Yıldızdan gelen ışık Dünya'ya kaç yılda ulaşır?

Bir saat niçin 60 dakikadır?

Bir saat niçin 60 dakikadır?
Bir gün, dünyanın kendi ekseni etrafında bir dönüşü tamamladığında geçen süredir. Bunu herkes bilir. Aslında tam da öyle değildir. Çünkü dünya kendi ekseni etrafında dönüşü sırasında yörüngesi üzerinde güneşin etrafında da döndüğünden, güneşten bakıldığında bir tam devri için geçen süre farklı gözlemlenir.

Neyse şimdi biz bunu karıştırmayalım ve bugün bütün dünyanın kabul ettiği zaman sistemine bakalım;
http://kisi.deu.edu.tr/gonul.sogulcakli/biliyor.html
*****************
Her ne kadar din üzerine paylaşım gibi görülmese dahi,bu grupta yer almasını ben şahsen benimsediğim için veriyorum.A.Dursun

Yıldızdan gelen ışık Dünya'ya kaç yılda ulaşır?
Herhangi bir yıldızdan gelen ışığın Dünya'ya ne kadar sürede ulaştığı, o yıldızın Dünya'ya olan uzaklığı ile ilişkilidir. Işık bir yılda 946E+10 (946 nın yanında 10 tane sıfır) km lik bir yol kateder. Örneğin, bize en yakın yıldız Güneş'in Dünya'ya uzaklığı yaklaşık 150 milyon km dir. O halde Güneş ışığı Dünya'ya 8 dk. da ulaşır. Yani Güneş'i gözlemlediğimiz anda aslında Güneş'in 8 dk. önceki haline bakıyoruz demektir. Güneş'ten sonra Dünya'ya en yakın yıldız olan Proxima Centauri yıldızının ışığı bize (dünyaya) 4.3 yılda ulaşır.

Tamamaı ve diğer ilginç detaylar...
http://www.istanbul.edu.tr/fen/astronomy/bizesorun.php
*********************
ATMOSFERİN KISA TARİHİ

Doç.Dr. Kasım KOÇAK
1. GÜNEŞ SİSTEMİNİN OLUŞUMU
Güneş sistemi, yaklaşık 4.6 milyar yıl önce çoğunluğu hidrojen olmak üzere geniş bir gaz, toz ve buz bulutu halinde başladı. Kütlesi Güneş’inkinden birkaç kat fazlaydı ve sıcaklğı da, atom ve molekül1erin gelişigüzel ısıl devinimlerinin durduğu mutlak sıfırın yaklaşık on derece üzerinde, -263 oC civarındaydı. Bu gaz ve toz bulutunun değişik bölümleri, kütle çekim kuvvetiyle birbirlerine doğru çekildi ve bulut büzüldü. Kütlesel çekim gücü, başlangıçta yani bulutun değişik kısımları birbirinden geniş çapta ayrıyken çok güçlü değildi. Ancak bulut büzülürken kütlesel çekim gücü de hızla arttı. Bu nedenle büzülme çöküntüye dönüşene kadar bulutun hacmi küçüldükçe, büzülme hızı da arttı. Açısal momentum, Güneş nebulası adını alan bu maddelerin tümünün daha sonra Güneşe dönüşecek merkezi bir yıldız olarak çökmesini önledi. İlk baştaki gaz ve toz bulutu Galaksi'deki diğer maddelere göre daha yavaş bir biçimde dönüyordu. Büzülme sırasında açısal momentum korundu. Açısal momentum eşitliği ile verilir.

Bu eşitlikte m kütleyi, v dönme hızını, r ise dönme eksenine olan uzaklığı gösterir.  Açısal momentumun korunumu ilkesine göre (tıpkı bir buz patencisinin kollarını iki yana bitiştirdiğinde daha hızlı dönmesi gibi), yarıçapı küçüldükçe bulutun dönme hızı arttı, (Şekil 1). Artan dönme hızı Nebulayı oluşturan maddelerin hareketlerini etkileyecek bir başka kuvveti de ortaya çıkardı. Bu kuvvet arabada keskin bir virajı alırken hissettiğimiz merkezkaç kuvvetidir. Bir gezegen, gezegenle Güneş arasındaki kütle çekim kuvveti ve gezegenin Güneş çevresindeki dönüşünün neden olduğu merkezkaç kuvveti sayesinde yörüngede kalır (Şekil 2).
Tamamı...
http://www2.itu.edu.tr/~kkocak/atmevrim.html
***************
Rölativistler, uzay zamana bağlı olarak evrende meydana  gelen olayları tarif etmek için özel terminoloji  kullanmaktadırlar. Minkowski, uzayda (doğrusu uzay-zamanda) meydana gelen noktasal bir olaya dünya noktası (İng. world-point, Alm. Weltpunkt) adını verdi (Einstein, 1976: 112). Burada dünyadan kasıt, evren, uzay veya kozmostur.

.../...

Minkowski uzayının (yani dört boyutlu uzay-zaman sürekliliğinin) yararı, uzay-zamana dayanarak bir referans sisteminden diğerine geçişte karşılaşılan temel problemleri çözmesidir: Örneğin ...

.../...
Lorentz dönüşümlerinin kullanılması, boy kısalması (İng. long-contraction, Alm. Längenkontraktion) ve zaman genişlemesi (yavaşlaması) (İng. time dilatation, Alm. Zeitdilatation) gibi bazı garip sonuçların doğmasına da yol açmaktadır (Breuer, 1988: 347-348

.../...

Lorentz dönüşümü adı verilen yasa, nispeten durağan olan bir sistemi hareket halindeki bir sistemle irtibatlandıran bir denklem olup zaman genişlemesi ve boy kısalmasını yöneten kanunları tanımlar.
.../...

Fakat biz, dış dünyaya farklı bir açıdan da bakabiliriz. Evreni dört boyutlu bir uzay-zaman sürekliliği olarak da görebiliriz. Buna blok evren (İng. block-universe, Alm. Blockuniversum) modeli de denebilir.

.../...

İnsanın beş duyusuyla şu an için algıladığı şeyler, gerçekte geçmişe ait algılardır. Örn. ses dalgaları ışıktan son derece yavaş yayıldığı için işittiğimiz sesler gördüğümüz nesnelerden zaman açısından çok daha geçmişte kalıyor, dolayısıyla sesleri de çok geç algılıyoruz. Kokular, sesten de yavaş algılanıyor. Bu yüzden bir roketin fırlatılışını izliyorsak önce ateşlemeyi görürüz, sonra patlamayı duyarız, en son da duman kokusunu algılarız. Kısacası, bütün algılarımız daima geçmişteki olayların algısıdır, beş duyumuzun algılayış hızları farklıdır. Keza tadına baktığımız yemeklerin bile aynı anda lezzetini alamıyoruz, zira sinir empülsünün deriden beyne  ulaşana kadar bir süreye ihtiyacı vardır. Dünyamızı şimdiki anda görüyorum demek, aslında gerçek dışı bir ifade tarzıdır. Asla belli bir zaman zarfında bütün mekanı göremeyiz. Önümüzde duran ağaç, on milyonda bir saniye önce gördüğümüz ağaçtır, şimdi gördüğümüz ay, bir saniye önceki aydır, şimdi gördüğümüz güneş, sekiz dakika önceki güneş veya güneşin sekiz dakika önceki halidir, çünkü güneş ışığının dünyaya ulaşması için sekiz dakikanın geçmesi gerekiyor (Rucker, 1990: 191-192).

Tamamı...
websitem.gazi.edu.tr

Yorum Yaz