  hedefi gerçekten insanüstüdür..Yani insanın gücünü, insanlık sınırlarını  zorlayan hatta insan kitlelerinin omzuna basıp  yükselmeyi amaçlayan hedeflerdir.”

             “Tarihten örnekler verebiliriz. İskender, küçücük Makedonya  Krallığı’ndan çıkıp dünyanın fethine kalkmış, otuz üç yaşında çiğnemediği toprak, başeğdirmediği kavim kalmamıştır.Sonra Sezar şansını bütün Akdeniz’i ele geçirmeye uğraşmış, fakat bıçak altında can vermiştir…”

           “ Napolyon? Avrupa’yı kana bulayan, bitmek, tükenmek bilmeyen savaşlardan sonra İngiliz gemisiyle sürgüne gitti..  Hitler dünyanın en büyük savaşını çıkardı, insanlığı korkunç yıkıntılar, kan denizi içinde bırakarak, bir mahzenin dibinde kafasına kurşun sıkmıştır…”

          “ Demek ki yeryüzü tanrılığına özenmek, her zaman doyurucu sonuç vermiyor, sonu felaket olabiliyor…..”

Bir kısa gülüş, bir sıcak merhaba idi konuşmak,
Hayat; sus diyordu yeri gelince, ama ben konuşmaya devam ediyordum...
Ben konuşuyordum... Siz susuyordunuz...

Sonra bir koku yayıldı bahçeye...

“Ne kokusu bu?” dedim.
Dediler “Bu koku yasemin kokusudur...”
Elli yıl sonra anladım ki “saat-i semenfam” buymuş; yaseminlerin kokularını
saldığı saat.

Doğanın da saatleri varmış, öğrendim.

Konuştum, hayatım boyunca ve bir saat-i semenfam da hayat, sus dedi birden...

Sustum...

Prof. Dr. Fuat Aziz Göksel

Hayat Sus Dedi Birden”   
 
 Picus yayınları  2007

Prof. Dr. Fuat Aziz Göksel kimdir? Tüm yazıları

Ayrıca tavsiyem...
Sandviç Nesil, Prof. Dr. Siber Göksel

 

 Eğitici - Düşünür Prof. Dr. Fuat Aziz Göksel.pdf

 Hasan Alî Yücel’in Genç Tıbbiyelilere Seslenişi, Prof. Dr. Fuat Aziz Göksel'in görüşleriyle.pdf

 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri A.D. Prof. Dr. Fuat Aziz Göksel.pdf

 Öğretmenim Ziya Güner, Prof. Prof. Dr. Fuat Aziz Göksel.pdf

 Ulusal Tıp Kongresinden, Prof. Dr. Fuat Aziz Göksel anısına.pdf

 PROF. DR. RASİM ADASAL için söylenenler.pdf

 

***

 

 

Yeryüzü Tanrıları/ Şirk Psikolojisi

Dr. Hamdi Kalyoncu
MARİFET YAYINLARI

Tanıtım
Sağlıklı bir ruh hali için, insanı aşağılayan ve başkalarına köle yapacak psikolojik
etkileşimlerden koruyan “Tek İlah” anlayışına ihtiyaç vardır.

“İLAH..!”

İnancın en temel kavramlarından biri ve belki başta geleni.
İnananların da, inanmayanların da anlamını pek bilmedikleri bu kelimenin
Türkçe’si “Tanrı”.

İlahlaştırma, Tanrılaştırma, Putlaştırma derken, gerçekte ilah olmayan nesne ya
da objeleri ilah gibi kabullenme..! Yani gerçek ilah’a ortak koşma; “şirk..!
Tek ilaha inananlar için bu kelime son derece önemli. Kabul edilemeye layık bir
“iman” bu ilah kelimesinin içeriğini yani anlamını “Tek İlah” olan Allah’tan
başkasına vermemeyi gerekli kılar.

Bir taraftan tek tanrıya inandığını söyleyen, öte yandan “ilah” kavramının
içeriğini başka kişilere, makamlara, objelere, nesnelere atfeden kişinin Tanrı
inancı kabul görmediği gibi bunun sorumluluğunu da yüklenmiş olur.
Kişinin “imanı”nı elinden alan, yaptığı bütün iyiliklerin boşa çıkmasına sebep
olan ve ebedi kurtuluş ümidini söndüren bu sapmadan korunmak insanın bir
numaralı görevi. Çünkü eğer şirkten korunmamışsa yaptığı bütün işler faydasız,
ibadetler boşuna ve ebedi mutluluk kaybedilmiş olacak.

Ayrıca bir kişinin Gerçek ve Tek Olan İlah’tan başkasına kul köle olması, onları
tanrılaştırması, kendisini alçaltması demektir ki, bu durumda ruh sağlığını da
koruması imkansız denecek kadar zorlaşır.

Öyleyse bu tehlikeden kurtulmak için ne yapmalı?
Öncelikle “ilah”ın anlamını çok çok iyi bilmelidir. İlahın anlamını yeterince
kavramalı ki, farkına varmadan başka şeyleri yüceltip tanrılaştırmaktan
kurtulmak mümkün olsun.

İLAH; dua edilen, sığınılar, yardım istenen, güvenilen, en çok sevilen, en çok
korkulan, her söylediği mutlak hakikat olan, her söylediğine mutlak itaat edilmesi gereken, tek kurtarıcı!

“Ben başka ilahları reddediyorum!” diyen biri, ilah kelimesinin bu anlamları
üzerinde başka birini tanıyamaz. Bu manalar sadece ve yalnızca Tek Olan İlah’a
Allah’ hastır. Başkası yok!

Başka ilah olmamasına rağmen insanlar hangi psikolojik mekanizmalarla başka
tanrılar edinirler. Başka şeyleri ilahlaştırırlar? Ve bunun insan psikolojisi
üzerinde yıkıcı etkileri nelerdir?

İşte “Yeryüzü Tanrıları” ŞİRK PSİKOLOJİSİ isimli kitap bu amaçla ele alındı.

 

 Yeryüzü Tanrıları - Şirk Psikolojisi.pdf

Yorum Yaz